? PHP-Nuke Retro Portal

Nostalgischer PHP-Nuke Core auf moderner und sicherer MVC-Architektur.

BREAKING +++ PHP-Nuke Retro Engine ist offiziell gestartet! +++ Sichere Passwrter ber password_hash() +++ CSRF-Schutz aktiv +++ Foren-System komplett modular +++ God-Rolle voll einsatzbereit +++

? Willkommen im Retro-Portal-Netzwerk!

Du betrittst eine nostalgische Hommage an das klassische Webdesign der Jahre 2000 bis 2005. Inspiriert von den originalen PHP-Nuke Portalsystemen haben wir diese voll funktionsfhige Seite mit PHP 8.3 und MariaDB auf einem sicheren, modernen MVC-Fundament aufgebaut.

TIPP: Registriere dich noch heute, um am Forengeschehen teilzunehmen, Kommentare zu schreiben und anderen Usern private Nachrichten zu schicken!

MAMAÞI MAMAÞ YAPANLAR 3.BÖLÜM

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 28.12.2010 04:22 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Bizim köyde kendilerini yetiþdirmiþ önehli dedelerimiz zakirlerimiz vardý çevre köylere ün salmýþ kuran okuyan insanlarýmýz çoðunlukda idi þu anda bizler bir dua için diðer köylerden çaðýrýyoruz yardým alýyoruz cenazelerimizi baþkalarý kaldýrýyor Bazý konularý özet olarak yazmaya dile getirmeye çalýþdým sevðili komþular deðerli Mamaþlý
canlar sizlerden de yardýmlarýnýzý esirgemeyecek lerinizi umuyor bu vesile ile yeni yýlýnýzý candan kutluyorum Mamaþýn Adý Soðuk pýnarýn Suyu Kýzlar daðýnýn Kokusu Yüceliði sizlerin olsun 

Yusuf Kenan Erdal
T.L.F. 05374032899 

Mamaþý Mamaþ yapanlar yaþatanlar

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 28.12.2010 04:20 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Kýþýn  Adanaya  tarsusa  çalýþmaya  ailec e  gidenler  çok  olurdu.Mamaþta  güzel   has  koyun  köpekleri vardý. Kurt  yýkanlar  bile  var  idi  her  hanede  25-30  koyun  kuzu  1 çift veya  iki cift  öküz  inek  danasý  merkebi  olurdu  çok  evlerde  At  var  idi  Düðünlere  köyden  köye  gitmelerde   Cirit  oyunu  oynamak  içindi Hasan efendi, Kýrdýgil  Kadirgilde  yarýþ  atlarý  var idi  çok  kar  yagardý  kazaya  gitmek  kýzak  veya  yaya  olurdu gurbete  gidenler  bozarmut  tren  istasyononu  veya  çökelik  duraðýný  kullanýllardý  Sarýoglan  Þükrü Kýlýç  Dam loglarken damýn  üstündeyken  bagýrýrlardý  tekkenin  düzden  veya  çökelik  duragýndan bir  karaltý  geliyor derlerdi  kimin gurbetcisi  askeri  olduðu sonra  duyulrdu.her  insanýn  bir  becerisi  vardý   ustalýk  Ali usta  Ahmetdede Bektaþ emmi Cafer usta  Badana iþi  Bayram emmi Demir  iþleri  Abidin  amca  Palan yapýmý  Hasan amca  kösker Ýbrahim amca Diþ cekimi  Ýkiali   Halil  Cavuþ  Bektaþ Yanýk  Ýnsan  veya  hayvan  ayaðý kýrýldýmý  Balkýz bibi  Doðum  yapan annelerimize yarcýmcý  Tamam bibi  Elif bibi  Tamam Dönmez  yardýmcý  olurlarmýþ  hepsi  hatýr  için  para bile  almazlarmýþDede olanlara  Dede  eþlerine  Ana  Amca  Dayý  gelin bacý   kahya  çavuþ  onbaþý  diye  hitap ederlerdi

1956 okul  yapýlmýþ  açýlýþý  Sivas  valisi Ýlçe Kaymakamlarý  daire  amirleri  okul  açýlýþýna  geliyor  yollara  kilimler  halýlar serilmiþ  kurbanlar  kesilmek için  hazýr   Vali misafirler  geliyor  Turan Dede  bir  konuþma  yapmýþ  Vali  demiþki   Mamaþta  okul  daha  önceden  varmýþ   bu ne  bilgi  bu ne kadar  güzel  konuþma  teþekkür ediyor  misafirler  Sazlý  sözlü  aðýrlanýyor  yenim  içiliyor   Almanya  iþçi  alýyor  Mamaþtan  çalýþmaya  gidenler kýþýn  izine  geldiðinde evlere  davet  ediliyor  giderkende   yollanýlýyor   saygý  sevgi  var  Mamaþta  telefon  yok  Mektuplarla Nalbat Cuha Eliyle Sogukpýnar Köyü  gelen  mektup  veya  para  kaybolmadan  gelen kiþiye  kavuþturuluyor ama kaç gün veya  kaç ay sonra  Mamaþlý  saygýdeger  komþularýmýzýn yardýmlarý ile Kooperatif  binasý  Kültür  Merkezi  yapýlmýþ Ankara Mamaþ Derneði  Ýstanbul Mamaþ Dernekleri  açýlmýþ  Birlik  beraberlik lerle  oluyor.

Rahmetli  olanlar rahmet yaþayanlara  saglýk sýhhat  dilerim. Dostluklarýn  Baglýlýðýn  sadakatýn  saygýnýn sevginin  devam  etmesi  dileðimle.

Saygýlarýmla
Mamaþ  anýmý yazdým  hatam var ise baðýþlayýn
Mustafa METÝN -  MAMAÞLI

MAMAÞI MAMAÞ YAPANLAR 2.BÖLÜM

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 25.12.2010 03:19 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Tabii her olayý olguyu yalnýz ben bilmiþ deðilim isterimki daha çok bilenler veya bildiklerini çekinmeden bu imkanýmýz olan siteden yazsýnlar yorumlarýný eleþdirilerini bilgilerini aktarýrlarsa ortaya öyle güzel bir öðreti çýkacakki geleceðin genç lerine insanlarýmýza kültürümüzle ilgili bir miras býrakmýþ oluruz nedense köyümüzle ilgili birileri bir yazý yazsa bakýyorum üçyüz beþ yüz kiþi okumuþ yorumlar sadece üç de beþde kalýyor onada üzülü yorum arkadaþlarýmýz olumlu olumsuz ne varsa görüþlerini yazmalý yazdýrmalý karanlýkda kalan hiç bir olay güzel deðildir bizler zamanla çok daðýldýk yurt içi yurt dýþý gezilerimiz okuyanlarýmýz çalýþanlarýmýz þu an yüksek okul mezunlarý devlet kademelerinde görev yapan insanlarýmýz iþçiler müzük süyenler iþ adamlarýmýz çiftcimiz köylümüz çoðallýp geliþmiþdir bu kültürün içinde 
kadýnlarýmýzýn analarýmýzýn çok böyük katkýlarý olmuþdur ayrýca onlara saygý duymak gerekir Düþüncelerimin hepsini bir çýrpýda yazmak okuyanlarýda usandýrýr diyerek ara ara yazmayý istedim herkese saygýlarýmý bildirirken Mamaþa sahip çýkalým derim.

Mamaþ hepimizin hepinizin

mamaþlý olalým mamaþda kalalým 

BÝR DEYÝÞ TÜRÜ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 19.12.2010 14:57 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

                       Yarabbi bana bir hümmet eyle
                       Koyma beni dergahýn dan geriye
                       Çaðýrýrým hacý bektaþ veliye
                       Muradým ver düþürme el diline
                      
                      Yolum iþde hazireti Ali yoludur
                      Ben insaným kusurum elbetde çokdur
                      Kurban olam abdal Musa ne olur
                      Koyma beni derðahýn dan geriye
                      
                      Dünyaya gelip giden erler evliyalar 
                      Unutulurmu kerbelada olan lar
                      Hasan hüseyin celal abbaslar
                      Yalvarýrým koyman ümmetinden geriye          
                     
                      Ýmamlar imamý Zeynal abidin
                      Ýsmini andým muhammet bakýrýn
                      Yoluna kurban Caferi sadýðýn
                      Bizi kabul eyle koyma geriye
        
                      Onlarýn evladý Musayý kazým
                      Biz ararýz imam Rýza çok lazým
                      Taðý ile naðý o benim caným 
                      Beni dergahýndan koyman geriye
                                    
                      Hasan Ali askeri ya muhammedi
                      Gelmesi beklenen gayýbý Mehdi
                      Sayðýyla andým imamlar geçdi
                      ERDALA yardým et koyman geriye
 

MAMAÞ DAKÝ ANILARIM

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 15.12.2010 02:32 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Bizlerin kurduðu bu komitede her kuruþun titizlikle harcandýðý bir kuruþunun da zay olmadýðýný bilmenizi isterim hepinize sayðýlar sevgiler sunarým sormak istediðiniz bir þey olursa telefon numaram aþaðýdadýr

05374032899 benin tlf numaram

Denizlerin Mirasý

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 15.05.2009 15:48 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

   68 Gençliðine baktýðýmýzda nerde toplumu ilgilendiren bir konu varsa orada olduklarý görülür.Köylünün aðaya karþý karþý verdiði toprak mücadelelerinde köylüyü desteklemiþlerdir. Okuma yazma bilmeyen varoþ semtlerinde 68 gençliðinin okuma yazma seferberliðini görürüz.Ýþçi mücadelelerinde fabrikalarda iþçilerle birlikte direnmiþler, üniversitelerde öðrencilerin demokratik haklarýný savunmuþlardýr.
      Deniz Gezmiþ de bir 68li olarak eylemlerinde Mustafa Kemal’i kendisine yön gösteren büyük bir devrimci bilmiþtir.Kendisi ve arkadaþlarý için ‘Biz Türkiye'nin ikinci Kurtuluþ savaþçýla­rýyýz’ der.Mustafa Kemal’i ve Türk Bayraðýný her yerde en önde tutmuþtur.Örneðin Samsun’dan Ankara’ya ‘Tam  Baðýmsýz Türkiye Ýçin Mustafa Kemal Yürüyüþü’ düzenler.Bu yürüyüþtü en önde yer alarak Türk Bayraðýný o taþýr. Süleyman Demirel, ‘yollar yürümekle aþýnmaz’ sözünü, Ankara’ya kadar yürüyerek yapýlan bu eylem için söylemiþtir.Bugün maalesef bazý sol ve sað kesimler Deniz Gezmiþleri, Mustafa Kemal’e ve bayraða olan saygýsýndan ayrý bir Deniz Gezmiþ yaratmaya çalýþmaktadýr.Saðýn bir kýsmýnýn da 68 Gençliðini ve Deniz Gezmiþi milli deðerlerinden kopuk bir gençlik gibi ele almasý da Denizlerin milli deðerlere, bayraða, Mustafa Kemal’e olan sevgisinin gösterilmek istenmemesiyle ilgilidir.
       Bugün solun bazý kesiminde tarihe yaslanarak özellikle de Deniz Gezmiþler üzerinden solculuðun bayrak, Mustafa Kemal, Kurtuluþ Savaþý gibi ulusal deðerleri önemsiz göstermek ilke edinilmiþtir.Denizleri ulusal deðerlere baðlýlýktan uzak, toplumdan kopuk maceracý gençlik gösterenler aslýnda Denizler üzerinden solculuðun ilkelerinin ulusal deðerleri yadsýmak olarak açýklamaktadýrlar.Oysaki bugün Denizlerden bizlere miras kalan þey; Mustafa Kemal’e ve ulusal deðerlerimizi daha fazla sahip çýkarak toplumla içiçe geleceðin Türkiye’si için çalýþmaktýr.
     

       

  Deniz Gezmiþ, ‘Tam  Baðýmsýz Türkiye Ýçin Mustafa Kemal Yürüyüþü’nde önde bayraðý taþýrken




Deniz Gezmiþ’in Babasýna Mektubu
 
      Baba,
      Sana her zaman için müteþekkirim. Çünkü Kemalist düþünceyle yetiþtirdin beni...Küçüklüðümden beri evde devamlý Kurtu­luþ Savaþý anýlarýyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancýlardan nefret ettim.
    Baba, biz Türkiye'nin ikinci Kurtuluþ savaþçýla­rýyýz. Elbette ki hapislere atýlacaðýz, kurþunlana­caðýz da... Týpký Birinci Kurtuluþ Savaþý'nda ol­duðu gibi... Ama bu topraklan yabancýlara býrak­mayacaðýz. Ve bir gün mutlaka yeneceðiz onla­rý...
    Düþün baba; Bugün hükümet iþini, gücünü bý­rakmýþ bizimle uðraþýyor. Çünkü bizden baþka gerçek muhalefet kalmamýþ durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmýþlar. Ve tarih önünde hüküm giymiþ durumdadýrlar. Biz çoktan onlarý tarihin çöplüðüne atmýþ durumdayýz.
                                                               
                                                                        28 Ocak 1971 Deniz Gezmiþ


Mustafa Kemal Yürüyüþü Afiþi ve Gençlik Amerikan 6.Filosunu Denize  Dökerken

ÜZGÜNÜZ... NÝYEKÝNE ?

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 29.10.2008 19:26 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

    Bu gün bu siteyi beðenip, severek ve benim diyerek kayýt olan 1000 üyesi var. Be kardeþlerim benim, insan sevdiðinin peþinden koþmalýdýr dersem, hepiniz, eminimki çok haklýsýn der. Peki; madem sizler ve ben, bu siteyi ve radyosunu, ya da; çalýþmalarýný bu kadar çok beðeniyoruz, o halde neden devamlýlýðýný saðlamak için çözümler üretmek yerine fiil çekimleri yapýyoruzki?
   Þimdi sen ne yapmayý düþünüyorsun benzeri sorunuz olacaðýný düþünerek, ben diyorum ki; gelin her üye  1 ytl katkýyla bu yaþamý devam ettirelim .
    Ne yani ? OLMADI MI ?
 Hadi izninizle bir zýpçýktýlýk daha yapayým.
  Þu yazýyý hiç hatýrlayanýnýz varmý merak ediyorum.

    Sayýn dostlarým.
   Bildiðiniz üzere, köyümüzde Turkcell GSM telefonlarýyla iletiþim kurma konusunda problemler yaþamaktayýz. Bu nedenle; Mart ayý içerisinde þahþi olarak, Ýstanbulda Turkcell Genel Merkezine müracaatta bulundum. ( bu talebep, çok sevdiðim dostum ve arkadaþlarým olan Vahap Ruhi Bozkurt ve Kamber kaçar tarafýndan gelmiþti. ) Bana gelen cevapta; 2008 projesi içerisinde, bu bölgede Baz Ýstasyonu kurulum  yatýrýmýnýn olmadýðý þeklinde oldu. ( bilgi, tarafýmdan arkadaþlarýma ulaþtýrýlmýþtýr.) Daha sonra; Sogukpýnar ( Mamaþ ), Örencik (Halburören), Yaylacýk (Yortan ) ve Bozarmut Köy Muhtarlarýnýn, ortak hazýrlayýp bana yoladýklarý dilekce ile tekrar, 14 Nisan 2008 tarihinde Ýstanbul Turkcell Genel Merkezine müracaatta bulundum.

    Aldýðým cevap;  2008 yýlý içerisinde, Baz Ýstasyonu kurulumu konusunda ,bölgemizde yatýrým planlanmamýþ olduðunu, ancak; Köy Muhtarlarýmýzýnda ortak dilekçeleriyle yapmýþ olduðum müracaat , göz önüne alýnarak, 2009 yýlý Baz Ýstasyonu kurulumu konusunda görüþülmeye alýndýðý þeklinde olmuþtur.
   Turkcell iletiþim görevlisiyle yaptýðým özel görüþme neticesinde, gerek biz kullanýcýlarýn, gerekse Köy Muhtarlarýmýzýn, 2008 yýlý Kasým ve Aralýk aylarýnda yoðun bir þekilde Turkcell Genel Merkezini aramamýz gerekecektir.( yani; bu yýl )
   Bu konuda hassasiyetlerinizi bekler, saygýlarýmý sunarým.

SÜLEYMAN YANIK

TURKCELL GENEL MERKEZ TLF.  0212 313 10 00 

   ÝSTERSENÝZ BANA KIZIN AMA; BEN BALIK HAZFIZALI BÝR TOPLUMUN BAÞARILI OLMAK GAYRETÝ TAÞIDIÐINA ÝNANMIYORUM.
    Sýzlanmayý deðil baþarmayý sevenleri seviyorum. Baþaranlardan çok gayret eden ve fikir üretenleri, baþlamanýn sürekliliðinin gerekliliðine inananlarý seviyorum.

CUMHURÝYET 85 YAÞINDA

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 29.10.2008 10:55 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Mustafa Kemal olanlari soyle ozetliyordu:
"Ucurumun kiyisinda, yikik bir ulke... Turlu dusmanlarla kanli bogusmalar....Yillarca suren savas... Ondan sonra, icerde ve disarda saygi ile taninan yeni yurt, yeni toplum, yeni devlet ve bunlari basarmak icin araliksiz devrimler... Iste Turk genel devriminin bir kisa anlatimi."
"Bugune degin kazandigimiz basari, bize ancak ilerleme ve uygarliga dogru bir yol acmistir. Yoksa ilerleme ve uygarliga daha ulasilmis degildir. Bize ve gelecek kusaklara dusen odev, bu yol uzerinde duraksamaksizin ilerlemektir."
"Devrimin hedefini kavramis olanlar, onu korumayi her zaman basaracaklardir."
Ataturk'un Cumhuriyeti ilan edisinden 85 yil sonra durum degerlendirmesi yaptigimizda kendi kendimize sormamiz gereken bir soru var: Biz bu guvene layik olabildik mi? Ataturk'un actigi yoldan onun sagladigi olanaklarla, Cumhuriyeti canlari pahasina bize getiren atalarimizin aziz anilari onunde, alnimiz acik, basimiz yuksekte "Ben sizin bize verdiginiz bu kutsal emaneti korumak, gelistirmek icin elimden gelen herseyi yaptim" diyebiliyor muyuz?
Ataturk'u sevmek, O'nu tanimak ve anlamakla olur. Anlamak icin de O'nun dusuncelerini, hayat gorusunu, kisiliginin belirgin ozelliklerini, ilkelerini ve devrimlerini bilmek gerekir. Ayni sekilde, Cumhuriyetin degerini anlamak icin, onun ne sartlarda, nelere ragmen ve ne pahasina getirildigini bilmek gerekir. Oyle ki, Cumhuriyet tarihini ogrendikten ve devrimlerin oncesini, amaclarini ve getirdiklerini degerlendirdikten sonra, Turkiye'nin parcalanmasi icin sahnelenen oyunlara, Turkiye'nin cikarlarina karsi girisilen planlara karsi hic bir Turk'un seyirci duyarsiz olacagi dusunulemez.
Ataturk diyor ki:
"Bugun vasil oldugumuz netice, asirlardan beri cekilen milli musibetlerin intibahi ve bu aziz vatanin, her kosesini sulayan kanlarin bedelidir. Bu neticeyi, Turk gencligine emanet ediyorum."  

Mamaþ Göç Yollarý

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 20.02.2008 23:23 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Allah rahmet eylesin...

Tanýk olduðum ve dinlediklerimden bildiðim kadarýyla her kim ki yolu o tarafa düþse de görmeden gittiðini duysa üzülen sýcak kanlý bir insandý...

Birileri göçüp gittikçe, Mamaþ'ýn tanýklarýnýn azaldýðýný gördükçe hem aramýzdan ayrýlanlara hem de bu duruma üzülmekteyim.

Mamaþ'a gelip yerleþen ailelerin olduðu kadar Mamaþ'a sýðmayýp giden ailelerin hikayeleri hep ilgimi çekmiþtir...

Birileri bu hikayeleri bizimle paylaþsa, özellikle tatlý dilli, güzel hikaye eden, birileri olsa ne güzel olur...

Bekliyoruz...  Hadi bakalým...


***

Alicüre Dede ve Nesimi BAKIR dan temsili sözler 2

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 19.02.2008 17:19 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Tasa doyurur açý açýktýrýr.
Tavuk su içerken Allaha yalvarýr.
Yaðmurlu günde tavuk su içmez.
Düþmanýn karýnca ise sen fil ol.
Zengin parasýyla Fakir karýsýyla oynar.
Vakitsiz açýlan gül çabuk solar.
Üzerine söz düþmedikçe konuþma
Kavakta nar olmaz kötülerde ar olmaz.
Kimi bað bozar kimde bahçe bozar.
Hýdýr ellez yaz kapýsý yedi ðün sürer dipisi.
Hersey incelikten insan kabalýktan kýrýlýr.
Hasta iyi oldugunda Hekime karþý gelir.
Gelin bindi deveye kismeti acep nereye.
Deniz yogurt tutmuþ yemeye kaþýk bulunmaz.
Sen iþlersen mal iþler insan öyle geniþler.
Aþk kum saatý gibidir kalb dolarken beyin boþalýr.
Bir muhabbet bin nasihattan iyidir.
Bir bütün bir yarýmdan iyidir.
Bana arkadaþýný söyle san kim oldugunu söyleyeyim
Bir yere vardýn aþ kaþýgý al yanaþ Bir yere vardýn iþ oradan süvüþ.
Ekin biçmesini bilmem ama yýgýn yerini tarif ederim.
Zamansýz ekilen darýdan erkeginden sonra kalkan karýdan hayýr gelmez.
Mumu yakan ateþ mumu bitiren ateþdir.
Az söyle öz söyle yakýþacak söz söyle.
Hýrsýz evin içinde ise kapýyý kilitlemeye gerek yok.
Kitapsýz yetiþen çocuk susuz aðaca benzer.
Zaman ve sözleri dikkatli kullanýlmalýdýr çünkü ikiside geri alýnmaz.
Düþünmeden konuþma nýþan almadan ateþ etmeye benzer.
Acma sýrrýný dostuna dostunun dostu vardýr oda söyler dostuna.
En iyi tedavi meþguliyetle olan tedavidir.
Tilkinin dönüm geleceði yer kürkçü dükkanýdýr
Misafirle yemek yemek sel önünden kütük kapmaya benzer.
Acýkan yanagýndan susayan dudagýndan belli olur.
Kurt ihtiyarladýmý meydan cakallara kalýr.
Beyaz köpeðe koyun diye sarýlma.
Akýlsaz dost akýldý düþmandan daha iyidir.
Akýlsýz baþýn belesýný ayaklar çeker.
Al malýn iyisini çekme kaygusunu.
Alma mazlumun ahýný çýkar aheste aheste.
Diþ yokken damak vardý.
Biz beþikte degil eþikte gördük.
Kork aprýlýn beþinden camýz ayrýlýr eþinden.
Martýn arpasu aprýlýn körpesi iyi olur.
Hýzýrda su içmeki rüyanda sevdiklerini göresin.


Dedeyi ve Nesimi amcayý tanrý inçitmesin Mekanlarý cennet olsun

Abidin Mihrican'dan Mesaj

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 29.12.2007 01:15 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

HERKESÝN GÖNLÜNDEN NE KADAR AÐAÇ ALMAK GEÇÝYORSA, BÝR HAVUZDA BÝRÝKSÝN (KAÇ BÝN AÐAÇ PARASI TOPLANIRSA) BAHARDA BU ÝÞÝ GERÇEKLEÞTÝRELÝM. DÝKÝLECEK YERLERÝ BÝLAHARE KENDÝMÝZ BÝR PROJEDE TOPARLAYALIM.

SLOGANIMIZ "AZ LAF ÇOK ÝÞ" OLSUN... YAZIN KÖYE GELÝNÝYOR, LAFLA ÇOK ÞEYLER ÜRETÝLÝYOR, AMA ORTADA YAPILAN HÝÇ BÝR ÞEY YOK, KÝMSE GÜCENMESÝN ALINMASIN, BU KÖY BÝZÝM, BU COÐRAFYA BÝZÝM, BU DÜNYA HEPÝMÝZÝN.

BEN ÞAHSIMA 50 ADET FÝDAN ALMAYI BAÞLATIYORUM, BUYRUN GÖNÜLLÜLER, DOÐANIN SEVDALILARI, HODRÝ MEYDAN BÝR FÝDANDA SÝZÝN OLSUN...

BU VESÝLEYLE HERKESE SAYGI SEVGÝLERÝMÝ BÝLDÝRÝR YENÝ YILINIZI KUTLUYORUM

ABÝDÝN MÝHRÝCAN GSM 0 533 470 03 63
                                       ÝÞ    0 346 221 77 62
  


Bu konuyla alakalý linkleri ekliyorum linklere týklayýp konuyu baþtan takip edebilirsiniz.

Link 1 : MAMAÞ ÖKSÜZ KUÞLAR GÝBÝ BEKLÝYOR

Link 2 :
YEÞÝL MAMAÞ için Bir Adým Daha

Link 3 : Aðaçlandýrmadan Sýcaðý Sýcaðýna

Link 4 : Teþekkür

3 HALK ÞAÝRLERÝ BAYRAMI

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 02.11.2007 22:24 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Orta Blok   Link1

Orta Blok   Link2

Orta Blok   Link3
  
  ayrýca sivas valiligi web sitesinden öðrenebilirsiniz.

  SAHÝPLENMESÝNÝ BÝLENLERE HAYIRLI OLSUN.


  Süleyman YANIK 

Aydýnlýk Türkiye düþmanlarýna, günümüz beddualarý

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 27.09.2007 20:30 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Beddualar:

-Silikonun patlaya inþallah!
-Hem fikir, hem zikir suçlusu olasýn!
-Ne yersen ye asit yapsýn aðzýnda, bir falým ciklet bulamayasýn!                                                          
-Kaplama alaný dýþýnda kalasýn!
-Aldýðýn dolarlar sahte çýka!
-Susurluk Skandalý'na adýn karýþa!
-Bir decoder olamayasýn!
-Güçlü Türk olamayan, persil adam olasýn!
-Medyalar gelesin inþallah!
-Talk showlara, reality showlara çýkasýn!
-Ýmajýn sarsýla, rettingin düþe!
-SSK'dan emekli olasýn!
-Tam otomatik çamaþýr makinen kireçlene, bir gram Calgonit bulamayasýn!
-Siyaset Meydaný'na çýkamayasýn!
-Gurbette yorgun düþesin, hasret tükete, bitesin inþallah!
-"Maraba Televole" diyesin, Sabah Þekerleri'ne çýkasýn!
-Reha Muhtar'a konuk olasýn!
-Yeryüzünde tashih hatasý gibi dolaþasýn!
-Öldüðün gün, ölüme çare buluna!" 

MAMAÞLI GENCLERE

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 20.09.2007 16:57 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Bu sene köyümüzde büyüklerimizin yaptýðý etkinliklerde Âþýklar Bayramý Þenliklerinde ve Abdalmusa Cem'in de bulunduk oda güzel geçti devamýný dileriz.

Diyeceðim sevgili genç arkadaþlara, okul tatillerinde daha genç arkadaþlarý köyümüzde görmek isteriz. Çünkü köyümüzü tanýmanýzý, soðuk pýnarýn soðuk suyunu içmenizi, kýzlar daðýnýn o gizemini  Mamaþ’ýn o güzel insanlarýný görmenizi isterdik. Ýleri de bugün büyüklerimizin yaptýklarýný biz yapacaðýz.

Belki de Mamaþ'ýmýzýn ismini akþam ki radyo programýnda ki Ali Çamlýk aðabey, Erdem eniþte, Nuray abla gibi ilerde biz duyuracaðýz.

Yada þöyle yapalým bizim birde göletimiz var "oltasýný alan MAMAÞ’a gelsin".

Özellikle Erdem eniþte'ye bana bu imkaný verdiði için teþekkür ederim.
 
Herkese saygý ve sevgilerimi yoluyorum...

DUYGU KILIÇ

 

Divriði Mursal'dan Hüseyin Sönmez

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 22.08.2007 01:10 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

ARAMIZDAN AYRILANLARA ALLAHTAN RAHMET DÝLER, YAKINLARINADA BAÞSAÐLIÐI DÝLERÝM. ARAMIZA YENÝ KATILAN GENÇLEREDE HOÞ GELDÝNÝZ DÝYORUM.

BEN DÝVRÝÐÝNÝN MURSAL KÖYÜNDEN HÜSEYÝN SÖNMEZ TÜM MAMAÞLILARA SEVGÝ VE SAYGILAR SUNAR EN GÜZEL GÜNLER SÝZLERÝN OLSUN.

HÜSEYÝN SÖNMEZ

Site Eleþtirileri

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 12.07.2007 13:44 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Sitenin tarihçesi ve yapýsý:

Site Sayýn Erdem Eraslan’ýn bireysel çabasýyla kuruldu ve siteden haberder olan hemþerilerimizin çoþkulu katýlýmýyla geliþti, büyüdü. Bu sitede bugüne kadar görev alan, katký da bulunanlarin her biri bu iþi gönüllü, maddi bir karþýlýk beklemeden gerçekleþtirdiler ve hala da bu sürüyor. Her ne kadar profesyonel bir görüntüsü olsa da hala amatör (çýlgýnca) bir ruh hakim. Mamaþ’ýn iç ve dýþ göçten yeterince nasibini almasý Mamaþlýlarý dünyanin dört köþesine daðýttý. Bu site kurulduðunda birbirlerinden onlarca/yüzlerce/binlerce kilometre uzaklarda yaþayan Mamaþlýlarýn birbirleriyle iletiþim kuracaðý bir forum olarak düþünüldü. Kurucunun ve katýlýmcýlarýn önerilerileriyle de geliþti. Bu geliþimin hýzlý olmasý, katýlýmcýlarýn çoðalmasý site yöneticilerinin de yeterince hazýr olmadýklarý bir durum yarattý: Ne yapacaklarý, nasýl sürdürecekleri konusunda bir yönelim sýkýntýsý. Katýlýmcýlarýn çeþitli alanlarda, ülkelerde, kentlerde yaþamalarý siteye renk katarken (çoðulcu bir görünüm verirken) ilgilenim ve yönelim konusunda da farklýlaþmayý, ayrýþmayý yarattý. Ben bu sürecin devam ettiðini gözlemliyorum.

Sorunlardan biri þu: Her ne kadar biz Mamaþlý olmak gibi ortak bir konseple kendimizi tanýmlamaya çalýþsak da sadece Mamaþlý kimliðimiz yok. Biraz memur, biraz iþsiz, biraz anne/baba, biraz Sivas/Ýstanbul/Köln’lüyüz de. Premodern dönemdeki gibi  sabit kimliklerimiz yok, kimliklerimiz de çeþitlendi. Ev hanýmý, iþçi, Ankara’lý/Ýzmirli, CimBom/Fener’li, saðcý/solcu, CHP/AKP’li gibi kimliklerimiz de var. Otuz yýl önce hepimiz Mamaþ Spor’luyduk ve Tekke’lileri her maçta yenmek isteyebilirdik. Þimdi sadece Mamaþ’lý deðiliz. Her ne kadar Mamaþ ve Mamaþlýlarla gönül baðýmýz varsa da, günlük iliþkilerimizde Mamaþlý olmayan komþu ve dostlarýmýzla daha yoðun iliþkiler yaþýyor, zamanýmýzý daha çok onlarla geçiriyoruz. Aslýnda bu geliþim varsýllýk olarak da görülebilir… Bu gerçeðe raðmen kendimizi sadece Mamaþlý olmakla tanýmlamak kendimizi sýnýrlamak anlamý da taþýyor.   

Sitenin kurulduðu ilk günlerdeki çoþkunun yer yer kaybolduðuna tanýk oluyorum. Zamanýn coþkularý yok etmeye yönelik çabasýný bir çok alanda gözlemlemek olasý. Ama biribirimizle iletiþim kurduðumuz, birbirimizi tanýmaya baþladýðýmýz bu sitenin yok olmasý bizim için bir eksiklik oluþturmaz mý? Bu coþkunun azalmasý sadece site yöneticilerinin becerisizliðiyle açýklanabilir mi? Ya bizim beklentilerimiz ve bu beklentilerin gerçekleþmemesinin getirdiði düþ kýrýklýklarýmýz… Düþ kýrýklýklarýmýzý azaltmanýn en kestirme yolu beklentilerimizi azaltmaktýr... Kuþkusuz site yöneticelerinin olaðanüstü yönetici yetenekleri yok, ayrýca böyle olduklarýný da bildigim kadarýyla iddia etmiyorlar. Ama bu insanlarýn bize böyle bir forum sunduklarýný kabul edip bununla yetinmek mümkün olamaz mý?

Dinleyiciler, okuyucular, izleyiciler bu sitenin nasýl olacaðýný belirliyor. Daha çok müzik aðýrlýklý yayýnlarýn çoðalmasý da katýlýmcýlarýn eðilimlerini yansýtýyor. Ayrýca, magazin aðýrlýklý yazýlarýn çoðalmasý da okurlarýn sitedeki eðilimlerinin sonucu. Kanýmca, burada yer yer gözlemlediðimiz, tanýðý olduðumuz densizlikler “bireysel sýnýrlar” konusundaki özensizliðimizden kaynaklanýyor. Bu anlamda hakaretler bireyin kiþilik sýnýrlarýnýn ihlali anlamýna geliyor. Sýnýr ihlallerini alýþkanlýk haline getirdiðimizdendir belki de bazý yazýlarýn kaynakçasý ve yazarý belirtilmiyor. Umudum bu olumsuzluðun kýsa sürede giderilmesi, emeðe saygýnýn önemsenmesi...

Bu site bilimsel yazýlara yer verebilir, ama bilimsel yazý/araþtýrma aðýrlýklý olamaz, çünkü bu site herhangi bir üniversitenin bilimsel yayýn yapan yayýn organý deðil…  Türkiye’de üniversitelerin ne kadar bilim yapabildiði/yaptýðý ciddi bir tartýþma konusuyken bu siteden böyle bir görev beklemek fazla iyi niyetlilik olur ve bu beklenti sitenin gerçeðiyle örtüþmez.

Sohbet odasýnda yazýlanlardan site yönetiminin bütünüyle sorumlu tutulamayacaðýný düþünüyorum. Site yöneticieri „ahlak zabýtasý“ görevi üstlenemezler. Yeryüzünde yeterince „doðru yol“u göstermeye aday insan varken site yöneticilerinin kimin ne yazacaðý, nasýl yazacaðý konusuna sýkça müdahale etmemesi daha olumlu bir tutum olur. Bu söylediklerimden sohbet odasýndaki konuþmalarýn çok üst düzeyde olduðu sonucu çýkarýlmasýn. Sitenin sohbet odasý bizim yansýmamýz ve katýlýmcýlarýn düzeyini yansýtýyor.  Bu odaya girenler yetiþkin ve ne söylediðinin bilincinde olduðunu sandýðýmýz insanlar, bu baðlamda gerekli olmadýkça müdahale edilmemesini ben daha olumlu buluyorum… Mantýklý yazýlar konusunda ne söyleyeyim bilemiyorum. Mantýk felsefenin en zor konularýndan biri. Böyle zor bir konuyu tartýþmakta filozoflar zorlanýrken site yöneticilerinin ve görevlilerinin neyin mantýklý/mantýksýz olduðuna karar vermekte bir hayli zorlanacaðýný düþünüyorum… Aristoteles mantýðý tartýþýrken “insan teleksiz kuþtur” demiþti. Eleþtiremenler “bir kuþun teleklerini yolsak insan mý olur” diyerek Aritoteles`i eleþtirmiþlerdi... Mantýðý tartýþmak hayli zor yani... Popüler kültürü inceleyenlerin belirledikleri bir olgu var: Gerçekten çok geçerli olmanýn önemsendiði bir dönemi yaþýyoruz. Bir olay gerçeði yansýtmayabilir, ama geçerli, kabul edebilir bir biçimde gerekçelendirilirse gerçeðin yerini alabiliyor... Kýsacasý mantýk, gerçek, geçerlilik çok tartýþýlabilir konular ve bu tartýþma (ülkemizdeki insanlarin birikimleri göz önünde tutulursa) bu sitenin sýnýrlarýný çok aþar...

Sitenin kötüye gittiði kanýsýnda deðilim, sadece bir ayrýþma, sanal dünyada kendi yerini bulma dönemi yaþanýyor... En kötü ihtimal bu site kapanýr... Bu da ne bir deprem, ne bir tsunami etkisi yapar... Sadece birbirimize arada bir yazdýðýmýz merhabalar yok olur.. Bir merhabanýn yaþamýmýzda azalmasýnýn burukluðunu yaþarýz... Hepsi bu...  

Þimdilik söyleyeceklerim bu kadar…

HALK MÜZÝÐÝ ve BESTE

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 24.06.2007 07:14 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

  
     BU BESTEYÝ SONUNA KADAR SEKÝZ HECELÝ OLARAK GÖTÜRMELÝYÝZ,

    ÝKÝNCÝ OLARAK DA BÝR UYUM GEREKÝYOR, BU UYUMU YAPMAK ÝÇÝN ÝLK ÝKÝNCÝ MISRANIN KADINI KELÝMESÝNÝ ÖRNEK ALIP HER DÖRDÜNCÜ MISRANIN SON KELÝMESÝNÝ O KELÝMEYE UYGUN YAPACAÐIZ;
        
     
KADINI
      ADINI
      TADINI 
      FERYADINI
      ÝMDADINI GÝBÝ

 
     ÝKÝNCÝ DÖRTLÜÐÜ ÝRDELEYELÝM
     
     
GÜL AÇILIR OYMAK OYMAK
      OLURMU HÝÇ YARE DOYMAK
      NE BAL VERÝR NEDE KAYMAK

     YARÝN TADINI TADINI

     ÝKÝNCÝ DÖRTLÜKTE DE DÝKKAT EDECEÐÝMÝZ HUSUS ÞUDUR;

     ÝLK ÜÇ MISRANIN SON KELÝMELERÝ OLAN
               
    
OYMAK
      DOYMAK

     KAYMAK KELÝMELERÝNDE DE BÝR UYUM VAR BU UYUMU YAPTIKTAN SONRA AYNI AHENGLE DEVAM EDERÝZ

     ÜÇÜNCÜ HUSUSTA ÞUDUR;

     HANGÝ DUYGU ÝLE BESTEYE BAÞLAMIÞSANIZ AYNI DUYGU ÝLE DEVAM ETMELÝSÝNÝZ
      
     ÖRNEK

    
EÐER GÜLDEN BAHSEDERSENÝZ
      GÜL NERDE YETÝÞÝR (BAHÇEDE)
      GÜL KÝME VERÝLÝR ( SEVGÝLÝYE)
      GÜL BARIÞ SEMBOLÜDÜR
      GÜLÜ BÜLBÜL DE SEVER
      GÜL DOSTLUK SEMBOLÜDÜR BESTEDE ÖYLE KULLANILIR

    
     BÝR ÖRNEK DAHA

    
ALMIÞ DÝNÝ TAPUSUNA
      DEDÝ BEYÝM MODA MODA
      HALKI YIÐMIÞ KAPISINA 
      DEDÝ BEYÝM MODA MODA

             PARSELLER CENNETÝ SATAR
             SERVETÝNE SERVET KATAR
             FAKÝRÝ KENARA ATAR
             DEDÝ BEYÝM MODA MODA


     BU BESTEDE HER DÖRTLÜÐÜN SONUNA DEDÝ BEYÝM MODA MODA ÞEKLÝNDE YAZACAKSINIZ, YUKARDAKÝ BESTEDE DÝNÝ ALET EDÝP ÇIKAR SAÐLAYANLARI ELEÞTÝRÝNCE AYNI ÖLÇÜDE GÝTMENÝZ LAZIMDIR;
     
     BÝR BASÝT ÖRNEK DAHA

     ÖNCE BÝR CÜMLE KURALIM
     BEN BU GÜN BAHÇEYE VARDIM
                          DOSTU GÖRDÜM
                          HATIRINI SORDUM
                          GÜLÜNÜ DERDÝM
                          SÝNEME SARDIM     
                          SELAMIN ALDIM 
     GÝBÝ BÝR SIRALAMA YAPARSANIZ, BESTE KENDÝLÝÐÝNDEN SÝZE YARDIMCI OLUR VE KOLAYLAÞIR
  
     BÝR HATIRLATMA 

     HECE VEZNÝ ÝLE YAPILAN SÖZLERE BESTE, SERBES VEZÝNE DE ÞÝÝR DENÝR BU KELÝMELERÝ BAÞKA ÝSÝMLERLE DE YAD EDENLER VARDIR AMMA BEN BÖYLE ÖÐRENDÝM, EÐER YARDIMCI OLDUMSA SEVÝNÝRÝM   
    
 

   

Bulmaca

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 19.06.2007 15:12 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Mamaþ-Köyü-Sitesi ve FM Yöneticileri...

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 10.06.2007 14:17 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

-Sohbet odasýnda çok güzel sohbetlerin yanýsýra, kýrýcý, incitici ve argoya kaçan iletilerin olmasý üzücüdür. Bu konuda sohbettekilerin dolaylýda olsa uyarýlmalarý yerinde olacaðý kanýsýndayým.

-Radyo sanatçýlarý ile sunucularýn sohbeti çok uzadýðýnda izleyiciler için sýkýcý olmaktadýr. Özgeçmiþini açýklamasýnýn kýsa tutulmasý uygun olacaðý.

-Ýzleyici olarak, bizlerden beklentilerinizi zaman zaman gerek internet adreslerimizden, gerekse Anasayfadan duyrulmasýný. Zira bizlerinde izleyici olarak sorumluluk taþýdýðýmýzý bilmemizin gerektiðini ve katkýmýzýn saðlanmasý.

-Mamaþ köyü dýþýnda Ýlçemiz ve çevremiz haberlerine de yer verilmesinin yararlý olacaðýný.

Tekrar baþarýlarýnýzdan dolayý sizleri içtenlikle kutlar, uðraþýnýzýn devamýný dilerim.
 

BULMACA

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 05.06.2007 21:39 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


SÜRATLÝ GÝDER MENZÝLE ÇOK ÇABUK ULAÞIRMIÞ ÖBÜR GENÇ'TE BÝR ELMA SATIN ALMIÞ BU ELMAYI YÝYEN ÖLÜM DÖÞEÐÝNDE OLSA BÝLE ÝYÝ OLURMUÞ AYNA SAHÝBÝ GENÇ AYNAYA BAKINCA SEVDÝÐÝ KIZIN ÇOK AÐIR HASTA OLDUÐUNU GÖRÜNCE DÝÐER GENÇ'LERE SEVDÝÐÝMÝZ KIZ ÇOK AÐIR HASTA NE YAPALIM DEYÝNCE ELMAYI SATIN ALAN GENÇ BENDE BÝR ELMA SATIN ALDIM EÐER YETÝÞTÝRÝRSEK KIZI KURTARIRIZ DEYÝNCE AT SATIN ALAN GENÇ BENÝM ATIM ÝLE BU ELMAYI KAVUÞTURURUZ DEMÝÞ VE ELMAYI KIZ YiYÝNCE ÝYÝ OLMUÞ ÝYÝ OLMASINA ÝYÝ OLMUÞ YA BU DEFA GENÇLERÝN ÜÇÜDE KIZI ALMAK ÝÇÝN HER BÝRÝ KENDÝNDE BÝR HAK GÖRÜYOR
  
   EN SONU MAHKEMEYE GÝDÝYORLAR HAKÝM KIZI HANGÝ GENCE VERÝYOR, AKILA VE MANTIÐA UYÐUN CEVAP VERÝN
    

HÝKAYE

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 03.06.2007 17:13 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

  
   BABA NE YAPIYORSUN DÝYE SORUNCA ÝHTÝYAR ÝÞTE GÖRÜYORSUN HURMA FÝDANI DÝKÝYORUM DEDÝ HALÝFE HURMA AÐACI KAÇ SENEDE YETÝÞÝR VE MEYVE VERÝR DÝYE SORDU?  ÝHTÝYAR ON SENEDE YÝRMÝ SENEDE ELLÝ SENEDE YÜZ SENEDE MEYVE VERENLERÝDE VAR DÝYE CEVAP VERDÝ,  HALÝFE ÝHTÝYARA HÝTABEN BU DÝKTÝÐÝN HURMA FÝDANLARI'NIN MEYVESÝNÝ YÝYEBÝLECEKMÝSÝN DÝYE SORUNCA, ÝHTÝYAR BELKÝ BU FÝDANLARIN MEYVESÝNE ÖMRÜM YETMEZ FAKAT BÝZDEN ÖNCEKÝLER DÝKMÝÞ BÝZ YÝYORUZ BÝZ DÝKELÝMDE BÝZDEN SONRAKÝLER YESÝN DEYÝNCE HALÝFE VEZÝRÝNE BU ADAMA BÝR KESE ALTIN VER DEDÝ FÝDAN DÝKEN ÝHTÝYAR BAK EVLADIM MAHSULUM MEYVE VERDÝ DEYÝNCE HALÝFE ÝHTÝYARA BÝR KESE ALTIN DAHA VER DEDÝ ALTINI ALAN ÝHTÝYARELÝN MAHSULU SENEDE BÝR DEFA MAHSUL VERÝR BENÝM FÝDANIM SENEDE ÝKÝ KERE MEYVE VERDÝ DEYÝNCE HALÝFE BÝR KESE DAHA VER VE BURDAN KAÇALIM BU ADAM BÝZÝ SOYACAK DEDÝ;


TÜRK ÇOCUKLARININ PARA KARÞILI ARAPLARA SATILMASI

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 02.05.2007 11:33 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 
 
Türk çocuklarýnýn para karþýlýðý Araplara satýlmalarý.

   Araplar islamiyet yolu ile türk yurdunda bulunan eski eserleri ve eski inanclarý ile bütün türk kültürünü yýkmak için iki asýr uðraþtýlar. Ýþte türklerden bazýlarý türkmenler hariç iki dirhem para için hem milliyetini ve hemde kültürünü ve inancýný satmýþtýr. Bu gün dah, islamiyeti savunanlar aslýnda islamiyeti deðilde emevi saltanatýnýn getirdiði arap Milliyetçiliðini savunduklarýnýn farkýnda deðiller. Þimdi Türk yurdunda Türkmenleri hariç tutmamda ki sebep Eba Müslümün Türkmenler ile birleþerek emevi saltanatýný yýktýðý tarihi bir gerçek olup ileride açýklayacaðým.

   Araplarýn istilasý zamanýnda Buhara ve civarýnda hükmeden bir türk kadýný hakan vardý. Arapca kitablar bu kadýna hatun diye yad ederler. Kadýnýn kocasý Buhara Huda yahut Buhara Hudat namýnda gayet zengin bir hýristiyan idi diye yad ederler ve o civarýn büyük papazý idi. Hudat o zamanki buhara þivesiyle hükümdar anlamýnda idi, asýl adý Hudavent Buhara olsa gerektir. Bazý kitaplar Hakan kadýnýn adýnýn Bundun ( Budun) olduðunuda yazmaktadýr. Bu türk kadýný zamanýnda Türkler kýbri lisaný kullanýyor ve her yýl nevruz kutlamasý yaparlardý.Türkler nevruz kutlamasýna Türk hükümdarý Keykovs'un oðlu Efrasyap' ýn damadý Savuþ un mezarý üzerinde bir horoz kurban ederlerdi. Efrasyap Asyanýn esatiri (Hükümdarý) idi. Buharalýlar Savuþ un ölümüne dair saðu ( mersiye ) saðucu ( mersiyeyi okuyanlar) mersiyeyi besteleyenler o mersiyeyi her yerde de okumuþlardýr. Araplar musikinin islamda yeri yoktur diyerek hem musikiyi yasaklamýþ ve hemde onlara cuma günleri camide iki dirhem para vermekle mus'kinin de önüne geçmiþlerdir.

   Daha sonra horoz kurban etmeyi horoz çýrpýndýrýyorlar þeklinde Türklere iftira ederek mum söndürme þeklinde türkleri küçük düþürmek ve hakaret þekline dönüþtürmeyi baþarmýþlardýr. Araplar her þeyi bozmayý çok severler Dirhem diye yad edilen para isminide yunan parasý olan Drahmiden almýþlardýr.

   Araplar hükümranlýðýný geniþletmek için Çine ve Tibete saldýrdýlar Bu arada Uygar Türkleri çinin ve tibetin araplarýn eline geçmesi durumunda en çok zararý kendilerinin göreceði hesabiyle Çine ve tibete yardým ederek arabýn gücünü kýrdýlar. Bu tarihlerde Araplara yaranmak için esir tacirleri türedi bu tacirler Türk çocuklarýný ve gençlerini toplayarak Arap halifelerine satmaya baþladýlar. Halifelerde bu gençlerin ve çocuklarýn bir kýsmýný Arabistana göndererek Araplaþtýrdýlar. Bir kýsmýnýda orduya alarak onlara büyük makamlar ve memuriyetler vermiþlerdir. Bu Türk gençleri yakýþýklý ve güzel olduklarý için saray içindede harem tarafýndan himaye görmüþlerdir.

  Esir olarak satýlan bu gençler orduyu ve sarayý ele geçiriyor ve vezirliðe kadar yükseliyorlardý. Mesela Mütevekkik Aliyullahýn veziri Fatih bin Hakan otuç bir türk idi Müstain Billahýn veziri de Atamýþ adýnda bir Türk'dü. Bu gençler Arapcayý ögrenip ilimle uðraþarak islam ulemasý da oluyordu.B u gençlerden Ebu Hanifi büyük alim oldu. Halife ona mezhep kurmayý önerdi. Ebu Hanifi ben mezhep kuramam islam dininin bir kitabý var ve bir de peygamberi var deyince Ebu Hanifi iki ay hapishanede iþkence ile öldürüldü. Ebu Hanifi Halifeye þunuda demiþti sen istediðin adamý öldürtmen için benden fetva isteyeceksin ben zaten fetva vermem demiþti.

   Emeviler türk yurdunu soyup soðana çeviriyordu. Nihayet Emeviler aleyhine Eba Müslüm Horasaný tarafýndan siyah isyan bayraðý çekildi ve baþta oðuz türkleri ( türkmenler) olmak üzere Eba Müslüm on altý bin türk askeri toplayarak bir ordu kurdu. Önce Arap valisi Nasýr bin seyyarý bozðuna uðrattý daha sonra bagdat üzerine yürüyerek emevilerin baðdat valisi Yezit bin Habiri yendi ve nihayet emevilerin son padiþahý olan Mervan bin el Hýmarý yüz yirmi bin askerini bozguna uðratarak ve Mervan bin Hýmarýn kafasýna on iki çivi çakarak feci þekilde katletmiþtir.
   Araplarýn samimiyetine asla güvenilmiyeceði þu hususla kavidir. Kendilerine bir devlet bahþeden Eba Müslümüde Abbasi halifeleri öldürtmüþtür


               

TURAN DEDE ÝLE PAYLAÞTIKLARIM

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 24.04.2007 21:00 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

  

   Sivas valisini ve askeri paþalarý aðlatan konuþmasý
   Soðukpýnar köyüne ilk okul yapýlýp açýlýþ konuþmasýný Turan dede köy halký adýna yaparken Sayýn Valim ve Sayýn Paþalarým siz bu köye bir ilim ve irfan yuvasý yaptýnýz. Bizleri býrakýn bu ülke için canýný veren þehitlerimizin ve mezarda yatan gazilerimizin kemikleri sýzlýyor diye bir konuþma yaptý Vali Kadri Eroðan ve askeri paþalar Turan dede'nin elini öptü ve aðladýlar.
   Vali Soðukpýnar köyüne taþýný ve kumunu köylülerin temin etmesi ile bir de sanat okulu söz verdi. Ancak köylüler çiftimiz ve mahsulumuz yarým kalýr diyerek sanat okulunu istemediler. Eðer sanat okulu köyümüze yapýlsaydý. Yüzlerce çocuk sanat okulunda okuyacaktý dolayýsý ile köylünün evi kiraya verilecek ve bir çok yönden köyün geliri artacaktý.
   Bana oðlum Kemal kurandan Nas suresi ile Felak suresini her zaman oku Allah'ýn bir çok sýrrý bu iki surede saklý derdi.
   Bende sizlere yazýyorum dileyen öðrenir ve okur
   Nas Suresi
   Gül evzi býrabbinnasý. Melikinnasý. Ýlahinnasý
   Min þerril vesvasýl hennasý
   Ellezi yüvevisi füsüduvrunnasý minelcinneti vennasý
   Felak suresi
   Gül evzi býrabbil felaða. Min þerril ma helega
   Ve min þerri gasýðýn iza ve gab
   Ve min þerrin neffesadý fil ugadý
   Ve min þerrin haseden iza hasede
   Turan dede ayrýyeten Alevilerce ismi azam düasý sayýlan nadý Ali düasýný da daraldýðýn zaman oku derdi.
    Nadý Ali düasý Uhud cenginde Hz.Muhammedin ordusu bozðuna uðramýþ Hz.Muhammed Ebu deccane ile yalnýz kalmýþ Cebrail gelerek Nadý Ali düasýný oku Ali hemen yetiþir demiþ ( Kaynak Miratül Mekasýd kitabý)
    Hz.Muhammed bu düayý okuyunca Hz.Ali Lebbik ( buzur) ya Muhammed dedi.
    Dua
   Nadý Aliyem mazharýl acaip bi Allah. bi Allah. bi Allah
   Ve bi sýrrý nübüvvetike ya Muhammed ya muhammed ya Muhammed
   Ve bi sýrrý velayetike Ya Ali ya Ali ya Ali
   Ya agýsni ya agýsni ya agýsni
   Ya edrikni ya edrikni ya edrikni
   Ya ilya ya Ýlya ya ilya
   La feta illa ali la seyfe illa zulfukar

   Havadan gelen belayý def eden perverdigar nasrýn min allah vel fethin garip ve beþirel mümüneyn ya muhammed ya Ali;
   Allah dedim kale yaptým bin bir yerden hisar çektim hasan'la hüsey'ni kilit ettim iki cihan serveri Muhammed Mustafanýn mührünü bastým mührü Süleyman kubbeyi devran çaðýrda masuman düvazda on iki imam gele yetiþe mehdiyi sahip zaman Elif allah mim muhammed yek elif
   Turan dede seferberlikte asker idi esir düþmüþ ve çok korkmuþtu. Bu nedenle yarý felc gibiydi. Ellerinin parmaklarýný güçlükle oynatýrdý.
   Kýrmýzý tavuk kaný
  Geçmiþ gün Ablam Hatice Eraslanýn evinin önüde Turan dede oturuyordu bizde yanýnda oturuyorduk. Ýsmini hatýrlayamadýðým bir tane kadýn Turan dededen musga yazmasýný istedi. Turan dede o kadýnýn tavuklarýný görmüþtü herhalde yýldýzname kýrmýzý tavuk kaný ile yazýlacaðýný gösteriyor dedi. Gülüþtüler musgayý yazdý amma ne tavuk geldi nede Turan dede öyle bir þeye tenezül etmezdi.
   Ýnek sütü diye eþþek sütü içmiþler
   Askerde bir çocuk devamlý süt getirir askerlere satarmýþ. Çocuk bir iki gün süt getirmemiþ Turan dede bakmýþki çocuk arkadaþlarý ile oynuyor. Neden süt getirmediðini sorunca çocuk asker aga eþeðimiz öldü de onun için getirmiyorum demiþ
   Ýsmet Ýnönüden kahve ikramý
   Cephede yunan askerinin morelini bozmak için karþý tarafa bir yazý veya levha asýlacakmýþ. Ýsmet Ýnönü gönüllü olarak gidenleri seçmiþ Turan dede de gönüllüler arasýna katýlmýþ. Bunlar levhayý asmýþlar tam o sýrada gönüllülerden biri öksürünce yunan yaylým ateþ açmýþ tabi gönüllülerin bir kýsmý ölmüþ Turan dede sað salim olarak ismet paþanýn huzuruna cýkmýþ
   Ýsmet paþa mükafat olarak bir fincan kahve ikram etmiþ
   Turan dede cemlerde dedel yapardý amma asla hakullah almaz köyün fakirlerine verirdi.
   Soðukpýnar köyünün deðerleri olan Turan dede Vela ( Revani ) Abbas Yüzübenli ve Hocafendi ( Efgani) o köyün insanlarýnýn gözü, kulaðý ve beyni gibi kýymetli insanlardý. Bu deðerli insanlarýn gitmesi ile mamaþ köyü gözü kulaðý ve beyni sakat olan insanlar durumuna düþtü. Ancak þimdiki gençlerimiz onlarý örnek alarak köyü eski güzelliðine kavuþturacaklar kanýsýndayým. Yalnýz þunuda söyleyeyimki o insanlara deðer veren babalarýmýz o deðerlerin kýymetini bildiði için hem o deðerlerimiz deðerlendi ve hemde kendiler deðerlendi.
   Rahmetli Halil Öz toprak bizim köye geldi ve Noman Eraslanýn zani bizim eve misafir oldu. Turan dede Kurtveli dede Abbas dede ve Hocafendi hepside toplandý ve muhabbete daldýlar. Halil Öztoprak yahu diyanet iþleri baþkaný beni sizin kadar terletmedi dedi.
   Tabi her biri bir hazine olan o insanlar yapýlan baský neticesi seslerini fazla duyuramadýlar. Kendilerinden ziyade biz gençleri düþünürlerdi. Bize oruçlu olduðunuz zaman yabancý bir yerde olursanýz üç lokmaya kadar yeyin orucunuz bozulmaz derlerdi.
   Mamaþ köyünde bir çocuk anneden ve babadan ziyade toplumun çocuðu sayýlýrdý. Eðer bir büyük bir çocuðu tokatlarsa çocuðun annesi ve babasý çocuða senin bir suçun olmasa tokat yemezdin derlerdi.
   Turan dede bir zaman için köyde bakkaliye dükkaný açtý. Para deðer kaybeder ve her þeye zam gelirdi amma Turan dedenin malýna zam gelmez ve asla fahiþ fiatla mal satmazdý. Ve þöyle derdi. Ben bu malý þu fiata aldým karýmýda üstüne ilave ettim asla zam yapmam derdi
   Topraðý bol olsun
   Allah gani gani rahmet eylesin
   Kemal Eraslan 

 

  

SERVET BU NE YAPSA YERÝDÝR……..

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 13.04.2007 16:00 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

   Baðýrýr ama iþte ondan  sonra olanlar olur.Servetin hayatý kararýr.
Servet biraz tanýyalým kimdir Bu Servet.

Suþehrili (EZBÝDER’li)  dir. Ezbider  Suþehri’nin adý. SEVETÝ Suþehri’nde görev yaptýðým yýllar da tanýdým.

Servet parlak zekalý bir öðrenciymiþ öðrenci yýllarýnda ,. gördüðü iþkencelerden  yapýlan eziyetten bunalýma girmiþ paranoyak gelgit akýllý biri olmuþtur. , tedavi görmüþ ama tekrar saðlýðýna kavuþmamýþ.

Çok iyi matematik problemleri ve denkleri  çözer iyi Ýngilizce bilirdi .Çok zaman öðrencilere parasýyla ödevlerini yapýyormuþ, hata Sivas gelip Kongre ve  Sivas lisesinde  öðrencilere parayla ödev yaptýðý söyleniyor du , sabah  sivas’a   gelir akþam suþehri’ne dönermiþ.

  Kahveye gelir bizimle  birç ,bezik ,batak da , tavla oynardý baþa çýkmazdýk.baðlamayý da çok güzel çalar türküleri kendine has yorumlar dý. Motorsikletine biner sýk sýk kaza yapar dý. 

      Babasý hep yanýnda beraber gezerdi onunla gurur duyardý. oðlumu böyle oldu böyle olacak çocuk deðil der kendini teselli ederdi.

Adete Suþehri’nin sembolü idi namý diyar deli Servet . Herkes kendince ondan bir hikayeler anlatýr kimine göre bankalarýn bir çok faiz hesaplarýný Servet yapýyormuþ kimine göre kanunlarý iyi biliyormuþ kimilerine akýl bile veriyormuþ.

Ama saati saatini tutmazdý caný sýkýldý mý . kendini hemen deliliðe vururdu . Bazen de Öyle zamanlar da oludu ki Metafiziði , Metaryalizmi , Ülkenin  ekonomi sosyal konularýný bizimle tartýþýr  yorumlardý. tartýþtýðý konular hakkýnda  bilgiliydi, konularý iyi biliyordu.

SERVETÝN BÝR HÝKAYESÝNÝ ANLATALIM BU KADAR HAKKINDAYAZDIKTAN SONRA:

 Bir gün babasý tavuk kesmiþ .ananesi temizlemiþ mutfaða koymuþ o zaman böyle hazýr tavuk falan yoktu. Servet gizlice tavuðun bir budunu  alýr piþirir yer. Annesi bakmýþ tavuðun bir budu yok, sormuþ tavuðun budu ne oldu diye ? kimseden ses yok. Babasý kedi falan yemesin der. Servetse piþkin piþkin baba senin kestiðin tavuk tek ayaklýydý bir bacaðý yoktu der.

 Babasý anlar ki tavuðun  bir budunu Servet yemiþ.

Bir gün sonra  babasýyla dýþarý çýkarlar, o gün havada  soðukmuþ tavuklar tek ayak üstüne duruyorlarmýþ , bu gören Servet fýrsatý kaçýrmaz babasýna derki baba bak tavuklar tek ayaklý, sen tavuklar tek ayaklý olmaz diyordun bak  nasýl tek ayaklýlar , babasý bir taþ alýr tavuklara atar tavuklar  diðer ayaklarýný da yere basarak kaçýþýrlar , babasý der bak gördün mü  tavuklar kaç ayaklýymýþ? yerden eline bir taþ alan Servet peki baba þu taþý senin beline de ben vursam bakalým sen kaç ayaklýsýn.?

iki ayaklý mýsýn?, dört ayaklý  mýsýn ?der . Beklide bu hikayeyi padiþah ve kazanlarý hikayesi zihinde kaldý uyarlamýþta olabilir , bilinmez ki.        

 

PARA ÝLE NAMAZA VE CAMÝYE ALIÞTIRMAK

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 11.04.2007 14:37 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 
   701 miladi yýlýnda Emeviler tarafýndan Irak valiliðine Haccac Bin Yusuf tayin edildi.
Bu tayinin amacý Türküstan, Buhara ve Havarzemi ve diðer yerlerle birlikte istila etmekti.
  
   Bu arada Türkler 30 bin Arap askerini katlettiler. Daha sonra tabiiki Araplar Türk yurdunda karýþýklýk yaparak  Horasaný aldýlar. Miladi 703 yýlýnda Haccac Horasan valiliðine Hutbe Bin Müslüm El Bahliyi tayin etti. Vali Hutbe 706 yýlýnda Buharayý 710 yýlýnda Semergandý zaptetdi. Miladi 712 yýlýnda Araplar ilk olarak Buhara da bir cami yaptýlar. Araplar ibadethaneye mescid der iken Buhara'ya yaptýklarý mescide cami ismi verdiler.
 
Bu ismin sebebi yabancýlarý ve islam dinini iyi bilmeyenleri islam adý altýnda Arap milliyetçiliðine çekmekti. Zaten Araplar kendilerinden olmayana Acem ( yabancý ) derlerdi.

     Araplar ilk Türk yurduna yaptýklarý camiye Hutbe camisi diyerek Emevi
valisinin adýný koymuþlardýr. Araplar Türk yurdunda ki camide Acem lisaný ile namaz kýlmýþlardýr. Arap lisanýnýn yetersizliði nedeniyle Hz.Muhammed zamanýnda hükümet umurunu da kýbri lisaný ile yürütmüþlerdir.

     Türkler Araplarýn yaptýðý camiye gitmezlerdi. Türkleri camiye ve namaza çekmek ve alýþtýrmak için cuma namazýna gelenlere her hafta adam baþýna ikiþer dirhem para verdiler. Parayý duyan ve bilhassa hýristiyan olan Türkler camiye akýn etti, Arap valisi camiye gelenleri arkasýna alarak camiye gelmeyenlere zulma baþladý. Camiye gelmeyen müþrükleri nerde görürseniz alnýna çamur sývayýn çamur kuruyana kadar ordan uzaklaþýrlarsa  býrakýn gitsin eðer gitmezlerse onlarý orada öldürün ve o müþrüklerin evlerini arayýn býçak ve benzer, þeyler bulursanýz o evdekilerin tamamýný öldürün demiþtir.

      Vali hutbe kardeþi Abdo Bin Müslümü Semerðanda vali tayin etti ve ayný uygulamalarý ona da yaptýrdý.
      Vali Hutbe cuma namazlarýnda konuþma yapardý. O nedenle cuma günleri yapýlan konuþmalara vaazlara hutbe ismi verildi.
      Ýki dirhem para için milliyetini kültürünü satanlara ben hiç bir  þey diyemem o cevabý okuyanlar versin

      ( KAYNAK ENCÜMEN KARARI ÝLE 1920 YILINDA BASILAN ESKÝ TÜRK TARÝHÝ SAYFA 120.122)
 )

  

KADINLARIN HAKLARI

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 07.04.2007 19:35 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 
     Padiþah ipekli elbise ile abdest alsam namaz kýlsam bir günahý olurmu diye sorduðunda tarikat piri köpeðin yediði leþtir iþerken ayaðýný kaldýrýr ki üstüne sidik sýçramaya zaten vücutu'da leþ deðilmi diye cevap verince Padiþah yere bakarak atýna biner ve gider.
     Yani pir, Sultan Murad ve tüm padiþahlara þunu söylemiþ oluyor.
     Siz fakirin fukaranýn kazancýný ve yine fakirin fukaranýn kýzlarý ile saraylarda zevki safa sürerek yiyorsunuz demiþ oluyor.
     Yüce kuranda Cenabý Allah kehf suresi 28.ayeti nefsinin arzusuna uyanlar ve iþi hep aþýrý olanlar'la arkadaþlýk etme buyuruyor.
     Ýncilde de Hz.Ýsa ey ferisiler siz çanaðýn dýþýný yaykýyorsunuz esas pislik çanaðýn içinde buyurmuþtur. Yani esas olan iç temizliðidir.
     Müslümanlarýn bazý kesimi haram yer yalan söyler apdesti bozulmaz amma tuvalete giderse abdesti bozulur.   
      Bende þunu demek istiyorum
      Kuran 6666 ayet olduðu için kuranýn tamamýna uymak gerekir
      Yine müslümanlarýn bazý kesimleri islamý beþ þarta ( farza baðlamýþ)

      Bu þartlar sýra ile

      Oruç tutmak
      Namaz kýlmak
      Hacca gitmek
      Zekat vermek
      Kelimeyi þehadet getirmek

     Þimdi dikkat edilirse kuranýn emri olan haram yemeyin, yalan söylemeyin gibi haram ve günah olan bütün hususlar islamýn þartýna alýnmamýþ,

     Ayrýyeten islamýn 32 de farzý var peki o farzlara bakalým;

     Bu þartlar sýra ile
     6.Ýmanýn þartý
     5.Ýslamýn þartý
    12.ncisi namazda altýsý namazýn içinde 6.ncýsý da dýþýnda
     4.Abdestte
     3.ncü teyemmümde
     2.ncisi gusülde
 <<<<<<<<<<<<<<<
      Bu islamýn 32 farzýnda da haram ve günahlar serbest býrakýlmýþtýr.
      Ben müslüman halký suçlamýyorum. Haramý ve günahlarý o þartlarýn içine almayanlarý suçluyorum,
      Ýçi barýþ ve kardeþlik meþalesiyle yanan yüce peyðamberimiz Hz.Muhammed haram yiyenin ve haram kazananýn hiç bir ibadeti kabul edilmez buyurdu.Þimdi oruç tuttunuz orucu o haram kazançtan açacaksýnýz
     Zekat verdiniz yine haram maldan zekat vereceksiniz
     Hacca gettiniz yine haram kazanþtan harcayacaksýnýz
     Namaz kýldýnýz haramla beslenen beden ile Allah'ýn huzuruna divan duracaksýnýz
     Kelimeyi þehadet getireceksiniz yine haram ile beslsnen dil ile söyleyeceksiniz

     Benim anlayýþým
     Þeriat tarladýr
     Tarikat tohumdur
     Marifet tohumu tarlaya ekmektir
     Hakikat mahsulu biçip adaletle paylaþmaktýr,
     Þeriat'ta insan cahildir ilk okul gib
     Tarikatta insan uslanýr orta okul gibi
     Marifette bilgi öðrenir lise gibi
     Hakikatta adaleti savunur mahkeme gibi
     <<<<<<<<
      Þeriatta insan hastadýr
      Tarikatta hastalýðý anlaþýlýr
      Marifette ilaç bulunur
      Hakikatta tedavi edilir
<<<<<<<<<<<<<<<<<<
     Bir kaç özgün söz
     Alimle arkrdaþlýk eden cahilde olsa karlý çýkar, Cahille arkadaþlýk eden alimde olsa zarar eder
     Bilgiyi yeteneði öðren satýn alma. Bilgi ve yetenek satýlmaz
     Davayý davalýnla hallet baþkalarý yapmaktan daha çok yýkar
     Konuþmasýný tekrar eden insan kusmuðunu yemiþ gibidir
     Laf gezdiren insanlarýn sözleri bal gibi tatlýdýr. Yenildiðinde mideyi bozar
     Ýçindeki kini yüzünden okunmayan insan yoktur. Okumasýný bilirsen
     Sýnýr hak hukuk ve adalet gereðidir. Sýnýrsýz hak hukuk ve adalet savunulamaz
     Ýnsan bilði için hayvanda besi için uðraþýr. Besi için uðraþan insana ne demeli
     Bilgi arayan bilgi bulunca bilgisiz insanda ahmak bulunca sevinir.

     Devamý gelecek     .  



    

KADINLARIN HAKLARI

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 04.04.2007 22:45 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


   Ayný zamanda kurana uygundur diye fetva verenlerde Þeyhül islamlar'da bunu onaylýyorlardý.
   Ayriyeten padiþaha sunulmak üzere kadýnlarý ve kýzlarý koruyan ve ülkede bulunan güzel kýzlarýda saraya alarak padiþaha sunan harem aðalarý ve kýzlar aðalarý vardý. Bu harem aðalarý küçük yaþta Afrika ülkelerinden satýn alýnarak Osmanlý sarayýna yerleþtirilirdi. Saray geleneðine göre eðitilir ve cinsel organlarý çýkartýlýr veya bu tür duygularý körletilirdi
   Bu harem aðalarý olan zencileri tutsak esirlerden de yaparlardý
   Çeþitli dönemlerde çok büyük siyasal güce sahip olan harem aðalarý ve kýzlar aðalarý zaman zaman devletin yönetimini bile ele geçirdikleri beyenmedikleri sadrazamlarý öldürttükleri istediklerini sadrazam yaptýklarý tarihimizde yazýlýdýr. Ayrýca harem aðalarýnýn gerçekten hadim edilmiþ olmadýklarý da saray içi bir takým olaylarla anlaþýlmýþtýr.
   Padiþahla þehzadeler dýþýnda erkek yüzü görmeyen yüzlerce cariyenin çoðu zaman bu arap harem aðalarýyla cinsel iliþki kurduklarý ünlü Fýndýklý tarihin de þöyle anlatýlýr
   Haremi hümayün da olan nisvan  ( kadýnlarla) Arap taifesi ( zenci harem aðalarý ) aþýk ve maþuk olup ( çoðu ) külli gecelerde nöbetçi namiyle içerde kaldýkça icra eyledikleri bazý rezaletleri padiþah hazretlerinin malümlarý olmakla bundan böyle hiç bir harem aðasý geceleri Hareme girmeyecek deyu irade buyurdu;
   Padiþahýn bu yasaklamasý hem harem aðalarýný hemde saray kadýnlarýný uzun uzun düþündürmüþ bu yasaðý ortadan kaldýracak bir çare bulmaya giriþmiþlerdi. Hep birlikte kararlaþtýrdýklarýna göre geceleri korkmuþ gibi yaparak yabancý adam anlamýnda koca gördük diye haykýracaklardý.
   Nitekim bir pazar gecesi harem dairesinden kadýn çýðlýklarý yükseldi
   Harem aðalarý koþuþtular bahçedeki aðaçlardan erik toplayan bir adamý tekme tokat kýzlar aðasýna getirdiler. Ondan sonra Harem aðalarý hareme yeniden girip çýkmaya baþladý

 

  

MESNEVÝDEN SEÇMELER

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 04.04.2007 16:00 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

      
     Hayýr hayýr Ruhülkudüs deðil sen kendin kulaðýna söylersin ortada hakikatte ne ben varým ne de benden baþkasý sende bensin zaten caným efendim
     Sopayla kilime vuran kilimi dövmez tozlarýný döver
     Kýzýp atýný döven atý dövmez aksak yürüyüþünü döver
     Aðacýn dallarý meyve vermesi içindir dalsýz aðaç meyve vermez
    Birisi bir yetimi dövse  gören der ki, O yetimceðizi niye dövüyorsun Tanrýdan korkmuyormusun der
   
Döven adamda caným dostum ben onu ne vakýt dövdüm ki ben onda ki þeytaný ( onun yanlýþýný) dövüyorum der;
   Üzüm suyunu þarap olsun diye hapis ediyorsun ya
   Bilgi eken bilgi biçer arpa eken de arpa biçer hiç bir zaman arpa ekipte bilgi biçeni gördünmü ?
   Annen sana geber dese bu sözüyle kötü huyunun kötülüðünün gebermesini ister
   Bir iþ yaptýracaksan gayrý müslümlere yaptýr yýktýracaðýn zaman müslümanlara yýktýr. Onlar daha çok yapmaktan ziyade yýkmayý severler
   

 

KADINLARIN HAKLARININ (DEVAMI)

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 03.04.2007 16:16 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

  

         ÝRLANDA KADIN

  Sasani devleti zamanýnda kýz kardeþle evlenmek caizdi. Hatta böylesi evlilik teþvik bile edilirdi. Kan baðýnýn kýz kardeþ veya ana bakýmýndan hiç bir hususiyeti yoktu. Böylesi bir evlilik erkeklerin kadýnlarýn velilerine vereceði aðýrlýðýn ( mehirin) yükünü kaldýrmýþ oluyordu. Ýranda kýz çocuðu doðuran anneye götür o mereti sokak ortasýna býrak ve bizi bu musubetten kurtar diyerek daha yeni doðmuþ masum kýz çocuðunu sokak aralarýna býraktýrýrlardý. Ancak anne çocuðunun birleri tarafýndan alýnmasý ve evlat edinmesi için çaba harcardý. Fars devleti zamanýnda bazý krallar ülkenin güzel kýzlarýný toplatýr zevki safa yaptýktan sonra o kýzlarý öldürtürler ve kafa taslarý ile içki içerlerdi. Ýranlýlar islamiyetten önce mecusi(Ateþperest) olduklarý halde ilk dinlerin etkisi altýnda kalarak onlarda kadýna ýyý gözle bakmadýklarýný görüyoruz. Bütün ülkelerde olduðu gibi iranda da fakir insanlar kýzlarýnýn zengin masalarýnda meze olmasýný kuru ederlerdi. Oysa ayný ülkelerde zengin ve varlýklý kiþilerin kadýnlarý ve kýzlarý refah ve mutluluk içinde yaþýyorlardý.
  Alevilerce hak aþýðý olarak tanýnan Þah ismail (Hatayi) in þu bestesi de Ýranýn kadýna bakýþ açýsýný meydana koyuyor.

     Bir bacý nurdan kuþak kuþansa
     Erin hak bilmezse zaydýr emegi
     Turap olup yer yüzüne döþense
     Erin hak bilmezse zaydýr emeði
        Öksüzler doyurup sevap iþlese
        Günde yüz bin eri devah eylese
        Musa gibi turda niyaz eylese
        Erin hak bilmezse zaydýr emeði
    Kabeye varýr bir hacý olsa
    Ud edep çekici bir bacý olsa
    Yer ile gök ona duacý olsa
    Erin hak bilmezse zaydýr emeði
        Hýzýr ile dagý taþý arasa
        Hizmet etse ere pire yarasa
        Fatimanýn saçýn baþýn tarasa
        Erin hak bilmezse zaydýr emeði
   Þah Hatayým bu sözleri dinlerse
   Ýsmi azam düasýný okusa
   Fatimanýn hamaylýsýn takýnsa
   Erin hak bilmezse zaydýr emegi.
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
   Yine Þah ismailden
   Ýkilik özünden ýrmasa bir can
   Yetemez menzile arý deðildir
   Gönülü gönüle katmazsa bir can
   Eremez birliðe seri deðildir
       Arifler meydana söyler sözünü
       Atar ikiliði birler özünü
       Burdan alýr ateþini közünü
       Yakan cehennemin narý deðildir
   Hatayým od'unu eyleme ateþ
   Deler bu sinemi didelerim yaþ
   Dört duvarýn mamur eyle sen kardeþ
   Külden duvar olmaz örü deðildir.
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
  Hatayý ikilikten yana olmadýðýný yani milliyet ve cinsiyet ayrýmýný kabul etmemiþ bir hak aþýðýdýr. Yukardaki beste'de Hatayýya ait olduðu þüphelidir.

            
ÇÝNDE KADIN

   Çinlilerde kadýn insan sayýlmazdý ve kadýna isim bile takýlmazdý. Kadýnlara kýzlara bir iki üç diye sayý ile çaðýrýrlardý. Erkek çocuklar makbul sayýlýrdý. Buna karþý kýz çocuklarý'na domuz diye hitab edilirdi.
   Kýz çocuklarý alenen bir mal gibi alýnýp satýlýrdý. Bazý aileler isim yerine büyük kýzdan küçüklere doðru birinci domuz ikinci domuz diyerek kýzlarýna hitab ederlerdi. Kýz çocuðu doðuran anneler aile içinde ve çevrede titnenir ve aþaðýlanýrdý. Ayný zamanda kýz doðuran kadýndý erkekler aþaðýlarken kendi bireyleri olan kadýnlarda aþaðýlýyordu.

          
FRANSADA KADIN

    Batýlý milletler hýrýstiyanlýða girdikleri vakit din adamlarýnýn görüþleri onlara tesie etti Miladý 586 tarihinde bazý Fransýz þehirlerinde kadýn haklarý hususunda yapýlan toplantýlarda þu þekilde bir tartýþma yapýldý. Kadýn insandan sayýlýrmý ?
    Neticede þu karara varýldý. Kadýn insandýr fakat sadece erkeðe hizmet etmek için yaratýlmýþtýr.
    Fransýz ihtilalý 18.asrýn sonuna doðru insanlarýn kölelikten zilletten kurtulduðunu ilan ederken kadýnlara her nedense bu haklarý tanýmamýþtý.
   Diðer uluslarda olduðu gibi Fransada'da kadýnlara yapýlan baskýlar bir örf adet þeklinde olduðu için kadýný yüksek mertebeye çýkartmaya ve kadýný erkekle ayný seviyede kalmasýna çaba harcadýlar. Fransýz medeni kanunu evli bir kadýna kendi el emeði üzerine tasarruf hakký vermesi 13 temmuz 1907 yýlýnda neþredilen bir kanunla kabul edilmiþ fakat bu kanunun temin ettiði hak ev masrafýna v.s gibi erkeðin lehine bir takým kayýtlarla tehdit olunmuþtu. Nihayet 1938 den sonra kadýn lehine bazý hükümler getirilmiþtir. Batýlý ülkelerde 1789 senesinde yapýlan, Fransýz ihtilalýndan sonra insan haklarý beyannamesi karar altýna alýndýðý sýralarda Fransalý kadýnlar milli meclisebir çok dilekçe ile müracaat ettiler. Bu dilekçelerde erkeklere, tanýnan haklarýn kadýnlarada tanýnmasýný ve kadýnlarýn da hür ve baðýmsýz olarak yaþamalarýný talep ettiler. Bu istekler o zamanýn din ve bilim adamlarýna çok aðýr gelmiþti.
   O tarihden itibaren batýda erkeklerle kadýnlar arasýnda ciddi bir mücadele baþladý. Bu mücadele 1848 yýlýndan sonra yavaþ yavaþ kadýnlarýn lehine kararlar alýnmasýna baþlanmýþtýr. Cemiyet hayatýnda kadýnlara refah haysiyet gibi hususlarda nisbeten hür sayýlan adýmlar atýlmýþtýr. Batýlýlarda kadýnýn tarihler boyu mahrum býrakýldýðýiktisadi ve içtimai haklarý yasal güvence altýna alýnmýþtýr.

       
  ÝNGÝLTERE'DE KADIN

    Ýlk günahýn yapýlmasýna sebeb olan ve böylece insanlýðýn felaketini oluþturan Hava anamýz olduðuna inanýlan ingilizlerde kadýný þeytana benzeterek kadýnlarýn erkekleri yoldan çýkaracaðýna inanýrlardý. Ýngiltere de kadýn murdar bir yaratýk sayýlýrdý. Kadýn hiç bir zamanincile el süremezdi. Bu durum Kral 8.Henri ( 1509.1547 ) ZAMANINA KADAR DEVAM ETTÝ. KRAL HENRÝNÝN ZAMANINDA kadýnlar incil okumaya baþladý.1805 tarihine kadar bir ingiliz karýsýný yarým þilin karþýlýðýnda satabilirdi. Bu durumda ingilterede kadýn tacirleri çoðaldý ve kadýný bir ticari mal veya eþya gibi alýp satmaya baþladýlar. Ýngilizler kadýný iki konuda aþaðýlýyordu.

   1.Hava anamýz Ademi kandýrarak cennetten kovdurttu eðer Hava anamýz Ademi cennetten kovdurtmamýþ olsaydý insan nesli devamlý cennette yaþayacaktý görüþü

   2.Kadýn ay hali olduðu için pis görülüyordu. 
   Ýngilterede medeni kanunlar çýkana kadar kadýnlar vatandaþ dahi sayýlmazdý mülküyet haklarý yoktu. Alýn teri ile kazandýklarý maldan dahi tasarruf haklarý yoktu. Kadýnlar daha sonra medeni kanunlarla bütün haklarýna kavuþtular.

   
OSMANLILARDA KADIN

    Önce padiþahýn durumunu ele alalým

    Padiþahýn eþlerine haseki denilirdi. Tazminattan sonra kadýn efendi denildi. Kadýn efendiler imparatoriçe sayýlmazlardý. Eðer yaþýyorsa padiþahýn annesi imparatoriçe sayýlýrdý.
    Padiþahýn ilk dört eþine baþ kadýn efendi ikinci kadýn efendi üçüncü kadýn efendi dördüncü kadýn efendi denilirdi.
    Padiþahýn ikinci eþlerine gözde denirdi. Bunkarada daþ gözde ikinci gözde üçüncü gözde dördüncü gözde denirdi.
    Padiþahýn üçüncü eþlerine ikbal denirdi. Bunlarada baþ ikbal ikinci ikbal üçüncü ikbal dördüncü ikbal denirdi
    Padiþahýn dördüncü eþlerine peyk denirdi. Bunlara da sýra ile baþ peyk ikinci peyk üçüncü peyk dördüncü peyk denirdi.

     
DEVAMI GELECEK
    
 

SEVGÝLÝ GENÇLER YAZILARIMA DEVAM EDECEÐÝM

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 01.04.2007 20:13 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

   
   Ikinci durum hadisler durumu. Müslüman toplumunun elinde 700.000 bin hadis var,kuran 6666 ayet iken hadis sayýsý kuranýn yüz katý fazla zamanýn alimleri bunun çok fazla olduðunu söyleyerek hadis sayýsýný 700.00 bine düþürmüþler yine kurandan fazla denilmiþ 7.000 bine düþürmüþler yine kurandan fazla olunca en son 4.000 bine düþürmüþler.

   Þimdi hangisi sahih veya deðil bilen de yok. Ikinci durum Hz.Muhammed'in ehlibeyti tarafýndan hiç hadis mevcut deðil. Daðdaki bayýrdaki adamlar Hz.Muhammed'in hadislerini duyuyorda dizinin dibindeki torunlari kýzý ve damadý hiç bir hadis duymuyor. Gale Allahu Resulullah söyledi diyerek  herkes hadis söylemiþtir.

     Bir  iki konu daha paylaþalým;

    Kainat 6 günde yaratýlmýþ. Her gün Allah'ýn dinde 1.000 yýldýr. Demek oluyorki kainat 6.000 yýlda yaratýlmýþ ve denizde karada canlýlar oluþmuþ Kainatýn yaþý ve kýyametin kopma durumu. Kuran hükmüne göre ruhlar elli bin yýlda Allah'ýn makamýna ulaþacak. Bizim takvimize göre dünya 18.250.000.000 Bin yýl daha yaþayacak ve o gün geldiðinde kýyamet kopacak ve bir ipucu var iki olay 9.000 bin birleþmesi diyor Hz.Muhammed.
    Bu iki olay dediði miladi takvimle Arabi takvim'in birleþmesi olarak yorumlanmýþtýr. Benim yaptýðým kaba hesaba göre daha 20.000 bin sene civarýnda bir zaman var.
    Cennetle cehennem bize ne kadar uzakta sorusuna Hz.Muhammed bize 500 yýlýk yoldur buyurmuþtur. Bu ölcü de 18.250.000.000 bin (18 milyar ikiyüz elli milyon) kilometre eder ki Beyti Mamur yani Mahþer mahkemesinin olduðu yerdir.

    Gündüz gelince gece nereye gider sorusuna Hz.Muhammed onlar birbirinin içine girer yanýtýný veriyor. 

  

   

Kadinlarin haklari devami

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 28.03.2007 21:20 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


YUNANLILARDA KADINLAR


    Eski yunanlýlarda kadýn her hususta hakir ve hor görülürdü. Yasal durumlarda alýnýp satýlan bir maldan ve eþyadan farksýzdý. Medeni durumlarda bütün haklardan mahrumdu. Mirasta kadýna hiç bir hak tanýnmýyordu. Kadýn hayatý boyunca bir erkeðin otoritesi altýndaydý. Evlilik baðýný koparmaya erkek yetkili idi. Bazý hallerde kadýn da boþanmak hakkýna sahipti. Ancak kadýnýn önüne yine erkekler tarafýndan engeller konuluyordu. Boþanmak için mahkemeye baþ vurmaya giden kadýný erkek zorla getirip eve kapatýyordu.
    Yunan mitolojisinde hayali bir kadýndan bahsedilir. Pandora isimli bu kadýn insanlarýn baþýna gelecek bütün kötülüklerin müsebbibi sayýlýrdý. Ayrý yeten Ademi cennette kandýrýp yasak meyveyi yedirip cennetten kovulmasýna sebeb olan da kadýnlar olduðu vehmi vardý. Bu itibarla kadýnlar insanlarýn mutluluðunu ve cennette yaþamasýný engellemiþ olduklarý kanýsý mevcuttu. Yunan medeniyeti zirveye çýktýktan sonra da kadýnlarýn durumu daha vahim bir noktaya çýkmýþtýr. Kadýný bir zevk aracý gibi görmüþlerdir. Evlenmeler sadece cinsel ihtiyacý gidermek için yapýlýrdý.
     Bilhassa Yunanlýlarda ilk dinlerin de etkisi olmuþtur.
     Yunan asýllý Eflatun'a göre kadýn elden ele orta malý olarak gezmeliydi
     Yunan mitolojisine göre Yunan tanrýçalarýndan Afrodit ( Afrodita) bir tanrýnýn zevcesiydi. Bu kadýn tanrýça üç tane erkek Tanrýya ihanet ederek bayaðý beserle cinsi münasebet kurmuþ. Bu münasebet'ten de Kupid adýndaki sevgi tanrýsýný doðurmuþtu.

     
TEVRATTA KADIN

      TESNIYE BAB bab 20 paragraf 2-5
     Kadýnlar üzerlerinde erkek elbisesi bulunduramazlar ve kadýnlar erkeklere mahsus kýyafetler giyemezler
     Tevrat vait fasli bab 7 paragraf 26
     Kadýný ölümden acý buldum. O kadýn ki yüreði tuzak ve aðlar elleri zincirlerdir. Allah indin de iyi adam kadýndan kaçar kurtulur.
     Kadýna tutunanda suç iþler. Bu deyim Türkçeye her kötülüðün altýnda bir kadýn parmaðý vardýr þeklinde geçmiþtir.
     Tevrat kitabýnýn kadýný aþaðýlayan binlerce hükmü vardýr.
     Bazý hükümleri kýsaca yazalým
     Kadýnýn saçý uzun aklý kýsadýr.
     Kadýn saçýný örtmeli saçýný örtmezse saçý kökten kesilmeli
    Ýsa Allahýn vekili erkekte Ýsa'nin vekili Bu nedenle erkek yaratýldýðým için Allaha tesekkür ederim.
    Yahudiler kadýnlarýn ay halinde kadýnlarla beraber oturup yemek yemezlerdi. Ayný odada beraber oturmazlardý. Ay hali olan kadýna lanetli ve pis gözüyle bakarlardý. Yahudilerin kadýna bakýþ acýsý daha sonra gelen ermeniliðe, hiristiyanlýða ve islamiyete'de intikal etmiþtir. Yahudilik ilk gelen din olduðu için insanlar eski inancýný yeni dinlere'de taþýmýþlardýr.
    Hele Ýslam dini yahudilerin kadýna bakýþ acýsý ile birlikte islam dinini tamamen ruhbanlaþtýrmýþtýr.
    Bu vesile ile islam dininde zenginler tarafindan bir cok vakýflar kurularak dine ve din adamýna sunulmuþtur. Ayriyeten dikkati çekecek husus þudur.
Yahudilik yetmiþ mezhebe ayrýlmýþ, ermenilik yetmiþ bir mezhebe ayrýlmýþ
hiristiyanlýk yetmiþ iki mezhebe ayrýlmýþ ve müslümanlýk yetmiþ üç mezhebe ayrýlmýþ ayný zamanda her mezhebe tekkeler ve zaviyeler verilerek din adamlarý yönetimler tarafýndan tükenmez servetlere kavuþturulmuþtur. Tabii ki din adamlarý da yönetimin arzusuna göre dini fetvalar vermiþlerdir. Hele türküyede o kadar mezhep yetmez gibi 1950 yýllarýnda nurculuk, süleymancýlýk ve ticanilik diye üç tane de yeni din kurulmuþtur.(Bakýnýz Orhan hançerli oðlunun islam inançlarý sözlüðü)
   Ýþte bir ulusun örfünü adetini ve kültürünü yok edip baþka bir ulusun örfünü adetini ve kültürünü savunup ilim bilim yuvasý olan okullarý mahkemeleri ve her þeyi dine baðlayarak bütün dinlerde olan ruhbanlýðý müslüman dini sollamýþtýr. Daha sonra büyük taraftarlarý olan dört tane mezhebi (Hanefilik.safilik,malikilik ve hambalilik) kabul eden müslümanlar
onlarýn güçlenmesi ile karþýlarýna tarikatlar kurarak halký karþý karþýya getirmiþlerdir.
Kýsacasý Mevlana'nýn buyurduðu gibi ismiyette zerre kadar yanlýþ yok esas yanlýþ olan bize öðretilen müslümanlýktadýr.

  
ÝNCÝLDE KADIN

   Pavlosun korintilere mektubu 21 paragraf 5-13
    ;             ;                          11 ;           3
  Bilmenizi isterim ki her erkeðin baþý mesih ve kadýnýn baþý erkek ve mesihin baþý Allahtýr. Erkek baþýný örtemez
  Baþýný örtmeyen kadýn baþýný (erkeðini) küçük düþürür
  Erkek kadýndan deðil kadýn erkekten yaratýldi. ( Su yanlýþa bakýn yani hava anamýzý Adem ata doðurmuþ düsüncesi her dinde kayýtlýdýr. Hava anamýzý adem doðursa peki süt emen çocuða bulgur pilavýmý yedirecek
Çünkü erkeklerde süt verme gibi bir eðilimi mevcut deðildir. Kuranda Allah'ýn yarattýðý hiç bir sey deðiþemez buyuruyor. Bütün canlýlarda diþiler doðum yapýyor. O halde Hava anamýz Ademi doðurmus olmalýdýr.)
  Incilde de binlerce kadýný hor gören emirler vardýr amma benim kanaatimce bu emirler ne Allah'ýndýr ve nede Peygamberlerindir.Yönetime yaranmak için din adamlarýnýn uydurmalarýdýr.

   
SAMÝ KAVÝMLERDE KADIN


    Sami kavimlerinde'de erkeði kadýndan üstün tutmuþlardýr. Kadýnýn saçlarý ile sesleri çýplaktýr denilmiþtir. Kadýnýn örtünmesini mecburi kýlan sami kavimleri kadýnýn dini konuda konusmasýný da yasaklamýþ ve kadýnýn dini konularý evinde kocasýndan öðrenmesini zorunlu kýlmýþtýr. Yani kadýn kiliselerde ve ibadethanelerde konuþamaz ancak evinde konuþabilir ve kocasýndan sorar ve kocasýna düþüncesini söyleyebilirdi. Bu itbarla müslümanlýkta olduðu gibi yahudilik ve Hiristiyanlýk dini de kadýnlara dini görev yapmalarýný yasaklamýþtýr. Þimdi Kuranda Ali Imran suresi 110.Ayette kadýnlar sizin büyüðünüz sizde onlarýn büyüðüsünüz buyurarak kadýný erkekle eþit görmüþtür. Hz.Muhammed de cennet analarýn ayaklarý altýndadýr diyerek kadýný en yüksek mevkiye getirmiþtir. Fakat müslümanlar Yahudi ve hiristiyan dinlerini önceleri uyguladýklarýndan dolayý eski inançlarýný aynen müslümanlýða taþýmýþlardýr. Zaten Alevilere önce Hiristiyan olunki ondan sonra da müslüman olasýnýz diyerek onlarýn kendi beyaný ile hiristiyanlýktan müslüman olduklarýný söylüyorlar.

   
ISPARTALILARDA KADIN

   Ispartalýlar kadina medeni haklardan bazýlarýný vermiþlerdir. Mirasta çeyizde ve muamelede bazý haklar tanýmýþlardýr. Bu onlarýn kadýna müsamahalarýndan ve kadýnda ehliyet gördüklerinden dolayý deðil Isparta harp sitesi olduðu için erkekler devamlý harble meþkul oluyordu. Bu sebeble kadýnlara mecburen bazý yetki veriyorlardý. Aristo Isparta ahalisini kadýnlara yetki vermekle ayýpýlýyordu. Dünyaya medeniyet getiren Yunanlýlarda kadýna diðer uluslar gibi hiç bir hak tanýmýyor ve kadýna hak tanýyan uluslarý da kýnýyorlardý

  
ROMALILARDA KADIN

   Romalýlarda doðan çocuk ister erkek olsun isterse kýz olsun baba bu çocuðu aileye kabul etmeyebilirdi. Çocuk doðar doðmaz önce babasýnýn ayaklarý dibine býrakýlýrdý. Baba çocuðu yukarý kaldýrýp kucaðýna alýrsa o çocuðu aileye kabul etmiþ olurdu. Eðer çocuðu kucaðýna almazsa o çocuk terkedilmiþ olurdu. Terkedilen çocuk umumi bir meydana atýlýr veya tanrý heykelleri býrakýlýrdý. O çocuk eðer erkekse dileyen alýr evlatlýk olarak   büyütürdü. Eðer o çocuk kýz ise bazen alýnýr ve bazende alýnmaz ölüme terkedilirdi.
    Roma hukukunda kýz çocuklarýna mülk edinme hakký yoktu. Kýz çocuðu mal kazanýrsa aile reisi malýna ilave ederdi.
    Yüstün Yonus zamanýnda çýkan bir kanunla kýzlara bazý haklar verilmiþtir. Yüstün Yonus kadýnlarýn koruyucusu olmakla övünürdü. Bu tarihten itibaren kadýnlara erkekle müsavi þekilde veraset hakký tanýnmýþtýr. Yuston Yonus zamanýnda kadýn kocasýnýn ve babasýnýn idaresinden kurtularak tam manasiyle serbest bir hayata ve istediði gibi yaþamaya baþlamýþtýr. Bu yapýlan yenilikleri kavrayamayan Romalýlar da durum karma karýþýk olmuþtur, Nikah prensibi artýk kutsiyetini yitirerek sadece yasal bir sözleþme ( Civil Contrakt ) haline gelmiþtir. Boþanmada kolaylýk saðlanmasý kadýna da boþama hakký verilmesi bütün evlilik baðlarýný alt üst etmiþ ve evlilik hayatýný evcilik oyununa döndermiþti. Kadýna verilen bu haklar kýsa zamanda ellerinden alýndý ve yine eski düzene dönüldü. Kadýna boþama hakký tanýnmasi Romalýlara aðýr geliyordu.
    israil hukukunda kadýn
    Bazý Yahudi tarifeleri kýz çocuðunu hizmetçi mertebesinde tutarlardý.
Babasýnýn kýzýný satma hakký vardý. Babanýn zürrüyetinde erkek evlat yoksa o zaman kadýnlar miras alabilirdi. Boþama þekli keyfi olarak kocaya aitdi.
   Yahudi kadýnlarýn ay hali durumunda kadýnlarla beraber yemez ve içmezlerdi ve aynýi evde oturmazlardý. Ay hali olan kadýna bir erkeðin eli dahi deðse cenabet oldun derlerdi. Git yýkanki tahir ( temiz) olasýn derlerdi.
   Yahudiler hayvanlarýn bile erkeðini kurban ederler diþi hayvanýn etini bile yemezlerdi. Yine kadýný aþaðýlama nedeni Hava anamýzýn Ademi kandýrarak yasak meyveyi yemesi gösteriliyordu. Peki Hava anamýz Ademi kandýrdý diyelim Koçuda koyunmu kandýrýi ona yasak meyve yedirdi.

      Devamý gelecek

   Not: Sevgili gençler geçmiþini bilmiyen geleceðe yön veremez. Evet belki bizlerde kadýnlarýmýza iyi davranmadýk amma bize bu bilgileri vermediler. Amma bundan sonra bile olsa gerçekleri kavrayýp ezilenin yanýnda olmak bir insanlýk görevidir. Bir de bilgiyi paylastýkça bilgi çoðalýr. Benim bu yazýlarýmý sizler daha düzgün daha akýcý hale getirebilirsiniz. Ýnsan bilgi için hayvan besi için yaþar

    Bu nedenle bilgi ile uðraþalým ve bilgili bir toplum olalým diyorum
 

BU GÜN GÝTTE YARIN GEL

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 26.03.2007 20:36 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


   Çifçiyiz ya zirai krediye
   Halimizi anlattýk müdür beye
   Talimat verilmiþ muhasebeye
   Dedi hele bu gün gitte yarýn gel
          Zirai donatým ayný sýrada
          Dedim biraz bilgi verin burada
          En çok ne iþ yapýlýr dairede
          Dedi hele bu gün gitte yarýn gel
  Dedim bey efendi bakýn buraya
  Kemali yýllardýr girer sýraya
  Bu durumu bildireyim nereye 
  Dedi hele bu gün gitte yarýn gel
 
 

EFGANÝ ÝLE PAYLAÞTIKLARIMIZ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 26.03.2007 20:28 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 Kaðýt oynayanlara çok kýzardý ve hýnzýr oðlu  hýnzýrlar yine þeytanýn pisliðini karýþtýrýyorsunuz derdi.
   Bir gün ablam Hatice Eraslanýn evinde oturuyorduk hoca emmide vardý. Hoca emmi bacaklarýný karýþtýrýp duruyordu. Hepimiz aval aval bakýyorduk.
   Hoca emmi birden gülmeye baþladý. Ablam Hatice hoca efendi ne oldu da gülüyorsun diye sorduðunda yahu ben pantolonun altýndan uzun don giymiþtim. Bacaðýmýn birinde don var o birinde yok onu arýyordum meðer iki bacaðý da bir tarafa giymiþim dedi.
   
   Hoca emmi bizim koyün bütün cenazeleri yýkar ve cenaze namazýný kýldýrýr ve karþýlýk almazdý. Babama yahu baba hoca emmi hem fakir ve hemde topal diðer köylerde hocalar hep para ile hizmet ediyorlar bizim köylü'de bu adama biraz para verseler olmazmý diye sorduðumda babam bana oðlum bizde teklif ettik amma hoca efendi kabul etmiyor dedi.

   Allah gani gani rahmet eylesin

   
  

KADINLARIN HAKLARI

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 22.03.2007 19:57 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 

   Araplar kýz çocuklarýndan nefret ettikleri halde melekleri Allah'ýn kýzlarý olarak kabul ettiklerinden dolayý öldürdükleri kýz çocuklarýný Allaha isnad ederlerdi.

   9 Eylül 1916 tarihinde mekke þerifi Hüseyin yayýnladýðý bir bildiri ile Suriye valisi Cemal paþanýn kadýnlar için kongre tertip edip ve kongrede hanýmlarýn erkeklerle birlikte oturduklarýný bu davranýþýn islam dinine ters düþtüðünü kuran ayetleri ile (Ahzab suresi 55 ayetiyle ) baðdaþmadýðýný kadýnlarýn örtünmesini ve erkeklerden uzak durmarý ile ilgili, Islam'ýn hükümleri olduðunu ve aksi hasý hareket edenlerin dinsiz olduðunu yazmýþtýr.
   
   Bu davranýþ ile Araplar ISLAM DININI bir Arap milliyetine ve milliyetçiliðine dönüþtürmüþlerdir. Bu nedenle Arabistanda bulunan Türk subaylarý hanýmlarýna normal kýyafetler giydirerek çarþýda pazarda yalnýz baþlarýna gezmelerine müsaade etmeleri Araplarý çileden çýkarýyordu. Iþte Araplarý dinsiz Türkler diyerek Türklere Araplarý kýþkýrtarak arkadan vurmuþlardýr,

    Oysa din ve millet ayrý ayrý þeylerdir. Eðer bir dini ve inanýþý kendi kültürünüze uygun olarak alýp muhafaza ederseniz o din sizin milliyetinize zarar vermez ve sizin de kültürünüz dine zarar vermez. Bu vesile ile hem dini inanýþýnýzý ve hemde milliyetinizi korumuþ olursunuz.

    Örnek MARTIN lUTER Incili almancaya çevirip alman kültürüne uygun olarak düpzeltince alman kültürünü kurtarmýþ oldu.
    Amma bizde ise baþta kendi din adamlarýmýz olmak üzere yunanýn bize yapamadýðýný onlar yaptýlar ve her þeyi dine baðladýlar. Zaten dikkat edilirse dine bir anlam verilememiþ ve açýklýk'ta getirilememiþtir.
    
    Peki din nedir?
    Bazýsýna göre ineðe tapmak, bazýsýna göre Ateþe tapmak bazýsýna göre
ölülere tapmak þeklinde açýklanmýþtýr. Iman inanmaktýr amma din nedir.?
   
    Hoca bir Aleviye imanýn þartý kaçtýr diye sorduðunda Alevi ona biz þartsýz inanýrýz inanmanýn da þartý mý olur dediðinde hoca doðru oðlum demiþ;

    Yani din olsun iman olsun hiç kimsenin tekelinde deðildir.
    Amma araplar islam dinini Arap millliyetçiliðine dönüþtürerek islam dinin kabul eden ve arap olmayan toplumlarýn her þeyine karýþarak tamamen arap kültürü þeklin de soktular. Dinden çýkarlarý olanlarda bu duruma göz yumarak kendi çýkarlarýný düþünüyorlar.
            
ESKÝ HIND DE KADIN

     Eski hind hukukuna göre kadýn evlenme miras ve diðer hususlarda hiç bir hakka sahip deðildi. Kadýn çirkin temayüllere, zayýf karaktere ve fena bir ahlaka sahip sayýlýrdý. Manu kanunu kadýný çocukluðunda babasýna gençliðinde kocasýna ve kocasýnýn vefatindan sonra da oðluna veya kocasýnýn akrabasýndan bir erkeðe baðlý olmaya mecbur tutmuþtur. Bazen kocanýn ölümünden sonra kadýna hayat hakký tanýmadan onu da öldürürlerdi. Budizmin kitabý Vedalarda kadýn kasýrgadan, ölümden, zehirden ve yýlandan daha kötü bir yaratýk olarak tanýmlar. Budizmin kurucusu Buda önceleri kadýný dine kabul etmemiþ olup son derece sakýnmalýsýnýz diye emir vermiþtir. Budanýn çok yakýný olan Anenda'nýn kadýnlarý himaye etmesi üzere kadýnlarýda dine aldýlar. Anacak Buda ile Anenda'nýn aralarýnda söyle bir konuþma geçmiþtir.

    Anenda kadýnlara nasýl muamele edelim
    Buda Onlara hiç bakmayacaksýn
    Anenda mecbur olursak
    Buda Konuþmayacaksýn
    Anenda konuþmaya mecbur olursak
    Buda O takdirde onlardan son derece sakýnacaksýn

    Anenda'nýn kadýnlarý himaye etmesi neticesi Buda kadýný budizm dinine kabul etti fakat kadýnýn daima tehlikeli olduðunu beyan etmiþtir. Ancak Buda Anenda ya söyle demiþtir, Kadýný dinimize almasaydýk Budizm saf ve temiz þekilde asýrlar boyu devam ederdi. Fakat artýk aramýza kadýn girdi dolayýsiyle bu dinin uzun zaman yaþayacaðýný tahmin edemiyorum demiþtir.

  
SÜMERLERDE KADIN

   Akad hukukunda zina yapan kadýnýn ne öldürülmesine ve nede kocasýndan boþanmasýna hüküm verilmemiþtir. Ancak kocanýn ikinci evliliðine müsaade edilmiþtir. Ayrýca suçlu kadýn ailedeki yüksek makamýndan mahrum edilmiþtir. SÜMER HUKUKUNDA KADIN ERKEGI BOSAYAMAZDI ERKEK KADINI BOSAYABÝLÝRDÝ, ve bir miktar gümüþ para verirdi.
  
   Sümer hukukuna göre bir kadýn kocasýna benim kocam deðilsin demiþ olursa böyle bir beyanda kadýn erkeði boþamýþ olacaðý hesabi ile o kadýný mutlaka öldürürler veya nehire atarlardý.

  
AKADLARDA KADIN

   Akad hukukunda erkek hür kadýn ise hür sayýlmazdý. Bir erkek kadýnýn çocunu düþürmesine sebep olsa o adamýn kýzý ölüme mahküm edilirdi.

   Akad hukukunda kadýna mukabil kadýn öldürülür, hür kadýna karþý yine hür kadýn öldürülür cariyeye karþý cariye öldürülür hür erkeðe karþý hür erkek öldürülür köleye karþý köle öldürülürdü. Bu durum o devirlerde bir cok uluslarda uygulanmýþtýr.

   Akadlarda bir erkek bir kadýnýn çocuðunun düþmesine sebep olurda kadýn ölürse o adamýn kýzý ölüme mahküm olurdu. Bu hukuk'da görüldüðü gibi bir erkeðin suçunu suçsuz bir kýz çekerdi. Eðer o adamýn kýzý yok ise o adam serbest býrakýlýrdý. Bir kadýnýn ölümüne sebep olan erkeðe ceza verilirse o erkeði küçük düþürür diyerek erkeðe ceza verilmezdi.

   
BABILLERDE KADIN

    Babiller aslýnda sümer hukukuna benzer Hammurabi kanunlarýný uygularlardý. Babiller aile düzeninde kadýn lehine bazý maddeler uygulamýþlardýr. Bir kadýnla evlenmeyi esas ayarlardý. Ancak cariye diye adý geçen odalýk kadýn bulundurmayý bazý hallerde birden fazla kadýnla evlenmeyi kabul etmiþlerdir. Babillerde bir adam birinin kýzýný öldürürse kendi kýzýný o aileye karþýlýk olarak verirdi. O aile isterse o kýzý öldürür isterse hizmetci olarak kabul ederdi.

    Bir erkek bir erkeði öldürürse veya ölümüne sebep olursa karþý taraftan hür erkek( evlenmemiþ erkek) öldürülürdü. Eðer o adamýn oðlan çocuðu yoksa o erkeðin babil yasalarýna göre evlenip bir oðlan çocuðu yapmasý mecburiyeti vardý.
  
 HÝTÝTLERDE KADIN

   M.Ö.1000 ile 700 yýllarý arasýnda Anadoluda yaþamýþlardýr. Hititler'de aile içinde ve bütün iþlerde mutlak hakim sadece baba idi. Baba isterse çocuklarýný baþkalarýna tazminat olarak satabilirdi. Koca öldüðünde kadýn aile içindeki akrabalara devredilirdi. Hititler'de birde kamu hukuku vardý. Eðer bir adam ölürse ve karýsý dul kalýrsa bu dul kadýn kocasýnýn erkek kardeþiyle evlenmek zorundaydý. Eðer o kardeþte ölürse kayýnpederi ile evlenmek zorundaydý, Kayýnpederi öldüðünde de onun yeðeni ile evlenmek zorunluluðu vardý.

    Ölen babanýn ardýndan üvey anayla evlenmek suç sayýlmazdý. Ayrýca kardeþler arasý evliliðe'de müsaade vardý. Ayný iþte çalýþan erkeðe ödenen ücretin ancak yarýsý kadýna ödenirdi. Hititler'de ve o devirdeki tüm uluslarda kadýnlara hak aramak ve hakkýný savunmak gibi hususlar da kadýn bireyler dahi bir birlik ve beraberlik kuramýyorlardý.
O devirlerde kadýnlar'da erkeklerin hakimiyetini savunuyordu.

DEVAMI GELECEK
-------------------
   
SAYIN SITE YÖNETIMI VEYA BENIM YAZILARIMI DÜZENLEYENLER

   Ben sitenin geliþmesi ve zenginliði için siteye yaý yazýyorum yazýlarým bir tarafdan yayýnlanýyor diðer taraftan yayýndan kaldýrýyor. Bunda kýzmak yok eðer yazýlarým iþinize yaramýyorsa emek çekip yazmayayým eðer iþinize yarýyorsa yazýlarým sitede dursun. Lutfen cevap verin

   Gelecek Kadýnlarýn Haklarý Yazý Dizim
  
  Sýralamasý Þöyle
  Amazonlarda Kadýn
  Yunanlýlarda Kadýn
  Tevratta Kadýn
  Ýncil'de Kadýn
  Sami Kavimlerinde Kadýn
  Ýsbartalýlarda Kadýn
  Romalýlarda Kadýn
  Israil Hukukunda Kadýn
  Iranda Kadýn
  Çinde Kadýn
  Fransada Kadýn
  Ingilterede Kadýnn
  Osmanlýlarda Kadýn
  Türklerde Kadýn 
 
     

  

Arzu Yanýk'a Geçmiþ Olsun

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 22.03.2007 14:50 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


Arzuuuu özledik seni çabuk iyileþ gel. Forumlar sensiz ve sessiz kaldý. Seni Çok Seviyoruz
 

Kadinlarin haklari devami

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 21.03.2007 10:12 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

    Kuranda Araf suresi 31.Ayeti
    Ey inananlar ibadethanede yeyin icin süslerin buyuruyor.Allah ibadethanelerde bile süslenin buyuruyor
    Araf suresi 32.Ayeti.Her ibadet hanede yeyin icin fakat israf etmeyin buyuruyor.Cenabi allah ibadethanede bile güzel giyinin yeyin icin buyuruyor. (Bu durumu da yine uygulayan Alevilerdir.Cem e lokma götürüyorlar ).
    Esasen bu kapali giymenin altinda yatan gercek sudur.
    Hanefi mezhebi kollar diesege kadar,bacaklar da diz kapagina kadar kapali olmali diyor Safi mezhebi kollar bilege kadar,bacaklar da ayak bilegine kadar kapali olmali diyir diger mezhepler tamamen kapanmali diyorlar.Yani bu kapanmak mezhepler arasi farkli görüslerden kaynaklaniyor.Bu kati taassup da her nedense kapanmayi kadinlara bir baski araci olarak kullaniyor.
    Sahabeden Sa`sa islam dinini kabul ettikten sonra Hz.Muhammede hitab ederek ya Muhammed cahiliye devrinde hayirli isler yaptim acaba bunun bana faydasi olurmu ?
    Hz.Muhammed de ona ne is yaptin diye sordu
    Sasa bir gün devemi kaybettimve aramaya cikmistim cölde iki cadir gördümcadirin birinde yasli adama rasladim Biz o adamla konusurken karisi seslenip bir kiz cocugu dogurdugunu söyledi.Kocasi onu topraga göm dedi.
     Ben aman yapmayin ben onu satin alayim dedim ve yavrulari ile birlikte iki disi deve ile bindigim deveyi verip cocugu kurtardim.Bu güne kadar buna benzer olaylarda 360 tane kiz cocugunu ölümden kurtardimBu cocuklarin her birinide ikiser disi birer erkek deve vererek satin aldimve hayatlarini kurtardim.
     Sasa nin bu anlattiklari Hz.Muhammedi hem üzdü ve hende sevindirdi ve sasa ya söyle dedi senin bu yaptiklarin yüzünderdir ki Cenabi Allah sana islami nasip etti buyurmustur.
     Evet Asik Veysel baba
     Karnin yardim kazma ile bel ile
     Yüzün yirttim tirnak ile el ile
     Yine beni karsiladi gül ile
     Ista kadinlarimiza yapilan her iskenceye ve hakarete karsi yine bizi
gül ile karsiliyorlar.
     Yine kuranda.Araf suresi 32.ayeti
     ( Ya Muhammed) deki Allahin kullari icin yaratigi süsü ve güzel riziklari
kim haram etti.Deki o dünya hayatinda inanalarindir,kiyamet günü de yalniz onlarindir.Iste biz anlayan bir topluluk icin ayetlerimizi böyle acikliyoruz buyuruyor.
    KADININ YAPISI ( YARATILISI9
   kADIN ÖZGECIDIR:dAHA DOGRUSU MERKEZI DISINDADIR:kADIN KENDISINI SEVDIRMEK;HOS GÖRÜNMEK ISTER:sEVDIGI;SEVILMEK ISTEDIGI KOCASI;COCUKLARI;ANASI;BABASI;AKRABALARI VE DOSTLARIDIR:kADIN CEVRESININ ÜZÜNTÜSÜSÜNÜ de kederinide paylasir.Kadin sevgisiz hayattan zevk almaz.Kadin begendirmek icin yapar.yaptigi begenilmezse cok üzülür.Kadin hep kendisini baskalarina feda etmeye hazirdir.Bu durum kadinin elinde olmayan ve fitrattan ( yaratilistan) gelen bir durumdur.Kadin kendisine yapilan eyiligi asla unutmaz ve minnettar kalir.
   Kadinla baskasi ilgilenmeyince kadin hayattan zevk almaz.Kadin kendisi icin yasamadigi icin dolayisi ile kendisini hep feda eder ve karsiliginda sevgi arar.
   ERkekler kadinlar gibi degildir.Erkekler cok egoist ve bencil olduklari icin kadinin bu zaafindan her zaman faydalanirlar.Erkekler hep kendi menfaatini düsünür.Erkekler kendisinden baskasini düsünmezler.Iste bu durum kadini daha da mutsuz eder.Erkekler damak,göz ve kulak zevkine bayilir baskasinsini kendisini sevip sevmemesi de erkekleri ilgilendirmez
   Kadini mutlu etmek icin erkekleri terbiye etmek lazimdir.Kadinin durumunu yasalar karsisinda düzeltseniz bütün ihtiyaclarini giderseniz dahi kadin mutlu olmaz.Kadini istikbal mutlu etmez kadini alkis mutlu etmez kadinin mutlulugu analikta,sevgide bulur.Kadini eyi anlamayan,tanimayan erkekleri egitmek ve terbiye etmek gereklidir.
    Kizini cok eyi taniyan bir baba kizinin istikbalinden devamli kuskuludur.Baba kizinin yeterli derecede siyasi haklara sahip olmadigindan degil erkeklerin hakimiyetinden dolayi kizini kanunlarin korumadigindan dolayi degil.Kizinin nasil faciaya yuvarlandigini bildigi icin üzülür.Erkekleri tanidigi icin üzülür.Kizinin erkekler hakkinda ne büyük hayallere kapildigina üzülür.
    Cünkü kizinin bu ictenlik duygularini erkekler yapmacik sayacaklar kadini eyi tanimayan erkekler kadininm samimiyetine güvenmediklerinden
dolayi üzülür.
    Kizida babasi kadar erkekleri tanisa ne kadar eyi olurdu.Toplumlarin durumu babanin durumundan farksizdir.Kadinin arzularini tanimadan onu asla mutlu edemeyiz.
    ILK BAS VE YÜZ ÖRTÜSÜ KIMDEN CIKMISTIR:
   Tevrat cikis bap 34.Paragraf 29-35
   Musa sina dagindan indigi zaman vaki oldu ki dagdan inerken sehadetin iki levhasi kendi elinde idi.Ve musa Rabb ile söylestiginden dolayi yüzünün
derisi parladigini bilmiyordu,Harun ile birlikte bütün israil ogullari Rabb in
emirlerini bildirmek icin yüzüne pece koydu.Ondan sonra israil ogullari Musanin yanina geldiler.Musa sina dagina ciktigi zaman yüzünden peceyi kaldirirdi israil ogullarinin yanina gelince yüzüne pece örterdi.
   Görüldügü gibi ilk yüze pece koymayi ilk gelen kitap ve bütün bilgilerin kaynagi olan Tevratta görüyoruz.Musa Allah ile konusurken yüzü kabarir
ve gözleri sisermis
   Daha sonra Peygamber olarak gelen Isa ben Musa gibi yüzü peceli degilim yüz pecesini iptal ediyorumdemistir.
    IICIL DE Pavlosun korintoslulara incili anlatimi.bap 3 paragraf 13
    Baskalari tanimasin diye yüzünü kapatan basini saran Musa gibi degiliz
    14-Onlarin ( Eski peygamberlerin) fikirleri kirlendi.Eski peygamberlerin fikirleri Mesih de ( Isada)  iptal oldu kayitini görüyoruz.
    Ikinci bir kapanma nedeni de ( iran kaynakli eski Türk tarihi sayfa 120
Araplarin kertenkeleyi yakalayip cig cig yemeleri) Kerttenkele yiyenler,serseriler yani araplar kayitini görüyoruz.Yani hasere yedikleri icin baskalarina göstermemek kasdiyle yüzleri devamli örtülü diyor.
    Ücüncü kapanma ABBASI LER yönetimi siyah bürük ehdas edip kendi emirlerine uyanlari kendi tarafi olarak tanimasi ve baska renk giyenlerin kendilerine isyan etmis gibi saymalari olup osmanli da ayni yöntemi uygulamistir.
     BAZI ULUSLARIN KADINA BAKISI
     Araplarda
     Kiz cocuklarinin sanssizligi dogumdan itibaren basliyordu.Arap yarim adasinda genel olarak asagi tabaka larda kadinin hic bir önemi yoktu.Bir adamin erkek cocugu oldumu sevinir ve senlikler yapardi.Kiz cocugu olursa utanir ve sanki bir suc islemis gibi yüzü kizarirdi.Bilhassa asagi tabaka larda Arap erkekleri kadinin ay hali adet zamanlarinda kadinlarla beraber oturmazlar beraber yemek yemezlerdi.Bazen de adet gören kadinlari evlerinden uzaklastirirlardi.
     Araplar üc seyde ugursuzluk olduguna inanirlardi.At,kadin ve ev baslica ugursuz saydiklari seylerdi.Kadini da bir esyadan farksiz olarak degerlendirirlerdi.Bu durumda titnenen iskence gören bilgiden ve kültürden yoksun birakilan kadinda hakkini savunamaz ve hic kimseye derdini de anlatamazdi.Kiz cocuklarin bu sanssizligi dogum ile baslar ölünceye kadar devem ederdi.Karisini bosayan bir arap kadina eziyet vermek icin kadinin baskasi ile evlenmesini uzun zaman engelliyordu.O zamanlar kadinin bosanma iddeti ( zamani) bir sene idi.Kadini bosar ve iddeti dolmasina yakin tekrar nikahina alirdi.ve kisa zamanda tekrar bosardi.Bu durum üc defa yapilirdi.KOcanin ölümü halinde kadin bir sen tam matem tutardi.
     Kadin kölelerin durumu daha da beterdi.Bazi cariye sahipleri kadinlari fuhusa sevk eder ve kazandiklari paralari ellerinden alirlardi.Kadini fuhusa sevk etmek onlarin paralarini yemek araplara kuru verirdi ve güclü olduklarini gösterirdi.Kadinin fuhus parasini yiyen erkekler diger taraftan kadindan nefret ederdi.
     Cölde yasayan araplar kadina biraz daha saygili davranirlardi.Sehirlerde yasayan araplar da zenginlige ve asalete göre kadina muamele ederlerdi.Bu nedenle zengin soylu kadinlar her yerde eyi muamele görürken fakir kadinlar her yerde titnenirdi.
     Araplarda köyden köye sehirden sehire göre kadina bakis acisi degisikti.Medinede kadina biraz saygi gösterilirken mekkede saygi gösterilmezdi.ÖRNEK
     Halife Ömer biz Kureysilerin adeti kadinlarimiza hükmetmek idi.Medineye vasil olunca Medinelileri bize nisbetle evin idaresinde kadinlarin hakim oldugu bir kavim olarak bulduk.Bizde onlara uymaya basladik demistir.O devirde genel olarak bir cok ülkede kadina miras hakkida taninmiyordu.Islamiyet ile kadina miras hakki tanindi.
    Araplar söyle derlerdi.Atlarin sirtinda savasip ganimet alanlar disinda kimseye miras ve hic bir sey verilemez.
    Cahiliye devrinde Araplar sinirsiz olarak evlenirler ve sebebsiz olrkr da bosarlardi.
    Araplarda Kindeh.Kureys gibi bazi kabileler kiz cocuklarini diri diri topraga gömerlerdi.Buna gerekce olarak kizinin yoksulluk sebebiyle kötü kisilerle evlenecegi,harbde esir düserek irzlari ve namuslari lekelenecegi
zenginlerin sarhoslarin kucaginda gezdirilecegi sebep gösterilirdi.
    Zengin araplar kiz cocuklarini egitip ve yetistirirken fakir kesim kiz cocuklarini diri diri gömmeyi yeg görmüslerdir.
    Göcebe araplar yasamasini istedikleri kizlarti yünden örülmüs bir aba giydirerek sacini da sifira vurarak kestirmek kaydi ile deve veya koyun cobani yaparlardi.Öldürmek istedikleri kizlarini bazi kabileler dogar dogmaz
önceden actiklari bir cukur icinde eger dogan cocuk oglan ise ana sevinerek ailenin yanina kosardi.dogan cocuk eger kiz ise onu hemen önceden acilan cukura gömerdi.
     Kureys kabilesinde kiz cocuklari bazen6-7 yaslarina kadar yasar sonra cukura atilarak üzeri toprakla kapatilirdi.
     Halife Ömer ici burkularak kendi öz kizini 7 yasinda kendi rivayetiyle söyle gömmüstür.Kizimi cok seviyordumfakat kizim devamli büyüyordu ve
bu gidisle kizimi öldüremeyecektim.Kizima haydi tarlaya gidelim calisalim dedim elime kazma ve kürek aldim ve kizim ile beraber tarlaya vardik.Ben kizimi gömmek icin cukur aciyordumrüzgarli bir hava idi Rüzgar sacimi gözüme getirdikce kizim sacimi düzelterek beni koruyordu.O vahsi adet geregi kizimi diri diri topraga gömdüm diyor,
     Iste bu vahsi durumu islam dini ve kuran Tekvir suresi 8-14.ayetiyle
     Ve soruldugu zaman o diri diri topraga gömülen kiza hangi günah yüzünden öldürüldü dieDefterler acilip yayildigi zaman gök yüzü siyrilip acildigi zaman cehennem alevlendirildigi zaman her can ne getirdigini bilir
buyurarak bu vahsete son vermistir.
         DEVAMI GELECEK 

ÝBRAHÝM

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 14.03.2007 15:58 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

  
    Ýbrahim Günahkar Vasfýný Yazar
    Mevlam Güzellere Eylemiþ Nazar
    Þu Ýki Cihanda Bir Mahýr Gezer
    Yüzü Yeþil Benli Pire Gurbaným
     

SEYÝD NÝZAMOÐLU

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 13.03.2007 23:10 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


 
  

  Senden Ýþte Sendedir Künhü Cihan
  Arsi Kürsü Levhi Kalem Kün Ve Mekan
  Her Ne Ýstersen Sen Sana Bak Sendedir
  Kainatin Cümle Aynasý Sensin Hemen
      Kainatin Kabesidir Senin Canýn
      Emri Hak Oldu Senin Canýnda Mehman
      Sür Çýkart Gönül Aynasýnýn Pasýný
      Görüne Didari Hak Senin Canýnda Mehman
 Burda Bilmeðe Geldin Sen Seni
  Yahu Çamura Batmadan Bu Gafletten Uyan
  

KADINLARIN HAKLARI

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 09.03.2007 21:31 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

    
   

    Kadýnýnýz daima sizin hizmetçiniz olacak amma siz kadýna hizmet etmeyeceksiniz.
    Ebu Hüreyre'den naklen gelen þu hadisi gögsü kabara kabara açýklamýþtýr.
    Namaz kýlarken önünüz'den kadýn, maymun ve köpek geçerse namazýnýz bozulmuþ olur hadisini delil göstererek kadýnlarý çok aþaðýlamýþtýr.
    Gazali gibi düþünenlere Mevlana þu cevabý vermiþtir.
    Kadýnlara kaba davrananlarýn tabiatlarýnda hayvanlýk vardýr.
    Kadýn hak nurudur. Kadýn yaratýlmýþ deðil yaratandýr.
    Sevði ve acýmak insanlýk vasýflarýdýr. Hiddet ve þehvetse hayvanlk vasýflarýdýr evlana diyor.
    Acaba Mevlana Gazali kadar islam dinini bilmiyormuydu?
    Hz.Muhammedin þu hadisi konumuzu aydýnlatýr.
    Cennet analarýn ayaklarý altýndadýr. Yani kadýnýna iyi davranmayanlar asla cennet yüzü görmeyecek anlamýndadýr. Bizler analarýmýzýn karnýnda analarýmýzýn kanýný emerek dünyaya geliyoruz.
 
   Anamýz eðer pisse bizde pisiz demektir. Ben büyük bir nefretle ve þiddetle Gazaliyi ve Gazali gibi düþünenleri kýnýyorum. Kadýnlar hepimizin anasýdýr, bacýsýdýr, kýzýdýr, gelinidir ve evlerimizin direðidir. Zaten Mevlana'nýn cevabý ile cevaplarsak en güzel cevabý vermiþ oluruz;

   Kadýnýný kapatan ve çalýþma hakký tanýmayan toplumlar hiç bir zaman uygarlýk yolunda ileri gidememiþlerdir. Kadýný kapatan toplumlar farkýnda olmadan

  a-Analarýnýn hanýmlarýnýn kýzlarýnýn ve kadýn olan tüm akrabalarýnýn iffet ve onurlarýndan kuþkulanýyorlar demektir.

  b-Kadýnýný kapatan toplum kendi bireyleri olan erkeklerin saldýrgan ve vahþi olduklarýný kabulleniyor demektir.

  c-Kadýnýný kapatan toplumlar kadýnlarýn onurunu olmadýðýný ve bir erkeðin korumasý ile kadýnýn korunduðunu zannediyor demektir.

  d-Ýslam toplumu içerisinde kadýnýýný kapatanlar islam erkeklerinin saldýrgan ve vahþi olduðunu ifsa ediyor demektir.

   e-Kendisini kapatan kadýnlarda da iffet ve onurlarýný koruyamuyor zanný vardýr.

   f-Kendisini kapatan kadýnlar erkek eðmenliðini kabulleniyor demektir.

      Oysa islam dinin'de kadýna kötü gözle bakmak ( Zani) nikahlýsý haricin'de cinsel iliþki'de bulunmak ( zina) yasaktýr. O halde kapanmayý islam dinine mal etmek ve kadýný saldýrgan islam erkeklerinden korumak eðilimi göstermektedir.

   g-Kadýnýný kapatan toplumlar yarýnýn anasý olacak kýz çocuklarýný ve tüm annelerin kafalarýnýn'da içini kapatmýþ olduðu gibi din bahanesi ile dünya nimetlerinden'de mahrum ettikleri gibi çocuklarýna gerekli bilgi vermek bakýmýndan'da yoksun býrakýyor kendi neslini ve geleceðini'de geri býrakýyor demektir. Ana lisaný diyoruz. O halde ana da çocuðuna ögreten bir ögretmen sayýlýr.

    Bir defa islam dininde ruhbanlýk yasaktýr. Ruhbanlýk aklýnýza gelen her þeyi dine baðlamak anlamýndadýr.

   Bu gün öyle oldu ki yemeye, içmeye, tuvalete gitmemize ve hatta yatak odamýza kadar her þeyi dine baðlýyorlar.

   Þimdi o kapananlara sorun islam dininde Ruhbanlaýk varmý deyin onlar asla olamaz diyecekler. Ruhbanlýk devamli ibadeti'de yasaklamýþtýr. Çünkü sizin geçiminiz için çalýþmanýz lazým. Bütün gün ibadet ederseniz aç kalýrsýnýz.

  
DEVAMI GELECEK
  

FUZULÝ'NÝN HAYATI VE KÝMLÝÐÝ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 09.03.2007 18:49 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 

   Þah Ýsmail'e ( Hatayý ) bir çok eserler sundu. O çaðlarda Irak ve Ýan'da 80 bin Rum erenleri ve 90 bin horasan erenleri vardý, bizim kültürümüz ve inancýmýz olan Aleviliði yaþatan ve uygulayan Horasan erenlerinden ve alevilerinde yedi hak aþýðýndan biridir. Üç tane horasan vardýr. Kýsaca Fuzuli aslen türk asýllý olup Türkçe, Farsça ve Arapça biliyordu.
 
 

ANNELER BABALAR AMAN DÝKKAT !!!!

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 08.03.2007 12:14 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 

   Tanýmadýklarý þahýslardan para veya hediye almamalarý, Yabancý þahýslarla herhangi bir yere gitmemeleri, yardým talebinde bulunan yabancýlara da yadým etmemeleri, kesinlikle yabancýlarýn arabalarýna binmemeleri.

   Evde yalnýz kaldýklarýnda, tanýmadýklarý kimseye kapý açmamalarý. Telefonda yabancý kimselere bilgi vermemeleri.

   Issýz parklar, yollar ve yerlerden uzak durmalarý, toplu olarak oynayan çocuklardan ayrýlmalarý ve tek baþýna oynamamalarý, kendilerinden küçük çocuklara da dikkat etmeleri.

   Takip edildiklerini hissettiklerinde büyüklerinden yardým istemeleri ve bu durumlarda ýssýz yerlere deðil de kalabalýða doðru gitmeleri,

   Tehlikede olduklarýnda baðýrmalarý, kaçmalarý ve kendilerini müdafaa etmeleri gerektiði, kendilerine zarar vermek isteyen þahýslara iyi bakýp onlarý teþhis etmeleri ve araçlarýnýn plakasýný almalarý.

   Kendilerine veya arkadaþlarýna bir þey yapýldýðýnda derhal ailelerine veya polise haber vermeleri anlatýlmalý.



LÜTFEN GELECEÐÝMÝZ OLAN ÇOCUKLARIN GÜVENLÝÐÝ VE AYDINLIK YARINLARINIZ ÝÇÝN ÝNTERNETTE ÖZEL MESAJLARINIZDA YADA WEB SÝTELERÝNDEKÝ HER TÜRLÜ CÝNSEL TACÝZ VE PORNOGRAFÝK ÝÇERÝKLÝ SÝTELERÝ YADA KÝÞÝLERÝ YASAL MERCÝLERE ÝHBAR EDÝNÝZ...
 

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 08.03.2007 12:06 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 
   Dünyada durum böyleyken, kendi ülkemizde, Türkiye’mizde kadýnlarýn çoðu hala görücü usulüyle evleniyor, 100 kadýndan 22’si yüksek öðrenim görüyor.

   Berdel, baþlýk parasý, töre ve namus cinayetleri, dayak, baský ve gelenekler kadýný hedef almaya devam ediyor.

   Kýsaca 21. yüzyýlda Türkiye’de hala kadýnýn adý yok...

   Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel günler tüketim çýlgýnlýðý boyutlarýna eriþmiþken, Kadýnlar Günü sadece belirlenmiþ bir tarih olarak takvimlerde yerini alýyor.

   Bu özel günde daha duyarlý olup, tüketim toplumunun kumlara gömdüðü baþýmýzý dýþarý çýkarýp daha fazla gerçeklere bakalým.

   Olay sadece Türk Medeni Kanunu’nda yapýlan bir takým deðiþikliklerle düzelmiyor. Deðiþtiremediðimiz gerçekler var maalesef.

   8 Mart 1857’de New York’ta tekstil sektöründe çok aðýr þartlar altýnda çalýþan kadýnlarýn ayaklanmasýyla baþlayan, 1977’de de resmiyet kazanan Dünya Kadýnlar Günü, ülkemizde nasýl bir ehemmiyet ile karþýlanýyor, kangren olmuþ sorunlara nasýl yaklaþýlýyor görüyoruz. 

   Türkiye’de kadýnlarýn TBMM’de temsil oranýnýn 1930’lara kýyasla çok daha düþük olduðunu, erkeklerin iþ dünyasýnda yönetici, kadýnlarýn ise çoðunlukla yardýmcý konumlarda yer aldýðýný, 8 milyon kadýnýn okuma yazma dahi bilmediðini düþünürsek, öncelikle eðitime önem verilmesi gerektiðini düþünüyorum.

   Bu saðlýklý kuþaklarýn yetiþmesi için de önemli, kadýnýn toplumda hak ettiði konumu bulmasýnda da.

   Kadýnlar Günü, þu an Türkiye’de kutlanacak boyutta deðil kanýmca, ancak belli konulara eðilinebilir, görmezden geldiklerimizi görebilir, çok sesli olup çözüm üretebiliriz hep birlikte.

   Kadýnýn hak ettiði yerde olduðu, eþit olduðu, bilinç düzeyi yükselmiþ bir toplumda yetiþtiririz umarým evlatlarýmýzý.

   Nazým Hikmet’in çok sevdiðim bir þiirini Kadýnlar Günü’müzde sizlerle paylaþmak istiyorum.


KADIN
Kimi der ki kadýn
Uzun kýþ gecelerinde
Yatmak içindir.
Kimi der ki kadýn yeþil bir
Harman yerinde dokuz zilli
Köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki ayalimdir.
Boynumda taþýdýðým vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoðuran
Ne o, ne bu, ne döþek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
O benim kollarým bacaklarým.
Yavrum, anam, karým, kýz kardeþim
Hayat arkadaþýmdýr.

Nazým Hikmet

FUZULÝ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 07.03.2007 16:04 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 
   Izdýrabý Gizledim Ben
   Dediler Yare Kul Rüsen
   Desem Ol Bi Vefa Bilmem
   Ýnanýrmý Ýnanmazmý

       Hicrana Dayanmaz Caným
       Döker Kan Çesmi Gir Yaným
       Uyarýr Halký Figaným
       Kara Bahtým Uyanmazmý

   Gülün Ruhsarýna Karþý
   Gözüm'den Akar Kanlý Su
   Habibim Faslý Güldür Bu
   Akan Sular Bulanmazmý

        Deðildim Ben Sana Mail
        Sen Ettin, Aklýmý Zail
        Beni Ayýplayan Gafil
        Seni Görse Utanmazmý

   Fuzuli Derdi Þeydadýr
   Senin Cün Halka Rüsvadýr
   Sorun Bu Nasýl Sevdadýr
   Gönül Bundan Usanmazmý
  
--------------------------------
  Fuzuli 2.Hak Aþýmýzdýr ve Kerbela- Irak'lýdýr 
    

MAHÞER MAHKEMESÝ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 05.03.2007 19:44 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 Yukardaki ayetler ve cibesince her ümmet inandýðý peygamberin sancaðý altýna toplanacak herkes bir kurtarýcý arayacak, o gün evlat anasýný. babasýný ana baba'da
evladýný tanýmayacak, herkes bir kurtarýcý arayacaktýr.

    Cenabý Allah önce ilk gelen Hz.Musa peygamberi çaðýracak, daha sonra Hz.Davut peygamberi çaðýracak, akabin'den, Hz. Ýsa peygamberi çaðýracak o peygamberler ümmetine þefaat edecek ve sýra Hz. Muhamme'de geldiði an;

   Hz.Fatima Arsu alayý didik didik edecek ve bir elinde Hz.Ali'nin kanlý gömleði bir elinde Ýmam Hasa'nýn zehirli gömleði bir elinde'de Ýmam Hüseyi'nin kesik baþý olacak, Ey ata sen kime þefaat ediyorsun;

   
Bu senin ümmet'in senin ilim kapýn ve damadýn Hz.Ali'yi þehit etti
    Bu senin ümmet'in benim ciðer parem Hz.Hasan'ý zehirledi
    Bu senin ümmet'in kerbela'da benim ciðer parem Hz.Hüseyi'ni ve yetmiþ
    Ýki evladýmý eþi görülmemiþ hakaretlerle ve zulumlarla þehit ettiler.
    Bu senin ümmet'in benim kýz torunlarýmý çýrýl çýplak develere bindirerek
    Sokak, sokak gezdirip teþhir ettiler. Bu senin ümmetin benim soyuma bin ay camilerde lanet ettiler.

   Bu senin ümmet'in benim çocuklarýmý sevdikleri için onlarý aþýp kesiyorlar dediði an arþý ala titreyecek Hz.Muhammed mahzun olarak sefaat etmeden geri dönecek ve o gün mahþer mahkemesi kurulacak suçlular ebedi cehenneme atýlacaktýr.

    Þimdi Hz.Muhammed'in þu hadisleri kimlerin suçlu olduðunu meydana çýkarýyor.

  
Hadisler
   Benim üç türlü düþmaným vardýr
   1-Düþmaným
   2-Dostumun düþmaný
   3-Düþmanýmýn dostu
   ------------------------
   
  
Hadis
   Benim üç türlü dostum vardýr
  1-Dostum
  2-Dostumun dostu
  3-Düþmanýmýn düþmaný
---------------------
 
Ýzahat
  1-Hz.Muhammede ve onun ehlibeytine düþmanlýk yapanlar
  2-Hz.Muhammedin ev halkýný ( ehlibeytini) sevenlere düþmanlýk yapanlar
  3-Hz.Muhammedin ev halkýnýn düþmanýna dost olanlar
--------------------
 
1-Hz.Muhammedin ev halký
  2-Ehlibeyti sevip düþmanýný sevmeyenler
  3-Hz.Muhammedin ehlibeyti'nin düþmanýna dostluk edenler
.

   Yukarýda, açýkladýðým gibi Hz.Fatimanýn ahýný Alan müslümanlar dünyanýn sonuna kadar bütün belalara dücar olacak ve asla kurtuluþa eremeyecekler.

   Amerika, Irak'a vurdu ve kerbelayý bombaladý. Bazýlarý Hz.Hüseyin bir keramet göstermeli idi diyor. Hz.Hüsey'ni ve çoluk çocuðunu asan kesen Araplar deðilmi? Hz.Hüseyin kalkýp'da kendisini ve çoluk çocuðunu asan kesen düþmanlarýnýmý kurtarmalý yoksa düþmanlarýna vuranlaramý yardim etmeli, Bir defa düþünün birileri sizin çoluk çocuklarýnýzý assa kesse siz adamlarý kurtarýrmýsýnýz?

   Bu gün Emevilerin ve Yezid'in kurduðu þeriati savunanlar kimin yolunda acaba. Dünyada ilk defa Hz.Muhammed'den sonra dört halife devrinde seçme seçilme (demokrasi)kullanýlýrken muaviye her þeyi kaldýrýp yönetimi oðlu Yezit'e býraktý. Emevilerden sonra da sýra ile Abbasi ve Osmanlý da ayný yolu izledi. Dahasý var dört mezhep sahipleri mezhep kurmayý kabul etmediler ve dedilerki islam dininin bir peygamberi var biz mezhep kurmaya yetkili deðiliz dediler dört mezheb sahibini'de öldürüp daha sonra onlarýn adý ile mezhepler  kurdurttular.

   Kamu oyu bunlarý duymalý;

  Ýsim vermiyorum. Bazýlarý eðer, Alevilik Hz.Ali'yi ve on iki imami sevmekse bizde Hz.Ali'yi  seviyoruz diyor belki Hz.Ali'yi seviyor amma Hz.Ali'nin düþmanýný'da seviyor ve Hz.Ali'nin düþmanýnýn yolundan gidiyor.

SEYÝD NESÝMÝ'NÝN SIR DOLU BEYÝTLERÝ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 01.03.2007 02:45 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

    Tuðba aðacýnýn nedir yemiþi
     Hak onu yaratti erkekmi diþi

             Huri ve gýlman neden ibarettir
             O olan o dur neye iþarettir

     Kevseri sel sebil eyledi main
     Makamý sidk olanlara sundu main

             Ne demektir bunlarý beyan eyle
             Ehli arif isen sýrlarý ayan eyle

     Hakkýn buyurduðu þarap bal ve su
     Benziyormu dünyadakilere kokusu

             Bunlarýn aslýný bil nedendir
             Eðer þeytan deðilsen olma eðri dil

     Bunlarý bilmeyen ne bilmiþ ola
     Onun adý evi yýkýlmýþ ola

             Kimki bildi bu incecik esrarý
             Tapmaz oldu cihana mülkü vari

     Kendini yok edip özünü aldý hak
     Bildiki gerçek olan sade haktýr mutlak

             Hem sevdi hem sevildi hakka oldu yar
             Evinde haktan gayrisi oldu að yar

     Ey Nesimi sözlerin abu hayat
     Ölümsüzlük suyunu hýzýra sor eyle bi ad
 

HIZIR ORUCU VE HIDIRELLEZ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 01.03.2007 02:37 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

   Bu yediler ölümsüzdür.On iki Imamlar. Hz.Ali, Hz.Hasan, Hz.Hüseyin, Zeynel Bakir, Cafer, Musa Kazim. Ali Riza. Taki, NAKI, HASAN ASKERI, Muhammed Mehdi'dir.
     
    Kücük yaþta þehit olan on dört masumu pak vardýr. sýra ile Krklar kýyamete kadar ne artacak ne de eksilecek kýrk kiþidir. Bunlar evliya sýnýifý'ný teþkil ederler. Bir de on yedi tabaka erenleri vardýr. Bunlarý kuranda ünlü dua olan Fatihatül fukara olarak bilinen fatihanýn besmeleyle birlikte sekiz güç'den aldýklarý yetki ile altý cihete hükmederler.

   Þunu'da açýklayalým. Cenabi Allah bu kainatý yaratýnca bir noktaya ol (Kün) buyurmasý ile bütün kainat o noktadan patladý. O nokta "B" harfi'nin altýn'da ki nokta idi. Iþte o nokta Hz.Alidir. Hz.Ali'nin dört kitap'da ismi vardýr
   
   Sýra ile Tevratta Agisni, ZEBURDA Edrikni, Incil'de. Ýlyas, kuranda H.z Ali bu bilgiler ermiþ kiþilere Hýzýr tarafýndan bildirilmiþ olup ermiþ kiþiler'de söyle açýklýyor.

      Bismillah errahmanerrahiym            ( B.noktasi ve Arsi ala )
      Elhamdülüllahi rabbil alemiyn          ( Ebced arsi )
      Errahman errahiym                         ( Mevzah arsi )
      Maliki yevmiddiyn                            ( Taykla arsi   )
      Iyyake nabüdü ve iyyake nestaiyn ( Mensa arsi )
      Ehdinas siratel müstekiym              ( feskar arsi  )
      Sýratelleziyne en amte aleyhim        ( Settah arsi  )
      Gayril magdüvbi aleyhim                 ( Zek zak arsi )

   Bu sekizinci kat Hýzýrýn ve Ilyasýn bulundugu Allah tarafýndan bilgi verilen lebhi mahfuz makamýdýr.

   Bunun yanýnda bir'de 360 tabaka erenleri vardýr ki onlar her köyü, her kasabayý temsil ederler. Zannedersem hýzýr orucu bu makamlara atfen tutulur. Ayriyeten hýzýr orucu

   Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin hastalanmýþtý. Hz,Muhammed onlara bir Nezir ( adak) adayýn deyince Biz fakiriz ne adaya biliriz dediklerinde Hz, Onlara üç gün oruç tutun buyurdu.Hz.Ali bir Yahudi'den bor arpa unu aldi, Fatima unu üç güne taksim etti. 1.günü oruç açacaklarý zaman bir yoksul geldi allah rýzasý için açým bana yiyecek bir þey verin dedi hepsi de taamlarýný fakir verdi ve bir þey yemediler. ikinci günü oruç açacaklarý bir yetim geldi allah rýzasý için ben yetimim ben açam bana yiyecek verin dedi hepsi'de yiyeceklerini verdiler yine oruca devam ettiler, üçüncü günü bir eþi geldi ve ben dört gündür açým bana yiyecek bir þeyler verin allah asýina deyince hepside yiyeceklerini verdiler. Danesi günü Hz.Muhammed torunlarýný ziyarete geldi, Baktýki Hz. Hasan ve H.z Hüseyin açlýktan karýnlarý sýrtlarýna yapýþmýþ ya H.z Ali beni üzüntüye garkettin dedi. Ahzab suresinin 33 ,ayeti nazil oldu.

   Hýzýr orucu zannedersem Alevilere yapýlan baski neticesi Ehlibeyt için tutulan bir oruç fakat isim deðiþtirerek hýzýra mal edilmiþ olmasý ihtimali kuvetlidir. Çünkü hýzýr orucu kömbeleri Hz.Fatima'nýn yaptýðý çörekleri animsatýyor, Ehli beytin üç gün aç durmalarý hýzýr orucun'da bizim yörede avundurma diyerek üç gün yemek yemeyenlerde vardý. Yani hýzýr orucu her ne için tutulursa tutulsun büyük hikmetler vardýr.
 

ÝSLAM VE SELAM

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 26.02.2007 22:12 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Bizlere büyüklerimiz komþu hakký Tanrý hakký, komþunun malýný ve canýný, namusunu korumak komþu hakkýdýr diye öðrettiler. Ýþte gerçek islam ve selam budur.
 
Þimdi islam beþ þarta baðlanmýþ. Kur'an altý bin altý yüz altmýþ altý ayet olduðu halde Kur'an ýn ayetleri arasýndan cýmbýzla beþ tane ayet çekerek ona da Ýslamin þartý diyerek sunmuþlardýr. Üstelik bu þartlara haramý, zinayý, haksýzlýðý ve sahtekarlýðý eklememiþler. Sadece Ýslamýn beþ þartýný yapýn yeterli denilmiþtir.
  
Mevlana Hz. þöyle buyurur Ýslam dininin zerre kadar suçu yok esas  suç bize öðretilen Ýslam da buyurmuþtur. Ýslam ve selam sonuç olarak insanlarýn birbirlerine karþý emniyeti saðlamaktýr.

Bakýn Kur'an da Maun Suresi 

Dini inkar edeni gördünmü, iþte odur yetimi iten kakan, mazlumun hakkýný elinden alan, fakirlere sadaka vermeyen ve kimseyide teþfik etmeyen Veylin, veylin, ( Vay vay) o namaz kýlanlarýn haline onlar cehenneme  ( Mauna) atýlacaktýr.

Yukarda Kur'an emirlerine göre bir insan namaz da kýlsa oruç da tutsa ve Ýslamýn beþ þartýný yerine getirse iyi bir müslüman sayýlmaz;

Saygýlarýmla   

DOSTLUK ÇAÐRISI

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 25.02.2007 18:46 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

     Senlik benlik bitsin dostluk baþlasýn
     Kardeþlik üstüne nakiþ iþlensin
     Sevenlerin bütün gönlü süslensin
     Kýzgýnlýk küskünlük sýr olsun bu gün

          Nedir bu çekiþme'de kavganýn aslý
          Yemek deðilmidir hayvanlar nesli
          Eðer onlar konuþurlarsa  sesli
          Yavrular yaþasýn var olsun bu gün

     Elbette Kemali katýlýr size
     Sakýn uzatýpda býrakman güze
     Sevelim güzeli çekilmen naza
     Hepimizin gönlü nur olsun bu gün

 1-Hz.Ali bütün bilgiler Kur'an da toplandý. Kur'an Fatiha'da toplandý, Fatiha Besmele'de toplandý. Besmele Be'de "B" harfi'de altýndaki noktada toplandý. Ýþte o nokta benim buyurmuþtur, yani bütün bilgiler Hz.Ali'de.
 2-Cena'ý Allah bu kainati üç harf beþ noktada yarattý. Bu harfler arapça olarak Elif, Sin ve Kaf harfleridir. Okuduðumuz zaman aþk yani sevgi çýkar.
Ýþte o sevgide buluþalým.

B HARFÝ'NÝN ALTINDAKÝ NOKTA

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 25.02.2007 17:58 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

    Hz.Muhammed'te Hz.Ali için bütün ilimler 10 parçaya bölündü dokuz parçasý Hz.Ali'ye verildi o kalan bir bölüðe'de Hz.Ali ortaktýr buyurdu.

   Sahabeler'den birisi ya Hz.Ali bana öyle bir sayý söyleki 1'den 9'a kadar bölünsün ve arta kalan sayý bulunmasýn dediðinde Hz.Ali haftanýn 7 günü ile senenin 360 gününü çarp çýkan sayý istediðin sayýdýr buyurdu.

   Hz.Muhammed'te bir hadisinde Hz.Ali benim ilim kapýmdýr ümmetime gerçekleri açýklayandýr buyurdu.

   Hz.Muhammed'in Hz.Aliye tavsiyeleri;
   Sen bu gün ekmezsen yarýn biçenleri gördüðünde piþman olup yaptýðýn eksikliklere hayýflanýrsýn. Dostunla kurmuþ olduðun yakýnlýðý sözleþmene aykýrý olarak bozma. Çünkü böyle bir davranýþ sevgi ve yakýnlýðý ortadan kaldýrýr;

   Dedikodu kýybet çamurlarýna kendini bulaþtýrma çünkü günün birinde bu Çirkin durum seni de bir tokat ile terbiye eder.

   Mizah ve alaycý sözler söylemekten çekin. Çoðu zaman þaka ile karýþýk sözler telafisi güç belalar getirir.

   Bir mecliste sana sorulmadýðý takdirde konuþmaya baþlama. Böylesi hareket akýllý insanlarca çirkin sayýlýr.

   Eðer suçlu bir insan senden af dilerse onu baðýþla, Çünkü Allah'ýn sevap ve mükafatlarý daha fazladýr.

   Ben konu komþumu kendi evimin fertleri gibi sayarým. Konu komþunu kendi evinin fertleri say.

   Sana eziyet veren ve seni sýkan bir sözün ve hareketin hiç yapýlmadýðýný ve hiç söylenmediðini düþünerek unutun. Çünkü rahatýnýz bundadýr.

   Senden sonra geriye kalan söylediðin ve konuþtuðun sözlerdir. Hayýrlý ve yararlý olan hususlarý söyleki hayýrlý ve güzel anýlasýn.

   Akýlsýz ve cahil insanlara cevap verme. Eðer cevap verirsen onlardan daha hatalý ve noksan akýllý sen olursun.
 
   Kýzdýran ve gazaba getiren sözlerden savlardan kulaðýný tut, o sözleri duyma. Karþýlýk verirsen kustuðunu yemiþ gibi olursun.

   Din ve dünya bir arada olduðu müddetçe güzeldir. Dinsiz olan bir dünyadan hayýr gelmez.

     Üç þey insanýn yaþamýný güzelleþtirir.
     Kýskanç olmamak
     Cimrilik yapmamak
     Hýrs peþinde koþmamak
     Ya Ali baþka bir kadýn þehvetiyle hanýmýna yaklaþma. Bu birleþmeden doðan çocuk ( Mühennes ) kadýnlýða özenmiþ olur.
     Ya Ali zalim de üç özellik olur.
     Güçsüzlere baský yapar
     Baþkalarýnýn malýný gaspeder
     Haram helal ayýrmadan yer
     Ya Ali tövbe edenlerde üç özellik vardýr
     Haramdan sakýnýr
     Ýlim öðrenmeye hýrslý olur

     Göðüsten çýkan sütün bir daha göðüse girmediði gibi, tövbe ettiði tüm haramlara ve kusurlara bir daha dönmez.

     Cenab'ý Allah Hz.Muhammed ve Hz.Ali sevgisi ile bütün kainata iyilik ve güzellik versin.
 

Yahya Bey

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 23.02.2007 11:48 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

      Bu gün pazarý alemde
      Tasavvufdan ziyan ettim
      Cefasýn boynuma aldým
      Gönül verdim cefakara

           Sabr eder cefaya aþýk
           Yolunda baþ verir sadýk
           Adavet etmez o yare
           Muhabbet etmez að yare

      Akan göz yaþlarým yara
      Onu gören þahid ola
      Duyuldu aþký pünhanim
      Mecal kalmadý inkara

           Hayali yar hicrani çok
           Mahbuba benzer yani yok
           Onunla avunur aþýk
           Baþkaya olmaz avare

     Mukadder oldu ey Yahya
     Yanýp yýkýlmak o yare
     Allahtan inayet ola
     Baþkaca olmaz bi çare

Yahya bey 15.yüzyýlda yaþamýþ ve dört Padiþah devrini görmüþ bir divan þairidir. Osmanlý ordusunda devþirme olarak yeniçeri ocaðýna mensup bir Bektaþi'dir.
 

Sýrlarýn Özü

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 22.02.2007 08:57 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

  Turi sinanin yapýsý
  Ýnsandadýr ilk kapýsý
  Ýlim irfanýn hepisi
  Öðreten ve eðiten söz

       Aklý küle eyle nazar
       Levhi kalem neler yazar
       Ahmak boþ boþuna gezer
       Kafasýna girmezse söz

  Hem akýla nüfus eder
  Çobandýr bedeni güder
  Hem yaptýrýr hemde yapar
  Anlayana ummandýr söz

      Örtük açýk evvel ahir
      Aþikar ve meydandadýr
      Ölen doðan hep mehmandýr
      Sade baki kalandýr söz

  Hayýrla þerler yapaný
  Suçlamayýn yarataný
  Bol keseden laf ataný
  Hem yalan hem gerçektir söz

      Mahþerde mizan kurulur
      Orada hesap sorulur
      Kemale berat verilir
      Ya ceza ya affeder söz   

OZANLARA KULAK VERÝN

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 21.02.2007 00:00 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Sevgilide bulur özü
Hakikata bakar gözü
Barýþ için çalar sazý
Telleri anlatýr bize

Arifler ozaný bilir
Onlar ile hakký görür
Aþýk sevdiðini bulur
Kollarý anlatýr bize

Güneþ zerre onlar ýþýk
Kemali onlara aþýk
Toprakla suyla karýþýk
Gülleri anlatýr bize
  

HÝLFÝL FÝDÝL (YEMÝNLE BAÐLANMAK)

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 20.02.2007 00:00 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Ýþte bu misak gereðince bu aileler mazlumu koruyacak zaliminde karþýsýna çýkacak ister yerli ister yabancý olsu asla kimseyi ezdirmeyeceklerdi. O çaðda ancak insanlar yaptýklarý anlaþmalarý yemin ile yapýyorlardý. Bu nedenle anlaþmaya Hilfil Fidil adýný verdiler.
  
Hambeli mezhebinin kurucusu Ahmet Bin Hambel'in müsnedin de ki rivayete göre Hz. Muhammed’de Abdullah Bin Cuda'nýn evinde yapýlan o anlaþmada bulunduðu kayýtlýdýr. Hz. Muhammed o derneðin çaðýrmasý halinde her zaman iþtirak edeceðini buyurmuþtur. O zaman Haþim, Zühre ve Teym oðullarý denizler bir kýl parçasýný ýslatacak kadar suya malik oldukça mazlumlarý koruyacaklarýna ant içmiþlerdir. Alevilikte ki halk mahkemesi o derneðin devamýdýr.

   
Bu dernek sakinleri gündüzün bir bölümünü geçimlerini saðlamak için çalýþmaya ayýrýrlardý ve günün bir kýsmýný da küskünleri barýþtýrmak kini ve nefreti ortadan kaldýrmak haksýzlýða uðrayanlarý da korumak  için harcarlardý.

     ASHABI SUFFA
  
Suf Latince bir kelime olup, kelimenin aslý sophos yün giysili hakim anlamýndadýr. Hakimlerin hýrka giymeleri ve giyindikleri hýrkanýn boyun kýsmýnýn kýrmýzý oluþu da onlara tekabül eder. Hilfil derneði üyeleri hakim vasfýný taþýrlardý ve sýrtlarýna yünden örülmüþ giysi giyerlerdi. Bu nedenle o dernek üyelerine yün giysili anlamýna gelen Ashabi Suffa ismi verildi. Hz. Muhammed Mekke'den Medine’ye hicret ettikten sonra Cenabý Allah Kuraný Kerimin Ali Ýmran suresinin 104.110.ayetleri ( meali) Ey inananlar içinizde iyiliði emreden kötülüðü men eden bir topluluk olsun. Siz  insanlar için meydana gelmiþ hayýrlý bir topluluksunuz.
  
Ýyiliði emreder kötülüðü de men edersiniz emri üzere iki bölümlü bir mescit yaptýrdý. Bu mescit’in birinci bölümüne her isteyen girerdi. Ýkinci bölümüne bir rehberden gerekli bilgiyi alan ve derneðin þartlarýný kabul edenler girebilirdi. Bu mescit’in ikinci bölümüne tekke denilmekte idi. Hz. Muhammed yaþamý boyunca bu derneði denetledi.

Daha sonra Kuran'da Ali Ýmran suresi'nin ( Allah kalplerinizi birleþtirdi. Daha önce düþman olduðunuz halde sizleri kardeþler haline getirdi ) ayeti mucibince Hz. Muhammed yakýn ashabini müsaib kardeþ yaptý.

Sýralama þöyledir.
 
    
Salmaný Farisi                           Ebud Said bin Ebu Vakkas   Ebu Eyübül Ensari ile
Bilali Habesi                             Ebu Rüveyha ile
Musab Bin Umeyr                    Sait Bin muaz ile
Ebu Ubeyda Cerrah                 Salim ( Ebu Ubeyda cerrahin azatlý kölesi ile)
Abdullah Bin Harn (nakib)        Amr Bin Cemuh ile
Uveym Bin Saide                     Hatib Bin Beltia ile
Abdullah bin Mesud                 Zübeyr bin Avm ile
Zer Giffari                                Amcasýnýn Oglu Üveys ile
Muaz Bin Cebel                       Bin Mektum ile
Ammar Bin Yasar                    Ebu Said El Hudri ile
Habbab Bin Ered                     Musab Bin Ömer
Sevban                                    Cuayl B.Suraka El Damri ile
Harise Bin Numan                   Hanzele B.Ebu Amr ile
Amr Bin Abese                       Abdullah Bin Bucadeyn ile
Zeyd B.Hattab                        Adl bin Aclan ile
Abdullah B.Üveys el Cüheni    Ukba Bin Amr ile
Ukkase Bin Mihsan                 Irbad Bin Sariye ile
Ebu Salebe ( peyk)                 Rabia Bin Kaab ( Abdes hizmeti)
Hz.Muhammed                       Hz.Ali ile müsahib olmuþlardýr.

Birçok kaynaklarda kayýtlý olduðu gibi Hz. Muhammed sahabeleri birbirine kardeþ yapýnca Hz. Ali Ya Muhammed, benim kardeþim yok mu dediði zaman Hz. Muhammed Ya Ali sen benim hem bu dünyada ve o bir dünyada kardeþimsin buyurdu.

Hz. Muhammed yaþamý boyunca bu derneði denetledi. Bir gün kýrklarýn  içine girmek istedi. Kapýcý sen kimsin dedi. Hz. Muhammed ben ahir zaman peygamberiyim deyince sen benlik getirdin, bu makamda senlik benlik olmaz diyerek içeri almadýlar. Üçüncü gidiþinde ben el fakiri fukarayým deyince içeri aldýlar. Salmaný Farisi Hz. Muhammed’in önüne bir üzüm danesi koydu ve bu üzümü kýrk kiþiye taksim et dedi. Hz. Muhammed acayip oldu.
Hz. Ali Bir kab içinde üzümü ezdi ve herkese birer yudum vererek taksimi saðladý. O þerbetten içen herkes mest oldu. Sahabelerle Hz. Muhammed de semaha kalktý, Hz. Muhammed içinizde nesne ( beyit-þiir) okuyan yok mu dedi. Bir bedevi ben biliyorum diyerek su beyitleri okudu. (Türkçesi)

           
Yüreðime urdu kim yarýn aþký türlü yareler
Aða hiç etmez efsunhem devalar çareler
Belki olur dost cemali tiryaki tabib
Hiç tabibler çare etmez aða cün yarý habib
Çünkü derdim andan oldu hem deva andan gerek
Çünkü zehmi yarem urdu hem deva andan gerek

Hz. Muhammed aþka geldi sahabede aþka geldi semah eylediler. Hz. Muhammed öyle cezbelendi ki mübarek hýrkasý omzundan düþtü. Semah da meydana düþen herkesin malý sayýlýrdý. Sahabeler hýrkayý kýrk pare eylediler. ( Kaynak: Müzekkiy Kitabý 246 sahife )


           Kýrklarýn için de 17 kemerbest kadýn vardý isimleri sýra ile
         
1-Hz. Hatice                              Hz. Muhammed’in eþi
2-Hz.Fatima                              HZ. Ali’nin esi
3-Esma Bin Harise                       (1)
4-Hind Bin Harise                        (1) 
5-Enes Bin Harise                        (1) 
6-Zeyneb Bin Hüzeyme                (2) 
7-Erva Bin Abdulmuttalib              (3)  
8-Safiye Bin Abdul Muttalib           (4)
9-Ümmü Hani B.Ebu Talib             (5)
10-Fatima Bin Esed                      (6)
11-Havle                                    (7)
12-Ümmü Rafi Selma                     (8)
13-Essifa ASbdullah                      (9)
14-Hayra Bin ebu Hadret               (10)
15-Hassene El Müzeyyine              (11)
16-Leyla El Giffari                        (12)
17-Ümmü Buceyd                        (13)
     
Yukarýda adý geçen kadýn sahabeler 17 olup kýrklarýn içinde barýþý kardeþliði tesis ettikleri gebe kadýnlarýn erkekler tarafýndan baský ve töhmet altýnda ezilmelerini de önleyerek kadýnlarýn da eþit þartlara haiz olarak yaþamalarýný saðlamýþlardýr.
  Dip notlar
  
1-Esma Harise, Hind Harise ve Enes harise üçü bir bacýdýr. Bu bacýlar sekka kuyusundan   su getirirlerdi ve kýrklarýn bulunduðu cem evini süpürürlerdi;   ( Haným sahabeler kitabý 16   cilt. 143 sahife)
2-Hz. Hatice’nin can dostu.                 (Haným sahabeler kitabý 16.cilt 143 sahife
3-Hz. Muhammed’in halasý                   (Haným sahabeler kitabý 16.cilt 47 sahife)
4-Hz. Muhammed’in halasý.                  (   "             "        "   18.cilt 47 sahife)
5-Hz. Muhammed’in amcasý'nýn kýzý        (   "             "        "   18.C.51.s)
6-Hz. Ali’nin annesi                            (   "             "        "   18.c.125 s.)
7-Hz. Muhammed’in hizmetçisi              (   "             "        "   18.c.184.s)
8-Hasan ve Hüseyni’nin doðum ebesi     (   "             "        "   18.C.189.s)
9-Salmani Farisi'nin musahibi’nin hanýmý  (   "             "        "   19.C.63.s)
10-Kadýnlara okuma yazma öðreten        (   "             "        "   19.C.53 s.)
11-Hz. Hatice’nin vefakar dostu             (   "             "        "   19.C.11 s.)
12-Hz. Hatice’nin sadýk dostu                (   "             "        "   19.C 11 s)
13- "     "           "        "                     (   "             "        "   19.C.11.s.)
  
Bu kadýn sahabelerin ve kýrklarýn baþlangýçta kýrklar ve 17 kemerbest olmasý, devamlý olmayýp sayýlarý daha da çoktur. Bu kýrklarýn ve 17 kemerbestlerin akrabalarý da bunlarý desteklemiþ olup büyük bir güç oluþturmuþlardýr. Ýþte bu uygulamalar Aleviliðin baþlangýcý
olup tabiî ki daha da düzettirilerek günümüze kadar gelmiþtir.

Sevgili okurlar bu yazýyý okuyun ve deðerlendirin kaynaklar saðlam. Elimizde daha nice kaynaklar var.

Sevgiler, saygýlar  


SEM-Ý MUDAM

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 19.02.2007 00:00 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

       Ademi cennetten çýkaran sadece bir danedir
       Gafil olma ey biraðder iþ bu dünya dediðin
       Sencileyin nice baykuþ uçuran veranedir
       Kýrk yýlýn havfin çekersin ey ölümden bi haber
       Bu beka mülkümü sandýn beþ günlük keþ hanedir
       Vakit olur hacý müstakbel karunda geçti ibni velet
       Ey aþýðý onlarýn kim arzusu bir cenettir
       Kimse hakka vasýl olmaz cümleten dur olmadan
       Her gönülde keni açýlmaz ta ki bir nur olmadan
       Sür çýkar gayri gönülden ta tecelli ede hak
       Padiþah girmez saraya hane mamur olmadan
       ( Allah temiz gönüle girer)
       
       Muvti kalbi ente muvti sýrrýna mazhar olan 
       Gördü onlar hasrý nesri nefhayi sur olmadan
       Mest olanlarýn kelamý gayrýdan gelmez veli
       Ya enelhak nice söyler kiþi mansur olmadan
       Hak cemalin kabesini aþýklar kýldý tavaf
       Yerde kabe gök yüzünde beyti mamur olmadan
       Derviþin derdi cok amma derdini þerh edemez
       Söylemesi terki adep zira destur olmadan
       Nest olur mestane gelir ta ezelden ta ebed
       Içmiþem aþkýn þarabýnabý engür olmadan
       Bir acayip derde düþmüþ tutuþur Sem-i Mudam
       Halka maðfur olmak ister hakka makbul olmadan

       Ya rab esiri tahtý taç olayým
       Ne de muhtacýna muhtaç olayým
       Ya rab muhtacýna muhtaç etme beni
       Muhtaç olacaksam sana muhtaç olayým
       Alim ile sohbet etmek lali gevher incidir
       Cahil ile sohbet etmek günde bin can incitir
       Kiþi noksanini bilmek gibi irfan olmaz
       Çesmi insaf gibi kamile mizan olmaz
       Kiþi kim marifette kamil olmazsa
       Ona nuri hidayet vasýl olmaz
       Hüda sen cahile verme gil devlet
       Vallah cahil devlete kaik olmaz
 

KARINCA ve SERÇE KUÞU

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 18.02.2007 22:02 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Sultan Süleyman hasmýn karýnca ise tedbirini al der.

Sultan Süleyman bütün kuþlarý huzuruna çaðýrtmýþ kuþlarýn hepsi gelmiþ Serçe kuþu gelmemiþ. Sultan Süleyman Serçe kuþunu getirmesi için Kartalý göndermiþ. Serçe Kartala Sultan Süleyman kaç paralýk ki ben onun huzuruna gideyim, o benim huzuruma gelsin diye haber göndermiþ. Sultan Süleyman Kartala diþisi yanýnda mýydý diye sormuþ o da evet deyince o zaman o benden büyüktür demiþ.   

Nisan Yaðmuru

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 18.02.2007 21:50 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Bir örnek Pir Sultan
Ay Ali'dir gün Muhammed
O
kunur doksan bin ayet  ( Kuran'da toplam 60 bin ayet var )
Balýklarda suya hasret
Çark'a döner göl içinde
   
Ýncinin baþka bir adý da sedeftir. Sularda yaþayan yumuþakçalar gurubundan bazý hayvanlar vücutlarýndan çýkan bir salgý ile kabuklarýnýn iç kýsýmlarýný sývarlar sedef denilen bir salgý düzgün ve beyaz parlak cilalý bir maddedir. Bu hayvan sedef denilen o sývý ile iç organlarýný ve vücudunu korumuþ olur. Bu sedefler çoðaldýðý zaman hayvanýn içine girerse  o hayvaný örseler bu nedenle hayvan küçücük sedefleri veya incileri dýþarý atar. Bu hayvanlar dýþ kabuklarýný korumak için de vücudunun dýþ kabuklarýna sedef salgýlayarak kendini korumuþ olurlar. Çok deðerli inciler meleaðrýna grubunun çeþitli türlerinde bulunur. Ýstiridye cinsi bazý hayvanlarda da inci bulunursa da o inciler o kadar deðerli. Ýþte ozanlarýn Bedehþan dedikleri inci yapan balýk meleaðrýna balýðýdýr.


Ayriyeten Nisan yaðmuru Hz Muhammed’in Nisan ayýnda doðmasý sebebiyle de dini inanýþlarca kutsal sayýlmýþtýr. Bu nedenle Nisan ay'ýnda yaðan yaðmurlar bolluða delalet sayýlmýþtýr.

Nisan yaðmuru Mevlevilerce, Osmanlýlarca ve Bektaþilerce þifa olarak kullanýlmýþtýr. Nisan yaðmuruna Destar suyu da denilmiþtir, Nisan ayýnda yaðan yaðmur sularýný bir kaba toplayarak hastalara þifa olsun diye içirirlerdi. Nisan yaðmuru suyu ile muska yazanlar bile olmuþtur. Nisan yaðmurunun kutsallýðý günümüze kadar da gelmiþtir.
  

Hadis

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 17.02.2007 09:01 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

  Allahu teala, 
  Gördügün suret senin neslinden olan ahir zaman peygamberi Muhammedin kýzý Fatima'dýr.Baþýndaki tac Atasi Muhammed, belindeki kemer eþi Ali, kulaklarýnda ki küpeler Hasan ve Hüseyin'dir buyurdu. Bu binanýn beþ tane kapýsý vardý.

  Birinci kapýda nurdan enel Mahkut ve haza Muhammet
  ( Ben Mahmud Hamd olunan bu da Muhammed )

  Ýkinci kapýda Enel Aliyül Ala ve haza Ali
  ( Ben Aliyül Alayým bu da Ali )

  Üçüncü kapýda Ene Fatir ve haza Fatima
  ( Ben yokdan var eden Fatir bu da Fatima )

  Dördüncü kapýda Enel Muhsin ve haza Hasan
  ( Ben ihsan eden bu da Hasan )

  Besinci kapida Minnül ehsan ve haza Hüseyin
  ( Ben ehsan eden bu da Hüseyin )  diye yazýlýydý.

  Cebrail Ademe bu isimleri sakla bir gün sana lazým olur dedi. Adem cennetten kovulup üç yüz yýl aðlayýp dolaþtýktan sonra;
 
  Allahu teala Beyti mamuruma bak diye emretti. Adem bu isimleri orada gördü ve ya Rabb Muhammed Ali Fatima Hasan ve Hüseyin yüzü suyu hörmetine beni baðýþla dedi. Allahu teala deðil seni bütün zürrüyetin bu isimler icin benden baðýþlanmak istese hepsini baðýslarým buyurdu.

  Kuran da El bakara suresi 37,ayet
  Adem rabbinden bazý isimler aldý, bunun üzerine Ademin tevbesini kabul etti mealindedir. Ýste Aleviler bu gerçeði görerek ibadete Allah,Muhammed, Ali ve on iki imamlarýn yolunu izleyerek hem ibadet ederler ve hemde yineonlarýn yolu olan halk mahkemesini uygularlar.
    

Seyit Nesimi

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 17.02.2007 08:39 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Ben ne vech ile deyem
 Ki hak senden ayrýdýr
 Çünkü gözümle gördüm
 Hak nisani sendedir

    Bülblül kuds isen sen
    Gülüstani gözleme
    Seyre cik ruhül emin
    Gülüstani sendedir

 Yedi mushafdie yüzün ( Fatiha suresi 7 ayettir 7 mushaf dedigi o )
 Arif olanlar okur
 Seb`a bil arif ol ( Fatiha suresine sebal mesan da denir )
 Cün sebal han sendedir

    Sureti nutkun kelam
    La yezali la ebed ( Eveli,ahiri her sey sende)
    Halka tefsir eyle cün
    Serhi beyan sendedir

 Ey nesimi mantýkla
 Kuþ dilin beyan eyle
 Bileler zümrüdü kaf
 Asiyani sendedir  
 

ANGUT

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 16.02.2007 02:55 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Angut'un aslýnda bir kuþ olduðunu bilmeyen bir ton 'Angut! ' var ülkemizde..

Angut kuþu'nun eþi öldüðü zaman (yanýna o anda baþka bir yýrtýcý hayvan veya bir insan gelse dahi) gözlerini bir dakika bile eþinin ölüsünün üstünden ayýrmadan o da ölene kadar onun baþ ucunda bekler...

Ýþte bu canlýnýn yaptýðý en büyük'Angut'luk budur.. Ayrýca bu olay bütün Angut kuþlarý için geçerlidir, arada bir görülen birþey deðildir..

Çok ürkek bir hayvan olmalarýna raðmen eþinin ölüsünün baþýnda bekleyen Angut kuþuna elinizi uzatsanýz dahi oradan kaçmaz..

Hani derler ya 'Angut gibi bakmasana...'

keþke herkes Angut gibi bakabilse deðer verdiklerine.. Bundan sonra bazýlarýna 'Angut' demeden önce bir kere daha düþünün..

Bir 'Angut' bile olamayan o kadar çok insan var ki artýk günümüzde..

SU, ALTIN DAMLASI VE KARA YUSUF

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 14.02.2007 00:22 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

"Uðundurma" orucunu köyde en çok; Kürdün Oðlu Ýbrahim'in hanýmý, Gelin Bacý tutardý. Gerçekten de "Gelin Bacý" idi. Bizleri öyle severdi ki gördüðünde gözlerinin içinin güldüðüne tanýðým.

Rahmetli Kara Yusuf  (Bayramoðlu) ile de köyde anýsý olmayan yoktur sanýrým. Elinden ustalýk ta geldiðinden bir þekilde her evde bir emeði olmuþtur. Anlatacak çok þey var Yusuf amcayla ilgili ama, bu günlerde Ülkemizin susuzluðu ile ilgili konuþulanlarý duydukça kulaklarým çýnlýyor...

Köyün üst baþýndaki evi; aðaçlarla çevrili kocaman bir bahçe içinde. Bahçe demek doðru deðil, aslýnda bir tarla. Yusuf amca bir kýsmýný bahçeye çevirdiði bu yerde hemen her türlü sebzeyi yetiþtirir, bahçe içindeki kuyudan çektiði, kendi deyimiyle "bu damlalar altýn deðerinde, bunlar su deðil altýn" dediði bu altýn damlalarý ile özenle sular, büyütürdü.

Bazen parayla satar bazen de "babamý rüyamda gördüm afiyet olsun" diyerek daðýtýrdý yetiþtirdiði bu sebze ve meyveleri...

Yusuf amca yani Kara Yusuf -yiðit lakabýyla yaþarmýþ - çok nüktedan ve yaþýna göre oldukça taze hafýzasý olan biri idi. Yan yana bahçelerimiz olduðundan mý desem, çok çalýþkan olmalarýyla benzeþtiklerinden mi desem (birilerinin de geçimsiz olduklarýndan demesi olasý!!! ), babam Gülali ile oldukça iyi muhabbetleri olurdu... Birbirlerine duyduklarý sevgi ve saygýdan olsa gerek rahmetli annem Ayþe (Eþöð) Hanýmýn þakalarýna da hiç gücenmezdi.

Biz de bahçeyi ilk yaptýðýmýzda bir su kuyusu yaptýrmak istemiþtik ve Celal Aslan'a kabala vermiþtik bu iþi. Celal abinin altýndan kalkamayýp iþi býrakmasýyla da susuz kalan aðaçlarýn o yýlki sularýný Yusuf amcanýn kuyusundan almýþ ve;

- "Bunlar su deðil oðlum Mehmet altýn damlasý altýn, altýn" diyerek sulamýþtýk…

O zaman genç bir delikanlý idim ve Yusuf amcanýn suya gösterdiði titizliði cimrilik olarak yorumlamýþtým. Þimdi düþünüyorum da (Allah razý olsun); altýn damlasý kadar kýymetli olan kendi kuyusunun suyunu yine de bizimle paylaþmýþtý.. KAÇ KÝÞÝ KALDI ACABA?

O günleri yaþayanlara sevgi ve selamlarýmý iletiyorum..

Artýk aramýzda olmayanlara da Allah'tan rahmet diliyorum..

Mehmet Gürlek

SÝVAS

Þah Hatayi

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 13.02.2007 13:41 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

  Kalbime girdiðin için
 Kimse bilmez senin suçu
 Ýsmaile inen koçu
 Yüzen kimdir gel haber ver                      Cebrail

       Þekerinen hýzarýný
       Hak onarsin nazarýný
       Muhammedin mezarýný
       Kazan kimdir gel haber ver                 Fazli dedem

  Þah Hatayim der varýný
  Meydana koymus serini
  Alinin Zülfügarýný
  Düzen kimdir gel haber ver                      SEYFÝ DEDEM
   
  

HIZIR UÐRASIN; SÝZE DE BÝZE DE

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 13.02.2007 13:29 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Bir de "Uðundurma" diye bir oruç þekli vardý; oruç üç gün üst üste bir tane kuru üzüm veya benzer bir þeyle açýlýrdý. Baþka  bir þey yemek ve  içmeden üç gün oruç tuttuktan sonra evde yapýlan "kömbe",  "çörek",  "küllük" veya  köydeki bakkaldan bir  þeyler  alýnýr ve herkese daðýtýrlardý.


MAMAÞ  köyünün  yukarýsýnda  "Küflangilin Yusuf" (eski soyadlarý Kara idi þimdi Solak) amcanýn  evi vardý. Yusuf amcanýn evinde "Hýzýr’ýn  Pabucu" denilen bir tek pabuç vardý. Halen Yusuf amcanýn oðlu Süleyman Solak'ýn evinde korunuyor. Rivayet odur ki Hýzýr buradan geçerken bir tekini bilerek burada düþürmüþtür. Bu yüzden pabuç kutsal sayýlýr, köylüler bu pabuca ziyaret  ederler, dilek  tutarlardý. Hasta  olanlar, özellikle bir çeþit felç geçirenlerin (aðzý, yüzü eðilen) bu pabucu ziyaret ettiklerinde iyi  olacaklarýna inanýlýrdý.


Hýzýr Orucu yaklaþtýðý zaman anam SULTAN  ANA, evdeki bütün çuvallarýn aðýzýný  açar, etrafýný  temizlerdi. Ana  niye  böyle  yapýyorsun  diye  sorduðumda;
-  “Boz atlý Hýzýr  uðraya ki  bolluk  bereket ola" derdi.

Memurluk yaptýðým  zamanlarda bir süre çevre köylerde özellikle Kürt köylerinde bulundum. Buralarda "küllük" (bir çeþit börek) piþirilir,  ufak  ufak  doðranan "küllük" üzerine sarýmsaklý yoðurt ve bolca  tereyaðý dökülür tek bir kaptan hep birlikte yenirdi. 


Birbirlerini   ziyaret  eder, niyaz (niyaz  öpmektir) ederlerdi. Küskünler  barýþýrdý. Bu  gibi günleri  yapmak, komþusunu ziyaret  etmek, yakýnlaþmak, dostluk ve arkadaþlýðý yeniden baþlatýr, kötülükler de ortadan  kalkar.

Anlatabildiysem ne mutlu bana...
Affýnýzla..

Mustafa  METÝN / Ýstanbul

MAMAÞ NASIL MAMAÞ OLDU-2

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 10.02.2007 01:45 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Can suyu olur sana, can verir. Can verir de can olursun ömür boyunca. Can yaratýrsýn, kulak verip dinlediðin, candan öte can olanlar sohbetinden aldýðýn hayat dersinden. Dersler çýkarýp yönlendirdiðin hayat felsefesi olur. Yaþamýn boyunca yol kýlavuzundur, iki kiþinin dost sohbetinde dökülen sözcükler. Bir ömür boyu seninledir, sencedir...

Ýþte yine MAMAÞtayýz.

Sohbetlerinden, saygý ve sevgiyi, adam gibi adam olmayý öðrendiðimiz büyüklerimizden ikisi sohbet ederken, biz, onbeþ yaþýn býçkýn delikanlýlarý aðzýmýz bir karýþ açýk, ABBAS ÇAVUÞ ile YUSUF YILDIZ ýn konuþmalarýný pür dikkat dinliyoruz. Bunca yýl sonra da sohbetin nedenini hala bilmiyoruz. Galiba; YUSUF amcamýzý birileri fena kýzdýrmiþ; asacaðým, keseceðim diyor da baþka bir þey söylemiyor. Abbas Çavuþ da onu sakinleþtirmeye çalýþýyor.

Belli ki Yusuf amca fena kýzmýþ, bir türlü ikna olmuyor. En sonunda Abbas Çavuþ konuþmasýna þöyle devam etti.
- Oðlum YUSUF, sen de ben de bu köylüyüz öylemi?
- Evet Abbas Çavuþ öyleyiz.
- Oðlum Yusuf, aramýzda fazla bir yaþ farký yok. Seninle ben eþeklerimize binip daða keven etmeye (toplamaya) çok gittik beraber öylemi?
- Evet. Güzel günlerimiz oldu o daðlarda, yaylalarda, soðuk sularýn baþýnda az mý ekmeðimizi aþýmýzý birlikte yedik? Sen, askerde uzatmalý çavuþ kaldýn, iyi de ettin. Bak; çocuklarýn þehir yerinde olduðu için hepsi okudu mühendis oldular. Bizler de, yeðenlerimizle gurur duyuyoruz. Biz de köyde kaldýk ne uzadýk ne de kýsaldýk.
- Sað olasýn var olasýn Yusuf’um, onlar senin de çocuklarýndýr. Hepimizin gururu olurlar inþallah. Yalnýz, gel biz eski günlerimizi bir yad edelim. Ne dersin?
- Nasýl yani?
- Diyelim ki, biz þimdi yirmi yaþýnda iki genciz, eskisi gibi. Senle ben eþeklerimize bindik daða gittik. Genciz ya; daðlar dayanmaz kazmamýzýn aðzýna, bileðimizin gücüne. Daðda keven býrakmadýk hepsini kýrdýk (topladýk). Ama; diyelim ki sen aç gözlük ettin, eþeðinin gücünü düþünmedin, götüreceðinden fazla yük yükledin.
- Eeeee..
- Ben de, eþeðimin götürebileceði kadar yükledim. Döndük köye geliyoruz. Önümüze yokuþ çýktý. Benim eþeðin yükü gücüne denk. Seninki ise düz yolda bile zor götürüyor. Çünkü sen eþeðinin gücünün üstünde yük yükledin. Hayvan zorlanýyor.
- Eeeee...
- Yokuþ yukarý zorlanan hayvaný birde sen zorluyorsun arkadan. Tam o sýrada, senin eþek baþladý osurmaya. Tam da senin burnuna denk geliyor.
- Eeeeee...
- Eeeesi; sen de  eþeðe inat edip osurur musun Yusuf ?
- Eþeðe inat olur mu Abbas Çavuþ? Eþek, eþekliðini yapar. Ben niye ona inat edip onunla bir olayým ki...
- Peki; ne diye, iki saattir inatla, deðersiz bir adamýn sözüne kýzýp da yüreðini darlandýrýyorsun?
- Haklýsýn Abbas Çavuþ, haklýsýn... Yanlýþ adama kýzmak yerine, o adamý yanlýþýyla baþ baþa býrakmak daha doðru olur. Sen haklýsýn.

ATATÜRK' ÜN YAZDIÐI TEK ÞÝÝR

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 08.02.2007 13:08 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Her insan hayatýnda  duygulandýðýnda hislerini satýrlara dökebilir iþte sevgili Atamýzda bu þiirle hislerini belirtmiþtir.




Atatürk’ün kendi özel notlarýndan alýnmýþtýr.



 

Türkiyenin Kýsa Geçmiþi

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 08.02.2007 02:16 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

1925

 11 þubat Þeyh Sait isyaný bastýrýldý
 17 þubat asari kaldýran kanun yürürlüðe girdi
 24 aðustos Atatürkün Kastamonu da þapka devrimi için söylevi
  2 eylül tekkeler kapatýldý.
 25 kasým þapka ve kýyafet kanunu kabul edildi ve 28 kasýmda yürürlüðe girdi
 26 aralýk uluslar arasý takvim ve saat kabul edildi



1926

 17 þubat türk medeni kanunu kabul edildi
 15 haziran Atatürke Ýzmirde hazýrlanan suikast meydana çýkarýldý suçlular ertesi gün  yakalandý
  1 temmuz kabotaj kanunu kabul edildi bu kanunla Türk sularýnda deniz ticareti imtiyazý Türk bayraðýna geçti



1927

 28 ekim nüfus sayýmý yapýldý
 24 kasým Ankara da Ulus meydanýnda Atatürk zafer anýtý açýldý
 


1928

 24 mayýs Latin harfleri kabul edildi
 8 aðustos Ýstanbul da Taksim cumhuriyet anýtý açýldý
 9/ 10 aðustos Atatürk harf devrimini Sarayburnu parkýnda ilan etti
 3 kasým yeni türk harfleri kanunu yürürlüðe girdi



1929

 1 ocak yurdun her köþesinde millet mektepleri açýldý
 1 eylül liselerde arapça farsça dersler kaldýrýldý



1930

 23 aralýk yedek subay kubilay gericiler tarafýndan þehit edildi



1931

 29 mart Türk çocuklarýnýn ilk öðretimlerini Türk okullarýnda yapmalarýna ait kanun yürürlüðe girdi
 25 nisan Türk tarih kurumu kuruldu
 


1932

 19 þubat halk evleri açýldý
 12 temmuz Türk dil kurumu kuruldu
 18 temmuz ezanýn Türkçe okunmasý diyanet iþleri baþkanlýðýnca bildirildi



1933

 3 aralýk milli eðitim bakanlýðý devrim tarihinin liselerin her sýnýfýnda okunmasýna karar verildi
 31 aralik ölçüler kanunu yürürlüðe girdi



1934

  4 mart üniversitelerde ve yüksek okullarda Ankara radyosu yayýna baþladý
 21 haziran soyadý kanunu yürürlüðe girdi
 24 kasým Mustafa Kemal Paþa'ya ATATÜRK soyadý verilmesi hakkýndaki kanun kabul edildi.
 26 kasým takma ad ve ünvanlar kaldýrýldý
  5 aralýk kadýnlara seçme seçilme haklarý kanunlaþtýrýldý
 26 aralýk Menemen yýldýz tepe de Kubilay anýtý açýldý



1935

 17 ocak Ankara da Türk kuþu kurumu açýldý
 20 ekim 2.nufus sayýmý yapýldý
  9 kasým Türk mason derneði yayýnladýðý bir bildiri ile feshedildi



1936

  9 0cak Ankara da dil ve tarih coðrafya fakültesi açýldý
 24 martta Afyon da Atatürk zafer anýtý açýldý
  5 haziran Türk bayraðý kanunu kabul edildi
 12 aralýk artýrma yerli mallarý haftasý açýldý



1936

 30 mayýs Hatayýn baðýmsýzlýðý Cenevrede tastik edildi
 11 haziran Atatürk kendi malý olan ciftliklerini hazineye baðýþladý
  9 temmuz Ankara da motorlu teyyarecilik okulu açýldý



1938

 5 temmuz Türk ordusu Hataya girdi
 28 ekim Ankara radyosu yayýna baþladý
 10 kasým Atatürk öldü
 21 kasým Atatürkün naaþý muvakkat kabri olan etnografya müzesine kaldýrýldý



1939

 23 haziran Hatay anayurda katýldý



1940

 21 þubat milli korunma kanunu yürürlüðe girdi
 17 nisan köy enstitüleri kanunu kabul edildi
 20 ekim üçüncü nüfus sayýmý yapýldý



1941

 26 þubat Ýngiltere baþbakaný Türkiye ye geldi
  4 mart Hitlerin Ýnönüye mesajý geldi
  5 haziran Ankara birinci coðrafya kongresi toplandý
 22 haziran Alman Rus savaþý karþýsýnda Türkiye tarafsýzlýðýný ilan etti



1942

 15 nisan Türk inkilab tarihi enstitüsü kuruldu



1943

 30 ocak Ankara da Ýnönü Churchill ile görüþtü
 28 þubat yedinci millet vekili seçimi yapýldý
 30 mart Ýnönü yeniden Cumhurbaskaný seçildi
  4 aralýk Kahirede Ýnönü- Roosovelt -Churchill görüþmesi yapýldý



1944

 12 temmuz Ýstanbul yüksek mühendis okulu açýldý
  3 kasým isklari kapatma tedbiri kaldýrýldý



1945

 23 þubat T.B.M.M. Japonyaya harb ilanýný kabul etti
 24 þubat Türkiye birleþmiþ milletler paktýný imzaladý
 11 haziran toprak kanunu kabul edildi
 15 aðustos Birleþmiþ milletler anayasasý T.B.M.M. ce kabul edildi
 17 ekim Ankara Týp Fakültesi kuruldu



1946
 1 ocak iþçi sigortalarý kanunu kabul edildi



1949

 11 nisan veremle savas kanunu kabul edildi



1950

 14 mayýs seçimlerde Demokrat parti seçimi kazanarak iktidara geldi
 28 eylül Kore savaþýna 4.500 asker gönderildi



1951

 25 haziran Abdül Hamitin boðdurduðu hürriyet þehiti Mithat Paþanýn kemikleri Taifden Ýstanbula getirilerek törenle defnedildi
  1 ekim Eskiþehir hava harb okulu açýldý



1952

 18 þubat Türkiye kuzey atlantik paktýna katýldý



1953

 5 mayýs milli korunma kanunu yürürlükten kaldýrýldý
 29 haziran Türkiye Pakistan kültür anlaþmasý imzalandý
 10 kasým Atatürkün naaþý Anýtkabire taþýndý



1954

 12 mart milletvekili seçimi yapýldý. Demokrat Parti (D.P.) seçimi kazandý



1955

 6/7 eylül Selanikte Atatürk evine bomba atýlmasý dolayýsý ile Ýstanbulda maðaza ve dükkanlar tahrip edildi. Ayný günlerde Ýstanbulda sýký yönetim ilan edildi



1959

 26 mayýs Türkýye Amerika Atom enerji iþbirliði imzalandý



1960

27 mayýs milli devrim harekati Demokrat parti iktidarýna son verdi



1961

 11 aðustos yassý ada duruþmalarý sona erdi
 9 temmuz yeni anayasa halk oyuna sunuldu ve kabul edildi
 17 eylül Adnan Menderes ve arkadaþlarý idam edildi
 15 ekim genel seçimler yapýldý hiç bir parti tek baþýna iktidara gelemedi.
 25 ekim Cemal Gürsel Cumhur baþkaný oldu



1964

 22 ocak yeni seçim kanunu kabul edildi
 12 mart Türk hükümeti kýbrýsa asker çýkartma kararý aldý
 8 aðustos kýbrýsta ateþ kes kararý alýndý



1965

 10 ekim genel seçimler yapýldý Adalet Partisi A.P. Çoðunluðu saðladý



1966

 28 mart Cevdet Sunay Cumhurbaþkaný seçildi
  8 temmuz Cumhurbaþkaný Sunay, Celal Bayarý affetti
  9 kasým af kanunu çýktý
 14 eylül Cemal Gürsel öldü
 14 eylül CHP büyük kongresi yapýldý
 18 ekim CHP genel sekreterliðine Ecevit getirildi



1967

 18 kasým Yunanistana Kýbrýs konusunda nota verildi
 26 kasým Türkiye ile Yunanistanýn arasý düzeldi



1968

 20 mart milet vekili ve senato yeni seçim kanunu kabul edildi



1969

3 temmuz A.B.D. ile temel ikili anlaþma Ankarada imzalandý



1970

 20 subat Ýstanbul boðaz köprüsünün temeli atýldý



1971

 12 mart genel kurmay baskaný ve kuvvet komutanlarýnýn verdikleri muhtýra ile Süleyman Demirel hükümeti istifa etti
  7 nisan 1.Nihat Erim kabinesi kuruldu
 28 sýký yönetim ilaný mecliste onaylandý
 12 mayýs bütün sol örgütlü dernekler kapatýldý
  4 aðustos Türkiye Çin halk cumhuriyetini tanýdý
 25 ekim Nihat Erim hükümeti istifa etti
 22 aralýk 2.Erim hükümeti meclisten güven oyu aldý



1972

  6 þubat Türk donanma vakfý kuruldu
 17 nisan Baþbakan Erim istifa etti
  7 mayýs Bülent Ecevit CHP genel sekreterliðine getirildi
 14 mayýs Ýnönünün istifasý ile CHP genel baþkanlýðýna Ecevit getirildi
 5 Haziran Melen hükümeti güven oyu aldý



1973

 28 mart süresi biten Cevdet Sunay Cumhurbaþkanlýðýndan ayrýldý
  6 nisan Cumhurbaþkanlýðýna emekli Oramiral Fahri Korutürk seçildi. Ferit Melen hükümeti istifa etti.
 26 nisan Naim Talü hükümeti güven oyu aldý
 14 ekim millet vekili genel senato kýsmi seçimleri yapýldý. En çok oyu CHP aldý.
 29 ekim boðaz köprüsü açýldý 



1974

3 þubat CHP ile MSP arasýnda koalisyon hükümeti kuruldu
  

MAMAÞ NASIL MAMAÞ OLDU

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 25.01.2007 04:30 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Yýl 1968...
48 doðumlu arkadaþlarýmýzý askere yolluyoruz...
Adettir köyümde; askere gideni davet edip, yemek yedirip uðurlamak, adettir gurbetten geleni davet edip sofra kurup onurlandýrmak. Hatýr saymak, hatýr sormak; “Hoþ geldin, sefalar getirdin, çok þükür ki tekrar buluþtuk, tekrar buluþmak þansýna sahip olduk, feleðin tuzaklarýndan kurtulup aramýza tekrar döndün, sað salim seni görebildik, mutlu olduk” demek...

Ýþte bu töredir ki, askere giden arkadaþlarýmýzý davet eden sayýn VELÝ TAÞ (Kurtveli)’ýn evinde yedik içtik eðlendik. Saz çaldýk, türküler söyledik, eðlendik. Akranca, arkadaþça, kendimizce...

Töremizdendir sabaha kadar eðlendik ama son bir halimiz hal olmalýydý... Köyü sokak sokak, ev ev gezip, kapý kapý ziyaret edip “Allaha Ismarladýk” demeliydik... Ama kimseyi rahatsýz etmeden... Ýyi de, sabahýn beþinde, herkes kan uykudayken bu nasýl olacaktý? Çözüm çok kolaydý ve biz bunu çok iyi biliyorduk... Hiç sorun deðildi... Kültürümüz her zaman olduðu gibi, bunun da çözümünü bize sunmuþtu zaten...
  
Yapmamýz gereken; sokaklarý türkü söyleyerek gezmek, her kapýyý ziyaret edip önünde bir veda türküsü söyleyip ayrýlmaktý. Ýster duysun ister duymasýn bu bir onurlandýrmaydý, rahatsýz etme deðildi...
    
Nazýnýzýn geçtiði, nazýnýzý çeken biri mi var? O zaman iþ deðiþir... Ýnadýna uyandýrmak, ellerini öpmek zorundasýnýz. Yapmazsanýz yandýnýz ki ne yandýnýz... Darýlýr, küser, bir daha bakamazsýnýz yüzüne... Gönlünü kýrmýþ, adam yerine koymamýþ olursunuz... En büyük ayýbý iþlemiþ olursunuz ki, aman Allah...
   
Ýþte bu nedenlerle, düþtük köyün içine. Hem söylüyor hem çalýyoruz sazlarý kendimizce... Ayrýca, yedek kuvvet olarak birde 45 lik plak çalarýmýz var yanýmýzda. MUHTAR ERASLAN’IN Alaman pikabý ve plaklarý. Ben yeðeniyim ya... Pikabýn emanetçisi ve sorumlusu da benim...

Köyü dolaþtýk, sokak sokak... Kollarýmda on kiloluk pikapla... Kopmuþ kollarým, derman kalmamýþ. Yaþasýn!!!!! ABÝDÝN DEDEN’ÝN (Abidin Þimþek) kapýsýna gelmiþiz... Gün doðdu bana... Koydum pikabý dedemim penceresinin önüne. Aha da koydum mu pikaba bir uzun hava plak… Sonrasý bir Allah’a kalmýþ bir de dedeme... Ya fýrça yeriz ya da dedemden teþekkür alýrýz... Ya Allah ya kýsmet bekliyoruz...

   
Dedem odanýn penceresini açtý, zifiri karanlýkta bizi görmeye çalýþtý ama ne mümkün... Biz bile kendimizi göremiyoruz kaldý ki kan uykudan uyanan dedem bizi görsün...
 
-        Ula uþak siz kimsiniz?
-        Dede biz arkadaþlarý askere yolluyoruz, senin elini öpüp ruhsatýný almaya geldik.
diye seslendim ve pikabý kapattým.
-        Vay gurban olam uþaklar. Demek dedenizi adam yerine koyup kapýsýna geldiniz hemi? Sizi yaradana gurban olurum…
-        Avrat kalk, sandýktan þiþeyi çýkar. Bir tabak da kavurma ver. Gençler dedelerini ziyarete gelmiþler. Benim yavrularým.

Ne söylesem, ne desem bunun üstüne bilemem ama benden bu kadar... 

MAMAÞ BU ÝNSANLARLA MAMAÞ OLDU... BENÝM ÝLE DEÐÝL...


Süleyman Yanýk – Ýstanbul

Takvimler

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 23.01.2007 20:00 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Küçük Bir Hikaye ; Ýki farklý kuþ...

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 25.12.2006 15:40 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

   O kadar farklýdýr ki kuþlar, ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine,
türdeþleriyle deðil de birbirleriyle uçmayý yeðlediklerine. 

   Öyle ya, karga dediðin kargalarla uçmalýdýr, leylek dediðinse leyleklerle.
 
   Yaklaþýr ve merakla inceler kuþlarý.  Ta ki her ikisinin de topal olduðunu
keþfedinceye kadar. 

   O zaman anlar ki, birlikte kaçar, birlikte uçar, beraber yaþamalarý
beklenenlerin yanýnda tutunamayanlar. 

   O zaman anlar ki, sahip olduklarý deðil, sahip olmadýklarýdýr kimilerini
birbirlerine yakin kýlan. 

   Topal kuþlar birbirlerinin arýzalarýný bilir ve sömürmek ya da örtmek
yerine kabullenirler öylesine. 

   En sahici dostluklar ortak varlýklar üzerine deðil, ortak yoksunluklar
üzerine kurulanlardýr. 

   Ayný þekilde zengin, ayný sekilde mesut olanlarýn ortak paydalarý sabun
köpüðü gibidir, uçar.

  Ortak acý, ortak hüzün, ortak pürüzdür esas yakýnlaþtýran, yaklaþtýran... "


  Alýntýdýr.

 

Çocuk Yaný Yüksek Kalbimin...

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 19.12.2006 21:01 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Üstüm baþým kir pas içinde döndüðümde eve varsýn kýzsýn annem bana.

Dolsun gözlerim yaþlarla.

Nasýlsa unuturum yarýn,çocuðum ben hala.

Býrakýn bayramlarda sabah olmasýn bana.

O yepyeni elbiselerimi giymek için bütün gece uyku girmesin gözüme.

Kim kaç lira harçlýk verecek þimdiden hesabýný tutayým.

Tek derdim o oyucakçý dükkanýnýn vitrininde gördüðüm oyuncaðý babamýn bana almamasý olsun.

Aðlayayým hýçkýrýklarla,varsýn babam kýzsýn bana...

Eminönü-Üsküdar vapurunda simit atmak martýlara en büyük eðlencem olsun.

Trende vagondan vagona koþmayý oyun sanayým hala.

Geceleri kabuslar göreyim,çýðlýklarla uyanayým ansýzýn.

Annemin bana sarýlýþýna deðer bu korku nasýlsa...

Yaz geldiðinde evin önünden geçsin dondurmacýlar.

Annem "açýktan alýnan yiyecekler yenilmez" deyip almasýn dondurmayý.

Ben anlamayayým onun bu davranýþýný.

Büzüp dudaðýmý sineyim bir köþeye.

Beþ dakikalýkta olsa küseyim herþeye,herkese...

Birgün gerçekten küsmenin ne olduðunu anlamayacakmýþçasýna...

Geceleri gökyüzüne baktýðýmda oradaki yýldýzlarý saymaya çalýþayým.

Býrakýn bir yýldýzý istersem beþ defa sayayým.

Yýldýzlarý görünce ertesi günün güneþli geçeceðini söyleyen babama hayranlýkla bakayým.

Annemin getirdiði çayý içerken bahçede,hanýmeli çiçeðinin o muhteþem kokusunu çekeyim içime.

Akþam sefalarýný büyük bir þaþkýnlýkla izleyeyim.

Son baharda yapraklarýný dökmeyen çam aðaçlarýnýn sýrrýný çözmeye çalýþayým.

Eylülde açýlan okulumun ilk günü baþka bir heyecan yaratsýn bende.

Annemin beni sýnýfta býrakýp eve yalnýz dönüþünü yaþlý gözlerle izleyeyim camdan.

Ve kar yaðdýðýnda okullarýn tatil olmasý için dua edeyim.

Hasta olacaðýmý bile bile saatlerce kartopu oynayayým dýþarýda.

Komþunun kömürlüðünden çaldýðým kömürlerle kardan adam yapayým...

Çizgi film izlemek için sabahýn köründe kalkayým.

Büyümeyeyim ben hep çocuk kalayým.

Tanýmasýn derdi,hüznü bu minik yüreðim,acýlarla tanýþmayayým.

Gardolabýn içi korkularýma sýðýnak olsun.

Tanýmayayým aþký,aðlamasýn gözlerim,kavurmasýn içimi ayrýlýk þarkýlarý.

Ýnsanlarýn diðer yüzünü görmeyeyim.Bilmesin ihaneti kalbim.

Doymadým ben daha çocuk olmaya.

Hazýr deðil kalbim on sekiz yaþýný aþmaya.

Ne olur durdurun zamaný.

Çocukluðumu çalýyorlar,masumiyetimi çalýyorlar.

Dedim ya doymamýþ çocukluk yaný yüksek kalbimin daha... 

 

En Kýsa Dinler Tarihi

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 19.12.2006 20:56 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


Þamanlara, sufilere, iksirperestlere ve içicilere göre ise hayat ne bir kira kontratýdýr ne de bir tapu;
hayat bir pasaporttur sadece  farklý alemler ve farklý gerçekler arasýnda geçerlidir.


                                                                                              

Þeytanýn Fýsýldadýklarý

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 19.12.2006 20:54 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


Bir Tanrý En çok kendine inananlara deðil kendine inanmayanlara  muhtaçtýr.
Onlar olmasa kendini tarif bile edemez. Ýþte bu yüzden aklý baþýnda her Tanrý önce kendine inanmayanlarý yaratýr.Ve iþte bu yüzden yer yüzünde bu kadar çok din ve her dinin bu kadar çok kafiri vardýr.

Tanrý’nýn kitaplarý, melekleri ve peygamberleri var.
Günahlarý ve sevaplarý var.
Cenneti ve cehennemi, ahret günleri ve hesap defterleri var.
Peki Þeytan’ýn nesi var?
Ýçgüdülerimiz ve ortak çýkarlarýmýzdan baþka hiçbir þeyi.

Ýþte bu yüzden
Tanrý mümin arar.
…..
Þeytan ise ortak.
Ve iþte bu yüzden binlerce yýldýr Þeytan hep kazanýyor.
Çünkü…..
Çünkü hep kazandýrýyor.
Üstelik onunla yapýlan bütün iþlerde kazancýmýz peþin ödenir.
Hemen burada, buracýkta nakden ve deften bir kerede.

Belkide Tanrý’ya inanýyoruz.
Çünkü….
Çünkü Þeytan’ý çok iyi biliyoruz.
Beklide bu yüzden Tanrýnýn bir meleði olmaya devam ediyor.
……
Kim bilir beklide….
….
Kim bilir beklide…
Þeytan Tanrýnýn bilinçaltýndan baþka bir þeyi deðildir.


                                                                                                              

Gerçek Hayattan Küçük Hikayeler

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 15.12.2006 13:37 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

hayat, seni herþeye raðmen çok seveceðim  diye baðýrdý tekrar

ayný ses

"hayat, seni herþeye raðmen çok seveceðim" diye yanýtladý

çocuk daha da þaþkýn bakýþla babasýna baktý

baba, oðlum bu yankýdýr dedi. Bir doða olayý  sen ne söylersen

o ses yankýlanýr, hayatýmýz da böyledir, sen seversen sevilirsin

saygý gösterirsen saygý görürsün,  hayatta iyi  davranýrsan iyilik

görürsün, kýsacasý NE EKERSEN ONU BÝÇERSÝN

öyleyse,

sevilmek için daha çok sevelim

saygý görmek için daha çok saygý gösterelim

iyilik görmek için daha çok iyilik edelim

dünkü piþmanlýklarýnýzýn AZ,

bugünkü mutluluklarýnýzýn ÇOK,

yarinki umutlarýnýzýn GERÇEK olduðu hoþ bir ezgiye dönüþsün hayatýnýz

YENÝ YILDA VE TÜM YENÝ YILLARDA......
 

BURNUNDAN KIL ALDIRMIYANLARIN BAÞI ÇOK AÐRIYABÝLÝR

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 14.12.2006 10:12 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Görünüþe bakýlýrsa Osman Efendi turp gibidir. Oysa dayanmasý gittikçe zorlaþan baþ aðrýsý ve gözyaþlarý hayatý çekilmez hale getirmiþtir. Aðrý kesici iðnelerle zor ayakta duran Osman Efendi bu defa da apar topar yurtdýþýna götürülür. O devirde Amerika deðil Isviçre moda, Zurih'e gidilir. Haftalarca hastanede kalýnýr, onlarca profesör konsültasyon yapar, testler tekrarlanýr. Sonuç: Osman Efendiye teþhis konulamaz.

Artýk yerinden kalkamayan Osman Efendiye aðrý kesici iðneler verilir, ülkesine dönüp "dinlenmesi", daha doðrusu son günlerini -evinde- geçirmesi tavsiye edilir. Osman Efendi bitkin, aile periþan. "Kader" denilir, Uþak'a dönülür. Osman Efendi yayla evinde bir odaya yatýrýlýr ve aðrý kesici iðnelerle ölümü beklemeye baþlar. Bir gün, hastanýn keyfi gelsin diye, Osman Efendinin eski berberi Berber Mehmet çaðrýlýr. Berber yataktan kalkamayan Osman Efendiyi týraþ ederken, adamcaðýz derdini anlatýr ve ölümü beklediðini söyler.

Berber Mehmet bir an düþünür. "Beyim?" der, "Sakýn sizin burnunuzda kýl dönmüþ olmasýn" Bir bakar, "Hah iþte der. "Kýl dönmüþ." Osman Efendinin þaþkýn bakýþlarýna aldýrmaksýzýn çantasýndan cýmbýzý kaptýðý gibi kýlý çeker. Ev halký Osman Efendinin köyü ayaða kaldýran çýðlýðýyla odaya koþar. Berber Mehmet, Osman Efendinin elinden zor alýnýr ve cýmbýzýn ucunda tuttuðu yirmi santimlik kýlla kapý dýþarý edilir. Osman Efendinin kanayan burnuna pansumanlar yapýlýr, kolonyalar koklatýlýr ve yaþlý adam tekrar yataðýna yatýrýlýr.

Ertesi sabah Osman Efendi aylardýr ilk defa rahat bir uykudan uyanýr. Gözlerinin yaþarmasý geçmiþtir. Baþ aðrýsýndan ise eser kalmamýþtýr. Dönen kýlýn sinire yürüyüp gittikçe uzayarak dayanýlmaz ýstýraplara yol açtýðýný doktorlar ancak o zaman keþfeder. Çözümün bu kadar basit olabileceði kimsenin aklýna gelmemiþtir. Sapasaðlam ayaða kalkan Osman Efendi, Berber Mehmet'i çaðýrtýr ve ona bir servet baðýþlar.



Sonuç: 1. Vergiden turizme, sosyal güvenlikten adalet reformuna kadar Berber Mehmet efendilerin fikirleri var, dinlemek gerek.


2. Bazen büyük sorunlarýn çok basit çözümleri olur.


3. Burnundan kýl aldýrtmayanlarýn baþý çok aðrýyabilir...  

AKIL NEDÝR?

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 12.12.2006 12:57 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Doktor:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey veriyoruz. Bir kaþýk, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kiþiye küveti nasýl boþaltmayý tercih ettiðini soruyoruz. Siz NE yapardýnýz?

Adam:
OOO ! Anladým. Normal bir insan kovayý tercih eder. Çünkü kova kaþýk ve fincandan büyük.

Hayýr, der doktor.
Normal bir insan küvetin týpasýný çeker. *Sadece bize sunulanlar dýþýnda çözüm bulmaktýr akýl...

Dostluk Nedir?

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 10.12.2006 16:43 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

 SEVGÝLÝ DOSTLARIM:

NAZÝK OLMAK ÝÇÝN, BÝR GÜLÜMSEME BEKLEMEYÝN. SEVMEK ÝÇÝN SEVÝLMEYÝ BEKLEMEYÝN. BÝR ARKADAÞIN DEÐERÝNÝ ANLAMAK ÝÇÝN, YALNIZ KALMAYI BEKLEMEYÝN. ÇALIÞMAYA BAÞLAMAK ÝÇÝN, EN ÝYÝ ÝÞÝ BEKLEMEYÝN. ÖÐÜTLERÝ HATIRLAMAK ÝÇÝN, DÜÞMEYÝ BEKLEMEYÝN. DUA'YA ÝNANMAK ÝÇÝN, ACILARI BEKLEMEYÝN. YARDIM EDEBÝLMEK ÝÇÝN, ZAMANINIZ OLMASINI BEKLEMEYÝN. ÖZÜR DÝLEMEK ÝÇÝN, DÝÐERÝNÝN ACI ÇEKMESÝNÝ BEKLEMEYÝN. NE DE BARIÞMAK ÝÇÝN, AYRILIÐI BEKLEMEYÝN, ÇÜNKÜ NE KADAR ZAMANINIZ VAR BÝLMÝYORSUNUZ...

KAYNAK:???????? 

GÜNÜMÜZ ALEVÝLÝÐÝNÝN EVRENSEL DEÐERLERÝ

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 08.12.2006 12:56 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)



ALEVÝLÝK DOÐMATÝK VE BAÐNAZ DEÐÝLDÝR ALEVÝLÝK RASYONELDÝR

Alevilik dogmatik ve baðnaz deðildir. Aleviler kuralcý ve biçimciliði reddederler, öze, önem verirler. Diðer dinlerde, inançlarda olan, insan yaþamýnýn her alanýna müdahale eden kendileri dýþýnda “doðruyu” görmeyen katý donuk yaklaþýmlarý Alevilikte bulamazsýnýz. Dogmatizme karþý, bilimden yana, insan aklýnýn ve iradesinin özgürlüðüne inanýrlar. Alevilik eleþtirel bir yaklaþýmý savunur. Alevi öðretisinde “mutlak”lýk, “deðiþmez”lik söz konusu deðildir. Kýlýk-kýyafetten, ibabet etme biçimine, dünyaya, yaþama bakýþta bu farklýlýklarý açýk seçik görmek mümkündür. Alevilik rasyoneldir. Alevilikte akýl ve mantýða aykýrý düþüncelere / inançlara / uygulamalara yer yoktur.Alevilik gerçekliði temel aldýðýndan dolayý, realisttir, ilericidir.

ALEVÝLÝK ÇAÐDAÞTIR SÜREKLÝ BÝR DEÐÝÞÝM VE GELÝÞÝMDEN YANADIR

Alevlik donmuþ, kalýplaþmýþ bir öðreti/inanç deðildir. Tüm tarihi boyunca sürekli bir geliþim, deðiþim ve ilerleme içerisinde olmuþtur. Alevilikte bir söz vardýr: “Zaman sana uymuyorsa sen zamana uy!” Aleviler tüm çaðdaþ yeniliklere öðretilerini uyarlamayý bilmiþlerdir. Alevilik yaþadýðý ülkeye, zamana, mekana, yenilik ve deðiþimlere uyma yeteneðini her zaman gösterebilmiþtir.

ALEVÝ ÖÐRETÝSÝ EVRENSELDÝR HOÞGÖRÜ ÜZERÝNE YÜKSELÝR

Anadolu Aleviliði evrensel özellikler gösterir. Bu nedenle yalnýz baþýna hiçbir ulusa, etnik guruba mal edilemez, onunla sýnýrlanýp daraltýlamaz. Alevilik yeryüzünde yaþayan tüm insanlarý din, dil, ýrk, inanç, cinsiyet ayrýmý yapmaksýzýn bir ve eþit olarak görür. Alevi öðretisinde “72 millete bir nazarla bakmak” ilkesi esastýr. Bu tüm insanlar için eþitlik ve kardeþlik demektir. Uluslarüstü bir inanç bir yaþam tarzý olan Alevilik, kendisini Alevi gören, Alevi hisseden bütün uluslardan insanlarýn, yani Türklerin, Kürtlerin, Araplarýn, Arnavut ve diðer uluslarýn ortak bir inancý kültür mozaiðidir. Alevi öðretisi Alevi inancý ve kültürü her türlü ýrkçý-þovenist ve milliyetçi akýmý reddeder. Ona karþý mücadele eder. Bu anlayýþlarda barýþçý, eþitlikçi ve evrenseldir.

ALEVÝLER LAÝK TOPLUM LAÝK DEVLET ÝLKESÝNÝ SAVUNURLAR

Laiklik inananlarýn, farklý inananlar farklý düþünenlerin kendi tercihlerinin ortak güvencesidir. Bunun için laiklikte devlet inançlar karþýsýnda taraf deðil, ortak güvencedir. Laiklik inanç dünyasýnýn sivil topluma devridir. Bu çerçevede laiklik demokrasinin temel bir ilkesidir.Bunun içindir ki Aleviler laiklik ilkesini ýsrarla benimserler. Laiklik için mücadeleyi her zaman yürütür ve savunurlar.

ALEVÝLÝK DOÐA VE ÇEVRE DOSTUDUR

Alevi öðretisi doða ve insan dostudur. Alevilikte “her þeyin bir caný/ruhu” olduðu inancý vardýr. Dolayýsýyla daðýn, taþýn, aðacýn, ýrmaðýn, böceðin yani doðadaki tüm canlý ve cansýz varlýklarýn da bir caný vardýr. Ve hiç bir caný incitmemek gerekir. Aleviler doðayla dosttur. Doðanýn tahrip edilmesine, insanlarýn insanca yaþayacaðý ortamýn yok edilerek çevrenin kirletilmesine karþý dururlar. Hatta Alevilikte aðaçlarýn, daðlarýn, sularýn kutsallýðý söz konusudur. Bu kutsallýk yaþam kaynaðý olan doðanýn korunmasýndan kaynaklanýyor olsa gerekir.

ALEVÝLÝKTE KADIN ERKEK EÞÝTLÝÐÝ VARDIR

Alevi felsefe ve öðretisinde cinsiyet ayrýmcýlýðýna yer yoktur. Kadýn ve erkek toplumda eþit statüdedirler. Alevilik tüm kültür ve inanç eylemlerinde kadýn ve erkeðin eþit biçimde yer almasýný öngörür. Alevilikte kadýn erkek eþitliði “aslanýn diþisi de aslandýr” özdeyiþi ile dile getirilir.

SANAT ALEVÝLÝÐÝNÝN VAROLUÞ UNSURUDUR

Sanat Alevi öðretisini var eden temel unsurlarýn baþýnda gelir. Aleviliðin toplumsal/inançsal kurumlarýnýn baþýnda gelen “cem” adý verilen toplantýlar saz, þiir, semah eþliðinde yürütülür. Alevilik’te Alevi felsefesini dile getiren þiirleri söyleyen ozanlara büyük saygý duyulur. Ozanlarýn eren/evliya olduðu dahi düþünülür. Þiirler saz eþliðinde ezgili bir biçimde söylenir. Bir müzik aleti olan saz da Alevilikte kutsal addedilir. Kadýn ve erkeklerin birlikte katýldýklarý semahlar (yani dans) da Aleviliðin vazgeçilmez unsurlarýndandýr. Sazý, þiiri, semahý ile Alevilik estetize edilmiþ bir yaþam sunar. Estetik güzellik adeta Aleviliðin kendisidir.

ALEVÝLER DÜNYAYA KUCAK AÇIYOR

Farklý uluslarýn, topluluklarýn, inançlarýndan, kültürlerinden, tarihi birikim ve estetik deðerlerinden süzülüp gelerek özgün bir öðreti oluþturan Anadolu Aleviliði sosyolojik geliþime uygun olarak bugün kýtalarý kapsayan bir geniþ coðrafyaya yayýlmýþ bulunmaktadýr. Ne var ki bütün varlýðýna raðmen Alevilik Türkiye’de resmi olarak yok sayýlmakta, inkar edilip yadsýnmaktadýr. Aleviliðin inkarý yalnýz Türkiye için deðil insanlýk ailesi için de önemli bir kayýptýr. Dünya insanlýðýný sevgi, saygý ve hoþgörü ile birbirine kaynaþtýrarak barýþ içinde uyumlu bir þekilde bir ararda yaþamalarýný özleyen/öngören Alevilik bunun için tüm dünya insanlýðýna kucak açmýþ bulunmaktadýr.

KAYNAK: http://www.hubyar.org/v2/viewpage.php?page_id=6

insan haklarý haftasý

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 08.12.2006 06:56 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Madde 1

Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakýmýndan eþit doðarlar. Akýl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karþý kardeþlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.

Madde 2

Herkes, ýrk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasi veya diðer herhangi bir akide, milli veya içtimai menþe, servet, doðuþ veya herhangi diðer bir fark gözetilmeksizin iþbu Beyannamede ilan olunan tekmil haklardan ve bütün hürriyetlerden istifade edebilir.

Bundan baþka, baðýmsýz memleket uyruðu olsun, vesayet altýnda bulunan, gayri muhtar veya sair bir egemenlik kayýtlamasýna tabi ülke uyruðu olsun, bir þahýs hakkýnda, uyruðu bulunduðu memleket veya ülkenin siyasi, hukuki veya milletlerarasý statüsü bakýmýndan hiçbir ayrýlýk gözetilmeyecektir.

Madde 3

Yaþamak, hürriyet ve kiþi emniyeti her ferdin hakkýdýr.

Madde 4

Hiç kimse kölelik veya kulluk altýnda bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü þekliyle yasaktýr.

Madde 5

Hiç kimse iþkenceye, zalimane, gayriinsani, haysiyet kýrýcý cezalara veya muamelelere tabi tutulamaz.

Madde 6

Herkes her nerede olursa olsun hukuk kiþiliðinin tanýnmasý hakkýný haizdir.

Madde 7

Kanun önünde herkes eþittir ve farksýz olarak kanunun eþit korumasýndan istifade hakkýný haizdir. Herkesin iþbu Beyannameye aykýrý her türlü ayýrdedici mualeleye karþý ve böyle bir ayýrdedici muamele için yapýlacak her türlü kýþkýrtmaya karþý eþit korunma hakký vardýr.

Madde 8

Her þahsýn kendine anayasa veya kanun ile tanýnan ana haklara aykýrý muamelelere karþý fiilli netice verecek þekilde milli mahkemelere müracaat hakký vardýr.

Madde 9

Hiç kimse keyfi olarak tutuklanamaz, alýkonulanamaz veya sürülemez.

Madde 10

Herkes, haklarýnýn, vecibelerinin veya kendisine karþý cezai mahiyette herhangi bir isnadýn tespitinde, tam bir eþitlikle, davasýnýn baðýmsýz ve tarafsýz bir mahkeme tarafýndan adil bir þekilde ve açýk olarak görülmesi hakkýna sahiptir.

Madde 11

  1. Bir suç iþlemekten sanýk herkes, savunmasý için kendisine gerekli bütün tertibatýn saðlanmýþ bulunduðu açýk bir yargýlama ile kanunen suçlu olduðu tespit edilmedikçe masum sayýlýr.
  2. Hiç kimse iþlendikleri sýrada milli veya milletlerarasý hukuka göre suç teþkil etmeyen fiillerden veya ihmallerden ötürü mahkum edilemez. Bunun gibi, suçun iþlendiði sýrada uygulanabilecek olan cezadan daha þiddetli bir ceza verilemez.

Madde 12

Hiç kimse özel hayatý, ailesi, meskeni veya yazýþmasý hususlarýnda keyfi karýþmalara, þeref ve þöhretine karþý tecavüzlere maruz býrakýlamaz. Herkesin bu karýþma ve tecavüzlere karþý kanun ile korunmaya hakký vardýr.

Madde 13

  1. Herkes herhangi bir devletin sýnýrlarý dahilinde serbestçe dolaþma ve yerleþme hakkýna haizdir.
  2. Herkes, kendi memleketi de dahil, herhangi bir memleketi terketmek ve memleketine dönmek hakkýna haizdir.

Madde 14

  1. Herkes zulüm karþýsýnda baþka memleketlerden mülteci olarak kabulü talep etmek ve memleketler tarafýndan mülteci muamelesi görmek hakkýný haizdir.
  2. Bu hak, gerçekten adi bir cürüme veya Birleþmiþ Milletler prensip ve amaçlarýna aykýrý faaliyetlere müstenit kovuþturmalar halinde ileri sürülemez.

Madde 15

  1. Her ferdin bir uyrukluk hakký vardýr.
  2. Hiç kimse keyfi olarak uyrukluðundan ve uyrukluðunu deðiþtirmek hakkýndan mahrum edilemez.

Madde 16

  1. Evlilik çaðýna varan her erkek ve kadýn, ýrk, uyrukluk veya din bakýmýndan hiçbir kýsýtlamaya tabi olmaksýzýn evlenmek ve aile kurmak hakkýna haizdir. Her erkek ve kadýn evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliðin sona ermesinde eþit haklarý haizdir.
  2. Evlenme akdi ancak müstakbel eþlerin serbest ve tam rýzasýyla yapýlýr.
  3. Aile, cemiyetin tabii ve temel unsurudur, cemiyet ve devlet tarafýndan korunmak hakkýný haizdir.

Madde 17

  1. Her þahýs tek baþýna veya baþkalarýyla birlikte mal ve mülk sahibi olmak hakkýný haizdir.
  2. Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemez.

Madde 18

Her þahsýn, fikir, vicdan ve din hürriyetine hakký vardýr; bu hak, din veya kanaat deðiþtirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek baþýna veya topluca, açýk olarak veya özel surette, öðretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.

Madde 19

Her ferdin fikir ve fikirlerini açýklamak hürriyetine hakký vardýr. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsýz edilmemek, memleket sýnýrlarý mevzubahis olmaksýzýn malümat ve fikirleri her vasýta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkýný içerir.

Madde 20

  1. Her þahýs saldýrýsýz toplanma ve dernek kurma ve derneðe katýlma serbestisine maliktir.
  2. Hiç kimse bir derneðe mensup olmaya zorlanamaz.

Madde 21

  1. Her þahýs, doðrudan doðruya veya serbestçe seçilmiþ temsilciler vasýtasýyla, memleketin kamu iþleri yönetimine katýlmak hakkýný haizdir.
  2. Her þahýs memleketin kamu hizmetlerine eþitlikle girme hakkýný haizdir.
  3. Halkýn iradesi kamu otoritesinin esasýdýr; bu irade, gizli þekilde veya serbestliði saðlayacak muadil bir usul ile cereyan edecek, genel ve eþit oy verme yoluyla yapýlacak olan devri ve dürüst seçimlerle ifade edilir.

Madde 22

Her þahsýn, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliðe hakký vardýr; haysiyeti için ve þahsiyetinin serbestçe geliþmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel haklarýn milli gayret ve milletlerarasý iþbirliði yoluyla ve her devletin teþkilatý ve kaynaklarýyla mütenasip olarak gerçekleþtirilmesine hakký vardýr.

Madde 23

  1. Her þahsýn çalýþmaya, iþini serbestçe seçmeye, adil ve elveriþli çalýþma þartlarýna ve iþsizlikten korunmaya hakký vardýr.
  2. Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eþit iþ karþýlýðýnda eþit ücrete hakký vardýr.
  3. çalýþan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlýk haysiyetine uygun bir yaþayýþ saðlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasýtalarýyla da tamamlanan adil ve elveriþli bir ücrete hakký vardýr.
  4. Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katýlmaya hakký vardýr.

Madde 24

Her þahsýn dinlenmeye, eðlenmeye, bilhassa çalýþma müddetinin makul surette sýnýrlandýrýlmasýna ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakký vardýr.

Madde 25

  1. Her þahsýn, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, týbbi bakým, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere saðlýðý ve refahýný temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve iþsizlik, hastalýk, sakatlýk, dulluk, ihtiyarlýk veya geçim imkânlarýndan iradesi dýþýnda mahrum býrakacak diðer hallerde güvenliðe hakký vardýr.
  2. Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardým görmek hakkýný haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dýþýnda doðsunlar, ayný sosyal korunmadan faydalanýrlar.

Madde 26

  1. Her þahsýn öðrenim hakký vardýr. Öðrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarýnda parasýzdýr. Ýlk öðretim mecburidir. Teknik ve mesleki öðretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öðretim, liyakatlerine göre herkese tam eþitlikle açýk olmalýdýr.
  2. Öðretim insan þahsiyetinin tam geliþmesini ve insan haklarýyla ana hürriyetlerine saygýnýn kuvvetlenmesini hedef almalýdýr. Öðretim bütün milletler, ýrk ve din gruplarý arasýnda anlayýþ, hoþgörü ve dostluðu teþvik etmeli ve Birleþmiþ Milletlerin barýþýn idamesi yolundaki çalýþmalarýný geliþtirmelidir.
  3. Ana baba, çocuklarýna verilecek eðitim türünü seçmek hakkýný öncelikle haizdirler.

Madde 27

  1. Herkes, topluluðun kültürel faaliyetine serbestçe katýlmak, güzel sanatlarý tatmak, ilim sahasýndaki ilerleyiþe iþtirak etmek ve bundan faydalanmak hakkýný haizdir.
  2. Herkesin yarattýðý, her türlü bilim, edebiyat veya sanat eserlerinden mütevellit manevi ve maddi menfaatlerin korunmasýna hakký vardýr.

Madde 28

Herkesin, iþbu Beyannamede derpiþ edilen hak ve hürriyetlerin tam tatbikini saðlayacak bir sosyal ve milletlerarasý nizama hakký vardýr.

Madde 29

  1. Her þahsýn, þahsiyetinin serbest ve tam geliþmesi ancak bir topluluk içinde mümkündür ve þahsýn bu topluluða karþý görevleri vardýr.
  2. Herkes, haklarýnýn ve hürriyetlerinin kullanýlmasýnda, sadece, baþkalarýnýn haklarýnýn ve hürriyetlerinin gereðince tanýnmasý ve bunlara saygý gösterilmesi amacýyla ve ancak demokratik bir cemiyette ahlâkýn, kamu düzeninin ve genel refahýn haklý icaplarýný yerine getirmek maksadýyla kanunla belirlenmiþ sýnýrlamalara tabi tutulabilir.
  3. Bu hak ve hürriyetler hiçbir veçhile Birleþmiþ Milletlerin amaç ve prensiplerine aykýrý olarak kullanýlamaz.

Madde 30

Ýþbu Beyannamenin hiçbir hükmü, herhangi bir devlete, zümreye ya da ferde, bu Beyannamede ilan olunan hak ve hürriyetleri yoketmeye yönelik bir faaliyete giriþme ya da eylemde bulunma hakkýný verir þekilde yorumlanamaz.

KAYNAK:http://www.unhchr.ch/udhr/lang/trk.htm

ATIÞMALAR

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 27.11.2006 02:46 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Abidin Mihrican bir süredir görüþemediði Süleyman Yanýk için sitemizde þiir defterine bir þiir yazar;

NEREDESÝN AÞIK SERSERÝ

Aþýk serseri neredesin arkadaþ
Haftalardýr beklerim sesin çýkmýyor
Gönül kýrgýnlýðýn varsa açýkla
Alimler meclisinde küskün bulunmaz

Rüzgar boþa esmez hepte doluya
Kötü sözler gider güney yeline
Aklýndan geçeni yazsan buraya
Alim insanlarda kemlik bulunmaz

Sana selam, salam seher yelinen
Dost bahçesinde açan gonca gülünen
Ýnsan ne çekerse kendi diliynen
Demirci yarendir düþün serseri
 




Süleyman Yanýk da bir þiirle cevap verir;



 
   DOST SELAMINA SAYGIMDIR

   Meraklanmýþ yaren sorar hatýrým
   Hatýrda gönülde tutan sað olsun
   Uzakta deðiliz gönüller birlik
   Meclise sevgiyi satan sað olsun

   Acýda sevinçte olduk diz dize
   Küskünlük kýrgýnlýk yakýþmaz bize
   Gönül ister konuþalým yüz yüze
   Taþ yerine gülü atan sað olsun
 
   Dosttan esen rüzgar doluya bizde
   Alimin ilimi taþýnýr özde
   Kemlik taþýmayýz kelamda sözde
   Diliyle gönüller tutan sað olsun

   Ferahtýr yüreðim sanma dertliyim 
   DEMÝRCÝ selamýn aldým mutluyum
   Þekerledin SERSERÝyi tatlýyým
   Þekeri þerbeti katan sað olsun




Duygulanmamak elde mi?
Sevgiyle selamlýyoruz...

Mehmet Gürlek

Muhtarlarýmýz

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 29.09.2006 09:11 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Yanlýþýmýz var ise baðýþlayýnýz

ANILDIKLARI ÝSÝM SOYADLARI

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 27.09.2006 11:38 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Yanlýþýmýz var ise baðýþlanmamýzý dileriz.


MUSTAFA METÝN  & SEYFÝ SOÐUK
SOÐUKPINAR KÖYÜ DERNEKLERÝ

Ben-Sen-O, Biz-Siz-Onlar...

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 16.09.2006 11:51 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

         Türkologlar bu kelimelere her ne kadar iþaret zamirleri deseler de( sakýn inanmayýn); aslýnda bunlar bölünmüþlüðümüzün ifadeleridir. Karþýmýza önce gerçek dünya-yalan dünya diye bir bölünmüþlük çýkar. Ne zaman, nasýl, niye sorularýna cevap alamadan bir de bakarýz ki bu dünyadayýz. Zaten gelir gelmez damgayý yemiþizdir. Bizler yalancý dünyanýn insanlarýyýzdýr ve bu damganýn ardýna sýðýnarak yalan söyleriz; çünkü yalan söylemek zaten insana özgüdür.
              Bölünmüþlük dünyada tüm hýzýyla devam eder. Ha unutmadan, dünyanýn dýþýnda maddi bir varlýklar dünyasý daha var. Her ne kadar tam olarak keþfedemesek ve ele geçiremesek de ; büyük bir hýzla araþtýrdýðýmýz uzay diye bir boþluk var ve artýk orayý da kirletmenin, parsellemenin , iþgal etmenin hesaplarýný yapýyoruz. Everest’ in tepesinde tonlarca çöp yýðýný biriktiðine göre; sahipsiz ve savunmasýz bir uzay boþluðu hiç kimsenin umurunda bile olmaz. Gelelim dünyadaki bölünmüþlüðe. Bir kuzey vardýr bir güney, bir doðu vardýr bir batý, sonra kadýn-erkek, sonra Müslüman-münafýk, sonra Alevi-Sünni… sonra ben, sen, o, biz, siz, onlar. Anlayacaðýnýz her köþe baþýnda binbir parçaya bölünmüþ iliþkiler aðý vardýr ve insan bu dünyada çoðu kez tek baþýnadýr. Yenmemek için yemek, düþürülmemek için düþürmek, yalnýz kalýp kaybetmemek için kendi gibileriyle birleþmek temel prensibidir.
          Dünya savaþ ve yarýþ üzerine kuruludur. Hani derler ya “her insan bir þampiyondur”. Çünkü her insan milyarlarca sperm arasýndan birinci olmuþtur. Ben de inandým(!) Yarýþý bilinçli ve var olduðunu bilen bir varlýk yapar. Bilinçli bir varlýk da bu dünyaya gelmek için yarýþ yapmayacaðýna göre; demek ki bizi bu savaþ ve yarýþýn içine birisi býraktý, nedense çýkarmayý unutmuþ gibi görünüyor. Haydi diyelim bu dünyaya gelme-gelmeme hususunda seçim hakkýmýz yoktu, bari geleceðimiz yeri biz seçseydik. Ama ilahlar bunu da reddetmiþler. Ýkamet adresimize yazmýþlar bu doðu, þu batý, o kuzey, öteki güney, beriki Türk, saðdaki Ýsrailli, soldaki Filistinli, buradaki Alevi, oradaki Sünni… Elimize de bir silah vermiþler, iki seçeneðimiz var; ya yeneceðiz ya yenileceðiz, ya öldüreceðiz ya öldürüleceðiz. Ta ki bebekken baþlamýþýz yarýþa. Sanki acelesi varmýþ gibi en çabuk emekleyen bebek olmak için sürünmeye koyulmuþuz. Daha sonra en çabuk yürüyen, en öce okula giden, en önce mezun olan, en iyi üniversiteyi kazanan, en güzel eþi seçen, en çok para kazanan insan olmak için vurmuþuz kendimiz yollara. Kimi zaman Filistin halkýna kurþun sýkan Ýsrail askeri, kimi zaman Irak’ ta bir intihar bombacýsý, kimi zaman atom bombasýný icat eden bilim adamý, kimi zaman da çatýþmalarýn ortasýnda masum bir çocuk olmuþuz. Fakat o çocuk büyümüþ ve o da bir canavar olup çýkmýþ ortaya. Kendisine kurþun sýkanlarýn izinden gitmiþ. Ýþte biz o çocuðuz. Büyüdük ve bir canavar olarak çýktýk ortaya…
           Her þeyi sahipleniyoruz, her þeyi tüketiyoruz, her þeyi yenmek istiyoruz. Mutluluk, kimine göre evlenmek, kimine göre para sahibi olmak, kimine göre iyi bir meslek, kimine göre ise tas tas içilen insan kanlarý. Bunlarý ele geçirmek için bir gerçeklik ortaya çýkar; "BEN". "Ben" her zaman haklýyým, "ben" her þeyi bilirim, ben hiç bir þeyi yanlýþ yapmam... Hiç bir þeyin kendi baþýna ve karþýsýnda bir güç olmadan yaþayamayacaðýný bildiðimiz için "ben" in karþýsýna bir de "sen" kategorisini koyarýz ve ilk karþýmýza çýkaný "sen" kategorisine dahil ederiz. Baþlýyoruz duelloya. "Sen" aðzýyla kuþ tutsa dahi "sen"dir ve ona karþý ön yargý her zaman hazýrdýr. Bir an bakýyoruz ki o da ne? "Sen" çoðalmýþlar ve kendi menfaatleri doðrultusunda bileþmiþler. Bu "sen"leri yeni kategori olan "siz" kategorisine yerleþtiririz. Bunlarýn hepsiyle baþ etmek imkansýz olacaðýndan bu defa yakýn çevremizdeki "sen"leri(özellikle aile ve arkadaþ çevresi), "sen" kategorisinden çýkarýp bir baþka yeni kategori olan "biz" kategorisine alýrýz. "Ben" i tehlikelerden korumak için "biz" i sürekli besleriz. Çünkü "biz" e gelebilecek her tehlike zamanla beni de etkisi altýna alacaktýr. Böylece önce "biz", sonra da "ben"saldýrýlar sonucu yýkýlacaktýr. "Biz" in içerisindeki "ben" lerin devamý açýsýndan sisteme göstermelik bir "hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için" sloganý monte edilir. Gerçekte "biz" in ne kadar dürüst, namuslu, þerefli... olduðu çok da önemli deðildir. Önemli olan ne kadar güçlü olduðudur. "Biz" ne kadar güçlü ise o kadar haklýdýr, þereflidir, namusludur, dürüsttür. "Biz" in güçlü olduðu ölçüde "ben" de haklýdýr, þereflidir, namusludur, dürüsttür. "Biz" in içerisinde çok farklýlýklar olsa da; arkadaþlýk, kan baðý, din, milliyet gibi baðlar öne çýkarýlarak "ben" in garantisi olan "biz" bir türlü yaþatýlmaya çalýþýlýr. Yanlýþ anlamayýn haa! Bu çevremizdeki insanlarý, çok sevdiðimiz için "biz" kategorisine almayýz. Sadece egomuzu tatmin, kendimizi korumak ve ihtiyaçlarýmýzý karþýlamak için alýrýz. Bu insanlar, yeni umutlar, mutluluklar, hedefler için birer kullan-at araç durumundadýrlar. Yeri ve zamaný geldiðinde; yani köprüyü geçtiðimizde, diðerlerinin bize yetiþmelerini engellemek için köprüyü havaya uçurup yolumuza devam ederiz.
         Bu arada bizimle yakýndan ilgisi olmayan yeni kiþi yada kiþilerin ortaya çýktýðýný görürüz. Bu yenileri de "ben" ve "biz" e uzaklýk derecelerine göre yeni oluþturduðumuz kategoriler olan "o" ve "onlar" kategorilerine atarýz. Þimdilik "ben" ve "biz" e müdahale etmeyeceklerini biliriz; ancak olur da ilerde karþýmýza çýkarlar diye bunlarý kendi aralarýnda savaþa kýþkýrtýrýz. "O" ve "onlar" da baþlarlar vuruþmaya. En büyüðünden bir þampanya patlatýp onlarýn birbirlerini öldürüþlerini seyrederiz, kan ve barut kokularý arasýnda. Eðer aþka gelirsek "ben" ve "biz" olarak içlerine girer toplu kýyým yaparýz ve bir Amerikan askeri gibi bundan zevk alýrýz.
         Bir gün gelir çevremizdeki insanlarda bir þey görürüz. Hepsi de "ben" e benzemiþ. Herkes çatýþmalarýn ortasýndaki "o masum çocuðu" öldürmüþ. Ýnsanlar birbirlerinin aynasý durumundalar ve her baktýðýmýz kiþide aslýnda kendimizi görürüz. Yine de eleþtiriye "ben" den, deðil de "sen" den baþlarýz. Sen Ýngiliz, sen Fransýz, sen Filistinli, sen Ýsrailli, sen Türk, sen Alevi, sen Sünni... derken bakarýz ki; "ben" in kendisine saygýsý bile kalmamýþ. Eleþtirdikçe batarýz.
            Ben-sen-o, biz-siz-onlar kategorilerine giren insanlar sürekli yer deðiþtirebilirler. Evvela "ben" dediðimiz olgu parçalara bölünmüþtür. Her zaman kendi içerisinde yer deðiþtirir; fakat beden ayný bedendir. Evdeki "ben", iþteki "ben", yatak oadýndaki "ben", mahalledeki "ben", camideki "ben"... Ýnsan zaman zaman bir köþeye çekilip de "ben" kimim dediði zaman kiþiliðinin bölünmüþlüðünü çok kolayca algýlayabilir. Her "ben" in farklý rolleri vardýr. Zaman zaman bu roller arasýnda çatýþmalar yaþanabilir. rol çatýþmasý denen bu olgu kýsa süreli olur ve seyrek tekrarlanýrsa fazla bir sakýnca doðurmaz; ancak uzun süreli olur ve sýk sýk tekrarlanýrsa ciddi sakýncalar doðurabilir. Örneðin; evdeki bir baba kýþladaki rollerini evde de devam ettirirse evde olabilecekleri bir düþünün.
          "Sen" ve "siz" kategorileri biraz daha farklýdýr. Kiþisel çýkarlarýmýzýn çatýþtýðý bu kategorilere giren insanlar, yer ve zamana göre yer deðiþtirirler. Örneðin bir iþ yerindeki bir statü için çatýþma halinde olduðumuz kiþi "sen" dir. Bu "sen"i yendikten sonra karþýmýza bir "sen" daha çýkabilir. Amacýmýz bu yeni gelen "sen" i de yenmektir. "Ben" bütün bunlarý, "biz" dediði insanlarýn dalýna basarak yapar. "Sen" kategorisine giren kiþi bizim kaplama(nüfuz) alanýmýzdan çýktýðý andan itibaren "o" kategorisine girer. Çünkü artýk "sen" in ayaðýný kaydýrmýþýzdýr ve çatýþmak için ortada bir gerekçe kalmamýþtýr. Hani kader denilen þey "ben" e bir ders vermek isterse; bu sen zamanla biz kategorisine bile girebilir. Kim bilir bu "sen" karþý cinsten ise evlenebilir ve boy boy çocuklara sahip olabilrsiniz. "Siz" kategorisindeki insanlar için de durum deðiþmez. Zaman için kariýmýzda bulunan bu grup üyelerini zamanla bu listeden silebiliriz. "Biz" le ve "ben" le çýkar çatýþmasý biten "siz" ler zamanla "onlar kategorilerine atýlýr. Fakat çatýþma kaçýnýlmaz olduðundan "siz" kategorisi hiç boþ kalmaz. Eski rezervasyonlar çýkmadan yenileri hazýrda bekler.
          Biz ketegorisine giren insanlarýn akýbetleri de aynýdýr. Evdeki aile, sokaktaki arkadaþlar, iþyerindeki mesai arkadaþlarý, dini cemaatteki arkadaþlar(mesafe uzak bile olsa aralarýnda fikir birliði vardýr), hatta yataktaki partner bile zamanla deðiþebilir. Çünkü bir yastýkta kocamak artýk "demode" olmuþtur. "Biz" le olan iliþkilerimiz zamanla yara alabilir ve "biz" kategorilerine giren insanlar, zamanla "sen" veya "siz" kategorilerine girebilirler. Örneðin üyesi bulunduðumuz bir arkadaþlýk grubu ilerde karþýmýza geçebilir. bu durumda "biz" deki bu kiþiler "siz"e geçer. Bundan farklý olarak bu "biz" ile iliþkilerimizi kesebilir ve sýradan kategori olan "onlar" kategorisine de atabiliriz. Örneðin okuldaki arkadaþlarýmýzla mezun olduktan sonra daha görüþmeyebiliriz.
           "O" ve"onlar" ýn akýbetleri de diðerlerinden pek farklý deðildir. Hayatýmýzda bir çok iþlevi olan "o" ve "onlar" la doðrudan iliþkilerimiz olabilir veya olmayabilir. Hiç bir rekabetimiz ve çatýþmamýz olmayan mahallenin kasabý, filan þehrin belediye baþkaný, kýrmýzý ýþýkta bekleyen kalabalýk, üst kattaki komþu..."O" ve "onlar" kategorisindekilerle birincil ve samimi iliþkilerimiz sýnýrlýdýr ve tabir yerindeyse bu iliþki sadece bir alýþveriþ iliþkisidir. Bu ketegorilere giren insanlar da sürekli yer deðiþtirirler. Örneðin bakkalýn manavý ve kasabýyla zamanla sýký iliþkiler içerisine girebilir ve "onlar" ý "biz" kategorisine alabiliriz. Fakat mahallede bir manav ya da kasap açacak olsak; bu "onlar" kategorisine giren kasap ve bakkal, zamanla, rekabet halinde olduðumuz "sen" veya "siz" kategorilerine girebilirler. Baþka bir þekilde evimize karþý cinsten bir arkadaþýmýzý getirdiðimizde, mahallenin kasabý namus bekçiliðine soyunursa; o zaman "o" kiþi direkt olarak "sen" veya "siz" kategorisine girer. Çünkü bu kiþi alýþveriþ iliþkimizin yazýlý olmayan kurallarýný ihlal etmiþtir. "Onlar" sosyal hayatta en kalabalýk olan gruptur, ayný zamanda birincil iliþkilerimizin en zayýf olduðu veya hiç olmadýðý grup da bu gruptur. Dolayýsýyla en az ilgilendiðimiz, en çok kulak ardý ettiðimiz, en genel yaklaþtýðýmýz gruptur. Fiziksel olarak yakýn olsak dahi , aramýzda fikren uçurumlar vardýr.
         "Ben" tutarlý olmak, dikkatli olmak, var olmak, varlýðýný devam ettirmek için "sen" e ihtiyaç duyar. Ayný þekilde "biz" de "siz" e ihtiyaç duyar. Zamanla bunlar arasýndaki uçurum büyür. Fakat tam da bu sýrada her biri karþýsýndakinden güç alýr. Çünkü kendisi güçlü olmazsa kaþýsýndakinin güçlü olacaðýný bilir. Hatta karþýsýnda bir "sen" yoksa bile, içeride dinamik ve bütüncül olmak bir "sen" veya "siz" yaratýr. "Onlar" ý da kendi yanýna çekerek "sen" veya "siz" aleyhine kýþkýrtýr. Örneðin Amerikanýn Ýran, Afganistan, Irak konusunda yaptýðý manevralar bunun en güzel kanýtýdýr. Amerika, Sovyetler' i yýkmak için bir çok Arap ülkesini yanýna aldý(tabiki Türkiyeyi de). Sovyetler yýkýldýktan sonra bu Arap ülkeleri zamanla büyüdüler. Büyümeyle beraber Amerika' ya kafa tutmaya baþladýlar. Kapsama alanýný geniþletmek isteyen Amerika ise kendi çýkarlarý doðrultusunda gereken neyse onu yaptý. Kitle iletiþim vasýtasýyla sivil toplumu bu ülkelerin cezalandýrýlmasý hususunda ikna etmeye çalýþtý. Telkinler amacýna ulaþtý ve bu ülkeler dünyada istenmeyen ve haritadan silinmesi gereken ülkeler olarak "siz" kategorisine alýndýlar. Devamýný anlatmaya zaten gerek yok...
          Ben-Sen-O, Biz-Siz-Onlar kategorisine girmeyen insanlar yok mu derseniz; tabiki var ve istisnayý bozanlar da zaten onlar. Sayýlarý oldukça az da olsa dünyanýn geleceðine oldukça yararlý katkýda bulunuyorlar.

Abidin Mihrican Þiirleri

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 19.08.2006 13:10 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Aramýzdan erken ayrýlan Merhum Ebuseyif Erdal'ýn Anýsýna Yazdýðým bir Þiirdir...

Aþtýn ciðerimizde iyi olmaz yara,
Elimizden birþey gelmez ne çare.
Sevenlerin hepsi oldu biçare,
Yaþam yalan, ölüm gerçek Erdayým.

Ne Yazar

Bir gün þu dünyadan göçüp gidersem
Ahým vahým demen ne iþe yarar
saðlýðýmda saygý sevgi duymazsan
Mezarým üstünde yatsan ne yazar.


Yok Oldu Mamaþ

Yazgelince açar gonca güllerin
Nerde kaldý senin dünki günlerin
Aþýk Süleyman'ýn sarý tellerin
Kemanýn sazlarýn yok oldu Mamaþ. 


Bir Kurban Bayramý Sabahý

Bir bayram sabahý köye giderken
Ýncebel yolunda kaldýk erenler
Geri dönecektik gönül hoþ deðil,
Baba ocaðýna varam erenler. 


Daðlarýnda Orman Göreydim Mamaþ

Benim köyümün yolu tozludur,
Kangal'dan yukarý yeri bellidir.
Bilmem kadermidir bilmem þansmýdýr,
Daðlarýnda orman göreydim Mamaþ. 

Allý Turnalar

Sivasýn üstünden geçen turnalar
Nazlý yardan hani bir haber
Kanatlarýn al yazmaya boyanmýþ
Yarimin donunda gelen turnalar.


KANGALI BEKLEYEN TEHLÝKE

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 27.06.2006 16:46 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Kangal ve Çevresinde Etkili Olan Erozyon  Çeþitleri

Yüzey erozyonu:

   Bu tip erozyon, yaðmur damlalarýnýn büyük bir hýzla yer yüzüne çarparak toprak tanelerini koparmasý ve havalandýrmasýyla oluþur. Yüzey erozyonundan etkilenen alanlarýn açýk renkte gözlenmesi topraðýn verimli katmanýnýn ortadan kalktýðýný göstermektedir. Maalesef Kangal arazisi tarif edilen toprak tipine fazlasýyla sahiptir.



Oyuntu Erozyonu:

Yüzey erozyonunun ilerlemiþ tipini oluþturan oyuntu erozyonu, yüzey sularýnýn küçük derecikler halinde yamaçlardan akmalarý sýrasýnda geliþir. Bu dereciklerin çeþitli yarýlar oluþturarak birleþmeleri ve büyümeleri, yüzey sularýnýn yamacýn alt kýsýmlarýna doðru daha fazla oyma gücüne sahip olmalarýný saðlar. Bu durum yamacýn aþaðýdan yukarýya doðru oyulmasýyla sonuçlanýr. Böylelikle ‘ týrmanan erozyon’ oluþur. Arazisinin çoðu dað, tepe ve yamaçlarla kaplý olan Kangal, Türkiye’ de yüzey, oyuntu ve týrmanan erozyon tiplerinden en çok etkilenen yerler arasýndadýr. Bitki örtüsün doðal etmenlerin de etkisiyle tam geliþemediði ilçemizde toprak çeþidi olarak yaðmur, kar ve sel sularýyla taþýnmaya en elveriþli toprak türü olan ince, kumlu ve týnlý toprak mevcuttur. Bu da erozyonu hýzlandýrmaktadýr.



Rüzgar Erozyonu:

Bitki örtüsünden yoksun düz ve geniþ alanlarda saatteki hýzý 7,2 km/hr olan esintiler bile rüzgar erozyonu oluþturmaktadýr. Topraðýn gevþek yapýda, kuru ve ince taneli olmasý, bu tür oluþumun etkenleri arasýnda sýralanýrken, tamamen bu þekilde toprak kütlelerinin toz halinde kýtalar arasýnda taþýndýðý da verilebilecek örnekler arasýndadýr. Bitki örtüsünün hýzla yok olduðu kangal arazisi her gün biraz daha rüzgar erozyonuna açýk hale gelmektedir.


Kar Erozyonu:

Çýð oluþumlarýný saðlayan büyük kar kütlelerinin hareketi de bir kýsým topraðýn aþýnýp taþýnmasýna neden olur. Havalarýn ýsýnmasýyla kar kütlelerinden baðýmsýn hale gelen toprak, eriyen kar sularýyla da uzun mesafeler boyunca taþýnabilir. Bu tür toprak erozyonunun bitki örtüsünden yoksun yamaçlarda çok daha sýk ve kolay oluþtuðu görülür. Kangal topraðýnýn gevþek yapýda oluþunun üzerine bir de topraðý tutan kil oranýnýn düþük, dað ve yamaçlarýn fazla oluþu da eklenirse; Kangal'ý bekleyen tehlike daha kolay anlaþýlmaktadýr.


 
Kangal’ da Erozyonun Nedenleri

  Kangal’ da erozyona neden olan etmenler ile dünyada erozyona neden olan etmenler aþaðý yukarý aynýdýr.

           

1-      Daðýnýk ve düzensiz yerleþmeye baðlý olarak geliþen ‘ yanlýþ arazi kullanýmý’ baþ sýralarda yer almaktadýr. Kýrsak kesimde yaþayan, tarým ve hayvancýkla uðraþan insanlarýn bu amaçlar için kullandýklarý alanlarý geliþigüzel seçmeleri, topraðýn özelliklerine göre akýlcý seçim yapýlmamasý erozyona davetiye çýkarmaktadýr.

2-      Tarýmsal sürüme uygun olan alanlarýn azlýðý nedeniyle, insanlarýn tarýmsal sürüme uygun olmayan alanlarda veya doðal bitki örtüsünün bulunduðu mera ve ormanlarda tarýmsal faaliyetlerde bulunmalarý.

3-      Sanayi ve yerleþim yeri açmak amacýyla verimli tarým alanlarýnýn iþgal edilmesi; tarým ve hayvancýlýðýn ise ormanlarýn da bulunduðu daðlýk bölgelere ve mera arazilerine itilmesi.

4-      Tarýmsal verimi arttýrmak için henüz daha tapu kadastronun yeni yeni geldiði Kangal’ da, tarýmsal etkinliðe uygun olmayan alanlarýn, meralarýn ve orman arazilerinin tarýmsal alanlar gibi kullanýlmasý, tarla sýnýrlarýnýn haddinden fazla orman ve mera sýnýrlarýný aþmasý.

5-      Normal þartlarda her büyük baþ hayvana üç hektar otlak alan düþmesi gerekirken, mera alanlarýnýn tarýmsal ve endüstriyel amaçlý kullanýlmasýndan ötürü; bugün ülkemizde ve ilçemizde üç büyük baþ hayvana bir hektar otlak alan düþmektedir. Otlak azlýðý nedeniyle ormanlarýn da otlak alanlar gibi kullanýlýp tahrip etmesi erozyonu hýzlandýrmaktadýr. Ayný þekilde küçükbaþ hayvancýlýðýn( özellikle keçi) orman içlerine kadar girmesi ormanlar açýsýndan büyük bir risk oluþturmaktadýr. Verimi düþük hayvanlarla yapýlan hayvancýlýk, bir çok sorunu da beraberinde getirmektedir.

6-      Bilinçli ya da kaza sonucu meydana gelen orman yangýnlarý ve kaçak aðaç kesimleri. Ormanlýk bölgelere piknik ve eðlence amaçlý giden insanlarýn dikkatsiz davranýþlarý yüzünden her yýl binlerce dönümlük orman yok olmaktadýr. Bunlarýn yanýna tarým ve turizm alaný açmak için yapýlan kasýtlý orman yangýnlarý ve kaçak kesimler de eklenince erozyon devasal boyutlara ulaþmaktadýr.

7-      Türkiye’ de tarýmýn topraðý korumayý amaç edinecek biçimde yapýlmamasý. Otlak olarak ayrýlan % 20 eðimli yerlerin, hatta aðaçlandýrýlacak ya da ormana yakýn yerlerin ( % 40 eðimli ) de ekime ayrýlmasý ve özellikle teraslama biçiminde deðil de dikey sürüm yapýlmasý.

8-      Erozyonun sebepleri arasýnda iklim ve bitki örtüsünün de belirleyici etkisi vardýr. Yüksekliði az olan ve kýþlarý soðuk geçen bölgelerde 100 yýllýk toprak aþýnmasý sadece 2,9 cm iken; kangal gibi yüksekliði fazla olan ve kýþlarý da soðuk geçen bölgelerde 100 yýllýk toprak aþýnmasý 80 cm civarýndadýr. Erozyon sorunu olan bölgeler arasýnda Ýç Anadolu Bölgesi birinci sýradadýr. Türkiye topraklarýnda yapýlan araþtýrmalara göre memleket topraklarýnýn % 83’ ünde  erozyon çok þiddetlidir.üç tarafý denizlerle çevrili olan ülkemizde her yýl milyonlarca ton verimli toprak denizlere akmaktadýr.yýllýk sýcaklýk farkýnýn fazla oluðu bölgemizde erozyon diðer bölgelere göre çok daha fazladýr. Ýç Anadolu Bölesi’ nin % 90’ ýndan fazlasý erozyon ve çölleþme riskiyle karþý karþýyadýr. Yine ayný þekilde tarýmýn ve nadasýn yoðun olduðu bölgelerde erozyon en fazla iken; ormanlarýn güçlü olduðu bölgelerde erozyon en az düzeydedir. Yaðýþýn az ve yaðýþ rejiminin düzensiz olduðu bölgemizde ‘su kaybý’ da  had safhadadýr. Ormanlarýn fazla olduðu bölgelerde ‘su kaybý’ % 0,12 iken, bu oran tarýmsal alanlarda % 42, nadasa býrakýlan alanlarda ise % 48,80’ dir. Kangal gibi yüksek ve daðlarda had erozyon þekilleri bütün çýplaklýðý ile görülür. Özellikle Elazýð  ve Sivas arasýndaki bölge Türkiye’ de erozyonun en yoðun yaþandýðý alandýr.

9-      Konut yapýmýnda kullanýlan sac, demir, beton gibi malzemeler, inþaat atýklarý, sanayi atýklarý, kimyasal maddeler, sera etkisi yapan gazlar erozyona neden olan etmenlerin baþýnda gelir.

10-  Yaban hayatýnýn yok edilmesi. Özellikle ormanlarýn kendiliðinden çoðalmasýnda birincil etkili olan yaban kuþlarýnýn yok edilmesi erozyonu tetikleyen bir baþka önemli faktördür.

                        

Erozyonun Sonuçlarý

1-      Toprak kayýplarý

2-      Tarým ve hayvancýlýðýn gerilemesi

3-      Biriktirme ve taþkýn zararlarý

4-      Meralarýn yok olmasý

5-      Ormanlarýn yok olmasý, bunun devamýnda da karbondioksit oranýnýn, diðer hava ve çevre kirliliklerinin artmasý

6-      Toprak kaybý sonucu özellikle yamaç arazilerde meydana gelen toprak kaymalarý nedeniyle arazi sahipleri arasýnda anlaþmazlýklar çýkmasý

7-      Ýþ gücü kaybý

8-      Türlerin yok oluþu. Bitki ve hayvanlarýn yok oluþu, devamýnda ekolojik dengenin bozulmasý ve insanlar arasýnda kitlesel ölümlerin yaþanmasý

9-      Kuraklýk ve geri dönüþümü olmayan çölleþme


  Görüldüðü gibi erozyonun sonuçlarý ayný zamanda nedenleri de olmaktadýr. Bu döngü erozyonu daha da hýzlandýrmaktadýr. Ancak erozyonun daha bir çok sonuçlarý da vardýr. Buradakiler sadece genel bir varsayýmýn belirtileridir.

Yapýlmasý Gerekenler

1-      Doðal bitki örtüsünü korumak. Özellikle mera arazilerinin kullanýmýný denetim altýna almak, ormanlarýn kullanýmýna sýký denetim getirmek, yasak kesimleri engellemek ve orman yangýnlarýnýn önüne geçmek.

2-      Koruyucu tarým yöntemleri kullanmak. Tohum ýslah çalýþmalarýný vakit geçirmeden uygulayarak tarýma uygun alanlardan maksimum verim alýnmasýný saðlamak.

3-      Kangal’ a ait toprak haritalarýnýn yenilenmesi, tarýmsal sürüme uygun birinci, ikinci ve üçüncü sýnýf arazilerin tarým dýþý kullanýmýnýn ve tarýmsal sürüme uygun olmayan alanlarda tarýmsal faaliyetlerin engellenmesi.

4-      Hali hazýrda var olan orman alanlarýnýn her türlü tehlikeye karþý korunmasý.

5-      Kangal ve çevresinde geçimini ormandan saðlayan köylüler varsa; bu köylülere geçimlerini saðlayacaklarý arýcýlýk, hayvancýlýk, küçük el iþletmeleri gibi iþ imkanlarýnýn saðlanmasý.

6-      Medeni Kanun’ un mirasla ilgili kýsýmlarýnýn tarýmsal alanlarýn lehinde incelenmesi, tarým alanlarýnýn küçük parçalara bölünmesinin önlenmesi.

7-      Kangal’ lý   olan ya da Kangal’ da yaþayan bütün insanlarýn gerek örgün gerekse yaygýn eðitim yoluyla erozyon konusunda bilinçli, duyarlý ve eðitimli olmalarýnýn saðlanmasý. Mümkünse bu amaçla okullarda, köylerde, camilerde, cem evlerinde … seminerler verilmesi; erozyonla mücadelenin herkesin görevi olduðunun anlatýlmasý.

8-      Sivas Valiliði, Cumhuriyet  Üniversitesi, Kangal Kaymakamlýðý, Ýl ve Ýlçe Tarým Müdürlükleri, köy muhtarlýklarý, Kangal Dernekler Federasyonu … ve konuyla ilgili diðer kurum ve kuruluþlarýn önderliðinde kangal sýnýrlarý içerisinde geniþ bir uygulamalý alan araþtýrmasý yapýlmasý ve aðaçlandýrmaya acil ihtiyaç duyulan bölgelerin tespit edilmesi.

9-     Çevre ve Orman bakanlýðý’ ‘ nýn Sivas ve Kangal’ a erozyonla mücadelede ayýrdýðý her türlü kaynaðýn arttýrýlmasý için gerekli giriþimlerin yapýlmasý. Kaynaklarýn rasyonel bir biçimde kullanýmýnýn saðlanmasý.

10-   Yapýlacak aðaçlandýrma faaliyetlerinin bir-iki dönemle sýnýrlý kalmamasý, geleneksel hale getirilmesi.

11-  Kangal’ aðaçlandýrmak üzere çeþitli kuru ve kuruluþlarýn, halkýn, gönüllü kuruluþlarýn katýlabileceði bir fidan kampanyasý baþlatýlmasý. Bu fidan kampanyasýnýn televizyon, radyo, gazete, internet gibi kitle iletiþim araçlarýyla tüm yurtta ve dünyada desteklenmesinin saðlanmasý.

12-  Yaban hayatýnýn korunmasý ve desteklenmesi, avcýlýðýn birkaç yýl tamamen yasaklanmasý.

13-  Yasaklanmasýna raðmen hala devam ettirilen, büyük hava ve toprak kirliliðine, zaman zaman da orman yangýnlarýna neden olan anýz yakýmýnýn engellenmesi.

14-  Aðaçlandýrma olayýnýn zahmetli ve uzun süreli bir faaliyet olmasýndan dolayý hýzlý bir þekilde devlet-vatandaþ-gönüllü kuruluþ iþ birliðinin saðlanmasý

Atatürk'ün tabutunun açýldýðý an...

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 12.06.2006 02:19 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

"Baþlayýn" talimatýný verdi.
Bunun üzerine tabutun vidalarý sokuldu. Tahta tabutun içinde
madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiþ olma ihtimali düþünülerek önce bir burgu ile delik acildi. Gaz ya da koku
çýkmadý. Sanduka Talas doluydu. Sandukanýn içi, muhafaza solüsyonu ile ýslatýlmýþ tahta talaþý doluydu. Bu Talas, naasin ayak yönüne doðru toplandý. Talaþýn arasýnda, aðzý kapalý ve içi sývý dolu bir sise bulundu. Bu, cesedi muhafaza için kullanýlan
solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yazýlýydý. Ata’nýn
naaþý beyaz kefene sarýlmýþ, sonra kahverengi bir muþambayla
kaplanmýþtý. Sargilari acmaya baþladýlar. Herkes nefesini
tutmuþtu.
Çünkü "Naaþ çürüyüp bozulmuþ, çýkan gazlar tabutu patlatmýþ, nöbetçi er, kokudan bayýlmýþ" diye bir suru söylenti geziniyordu. Ve 15 yýl sonra ilk kez Ata’nýn yüzünü  göreceklerdi. Kefenin sargýlarý aralanýnca Prof. Kamile Sevki Mutlu, orada bulunanlarýn yardýmýyla katafalka cýktý ve Atatürk’ün yüzüne baktý. Ata’nýn derisi kahverengi bir hal almýþ, ama yüz hatlarý bozulmamýþtý. Menderes sapsarý olmuþtu Prof. Mutlu, gördüðü tabloyu daha sonra söyle anlatacaktý:"Yüzünü örten ýslak pamuk kitlesi kaldýrýlýnca Ata’nýn heykel gibi duran yüzü ile
karsýlaþtým. Uzun sâri saclarýndan ince bir tutam, sol göz
kapaðýnýn üzerine düþmüþtü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayý’ndaki yataðýnda uyuyor gibiydi." Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun basýna çaðýrdý. Onlar da tek tabutun içine baktýlar. En basta Baþbakan Adnan Menderes vardý. Koyu renk takim elbisesi içindeki Menderes de yanýndakilerin yardýmýyla katafalka cýktý, ürkek bir þekilde aþaðý, tabuta doðru baktý. O an ne olduðunu Prof. Kamile Mutlumdan aktaralým: "Menderes
çok heyecanlandý. Rengi sapsarý oldu. Bir de baktým ki, müzenin
kapýsýna doðru gidiyor. Atatürk’ün yüzüne bakmadý.
Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadý. En sona Abdulhalim Randa kalmýþtý. O da Ata'yla karsý karsýya gelir gelmez tabutun yanýna yýðýlýverdi. Salondaki herkes Atatürk’ü tek gördükten sonra naaþ, tekrar solüsyonla ýslatýldý. Ata’nýn basý pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarýldý. Bu sýrada bir komiser, orada görevli adli tip doçenti Dr. Cahit Özen’in yanýna yaklaþýp avucunda taþýdýðý bir Kâgidi gösterdi ve söyle dedi:"Bu Kâgidi, Atatürk’ün hemþiresi Makbule Hanim gönderdi. Kefenin içine Atatürk’ün göðsü üstüne konmasýný istiyor."Doç. Özen,
Kâgýda bir göz attý. Eski Türkçe bir þeyler yazýlýydý. "Böyle bir kâðýdý Atatürk kabul etmez. Bize kýzar, darýlýr" dedi. Komiser
Kâgidi katlayýp cebine koydu ve uzaklaþtý. Bütün iþlemler
bittikten sonra salonda bulunanlar naaþýn iki yanýndan geçip hep bir aðýzdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleþtirdiler. Bu tabut da 15 yýl içinde yattýðý büyük gül aðacý tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapaðý kapatýldý.
Ve 10 Kasým sabahý, Ata’nýn naaþçý 15 yýl önce onu
Dolmabahçe’den Ankara'ya taþýyan top arabasýna yerleþtirilip son
duraðý olacak Anýtkabir’e tasýndý. Artik ebediyen orada
kalacaktý...
Atatürk’ün tabutu, Menderes'in huzurunda açýlmýþtý Ata’nýn 15
yýl Etnografya Müzesi’nde bekletilen naaþçý,12 askerin
omuzlarý üzerinde oradan alýnmýþ ve 136 asteðmenin çektiði
bir top arabasý ve matem marsý esliðinde Anýtkabir’e taþýnmýþtý. Radyodan naklen yayýmlanan o görkemli tören, en az 15 yýl önceki kadar hüzünlüdür. Ancak o törenden hemen önce yaþananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemiþtir.
Bilindiði gibi, Anýtkabir yapýlana dek, Atatürk’ün naaþýnýn korunabilmesi için "tahnit" denilen bir iþlem yapýlmýþtý. Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafýndan
gerçekleþtirilen bu iþlem sýrasýnda naaþsa, þýrýngayla özel
bir formül enjekte edilmiþ ve üzerine formüllerin yapýþtýrýldýðý iki
küçük ilaç þiþesi, Ata’nýn koltuk altlarýna yerleþtirilmiþti. Bu iþlem sayesinde Ata’nýn naaþçý da, diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduðu gibi olduðu günkü haliyle korunabilirdi. Ancak Ýslam dini, olunun defnini Þart koþtuðundan, geçici tahnitin bozulmasý þarttý. Nakilden önce, bu iþlem için bir komite kuruldu. O komite, törenden bir gün önce, Baþbakan Adnan Menderes'in huzurunda
Atatürk’ün tabutunun açýlmasýný kararlaþtýrdý. Tabut
acýlýnca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye baþlayacaktý. Bir baþka deyiþle Atatürk’ün (mumyalanmýþ gibi) korunmuþ naaþ’ýný son görenler, o törene katýlanlar olacaktý. Atatürk’le ilgili belgesel çalýþmalarý sýrasýnda o törene katýlanlarýn bir kýsmýyla konuþmuþtuk. Bu yazýda yer alan bilgilerin bir kýsmi o tanýklýklara, önemli bir bolumu ise deðerli Atatürk araþtýrmacýsý Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof Dr. Kamile Sevki Mutlu ile yaptýðý sohbetten aktardýklarýna dayanýyor. Ata’nýn yarým asýr önceki son yolculuðu, sanýrým bu ayrýntýlarla daha da ilginç bir boyut kazanýyor.

 


Atatürk’ü son görenler anlatýyor:
'Yüzünde iki günlük sakal vardý' Osman Ersoy ve Halide Ýntepe, 10 Kasým 1953'te Etnografya Müzesi’nde asistan olarak çalýþýyorlardý. O yüzden 50 yýl önceki o töreni ve tabutun içindeki
Atatürk’ü son kez görme fýrsatý buldular.
Ýzlenimlerini söyle anlattýlar:



OSMAN ERSOY: "Saðlýðýnda görmemiþtim Atatürk’ü...
Korkunç heyecanlýydým. Biz çalýþanlar, asistanlar, memurlar sýra ile katafalka cýktýk. Oldukça sararmýþ ve küçülmüþ bir cehre... 1 – 2 günlük sakalý vardý. Kaslarý fevkalade iyi þekilde fark ediliyordu." ' Gözleri aralýktý'



HALIDE INTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktým. Basý
yana doðru eðikti. Yüzü hiç bozulmamýþtý. Azýcýk sakallarý
çýkmýþtý. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralýk kalýrmýþ ya, öyle aralýktý gözleri... Ama bir olu yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi." *



*Nefeslerin tutulduðu an...
Tarih: 10 Kasým 1953. Mermer lahit sokulmuþ, betonlar
kirilmiþ, tabutu kaldýracak zincirli makaralar lahit salonunun tavanýna yerleþtirilmiþti. Cumhurbaþkaný Celal Bayar, Meclis Baþkaný Refik Körelten, Baþbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi, tabutun çevresindeler...



Kýz kardeþinin gözyaþlarý Atatürk’ün kýzkardeþi Makbule Atadan, basýný tabuta dayýyor ve dakikalarca öyle kalýyordu. Belki çok uzaklarda, Selanik'te kalan günleri yâd ediyor; belki de aðabeyinin ruhuna dualar gönderiyordu.
 
Tabut ortaya çýkýyor lehtin üzeri tamamen acilmiþ, Atatürk’ün cenazesini 15 yýldan beri muhafaza eden kursun tabut ortaya çýkmýþtý
 
Dinler, Anýtkabir yolunda...
Türkiye’deki bütün dini cemaatlerin temsilcileri cenaze
arabasýný takip ediyorlar. Ermeni, Yahudi, Katolik ve Rum temsilcilerle beraber zamanýn Diyanet Ýsleri Baþkaný kortejle yürüyor.
 

Atatürk’ün tabutu birazdan salona çýkartýlmýþ olacak.
Cumhurbaþkaný Celal Bayar, Meclis Baþkaný Refik Körelten,
Baþbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi tabutun çevresindeler...



Tabut salonun zeminine yerleþtiriliyor.
Adnan Menderes birazdan 'Hanýmefendi, buyurunuz' diyecek ve
Atatürk’ün kýzkardeþi Makbule Atadan'ý tabutun yanýna götürecek...
 
Mermer lahit sokuluyor. Sonra betonlar kýrýlýyor ve tabutu kaldýracak olan makaralar lahit salonunun tavanýna yerleþtiriliyor



Makbule Haným hýçkýrýklar içinde takip ediyor.
Etnografya Müzesi’nden Anýtkabir’e doðru yol alan korteji, Makbule Haným
Hýçkýrýklar içinde takip ediyor.



Son saygý durusu
Üniversite gençliði, Atatürk’ün Etnografya Müzesi’nde son
saygý durusunu yapýyor.*




Tüketici Yasasý

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 12.06.2006 01:52 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)


Madde 1- Bu Kanunun amacý, kamu yararýna uygun olarak tüketicinin saðlýk ve güvenliði ile ekonomik çýkarlarýný koruyucu, aydýnlatýcý, eðitici, zararlarýný tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasýný saðlayýcý önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu giriþimlerini özendirmek ve bu konudaki politikalarýn oluþturulmasýnda gönüllü örgütlenmeleri teþvik etmeye iliþkin hususlarý düzenlemektir.
Kapsam
Madde 2- Bu Kanun, 1inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarýnda tüketicinin taraflardan
birini oluþturduðu her türlü tüketici iþlemini kapsar.
Tanýmlar
Madde 3. - Bu Kanunun uygulamasýnda;
a) Bakanlýk: Sanayi ve Ticaret Bakanlýðýný,
b) Bakan: Sanayi ve Ticaret Bakanýný,
c) Mal: Alýþ-veriþe konu olan taþýnýr eþyayý, konut ve tatil amaçlý taþýnmaz mallarý ve elektronik ortamda kullanýlmak üzere hazýrlanan yazýlým, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi mallarý,
d) Hizmet: Bir ücret veya menfaat karþýlýðýnda yapýlan mal saðlama dýþýndaki her türlü faaliyeti,
e) Tüketici: Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kiþiyi,
f) Satýcý: Kamu tüzel kiþileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamýnda tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kiþileri,
g) Saðlayýcý: Kamu tüzel kiþileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamýnda tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kiþileri,
h) Tüketici iþlemi: Mal veya hizmet piyasalarýnda tüketici ile satýcý-saðlayýcý arasýnda yapýlan her türlü hukuki
iþlemi,
ý) Ýmalatçý-Üretici: Kamu tüzel kiþileri de dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuþ olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini yahut ara mallarýný üretenler ile mal üzerine kendi ayýrt edici iþaretini, ticari markasýný veya unvanýný koyarak satýþa sunanlarý,
j) Ýthalatçý: Kamu tüzel kiþileri de dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuþ olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini yahut ara mallarýný yurt dýþýndan getirerek satýþa sunan gerçek veya tüzel kiþiyi,
k) Kredi veren: Mevzuatlarý gereði tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka, özel finans kuruluþu ve finansman þirketlerini,
l) Reklam veren: Ürettiði ya da pazarladýðý malýn/hizmetin tanýtýmýný yaptýrmak, satýþýný artýrmak veya imajýný yaratýp güçlendirmek amacýyla hazýrlattýðý, içinde firmasýnýn ya da mal/hizmet markasýnýn yer aldýðý reklamlarý yayýnlatan, daðýtan ya da baþka yollarla sergileyen gerçek ya da tüzel kiþiyi,
m) Reklamcý: Ticari reklam ve ilânlarý reklam verenin duyduðu ihtiyaç doðrultusunda hazýrlayan ve reklam veren adýna yayýnlanmasýna aracýlýk eden ticari iletiþim uzmaný gerçek ya da tüzel kiþiyi,
n) Mecra kuruluþu: Ticari reklam veya ilâný hedef kitleye ulaþtýran iletiþim kanallarýnýn ya da her türlü aracýn sahibi, iþleticisi veya kiralayýcýsý olan gerçek veya tüzel kiþiyi,
o ) Teknik düzenleme: Bir ürünün ve hizmetin, ilgili idari hükümler de dahil olmak üzere, özellikleri, iþleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, iþaretleme, etiketleme ve uygunluk
deðerlendirilmesi iþlemleri hususlarýndan biri veya birkaçýný belirten ilgili Bakanlýk tarafýndan Resmi
Gazetede yayýmlanarak mecburi uygulamaya konulan standartlar dahil olmak üzere uyulmasý zorunlu olan her türlü düzenlemeyi,
p) Tüketici örgütleri: Tüketicinin korunmasý amacýyla kurulan dernek, vakýf veya bunlarýn üst kuruluþlarýný,
Ýfade eder.
ÝKÝNCÝ KISIM
Tüketicinin Korunmasý ve Aydýnlatýlmasý
Ayýplý Mal
Madde 4- Ambalajýnda, etiketinde, tanýtma ve kullanma kýlavuzunda ya da reklam ve ilânlarýnda yer alan veya satýcý tarafýndan bildirilen veya standardýnda veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliði etkileyen niceliðine aykýrý olan ya da tahsis veya kullaným amacý bakýmýndan deðerini veya tüketicinin
ondan beklediði faydalarý azaltan veya ortadan kaldýran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayýplý mal olarak kabul edilir.
Tüketici, malýn teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayýbý satýcýya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleþmeden dönme, malýn ayýpsýz misliyle deðiþtirilmesi veya ayýp oranýnda bedel indirimi ya da ücretsiz onarým isteme haklarýna sahiptir. Satýcý, tüketicinin tercih ettiði bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarýndan biri ile birlikte ayýplý malýn neden olduðu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanýmdaki diðer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçý-üreticiden tazminat isteme hakkýna da sahiptir.
Ýmalatçý-üretici, satýcý, bayi, acente, ithalatçý ve 10 uncu maddenin beþinci fýkrasýna göre kredi veren ayýplý maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarýndan dolayý müteselsilen sorumludur. Ayýplý malýn neden olduðu zarardan dolayý birden fazla kimse sorumlu olduðu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar.
Satýlan malýn ayýplý olduðunun bilinmemesi bu sorumluluðu ortadan kaldýrmaz.
Bu madde ile ayýba karþý sorumlu tutulanlar, ayýba karþý daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemiþlerse, ayýplý maldan sorumluluk, ayýp daha sonra ortaya çýkmýþ olsa bile malýn tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yýllýk zamanaþýmýna tabidir. Bu süre konut ve tatil amaçlý taþýnmaz mallarda beþ yýldýr. Ayýplý malýn neden olduðu her türlü zararlardan dolayý yapýlacak talepler ise üç yýllýk zamanaþýmýna tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malýn piyasaya sürüldüðü günden baþlayarak on yýl sonra ortadan kalkar. Ancak, satýlan malýn ayýbý, tüketiciden satýcýnýn aðýr kusuru veya hile ile gizlenmiþse zamanaþýmý süresinden yararlanýlamaz.
Ayýplý malýn neden olduðu zararlardan sorumluluða iliþkin hükümler dýþýnda, ayýplý olduðu bilinerek satýn alýnan mallar hakkýnda yukarýdaki hükümler uygulanmaz.
Satýþa sunulacak ayýplý mal üzerine ya da ambalajýna, imalatçý veya satýcý tarafýndan tüketicinin kolaylýkla okuyabileceði þekilde “özürlüdür” ibaresini içeren bir etiket konulmasý zorunludur. Yalnýzca ayýplý mal satýlan veya bir kat ya da reyon gibi bir bölümü sürekli olarak ayýplý mal satýþýna, tüketicinin bilebileceði þekilde tahsis edilmiþ yerlerde bu etiketin konulma zorunluluðu yoktur. Malýn ayýplý olduðu hususu, tüketiciye verilen
fatura, fiþ veya satýþ belgesi üzerinde gösterilir.
Güvenli olmayan mallar, piyasaya özürlüdür etiketiyle dahi arz edilemez. Bu ürünlere, 4703 sayýlý Ürünlere Ýliþkin Teknik Mevzuatýn Hazýrlanmasý ve Uygulanmasýna Dair Kanun hükümleri uygulanýr.
Bu hükümler, mal satýþýna iliþkin her türlü tüketici iþleminde de uygulanýr.
Ayýplý Hizmet
Madde 4/A- Saðlayýcý tarafýndan bildirilen reklam ve ilânlarýnda veya standardýnda veya teknik kuralýnda tespit edilen nitelik veya niteliði etkileyen niceliðine aykýrý olan ya da yararlanma amacý bakýmýndan deðerini veya tüketicinin ondan beklediði faydalarý azaltan veya ortadan kaldýran maddi, hukuki veya ekonomik
eksiklikler içeren hizmetler, ayýplý hizmet olarak kabul edilir.
Tüketici, hizmetin ifa edildiði tarihten itibaren otuz gün içerisinde bu ayýbý saðlayýcýya bildirmekle yükümlüdür.
Tüketici bu durumda, sözleþmeden dönme, hizmetin yeniden görülmesi veya ayýp oranýnda bedel indirimi haklarýna sahiptir. Tüketicinin sözleþmeyi sona erdirmesi, durumun gereði olarak haklý görülemiyorsa,
bedelden indirim ile yetinilir. Tüketici, bu seçimlik haklarýndan biri ile birlikte 4 üncü maddede belirtilen
þartlar çerçevesinde tazminat da isteyebilir. Saðlayýcý, tüketicinin seçtiði bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
Saðlayýcý, bayi, acente ve 10 uncu maddenin beþinci fýkrasýna göre kredi veren, ayýplý hizmetten ve ayýplý hizmetin neden olduðu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarýndan dolayý müteselsilen sorumludur. Sunulan hizmetin ayýplý olduðunun bilinmemesi bu sorumluluðu ortadan kaldýrmaz.
Daha uzun bir süre için garanti verilmemiþ ise, ayýp daha sonra ortaya çýkmýþ olsa bile ayýplý hizmetten dolayý yapýlacak talepler hizmetin ifasýndan itibaren iki yýllýk zamanaþýmýna tabidir. Ayýplý hizmetin neden olduðu her türlü zararlardan dolayý yapýlacak talepler ise üç yýllýk zamanaþýmýna tabidir. Ancak, sunulan hizmetin ayýbý, tüketiciden saðlayýcýnýn aðýr kusuru veya hile ile gizlenmiþse zamanaþýmý süresinden yararlanýlamaz.
Ayýplý hizmetin neden olduðu zararlardan sorumluluða iliþkin hükümler dýþýnda, ayýplý olduðu bilinerek edinilen hizmetler hakkýnda yukarýdaki hükümler uygulanmaz.
Bu hükümler, hizmet saðlamaya iliþkin her türlü tüketici iþleminde de uygulanýr.
Satýþtan Kaçýnma
Madde 5- Üzerinde “numunedir” veya “satýlýk deðildir” ibaresi bulunmayan bir malýn; ticarî bir kuruluþun vitrininde, rafýnda veya açýkça görülebilir herhangi bir yerinde teþhir edilmesi halinde satýcý bu mallarýn satýþýndan kaçýnamaz.
Hizmet saðlamada da haklý bir sebep olmaksýzýn kaçýnýlamaz.
Aksine bir teamül, ticarî örf veya adet yoksa, satýcý bir mal veya hizmetin satýþýný o mal veya hizmetin kendisi tarafýndan belirlenen miktar, sayý veya ebat gibi koþullara ya da baþka bir mal veya hizmetin satýn alýnmasýna baðlý kýlamaz.
Diðer mal satýþý ve hizmet saðlama sözleþmelerinde de bu hüküm uygulanýr.
Sözleþmelerdeki Haksýz Þartlar
Madde 6- Satýcý veya saðlayýcýnýn tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflý olarak sözleþmeye koyduðu, taraflarýn sözleþmeden doðan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralýna aykýrý düþecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliðe neden olan sözleþme koþullarý haksýz þarttýr.
Taraflardan birini tüketicinin oluþturduðu her türlü sözleþmede yer alan haksýz þartlar tüketici için baðlayýcý deðildir.
Eðer bir sözleþme þartý önceden hazýrlanmýþsa ve özellikle standart sözleþmede yer almasý nedeniyle tüketici
içeriðine etki edememiþse, o sözleþme þartýnýn tüketiciyle müzakere edilmediði kabul edilir.
Sözleþmenin bütün olarak deðerlendirilmesinden, standart sözleþme olduðu sonucuna varýlýrsa, bu sözleþmedeki bir þartýn belirli unsurlarýnýn veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiþ olmasý, sözleþmenin kalan kýsmýna bu maddenin uygulanmasýný engellemez.
Bir satýcý veya saðlayýcý, bir standart þartýn münferiden tartýþýldýðýný ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.
6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazýlý olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleþmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ve sözleþmede bulunmasý gereken þartlardan bir veya birkaçýnýn bulunmamasý durumunda eksiklik sözleþmenin geçerliliðini etkilemez. Bu eksiklik satýcý veya saðlayýcý tarafýndan derhal giderilir.
Bakanlýk standart sözleþmelerde yer alan haksýz þartlarýn tespit edilmesine ve bunlarýn sözleþme metninden
çýkartýlmasýnýn saðlanmasýna iliþkin usul ve esaslarý belirler.
Taksitle Satýþ
Madde 6/A- Taksitle satýþ, satým bedelinin en az iki taksitle ödendiði ve malýn veya hizmetin sözleþmenin düzenlendiði anda teslim veya ifa edildiði satým türüdür.
Taksitle satýþ sözleþmesinin yazýlý þekilde yapýlmasý zorunludur. Sözleþmede bulunmasý gereken asgari koþullar aþaðýda gösterilmiþtir:
a) Tüketicinin ve satýcý veya saðlayýcýnýn isim, unvan, açýk adresleri ve varsa eriþim bilgileri,
b) Malýn veya hizmetin Türk Lirasý olarak vergiler dahil peþin satýþ fiyatý,
c) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek Türk Lirasý olarak toplam satýþ fiyatý,
d) Faiz miktarý, faizin hesaplandýðý yýllýk oran ve sözleþmede belirlenen faiz oranýnýn yüzde otuz fazlasýný geçmemek üzere gecikme faizi oraný,
e) Peþinat tutarý,
f) Ödeme planý,
g) Borçlunun temerrüde düþmesinin hukuki sonuçlarý.
Satýcý veya saðlayýcý, bu bilgilerin sözleþmede yer almasýný saðlamak ve taraflar arasýnda akdedilen sözleþmenin bir nüshasýný tüketiciye vermekle yükümlüdür. Sözleþmeden ayrý olarak kýymetli evrak niteliðinde senet düzenlenecekse, bu senet, her bir taksit ödemesi için ayrý ayrý olacak þekilde ve sadece nama yazýlý olarak düzenlenir. Aksi takdirde, kambiyo senedi geçersizdir.
Taksitle satýþlarda; tüketici, borçlandýðý toplam miktarý önceden ödeme hakkýna sahiptir. Tüketici ayný zamanda,
bir taksit miktarýndan az olmamak þartýyla bir veya birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Her iki durumda da satýcý, ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.
Satýcý veya saðlayýcý, taksitlerden birinin veya birkaçýnýn ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasýný talep etme hakkýný saklý tutmuþsa, bu hak; ancak satýcýnýn veya saðlayýcýnýn bütün edimlerini ifa etmiþ olmasý durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düþmesi ve ödenmeyen
taksit toplamýnýn satýþ bedelinin en az onda biri olmasý halinde kullanýlabilir. Ancak satýcýnýn veya saðlayýcýnýn bu hakkýný kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarýsýnda bulunmasý gerekir.
Sözleþme þartlarý tüketici aleyhine hiçbir þekilde deðiþtirilemez.
Devre tatil
Madde 6/B- Devre tatil sözleþmeleri, en az üç yýl süre için yapýlan ve bu süre zarfýnda yýl içinde, belirli veya belirlenebilecek ve bir haftadan az olmayacak bir dönem için bir veya daha fazla sayýdaki taþýnmazýn kullaným hakkýnýn devri ya da devri taahhüdünü içeren ve bir nüshasýnýn tüketiciye verilmesi zorunlu, yazýlý sözleþme ya da sözleþmeler grubudur.
Devre tatil sözleþmelerine iliþkin usul ve esaslarý Bakanlýk belirler.
Paket tur
Madde 6/C- Paket tur sözleþmeleri; ulaþtýrma, konaklama ve bunlara yardýmcý sayýlmayan diðer turistik hizmetlerin en az ikisinin birlikte, her þeyin dahil olduðu fiyatla satýlan veya satýþ taahhüdü yapýlan ve hizmeti
yirmidört saatten uzun bir süreyi kapsayan veya gecelik konaklamayý içeren ve bir nüshasýnýn tüketiciye
verilmesi zorunlu, önceden düzenlenmiþ yazýlý sözleþmelerdir.
Paket tur sözleþmelerine iliþkin usul ve esaslarý Bakanlýk belirler.
Kampanyalý Satýþlar
Madde 7- Kampanyalý satýþ, gazete, radyo, televizyon ilâný ve benzeri yollarla tüketiciye duyurularak düzenlenen
kampanyalara iþtirakçi kabul edilmesi ve malýn veya hizmetin daha sonra teslim veya ifa edilmesi suretiyle yapýlan satýmdýr.
Kampanyalý satýþlar Bakanlýðýn izni ile yapýlýr. Bakanlýk hangi tür satýþlarýn izne tabi olacaðýný, ön ödeme, taksit miktarý, teslim süresi, üretici firma garantisi, yatýrýlacak teminat ile kampanyalý satýþlarda uyulmasý gereken usul ve esaslarý tespit eder.
Ýlan ve taahhüt edilen mal veya hizmetin teslimatýnýn veya ifasýnýn hiç ya da gereði gibi yapýlmamasý durumunda,
satýcý, saðlayýcý, bayi, acente, imalatçý-üretici, ithalatçý ve 10 uncu maddenin beþinci fýkrasýna göre kredi veren müteselsilen sorumludur.
Tüketici kampanyadan ayrýlmaya karar verdikten sonra kampanyayý düzenleyen, mal veya hizmetin tüketiciye
teslim tarihini geçmemek þartýyla tüketicinin o ana kadar ödediði tüm bedeli ödemekle yükümlüdür.
Kampanyayý düzenleyen, kampanyalý satýþlarda düzenlenecek yazýlý sözleþmede, 6/A maddesinin ikinci fýkrasýnda belirtilen bilgilere ek olarak “kampanya bitiþ tarihi” ve “mal veya hizmetin teslim veya yerine getirilme
tarih ve þekli”ne iliþkin bilgileri de içeren sözleþmenin bir nüshasýný tüketiciye vermek zorundadýr.
Sözleþmede aksi kararlaþtýrýlmadýkça, ön ödeme tutarý, mal veya hizmetin satýþ bedelinin yüzde kýrkýndan fazla olamaz.
Kampanyalý satýþlarda malýn teslim ya da hizmetin ifa süresi on iki ayý aþamaz. Konut ve tatil amaçlý taþýnmaz mallar için bu süre otuz aydýr.
Tüketicinin ödemeye iliþkin tüm edimlerini yerine getirmesi durumunda, malýn teslimi ya da hizmetin ifasý, ödemenin bitimini takiben en geç bir ay içinde yapýlmak zorundadýr.
Kampanyalý taksitle satýþlarda 6/A maddesi hükümleri de uygulanýr.
Kapýdan Satýþ
Madde 8- Kapýdan satýþ; iþyeri, fuar, panayýr gibi satýþ mekanlarý dýþýnda yapýlan satýmlardýr.
Bakanlýk, kapýdan satýþ yapacaklarda aranýlacak nitelikleri, bu Kanuna tabi olan ve olmayan kapýdan satýþlarý ve kapýdan satýþlara iliþkin uygulama usul ve esaslarýný belirler.
Bu tür satýþlarda; tüketici, teslim aldýðý tarihten itibaren yedi gün içinde malý kabul etmekte veya hiçbir gerekçe
göstermeden ve hiçbir yükümlülük altýna girmeden reddetmekte serbesttir. Hizmetlerin satýmýnda ise bu süre, sözleþmenin imzalandýðý tarihten itibaren baþlar. Bu süre dolmadan satýcý veya saðlayýcý, kapýdan satýþ iþlemine konu mal veya hizmet karþýlýðýnda tüketiciden herhangi bir isim altýnda ödeme yapmasýný veya borç altýna sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Satýcý, cayma bildirimi kendisine ulaþtýðý andan itibaren yirmi gün içerisinde malý geri almakla yükümlüdür.
Tüketici, malýn mutat kullanýmý sebebiyle meydana gelen deðiþiklik ve bozulmalarýndan sorumlu deðildir.
Taksitle yapýlan kapýdan satýþlarda 6/A maddesi, kampanyalý kapýdan satýþlarda 7 nci madde hükümleri ayrýca uygulanýr.
Kapýdan Satýþlarda Satýcýnýn ve Saðlayýcýnýn Yükümlülüðü
Madde 9- Kapýdan satýþ sözleþmelerinde, sözleþmede bulunmasý gereken diðer unsurlara ilave olarak mal veya hizmetin nitelik ve niceliðine iliþkin açýklayýcý bilgiler, cayma bildiriminin yapýlacaðý açýk adres ve en az on altý punto ve koyu siyah harflerle yazýlmýþ aþaðýdaki ibare yer almak zorundadýr:
Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin teslim aldýðý veya sözleþmenin imzalandýðý tarihten itibaren yedi gün içerisinde malý veya hizmeti reddederek sözleþmeden cayma hakkýnýn var olduðunu ve cayma bildiriminin satýcý/saðlayýcýya ulaþmasý tarihinden itibaren malý geri almayý taahhüt ederiz.
Tüketici, sahip olduðu haklarýnýn da yazýlý bulunduðu sözleþmeyi imzalar ve kendi el yazýsý ile tarihini yazar.
Satýcý veya saðlayýcý, bu bilgilerin sözleþmede yer almasýný saðlamak ve taraflar arasýnda akdedilen sözleþmenin bir nüshasýný tüketiciye vermekle yükümlüdür.
Bu madde hükümlerine göre düzenlenmiþ bir sözleþmenin ve malýn tüketiciye teslim edildiðini ispat satýcýya veya saðlayýcýya aittir. Aksi takdirde, tüketici cayma hakkýný kullanmak için yedi günlük süre ile baðlý deðildir.
Mesafeli Sözleþmeler
Madde 9/A- Mesafeli sözleþmeler; yazýlý, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diðer iletiþim araçlarý kullanýlarak ve tüketicilerle karþý karþýya gelinmeksizin yapýlan ve malýn veya hizmetin tüketiciye anýnda veya sonradan teslimi veya ifasý kararlaþtýrýlan sözleþmelerdir.
Mesafeli satýþ sözleþmesinin akdinden önce, ayrýntýlarý Bakanlýkça çýkarýlacak tebliðle belirlenecek bilgilerin tüketiciye verilmesi zorunludur. Tüketici, bu bilgileri edindiðini yazýlý olarak teyit etmedikçe sözleþme akdedilemez.
Elektronik ortamda yapýlan sözleþmelerde teyid iþlemi, yine elektronik ortamda yapýlýr.
Satýcý ve saðlayýcý, tüketicinin sipariþi kendisine ulaþtýðý andan itibaren otuz gün içerisinde edimini yerine getirir. Bu süre, tüketiciye daha önceden yazýlý olarak bildirilmek koþuluyla en fazla on gün uzatýlabilir.
Satýcý veya saðlayýcý elektronik ortamda tüketiciye teslim edilen gayri maddî mallarýn veya sunulan hizmetlerin teslimatýnýn ayýpsýz olarak yapýldýðýný ispatla yükümlüdür.
Cayma hakký süresince sözleþmeye konu olan mal veya hizmet karþýlýðýnda tüketiciden herhangi bir isim altýnda ödeme yapmasýnýn veya borç altýna sokan herhangi bir belge vermesinin istenemeyeceðine iliþkin hükümler dýþýnda kapýdan satýþlara iliþkin hükümler mesafeli sözleþmelere de uygulanýr.
Satýcý veya saðlayýcý cayma bildiriminin kendisine ulaþtýðý tarihten itibaren on gün içinde almýþ olduðu bedeli,
kýymetli evraký ve tüketiciyi bu hukukî iþlemden dolayý borç altýna sokan her türlü belgeyi iade etmek ve yirmi gün içerisinde de malý geri almakla yükümlüdür.
Tüketici Kredisi
Madde 10- Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacýyla kredi verenden nakit olarak aldýklarý kredidir. Tüketici kredisi sözleþmesinin yazýlý olarak yapýlmasý ve bu sözleþmenin bir nüshasýnýn tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasýnda akdedilen sözleþmede öngörülen kredi þartlarý, sözleþme süresi içerisinde tüketici aleyhine deðiþtirilemez.
Sözleþmede;
a) Tüketici kredisi tutarý,
b) Faiz ve diðer unsurlarla birlikte toplam borç tutarý,
c) Faizin hesaplandýðý yýllýk oran,
d) Ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diðer masraflarýn ayrý ayrý belirtildiði ödeme planý,
e) Ýstenecek teminatlar,
f) Akdi faiz oranýnýn yüzde otuz fazlasýný geçmemek üzere gecikme faizi oraný,
g) Borçlunun temerrüde düþmesinin hukuki sonuçlarý,
h) Kredinin vadesinden önce kapatýlmasýna iliþkin þartlar,
ý) Kredinin yabancý para birimi cinsinden kullandýrýlmasý durumunda, geri ödemeye iliþkin taksitlerin ve toplam kredi tutarýnýn hesaplanmasýnda, hangi tarihteki kurun dikkate alýnacaðýna iliþkin þartlar,
yer alýr.
Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçýnýn ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasýný talep etme hakkýný saklý tutmuþsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiþ olmasý durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düþmesi halinde kullanýlabilir. Ancak kredi verenin bu hakkýný kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarýsýnda bulunmasý gerekir. Tüketici kredisinin teminatý olarak þahsi teminat verildiði hallerde, kredi veren, asýl borçluya baþvurmadan, kefilden borcun ifasýný isteyemez.
Tüketici, kredi verene borçlandýðý toplam miktarý önceden ödeyebileceði gibi ayný zamanda vadesi gelmemiþ bir ya da birden çok taksit ödemesinde de bulunabilir. Her iki durumda da kredi veren, ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür. Bakanlýk ödenen miktara göre gerekli
faiz ve komisyon indiriminin ne oranda yapýlacaðýnýn usul ve esaslarýný belirler.
Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satýn alýnmasý ya da belirli bir satýcý veya saðlayýcý ile yapýlacak satýþ sözleþmesi þartý ile vermesi durumunda satýlan malýn veya hizmetin hiç ya da zamanýnda teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karþý satýcý veya saðlayýcý ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Kredi verenin ödemeleri bir kýymetli evraka baðlamasý ya da krediyi kýymetli evrak kabul etmek suretiyle teminat altýna almasý yasaktýr. Bu yasaða raðmen tüketiciden bir kýymetli evrak alýnacak olursa, tüketici bu kýymetli evraký kredi verenden geri istemek hakkýna sahiptir. Ayrýca, kredi veren kýymetli evrakýn ciro edilmesi
sebebiyle tüketicinin uðradýðý zararý tazmin etmekle yükümlüdür.
Kredi Kartlarý
Madde 10/A- Kredi kartý ile mal veya hizmet alýmý sonucu nakdi krediye dönüþen veya kredi kartý ile nakit çekim suretiyle kullanýlan krediler de 10 uncu madde hükümlerine tabidir. Ancak, bu tür krediler hakkýnda 10 uncu maddenin ikinci fýkrasýnýn (a), (b), (h) ve (ý) bentleri ile dördüncü fýkra hükmü uygulanmaz.
Kredi veren tarafýndan tüketiciye gönderilen dönemsel hesap özetleri, 10 uncu maddenin ikinci fýkrasýnýn (d) bendinde öngörülen ödeme planý hükmündedir. Dönemsel hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarýnýn vadesinde ödenmemesi halinde; tüketici, 10 uncu maddenin (f) bendinde yer alan gecikme faizi dýþýnda herhangi bir isim altýnda yükümlülük altýna sokulamaz.
Kredi veren faiz artýrýmýný otuz gün önceden tüketiciye bildirmek zorundadýr. Kredi veren tarafýndan artýrýlan faiz oraný geriye dönük olarak uygulanamaz. Tüketici bildirim tarihinden itibaren en geç altmýþ gün içinde tüm borcu ödeyip kredi kullanmaya son verdiði takdirde faiz artýþýndan etkilenmez.
Mal veya hizmetin kredi kartý ile satýn alýndýðý durumlarda, satýcý veya saðlayýcý, tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altýnda ilave ödemede bulunmasýný isteyemez.
Süreli Yayýnlar
Madde 11- Süreli yayýn kuruluþlarýnca düzenlenen ve her ne amaç ve þekilde olursa olsun, bilet, kupon, iþtirak numarasý, oyun, çekiliþ ve benzeri yollarla süreli yayýn dýþýnda ikinci bir ürün ve/veya hizmetin verilmesinin
taahhüt edildiði durumlarda; kitap, dergi, ansiklopedi, afiþ, bayrak, poster, sözlü veya görüntülü manyetik bant veya optik disk gibi süreli yayýncýlýk amaçlarýna aykýrý olmayan kültürel ürünler dýþýnda hiçbir mal ya da hizmetin taahhüdü ve daðýtýmý yapýlamaz. Bu amaçla kampanya düzenlenmesi halinde, kampanya
süresi altmýþ günü geçemez. Kampanya konusu mal veya hizmet bedelinin bir bölümünün tüketici tarafýndan karþýlanmasý istenemez.
Süreli yayýn kuruluþu, kampanyaya ait reklam ve ilânlarýnda, kampanya konusu mal veya hizmetin Türkiye genelinde teslim ve ifa tarihlerine iliþkin programýný ilân etmek ve kampanya konusu mal veya hizmetin teslim ve ifasýný, kampanyanýn bitiminden itibaren otuz gün içinde yerine getirmek zorundadýr.
Kampanya süresince, süreli yayýnýn satýþ fiyatý, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen mal veya hizmetin
yol açtýðý maliyet artýþý nedeniyle artýrýlamaz. Kampanya konusu mal veya hizmet taahhüdü ve daðýtýmý bölünerek yapýlamayacaðý gibi, bu mal veya hizmetin ayrýlmaz ya da tamamlayýcý parçalarý da ayrý bir kampanya
konusu haline getirilemez. Bu Kanunun uygulamasýnda, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen her bir mal veya hizmete iliþkin iþlemler baðýmsýz bir kampanya olarak kabul edilir.
Süreli yayýn kuruluþlarý tarafýndan düzenlenmeyen, ancak süreli yayýnla doðrudan veya dolaylý irtibatlandýrýlan kampanyalar da bu hükümlere tabidir.
Abonelik Sözleþmeleri
Madde 11/A- Her türlü abonelik sözleþmelerine taraf olan tüketiciler, isteklerini satýcýya yazýlý olarak bildirmek kaydýyla aboneliklerine tek taraflý son verebilirler.
Satýcý tüketicinin aboneliðe son verme isteðini, yazýlý bildirimin kendisine ulaþtýðý tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yerine getirmekle yükümlüdür.
Süreli yayýn aboneliðine son verme isteði ise; yazýlý bildirimin satýcýya ulaþtýðý tarihten itibaren günlük yayýnlarda onbeþ gün, haftalýk yayýnlarda bir ay, aylýk yayýnlarda üç ay sonra yürürlüðe girer. Daha uzun süreli yayýnlarda ise, bildirimden sonraki ilk yayýný müteakiben yürürlüðe konulur.
Satýcý, abone ücretinin geri kalan kýsmýný hiçbir kesinti yapmaksýzýn onbeþ gün içinde iade etmekle yükümlüdür.
Fiyat Etiketi
Madde 12- Perakende satýþa arz edilen mallarýn veya ambalajlarýnýn yahut kaplarýnýn üzerine kolaylýkla görülebilir, okunabilir þekilde o malla ilgili tüm vergiler dahil fiyat, üretim yeri ve ayýrýcý özelliklerini içeren etiket konulmasý, etiket konulmasý mümkün olmayan hallerde ayný bilgileri kapsayan listelerin görülebilecek
þekilde uygun yerlere asýlmasý zorunludur.
Hizmetlerin tarife ve fiyatlarýný gösteren listeler de birinci fýkraya göre düzenlenerek asýlýr.
Etiket, fiyat ve tarife listelerinde belirtilen fiyat ile kasa fiyatý arasýnda fark olmasý durumunda tüketici lehine olan fiyat üzerinden satýþ yapýlýr.
Fiyatý; Bakanlar Kurulu, kamu kurum ve kuruluþlarý veya kamu kurumu niteliðinde meslek kuruluþlarý tarafýndan belirlenen mal veya hizmetlerin, belirlenen bu fiyatýn üzerinde bir fiyatla satýþa sunulmasý yasaktýr.
Bakanlýk, etiket ve tarife listelerinin þeklini, içeriðini, usul ve esaslarýný bir yönetmelikle düzenler. Bakanlýk ve belediyeler, bu madde hükümlerinin uygulanmasý ve izlenmesine iliþkin iþleri yürütmekle ayrý ayrý görevlidirler.
Garanti Belgesi
Madde 13- Ýmalatçý veya ithalatçýlar ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi mallarý için Bakanlýkça onaylý garanti belgesi düzenlemek zorundadýr. Mala iliþkin faturanýn tarih ve sayýsýný içeren garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluðu satýcý, bayi veya acenteye aittir. Garanti süresi malýn teslim tarihinden itibaren baþlar ve asgari iki yýldýr. Ancak, özelliði nedeniyle bazý mallarýn garanti þartlarý, Bakanlýkça baþka bir ölçü birimi ile belirlenebilir.
Satýcý; garanti belgesi kapsamýndaki mallarýn, garanti süresi içerisinde arýzalanmasý halinde malý iþçilik masrafý, deðiþtirilen parça bedeli ya da baþka herhangi bir ad altýnda hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür.
Tüketici onarým hakkýný kullanmýþsa, garanti süresi içerisinde sýk arýzalanmasý nedeniyle maldan yararlanamamanýn süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aþýlmasý veya tamirinin mümkün bulunmadýðýnýn anlaþýlmasý hallerinde, 4 üncü maddede yer alan diðer seçimlik haklarýný kullanabilir.
Satýcý bu talebi reddedemez.
Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satýcý, bayi, acente, imalatçý-üretici ve ithalatçý müteselsilen sorumludur.
Tüketicinin malý kullaným kýlavuzunda yer alan hususlara aykýrý kullanmasýndan kaynaklanan arýzalar, iki ve üçüncü fýkra hükümleri kapsamý dýþýndadýr.
Bakanlýk, hangi sanayi mallarýnýn garanti belgesi ile satýlmak zorunda bulunduðunu ve bu mallarýn arýzalarýnýn tamiri için gereken azami süreleri Türk Standartlarý Enstitüsünün görüþünü alarak tespit ve ilânla görevlidir.
Tanýtma ve Kullanma Kýlavuzu
Madde 14- Yurt içinde üretilen veya ithal edilen sanayi mallarýnýn tanýtým, kullaným, bakým ve basit onarýmýna iliþkin Türkçe kýlavuzla ve gerektiðinde uluslararasý sembol ve iþaretleri kapsayan etiketle satýlmasý zorunludur.
Bakanlýk, sanayi mallarýndan hangilerinin tanýtma ve kullaným kýlavuzu ve etiket ile satýlmak zorunda bulunduðunu ve bunlarda bulunmasý gereken asgari unsurlarý Türk Standartlarý Enstitüsünün görüþünü alarak tespit ve ilânla görevlidir.
Satýþ Sonrasý Hizmetler
Madde 15- Ýmalatçý veya ithalatçýlar, sattýklarý, ürettikleri veya ithal ettikleri sanayi mallarý için o malýn Bakanlýkça tespit ve ilân edilen kullaným ömrü süresince, yeterli teknik personel ve yedek parça stoku bulundurmak
suretiyle bakým ve onarým hizmetlerini sunmak zorundadýrlar.
Ýmalatçý veya ithalatçýlarýn bulundurmalarý gereken yedek parça stok miktarý Bakanlýkça belirlenir.
Ýthalatçýnýn herhangi bir þekilde ticari faaliyetinin sona ermesi halinde, kullaným ömrü süresince bakým ve onarým hizmetlerini, o malýn yeni ithalatçýsý sunmak zorundadýr.
Bakanlýk, hangi mallar için servis istasyonlarý kurulmasýnýn zorunlu olduðu ile servis istasyonlarýnýn kuruluþ ve iþleyiþine dair usul ve esaslarý Türk Standartlarý Enstitüsünün görüþünü alarak tespit ve ilânla görevlidir.
Garanti belgesiyle satýlmak zorunda olan bir sanayi malýnýn garanti süresi sonrasýnda arýzalanmasý durumunda,
o malýn Bakanlýkça belirlenen azami tamir süresi içerisinde onarýmý zorunludur.
Ticari Reklam ve Ýlanlar
Madde 16- Ticari reklam ve ilânlarýn kanunlara, Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kiþilik haklarýna uygun, dürüst ve doðru olmalarý esastýr.
Tüketiciyi aldatýcý, yanýltýcý veya onun tecrübe ve bilgi noksanlýklarýný istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliðini tehlikeye düþürücü, þiddet hareketlerini ve suç iþlemeyi özendirici, kamu saðlýðýný bozucu, hastalarý, yaþlýlarý, çocuklarý ve özürlüleri istismar edici reklam ve ilânlar ve örtülü reklam yapýlamaz.
Ayný ihtiyaçlarý karþýlayan ya da ayný amaca yönelik rakip mal ve hizmetlerin karþýlaþtýrmalý reklamlarý
yapýlabilir.
Reklam veren, ticari reklam veya ilânda yer alan somut iddialarý ispatla yükümlüdür.
Reklam verenler, reklamcýlar ve mecra kuruluþlarý bu madde hükümlerine uymakla yükümlüdürler.
Reklam Kurulu
Madde 17- Ticari reklam ve ilânlarda uyulmasý gereken ilkeleri belirlemek, bu ilkeler çerçevesinde ticari reklam ve ilânlarý incelemek ve inceleme sonucuna göre, 16 ncý madde hükümlerine aykýrý reklam ve ilânlarý üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya durdurma ve/veya ayný yöntemle düzeltme ve/veya para cezasý verme hususlarýnda görevli bir Reklam Kurulu oluþturulur. Reklam Kurulu kararlarý Bakanlýkça uygulanýr.
Reklam Kurulu, ticari reklam ve ilânlarda uyulmasý gereken ilkeleri belirlemede; ülke koþullarýnýn yaný sýra, reklamcýlýk alanýnda evrensel kabul görmüþ taným ve kurallarý da dikkate alýr.
Baþkanlýðý, Bakanýn görevlendireceði ilgili Genel Müdür tarafýndan yürütülen Reklam Kurulu;
a) Bakanlýkça ilgili Genel Müdür Yardýmcýlarý arasýndan görevlendirilecek bir üye,
b) Adalet Bakanlýðýnca, bu Bakanlýkta idari görevlerde çalýþan hakimler arasýndan görevlendirilecek bir üye,
c) Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunca görevlendirilecek reklam konusunda uzman bir üye,
d) Yükseköðretim Kurulunun reklamcýlýk alanýnda uzman üniversite öðretim elemanlarý arasýndan seçeceði bir üye,
e) Türk Tabibleri Birliði Merkez Konseyinin görevlendireceði doktor bir üye,
f) Türkiye Barolar Birliðinin görevlendireceði avukat bir üye,
g) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliðinin deðiþik sektörlerden görevlendireceði dört üye,
h) Türkiye’deki tüm gazeteciler derneklerinin kendi aralarýndan seçeceði bir üye,
i) Reklamcýlar derneklerinin veya varsa üst kuruluþlarýnýn seçeceði bir üye,
j) Tüketici Konseyinin Konseye katýlan tüketici örgütü temsilcileri arasýndan seçeceði veya üst örgütlerinin görevlendireceði bir üye,
k) Türkiye Ziraat Odalarý Birliðinin görevlendireceði bir üye,
l) Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonunun görevlendireceði bir üye,
m) Türk Standartlarý Enstitüsünden bir üye,
n) Diyanet Ýþleri Baþkanlýðýndan bir üye,
o) Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliðinden bir üye,
p) Ýþçi sendikalarý konfederasyonlarýndan bir üye,
r) Memur sendikalarý konfederasyonlarýndan bir üye,
s) Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müþavirler ve Yeminli Mali Müþavirler Odalarý Birliðinin görevlendireceði bir üye,
t) Ankara, Ýstanbul ve Ýzmir Büyükþehir Belediyelerinin kendi aralarýndan seçeceði bir üye,
u) Türk Eczacýlar Birliðinden bir üye,
v) Türk Diþ Hekimleri Birliðinden bir üye,
olmak üzere yirmibeþ üyeden oluþur.
Kurul üyelerinin görev süreleri üç yýldýr. Süresi bitenler yeniden görevlendirilebilir veya seçilebilir. Üyelikler herhangi bir sebeple boþaldýðý takdirde boþalan yerlere üçüncü fýkra esaslarý dahilinde bir ay içerisinde görevlendirme veya seçim yapýlýr.
Kurul en az ayda bir defa veya ihtiyaç duyulduðu her zaman Baþkanýn çaðrýsý üzerine toplanýr.
Kurul, Baþkan dahil en az ondört üyenin hazýr bulunmasý ile toplanýr ve toplantýya katýlanlarýn çoðunluðu ile karar verir.
Kurul, gerekli görülen hallerde sürekli ve geçici olarak görev yapmak üzere özel ihtisas komisyonlarý kurabilir.
Kurulun bu komisyonlarda görev yapmasýný uygun göreceði kamu personeli, ilgili kamu kuruluþlarýnca görevlendirilir.
Kurul üyeleri ile özel ihtisas komisyonu üyelerinden kamu görevlisi olanlara verilecek huzur hakký ile kamu görevlisi olmayan kurul üyelerine ödenecek huzur ücreti Maliye Bakanlýðýnýn uygun görüþü alýnarak Bakanlýkça belirlenir.
Kurulun sekretarya hizmetleri Bakanlýk tarafýndan yerine getirilir.
Reklam Kurulu kararlarý, tüketicilerin bilgilendirilmesi, aydýnlatýlmasý ve ekonomik çýkarlarýnýn korunmasý amacýyla Reklam Kurulu Baþkanlýðýnca açýklanýr.
Reklam Kurulunun görevleri, kuruluþ, çalýþma usul ve esaslarý ile sekretarya hizmetlerinin ne suretle yerine getirileceði Bakanlýk tarafýndan çýkarýlacak bir yönetmelikle belirlenir.
Zararlý Tehlikeli Mal ve Hizmetler
Madde 18- Tüketicinin kullanýmýna sunulan mal ve hizmetlerin kiþi beden ve ruh saðlýðý ile çevreye zararlý veya tehlikeli olabilmesi durumunda, bu mallarýn emniyetle kullanýlabilmesi için üzerine veya ekli kullaným kýlavuzlarýna, bu durumla ilgili açýklayýcý bilgi ve uyarýlar, açýkça görülecek ve okunacak þekilde konulur veya yazýlýr.
Bakanlýk, hangi mal veya hizmetlerin açýklayýcý bilgi ve uyarýlarý taþýmasý gerektiðini ve bu bilgi ve uyarýlarýn þeklini ve yerini ilgili bakanlýk ve diðer kuruluþlarla birlikte tespit ve ilânla görevlidir.
Mal ve Hizmet Denetimi
Madde 19- Tüketiciye sunulan mal ve hizmetler; ilgili bakanlýklar tarafýndan Resmi Gazetede yayýmlanarak mecburi uygulamaya konulan standartlar dahil olmak üzere uyulmasý zorunlu olan teknik düzenlemeye uygun olmalýdýr.
Ýlgili bakanlýklar, bu esaslara göre denetim yapmak veya yaptýrmakla görevlidir. Mal ve hizmet denetimine iliþkin usul ve esaslar her bir ilgili bakanlýkça ayrý ayrý tespit ve ilân edilir.
Tüketicinin Eðitilmesi
Madde 20- Tüketicinin eðitilmesi konusunda örgün ve yaygýn eðitim kurumlarýnýn ders programlarýna, Millî Eðitim Bakanlýðýnca gerekli ilaveler yapýlýr.
Tüketicinin eðitilmesi ve bilinçlendirilmesi için radyo ve televizyonlarda programlar düzenlenmesine iliþkin usul ve esaslar, Tüketici Konseyinin önerisi ile Bakanlýkça tespit ve ilân olunur.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Tüketici Kuruluþlarý
Tüketici Konseyi
Madde 21- Tüketicinin sorunlarýnýn, ihtiyaçlarýnýn ve çýkarlarýnýn korunmasýna iliþkin gerekli tedbirleri
araþtýrmak, sorunlarýn evrensel tüketici haklarý doðrultusunda çözülmesi için alýnacak tedbirlerle, bu Kanunun uygulanmasýna yönelik tedbirlere dair görüþleri, ilgili mercilerce öncelikle ele alýnmak üzere iletmek
amacýyla, Bakanlýðýn koordinatörlüðünde bir “Tüketici Konseyi” kurulur.
Tüketici Konseyi, Bakanýn veya görevlendireceði bir Bakanlýk görevlisinin baþkanlýðýnda, Adalet, Ýçiþleri, Maliye, Milli Eðitim, Saðlýk, Ulaþtýrma, Tarým ve Köyiþleri, Sanayi ve Ticaret, Turizm ve Çevre bakanlýklarý ile Devlet Planlama Teþkilatý Müsteþarlýðý, Hazine Müsteþarlýðý, Dýþ Ticaret Müsteþarlýðý, Türk Patent Enstitüsü Baþkanlýðý, Devlet Ýstatistik Enstitüsü Baþkanlýðý, Türk Standartlarý Enstitüsü Baþkanlýðý, Rekabet Kurumu,
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Enerji Piyasasý Düzenleme Kurumu, Telekomünikasyon Kurumu, Türk Akreditasyon
Kurumu, Milli Prodüktivite Merkezi, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý, büyük þehir belediyeleri, il belediyelerini
temsilen Türk Belediyeler Birliði, iþçi sendikalarý konfederasyonlarý, memur sendikalarý konfederasyonlarý,Türkiye Ýþveren Sendikalarý Konfederasyonu, Türkiye Milli Kooperatifler Birliði, Yükseköðretim Kurulu,
Türkiye Barolar Birliði, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müþavirler ve Yeminli Mali Müþavirler Odalarý Birliði, Türk Mühendis ve Mimar Odalarý Birliði, Türk Eczacýlar Birliði, Türk Tabipleri Birliði, Türk Diþhekimleri Birliði, Türk Veteriner Hekimleri Birliði, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlarý Konfederasyonu, Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliði, Türkiye Bankalar Birliði, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliði, Türkiye Otelciler Birliði, Türkiye Ziraat Odalarý Birliði, Tüketim Kooperatifleri Merkez Birliði, Ahilik Araþtýrma ve Kültür Vakfý ve tüketici örgütleri temsilcilerinden oluþur.
Tüketici Konseyini oluþturan kurum ve kuruluþlarýn temsilcilerinin sayý ve nitelikleri ile Tüketici Konseyine katýlabilmek için tüketici örgütlerinin sahip olmalarý gereken asgari üye sayýsý ve bu örgütlerin Tüketici Konseyine gönderecekleri temsilci sayýsý Bakanlýkça belirlenir. Ancak, kamu kurum ve kuruluþlarýndan gelen
temsilcilerin sayýsý, hiçbir þekilde Tüketici Konseyinin toplam üye sayýsýnýn yüzde ellisinden fazla olamaz. Tüketici Konseyi yýlda en az bir kez toplanýr.
Tüketici Konseyinin çalýþma usul ve esaslarý ile diðer hususlar Bakanlýkça çýkarýlacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Tüketici Sorunlarý Hakem Heyeti
Madde 22- Bakanlýk, il ve ilçe merkezlerinde, bu Kanunun uygulamasýndan doðan uyuþmazlýklara çözüm bulmak amacýyla en az bir tüketici sorunlarý hakem heyeti oluþturmakla görevlidir.
Baþkanlýðý Sanayi ve Ticaret Ýl Müdürü veya görevlendireceði bir memur tarafýndan yürütülen tüketici sorunlarý hakem heyeti; belediye baþkanýnýn konunun uzmaný belediye personeli arasýndan görevlendireceði bir üye, baronun mensuplarý arasýndan görevlendireceði bir üye, ticaret ve sanayi odasý ile esnaf ve sanatkar
odalarýnýn görevlendireceði bir üye ve tüketici örgütlerinin seçecekleri bir üye olmak üzere baþkan dahil beþ üyeden oluþur. Ticaret ve sanayi odasý ya da ayrý ayrý kurulduðu yerlerde ticaret odasý ile esnaf ve sanatkar odalarýnýn görevlendireceði üye, uyuþmazlýðýn satýcý tarafýný oluþturan kiþinin tacir veya esnaf ve sanatkar olup olmamasýna göre ilgili odaca görevlendirilir.
Bakanlýk taþra teþkilatýnýn bulunmadýðý il ve ilçelerde tüketici sorunlarý hakem heyetinin baþkanlýðý en büyük mülki amir ya da görevlendireceði bir memur tarafýndan yürütülür. Tüketici örgütü olmayan yerlerde tüketiciler, tüketim kooperatifleri tarafýndan temsil edilir. Tüketici sorunlarý hakem heyetinin oluþumunun saðlanamadýðý yerlerde noksan üyelikler, belediye meclislerince re’sen doldurulur.
Tüketici sorunlarý hakem heyetlerinde heyetin çalýþmalarýna ve kararlarýna esas olacak dosyalarý hazýrlamak ve uyuþmazlýða iliþkin raporu sunmak üzere en az bir raportör görevlendirilir.
Deðeri beþyüz YTL’nin (500 YTL) altýnda bulunan uyuþmazlýklarda tüketici sorunlarý hakem heyetlerine baþvuru zorunludur. Bu uyuþmazlýklarda heyetin vereceði kararlar taraflarý baðlar. Bu kararlar Ýcra ve Ýflas Kanununun ilamlarýn yerine getirilmesi hakkýndaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara
karþý onbeþ gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. Ýtiraz, tüketici sorunlarý hakem heyeti kararýnýn icrasýný durdurmaz. Ancak, talep edilmesi þartýyla hakim, tüketici sorunlarý hakem heyeti kararýnýn icrasýný tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunlarý hakem heyeti kararlarýna karþý yapýlan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceði karar kesindir.
Deðeri beþyüz YTL (500 YTL)ve üstündeki uyuþmazlýklarda tüketici sorunlarý hakem heyetlerinin verecekleri kararlar, tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebilir. Kararlarýn baðlayýcý veya delil olacaðýna iliþkin parasal sýnýrlar her yýlýn Ekim ayý sonunda Devlet Ýstatistik Enstitüsünün Toptan Eþya Fiyatlarý Endeksinde meydana gelen yýllýk ortalama fiyat artýþý oranýnda artar. Bu durum, Bakanlýkça her yýl Aralýk ayý içinde Resmi
Gazetede ilân edilir.
25 inci maddede cezai yaptýrýma baðlanmýþ hususlar dýþýndaki tüm uyuþmazlýklar, tüketici sorunlarý hakem heyetlerinin görev ve yetkileri kapsamýndadýr.
Tüketici Sorunlarý Hakem Heyetleri Baþkan ve üyeleri ile raportörlere verilen huzur hakký veya huzur ücretinin ödenmesine iliþkin esas ve usuller, bir ayda ödenecek tutar 2000 gösterge rakamýnýn memur aylýk katsayýsýyla çarpýmý sonucu bulunacak miktarý geçmemek üzere Maliye Bakanlýðýnýn uygun görüþü alýnarak Bakanlýkça belirlenir.
Tüketici sorunlarý hakem heyetlerinin kurulmasý, çalýþma usul ve esaslarý ile diðer hususlar Bakanlýkça çýkarýlacak bir yönetmelikte düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Yargýlama ve Cezaya Ýliþkin Hükümler
Tüketici Mahkemeleri
Madde 23- Bu Kanunun uygulanmasýyla ilgili olarak çýkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakýlýr. Tüketici mahkemelerinin yargý çevresi, Hakimler ve Savcýlar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlýkça açýlacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftýr. Tüketici örgütlerince açýlacak davalarda bilirkiþi ücretleri, 29 uncu maddeye göre bütçede
öngörülen ödenekten(*) Bakanlýkça karþýlanýr. Davanýn, davalý aleyhine sonuçlanmasý durumunda, bilirkiþi ücreti 6183 sayýlý Amme Alacaklarýnýn Tahsil Usulü Hakkýnda Kanun hükümlerine göre davalýdan tahsil olunarak 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir(*) kaydedilir. Tüketici mahkemelerinde
görülecek davalar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Yedinci Babý, Dördüncü Faslý hükümlerine
göre yürütülür.
Tüketici davalarý tüketicinin ikametgahý mahkemesinde de açýlabilir.
Bakanlýk ve tüketici örgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde bu Kanunun ihlali nedeniyle kanuna aykýrý durumun ortadan kaldýrýlmasý amacýyla tüketici mahkemelerinde
dava açabilirler.
Gerekli hallerde tüketici mahkemeleri ihlalin tedbiren durdurulmasýna karar verebilir. Tüketici Mahkemesince
uygun görülen tedbir kararlarý, masrafý daha sonra haksýz çýkan taraftan alýnmak ve 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir (*) kaydedilmek üzere, ülke düzeyinde yayýnlanan gazetelerden birinde Basýn Ýlan Kurumunca ve ayrýca varsa davanýn açýldýðý yerde yayýnlanan mahalli bir gazetede derhal ilân edilir.
Kanuna aykýrý durumun ortadan kaldýrýlmasýna yönelik Tüketici Mahkemesi kararlarý ise masrafý davalýdan alýnmak üzere ayný yöntemle derhal ilân edilir.
Üretimin Satýþýn Durdurulmasý ve Malýn Toplatýlmasý
Madde 24- Satýþa sunulan bir seri malýn ayýplý olmasý durumunda Bakanlýk, tüketiciler veya tüketici örgütleri,
ayýplý seri malýn üretiminin ve satýþýnýn durdurulmasý ve satýþ amacýyla elinde bulunduranlardan toplatýlmasý için dava açabilir.
Satýþa sunulan bir seri malýn ayýplý olduðunun mahkeme kararý ile tespit edilmesi halinde, malýn satýþý geçici olarak durdurulur. Mahkeme kararýnýn teblið tarihinden itibaren en geç üç ay içinde malýn ayýbýnýn ortadan kaldýrýlmasý için üretici-imalatçý ve/veya ithalatçý firma uyarýlýr. Malýn ayýbýnýn ortadan kalkmasýnýn imkânsýz olmasý halinde mal, üretici-imalatçý ve/veya ithalatçý tarafýndan toplanýr veya toplattýrýlýr. Toplatýlan mallar taþýdýklarý risklere göre kýsmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir.
Satýþa sunulan bir seri malýn, tüketicinin güvenliðini tehlikeye sokan ayýp taþýmasý durumunda, 4703 sayýlý Ürünlere Ýliþkin Teknik Mevzuatýn Hazýrlanmasý ve Uygulanmasýna Dair Kanun hükümleri saklýdýr.
Ayýplý mallarý satýn alan tüketicilerin uðradýklarý maddî ve manevî zararlar nedeniyle dava açma haklarý saklýdýr.
4 üncü maddenin altýncý fýkrasý hükümlerine tâbi bir seri ayýplý malýn satýþa arz edilmesi durumunda bu madde hükümleri uygulanmaz.
Olduklarýndan Farklý Görünen Mallar
Madde 24/A- Gýda ürünü olmamalarýna raðmen, sahip olduklarý þekil, koku, görünüm, ambalaj, etiket, hacim veya boyutlarý nedeniyle olduklarýndan farklý görünen ve bu sebeple de tüketiciler tarafýndan gýda ürünleriyle
karýþtýrýlarak tüketicilerin saðlýðýný ve güvenliðini tehlikeye atan mallarýn üretilmesi, pazarlanmasý, ithalatý ve ihracatý yasaktýr.
Mal piyasaya sürülmüþse, 4703 sayýlý Ürünlere Ýliþkin Teknik Mevzuatýn Hazýrlanmasý ve Uygulanmasýna Dair Kanun hükümleri uygulanýr.
Olduðundan farklý görünen malý satýn alan tüketicilerin uðradýklarý maddi ve manevi zararlar nedeniyle dava açma haklarý saklýdýr.
Ceza Hükümleri
Madde 25- 6 ncý maddenin yedinci fýkrasý uyarýnca, Bakanlýkça belirlenen usul ve esaslara aykýrýlýðý tespit edilen her bir sözleþme için 50.000YTL para cezasý uygulanýr.
4 üncü maddenin yedinci fýkrasýnda, 5 inci maddede, 6 ncý maddenin altýncý fýkrasýnda, 6/A maddesinde, 6/B, 6/C maddeleri uyarýnca Bakanlýkça belirlenen usul ve esaslarda, 7 nci maddenin beþinci fýkrasýnda, 9 uncu maddede, 9/A maddesinde, 10 uncu maddede, 10/A maddesinde, 11/A maddesinin ikinci ve dördüncü fýkralarýna, 12, 13, 14, 15 ve 27 nci maddelerde belirtilen yükümlülüklere aykýrý hareket edenler hakkýnda 100 YTL para cezasý uygulanýr.
7 nci maddenin dördüncü ve altýncý fýkralarý ile 8 inci maddede belirtilen yükümlülüklere aykýrý hareket edenler hakkýnda 250 YTL para cezasý uygulanýr.
20 nci maddenin ikinci fýkrasý uyarýnca Bakanlýkça tespit ve ilân olunan usul ve esaslara aykýrýlýða 500 YTL para cezasý uygulanýr. Aykýrýlýk ülke düzeyinde yayýn yapan radyo ve televizyonlarca gerçekleþtirilmiþse cezanýn on katý uygulanýr.
18 inci maddeye aykýrý hareket eden üretici-imalatçý ve ithalatçý hakkýnda 1.000 YTL para cezasý, satýcý-saðlayýcý hakkýnda ise bu cezanýn beþte biri uygulanýr.
19 uncu maddenin birinci fýkrasýna aykýrý hareket edenler hakkýnda 2.000 YTL para cezasý uygulanýr.
11 inci maddeye aykýrý hareket edenler hakkýnda 5.000 YTL para cezasý uygulanýr. Aykýrýlýk ülke düzeyinde
yayým yapan süreli yayýn ile gerçekleþmiþse cezanýn yirmi katý uygulanýr. Bakanlýk, ayrýca süreli yayýn kuruluþundan kampanyanýn ve kampanyaya iliþkin her türlü reklam ve ilânýn durdurulmasýný ister. Bu isteðe raðmen aykýrýlýðýn devamý halinde, reklam ve ilânýn durdurma zorunluluðunun doðduðu tarihten itibaren her sayý- gün için 100.000 YTL para cezasý uygulanýr. Bakanlýk, kampanyanýn ve kampanyaya iliþkin her türlü reklam ve ilânýn durdurulmasý talebi ile Tüketici Mahkemesine baþvurur.
16 ncý maddeye aykýrý hareket edenler hakkýnda üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya durdurma ve/veya düzeltme ve/veya 3.500 YTL para cezasý uygulanýr. Reklam Kurulu, ihlalin niteliðine göre bu cezalarý birlikte veya ayrý ayrý verebilir. 16 ncý maddeye aykýrýlýk, ülke düzeyinde yayýn yapan yazýlý, sözlü, görsel ve sair araçlar ile gerçekleþmiþ ise, para cezasý on katý olarak uygulanýr.
7 nci maddenin yedinci ve sekizinci fýkralarýna aykýrý hareket edenlere, kampanya konusu mal veya hizmetin fatura bedeli oranýnda para cezasý uygulanýr. Kampanyayý düzenleyen, tüketici kampanyadan ayrýldýðýnda, para iadesinde bulunursa bu ceza uygulanmaz.
7 nci maddenin ikinci fýkrasýna aykýrý hareket edenlere, 7 nci madde hükümlerine uygun kampanya düzenlemeleri
için bir hafta süre tanýnýr. Bu sürenin bitiminde aykýrýlýðýn devam ettiðinin tespiti halinde, bu hükme
aykýrý hareket edenlerle 24 ve 24/A maddelerinde belirtilen yükümlülüklere aykýrý hareket edenlere 50.000 YTL para cezasý uygulanýr.
Yukarýdaki fýkralarda belirtilen para cezalarý, fiilin bir yýl içerisinde tekrarý halinde iki misli olarak uygulanýr. Para cezalarý her yýl baþýnda 765 sayýlý Türk Ceza Kanununun ek 2 nci madde hükümleri uyarýnca artýrýlýr.
Bu Kanunda yazýlý fiiller hakkýnda diðer kanunlarda da para cezasý öngörülmüþse aðýr olan ceza uygulanýr.
Cezalarda Yetki, Ýtiraz ve Zamanaþýmý
Madde 26- 25 inci maddenin bir, dört, yedi, sekiz, dokuz ve onuncu fýkralarýndaki cezalar Bakanlýk tarafýndan, diðer fýkralarýndaki cezalar o yerin mülki amiri tarafýndan uygulanýr.
Bu Kanunda düzenlenen her türlü para cezasý, idari niteliktedir. Bu cezalara karþý teblið tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. Ýtiraz, idarece verilen cezanýn yerine getirilmesini durdurmaz ve zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapýlarak en kýsa sürede sonuçlandýrýlýr. Ýtiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararlar kesindir.
25 inci maddeye göre verilen para cezalarý, Amme Alacaklarýnýn Tahsil Usulü Hakkýnda Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Bu Kanunda düzenlenen idari para cezalarýnýn verilmesine iliþkin ceza zamanaþýmý süresi bir yýldýr. Zamanaþýmý süresi, bu Kanun hükümlerine aykýrý fiilin iþlendiði tarihte baþlar.
Sürekli veya tekrarlanan ihlaller söz konusu ise süre, ihlalin sona erdiði ya da en son tekrarlandýðý günden itibaren baþlar. Karar aleyhine yargý yoluna baþvurulmuþ olmasý tahsil zamanaþýmýný keser.
Cezalar, cezayý vermeye yetkili merci tarafýndan yedi gün içerisinde ilgilinin mensup olduðu meslek kuruluþuna bildirilir.
BEÞÝNCÝ KISIM
Çeþitli Hükümler
Denetim
Madde 27- Bu Kanunun uygulamasýnda, Bakanlýk müfettiþleri ve kontrolörleri ile Bakanlýkça ve belediyelerce
görevlendirilecek personel; fabrika, maðaza, dükkan, ticarethane, depo, ambar gibi her türlü mal konulan ve/veya satýlan veya hizmet sunulan yerlerde denetleme, inceleme ve araþtýrma yapmaya yetkilidirler.
Bu Kanunun kapsamýna giren hususlarda yetkili ve görevli kiþi ve kuruluþlara her türlü bilgi ve belgelerin doðru olarak gösterilmesi ve asýl ve onaylý kopyalarýnýn verilmesi zorunludur.
Laboratuvar
Madde 28- Bakanlýk ilaç, müstahzar, kozmetik ve gýda maddeleri analizleri hariç olmak üzere, bu Kanunun uygulanmasý için resmi ve özel kuruluþlarýn kurulu bulunan laboratuvarlarýndan yararlanabilir.
Bakanlýkça yapýlan denetimler sýrasýnda alýnan numunelerin test ve muayeneleri resmi veya özel kuruluþ
laboratuvarlarýnda yaptýrýlabilir. Test ve muayene ücretleri 29 uncu maddedeki ödenekten (*) karþýlanýr. Test ve muayene sonuçlarýnýn ilgili standarda veya teknik düzenlemeye aykýrý çýkmasý halinde buna iliþkin tüm giderler üretici veya ithalatçý tarafýndan ödenir. Bu giderler, 6183 sayýlý Amme Alacaklarýnýn Tahsil Usulü Hakkýnda Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Tahsil olunan test ve muayene ücretleri 29 uncu maddede
düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir (*) kaydedilir.
Ödenek
Madde 29-(*) Reklam Kurulu, Tüketici Konseyi ve tüketici sorunlarý hakem heyetlerinin faaliyetlerine iliþkin masraflar, Bakanlýðýn tüketicinin korunmasý amacýna yönelik masraflarý ve sair harcamalar ile en yüksek Devlet
memuru aylýðýnýn (ek gösterge dahil) %200’ünü geçmemek þartýyla usul ve esaslarý Maliye Bakanlýðýnýn uygun görüþü üzerine Sanayi ve Ticaret Bakanlýðýnca tespit edilecek miktarlarda personele yapýlacak ek ödemeler Bakanlýk bütçesine konulacak ödenekten karþýlanýr.
Personele (sözleþmeli personel dahil) yapýlacak ek ödemelerde 657 sayýlý Kanunun aylýklara iliþkin hükümleri
uygulanýr ve bu ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapýlmaz.
Diðer Hükümler
Madde 30- Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanýr.
Yönetmelikler ve Düzenlemeler
Madde 31- Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, Kanunun yayýmý tarihinden itibaren bir yýl içerisinde ilgili
kamu kuruluþlarý, mesleki üst kuruluþlar ve tüketici örgütlerinin görüþleri alýnarak Bakanlýkça çýkarýlýr. Bakanlýk, bu Kanunun uygulanmasýyla ilgili olarak mevzuat çerçevesinde gerekli tedbirleri almaya ve düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.
Kaldýrýlan Hükümler
Madde 32-3489 sayýlý Pazarlýksýz Satýþ Mecburiyetine Dair Kanun, 632 sayýlý Ýthal veya Yurt Ýçinde Ýmal Edilen Taþýt Araçlarý, Motor, Makina Alet ve Cihazlarýn Tanýtmalýk ile Birlikte Satýþý Hakkýnda Kanun, 3003 sayýlý Endüstriyel Mamulatýn Maliyet ve Satýþ Fiyatlarýnýn Kontrolü ve Tespiti Hakkýnda Kanun yürürlükten kaldýrýlmýþtýr.
Geçici Madde 1- Tüketici mahkemeleri Kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmesi gereken davalara bakacak mahkemeleri Hakimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu belirler
Geçici Madde 2- Bu Kanunun yayýmýndan önce borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aþamasýna gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartý borçlarý, temerrüt tarihindeki ana paraya, yýllýk yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle oniki eþit taksitte ödenir.
Kredi kartý borçlarý nedeniyle gerçekleþtirilen her türlü takip, yukarýda yer alan hükme göre ilk taksidin ödenmesiyle durur ve son taksidin ödenmesiyle birlikte tüm sonuçlarýyla ortadan kalkar.
Bu madde hükümleri, tüketicinin kredi verene, Kanunun yayýmý tarihinden itibaren otuz gün içinde yazýlý müracaat etmesi halinde uygulanýr.
Yürürlük
Madde 33- Bu Kanunun; 29 uncu maddesi ile geçici 2 inci maddesi yayýmý tarihinde, diðer maddeleri ise yayýmý tarihinden itibaren üç ay sonra yürürlüðe girer.
Yürütme
Madde 34- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
(*) 23.07.2004 tarihli ve 25531 Sayýlý Resmi Gazete’de yayýmlanan 5217 sayýlý Kanunun 7 nci maddesi hükümlerine
göre deðiþtirilmiþtir.

Sizde de YBDES var mý?

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 12.06.2006 01:04 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Belirtileri þöyle...

Çamaþýrlarý makineye atmak üzere banyoya doðru ilerliyorum. Koridordan geçerken bugünkü gazeteyi sehpanýn üzerinde görüyorum. Tamam, çamaþýrý yýkayacaðým...

AMA ÖNCE
Gazeteyi okuyacaðým. Gazete bitince postacýnýn getirdiði faturalarý farkediyorum. Tamam, önce gazeteyi yerine koyayým...

AMA ÖNCE
Þu faturalara bi bakiiim.
Eveeett.. Bugün elektrik parasýnýn son günüymüþ. Bunu halletmeliyim... Aaa salonda dün akþamdan kalan bardaklar var. Faturayý sonra hallederim...

AMA ÖNCE
Bardaklarý lavaboya götüreyim. Mutfaða girince pencerenin önündeki çiçeklerin kurumak üzere olduðunu gördüm. Bardaðý lavaboya koyarken uzaktan kumandanýn mutfakta olduðunu farkettim. Burda ne iþi var? Yerine götüreyim...

AMA ÖNCE
Çiçeklerimi sulamalýyým.
Kapýya doðru ilerlerken ... Olamaaazzzz! Az daha kediyi eziyordum. Tabi ya, mamasýný vermedim. Tamam, kumandayý yerine götürüp çiçekleri sulayacaðým...

AMA ÖNCE
Kediye yemek vermeliyim.

GÜNÜN SONUNDA:
Çamaþýrlar yýkanmamýþ, gazeteler yerde, bardak lavaboda, elektrik parasý yatýrýlmamýþ ve kedi uzaktan kumandayý yemiþti...vee,
nasýl olup da hiçbir iþi halledemediðimi düþündüðümde þaþkýna döndüm, çünkü... BÜTÜN GÜN HÝÇ BOÞ DURMADIM KÝ!
Bu çok ciddi bir durum...Yardýma ihtiyacým var...


AMA ÖNCE...
E-maillerime bakmalýyým


 
AMA ÖNCE...
E-maillerime bakmalýyým

Bir Müthiþ Türk

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 07.06.2006 01:51 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Þimdi Müthiþ Türk de öykümüzün kiþileri arasýnda girebilirdi. Bizim açýmýzdan da kimliði belirgindi. Ozan bir aileden geliyordu. Eþi Perihan Bozkurt Suzani'nin kýzýydý. Suzani, ölümünden kýsa bir süre önce yazdýðý deyiþinde "Tahammül eylermi, gül yüzlü Peri'm?" diye ondan söz ediyordu.
Ali Efendi ocaðýnýn yok, yok; Þah Ýbrahim Veli ocaðýndan tek büyük iþadamý. Çalýþmak ve baþarmak için yaratýlmýþ gibidir. Ýlkokuldan baþlayarak birinciliklerle dolu bir öðrenim yaþamý vardýr. Baba, jandarma Assubayý Abbas Bozkurt, ilk çocuðuna babasý büyük Ali Efendi'nin adýný vermiþtir. Böylece ailede iki Ali Rýza Bozkurt vardýr. Biri Revani'nin oðlu, öbürü ise Abbas Bozkurt'un oðludur.
Müthiþ Türk, çocukluk yýllarýnda her yaz Mamaþ'a gelirdi. Amcasý Revani'nin dizinin dibinden ayrýlmazdý. Baðlama öðrenmeye o günlerde baþlamýþtý. Kendisinin de söylediði gibi, çok güzel týrpan biçerdi. Yaptýðý her iþi saðlam yapardý, iyi yapardý. Bütün köyü hayran býrakýrdý. Köyden düzenli eðitim zincirinde yerini alan iki kiþiden biriydi. Yaþýtý yine bir assubay çocuðu Ziya Sönmez'le birlikte liseyi bitiren ilk kiþi de o olacaktý. Sonsuz bir koþuya yarýþ atý gibi hazýrlanmýþtý. Onun baþarýlý olacaðýna çevrede tanýyanlar kesin gözüyle bakýyorlardý. Giderek yaptýklarýyla ünü artýyordu. 1989 yýlýnda Kuveyt'te dünyanýn en büyük iþini almýþtý. Ardýndan Kuveyt'in iþgali ile bu iþ çöktü. Ama Ali Rýza Bozkurt yine ayakta kalmayý baþardý. Þimdi gazetelerde Türkistan'da gözüküyordu.
Ali Rýza Bozkurt'un öyküsünü kitabý baskýya vereceðim günlerde ekledim. Ýlerde zaman bulursam tüm bu Türkmen ailesinin soykütüðünü yazacaðým. Öykümüzün kiþileri orda daha belirginleþecek. Rejisör Tanyeli Bozkurt (Ali Rýza Bozkurt'un büyük kýzýdýr) yazar, Fuat Bozkurt ve yeni kuþaklar anlatýlacak. Müthiþ Türk, Ali Rýza Bozkurt'un deyiþleri eklenecek. Öykümüzü -þimdilik- diyerek, bir aný ile burda noktalayacaðýz:



Ali Rýza Bozkurt - Tanyeli Bozkurt - Kurtveli Bozkurt (Aþýk Revani)



70'li yýllarýn baþlarý. Ali Rýza Bozkurt ailesi ile Ankara Kavaklýdere'de oturuyor. Ama Mamaþlýlar ve akrabalarý Tuzluçayýr'da gecekondularda yaþýyorlar. Günlerden bir gün Bozkurt ailesi Tuzluçayýr'daki köylülerini ziyarete geliyor. Eþ-dost, yakýnlar Tanyeli'yi el üstünde tutuyorlar. Yaþýtý, Mamaþlý Reyhan Yaðcý, Tanyeli ile gecekondular arasýnda gezmeye çýkýyor. Bu gezme sýrasýnda Tanyeli arkadaþýna çok gizli bir sýrrýný anlatýyor: Tuzluçayýr'ý çok sevdiðini söylüyor. Babasý çok para kazandýðýnda kendilerinin de bir gecekondu satýn alacaklarýný bildiriyor! Aradan yýllar geçti ve Ali Rýza Bozkurt çok zengin oldu. Ama, hala Tuzluçayýr'da Tanyeli'nin düþlerini süsleyen o gecekondu alýnmadý.

Laiklik Evrimdir!

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 06.06.2006 08:38 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Hal böyleyken, ülkemizde laiklik kavramýnýn yok edilmesi veya bir þark kurnazlýðý gösterilerek ‘yeniden yorumlanmasý evrimde geriye gitmek deðil midir ? Ýnsanlarýn geriye dönüp tekrar maymun olmalarý biyolojik olarak mümkün deðildir ama maalesef fikri olarak geçmiþ yüzyýllara gitmek mümkündür. Sorulmasý gereken soru laikliðin olmadýðý veya yeniden yorumlandýðý bir ülke kaç yüzyýl geriye gidecektir ? Bir, beþ, yirmi ?

Olan bitene bakýnca insanýn aklýna Avrupa’nýn 1400’lü yýllarýnýn hedeflendiði geliyor. O zamanlar Avrupa’da veba vardý, bizde þimdi kolera var. Avrupa’da insanlar yakýlmaktaydý, bizde Aziz Nesin yakýlmaya çalýþýldý ve þeriatçýlar imkanlarý olsa pek çok aydýný hemen yakacaklardýr. 1400’lü yýllarda dini sömürü ile milyonlarca Avrupalý parasýz, aç yaþarken siyasi elitler ve dini ruhbanlar emsali görülmeyen bir zenginlik içerisinde yaþýyorlardý. Þimdi Türkiye’de durum böyle deðil midir ? Ýnsanlar iþsizlikten kýrýlýrken dini sömürü yapan partilerin yöneticileri yüzmilyonlarca dolarý paravan veya taþeron þirketler ile ceplemektedirler. Kanýt mý istiyorsunuz ? Açýn gazeteleri okuyun. Kanýt, her gün her yerde var. Ýmar müdürü iken binlerce dönüm imarsýz arsa alýp sonra bu arsalarý imara açtýranlarý mý bulamadýnýz yoksa hiç adýný bilmediðiniz bir þirketin bir anda ortaya çýkýp “bu sene iki milyar dolar ciro hedefliyoruz” demecini mi görmediniz ? Açýn gözünüzü artýk. Buradaki kitle zarf içinde 50-100 YTL almýyor. Bu sistemde malý yiyen çok üst düzey bir devlet memurunun oðlu açýk arttýrma açýyor, büyük bir gümrük yolsuzluðunu (içki kaçakçýlýðý) çözmeyi ve mercek altýndaki þirketleri temize çýkarmayý bir bedel karþýlýðýnda taaahüt ediyor. Bu bedel ? Onbeþ milyon dolar !

Dini sömürücüler para kazanmayý herkesten daha iyi bilirler. Onlarýn elindeki paranýn -üstelik haksýz, haram para- miktarýný ne siz sorun ne biz söyleyelim. Yüzmilyonlarca dolar burada alt limittir, yüksek bir binanýn giriþ katý misali. Komik deðil mi ?

Tabii burada laik sistemin çarpýtýlarak ülkenin geçmiþ yüzyýllara götürülmeye çalýþýlmasý esnasýnda diðer laik ülkelerin hýzla ilerlediklerini dikkate alýrsak aradaki medeniyet farkýnýn sabit kalmasý bir yana, bir daha kapanamaz derecede açýlacaðýný rahatlýkla görebiliriz. Medeniyet, refah ve mutluluðu beraberinde getirecektir. Oysa medeniyetin en temel kavramý olan laikliði reddeden, yeniden yorumlayan bir ülkenin vatandaþlarý (yöneticileri sýnýrsýz para kazanýrken) cahil, fakir ve mutsuz olacak ve bu sefer daha bir agresif þekilde siyasal Ýslama sarýlacaklardýr. Ýþte bu, köktendinciliðin tohumudur.

Laikliðin olmadýðý yerde sonsuz köktendinciliðe, fakirliðe ve cehalete giden içinden çýkýlmaz bir sarmal vardýr.

Atatürk’ün kýymetini bilmeyenlere veya sessiz, tepkisiz bir yaþam sürenlere duyurulur !

ANILAR

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 27.05.2006 02:12 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

DOSTLUK

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 25.05.2006 02:20 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

“Aptallar ve içinde sevgi duymayanlar dostluk kuramazlar. 





Çünkü dostluk birliktelikle sürer, sevgi ile yeþerir, emekle meyve verir.”

“Ýnsanlar arasýnda yakýnlýk ve sevgi olursa anlaþabilirler ve bundan dostluk doðar
“Dostluk ancak iyi ve erdemli insanlar arasýnda gerçekleþebilir.
Yani, aralarýnda uyum olan insanlarýn birlikteliklerinden dostluk
doðar. Bu nedenledir ki birliktelikler dostlukla devam eder. Erdemli
kiþilerin birliktelikleri, süreklilik kazanýr
Düþüncelerinde, beðenilerinde, yaþayýþlarýnda benzerlik bulunanlar
beraberliklerini sürekli sürdürdüklerinde bu iliþki dostluða ulaþýr;
tersi ise çatýþmaya. Dostlukla beraberlik ayrýlmaz bir bütündür.
Bedenen birliktelik yaþanmasa bile gönülde, yürekte birliktelik sürer
“Dostluk insana erdem kazandýrýr. Bir baþka deyim ile; erdem,
dostluðun oluþmasýnýn yardýmcýsýdýr. Erdem, tek yaþayan insan için
deðil, toplum halinde yaþayan insanlar içindir. Erdemliliðimizin
varlýðý, ancak birlikte olduklarýnýzýn kabulü ile gerçeklik kazanýr


“Erdem olmadan, dostluðun hiçbir türü olmaz. Dostluðu hem doðuran
hem sürdüren erdemdir. Erdemden daha çok sevilebilecek hiçbir þey yoktur.
Hiçbir þey onun kadar kendine sevgiyi çekmez.
“Dostluktan gelen sevecenliði, doðanýn yarattýðýný anlamak güç deðil
;Dürüstlüðü arayanlar, sevmeye baþladýklarý insanýn
yakýnlýðýndan ve yaradýlýþýndan yararlanmak için birbirlerine
baðlanýrlar, yaklaþýrlar ve birliktelik yaþarlar
;Dostlar istedikleri sevgide eþ olurlar. Bu þekilde eþ olmak ise
hakka eriþmektir.
Sevgi ile yüklü dostlar isterler ki, aralarýnda yardým istemekten 
çok yardým etmeye hazýr olsunlar. Böylece yaþamlarýna onur kazandýrýrlar
“Yaradýlýþýmýz deðiþmeyeceði için gerçek dostluk ölümsüz olur.
Ýnanýyorum ki dostluðun kökeni budur
“Dostlukta hiçbir þey yapmacýk deðildir, her þey gerçektir ve içten gelir.
Bu yüzden sanýrým dostluðu gereksinim deðil, doða yaratýr
;Dostluklar, çýkar kaygýsý ile kurulmaz. Baþkalarýný minnet altýna
sokmak için iyilik sever ve eli açýk olunmaz. Bu nedenle de dostluk,
bir ödül almak kaygýsý ile deðil, bütün kazancý o sevgide olduðu
için aranmalýdýr
“Dostluðun güçsüzlükten, herkesin kendisinde olmayan bir baþkasýndan
elde etmek istediðinden doðduðunu söyleyenler, dostluðu gereksinim
ve zorunluluktan doðmuþ saymakla, ona çok aþaðý ve hiç de soylu
olmayan bir doðuþ vermiþ olurlar
“Bir insanýn kendine güveni ne kadar tamsa, bir insan hiçbir þeye
gereksinim duymayacak, her þeyin yalnýzca kendisinde bulunduðuna
inanacak erdem ve bilgeliðine sahipse, o denli dost edinir ve
dostunun yakýnlýðýný kazanýr
“Kadýnlar erkeklerden, yoksullar zenginlerden, mutsuzlar mutlu 
sayýlanlardan çok, dostluðun desteðini ararlar. Tersi dostluðu
yaþamdan ayýrmýþ olur. Buysa güneþi dünyadan ayýrmaya benzer 
“Dostlarýn ahlâký temiz olmalý. Aralarýnda her konuda, 
düþünüþlerinde, isteklerinde, ayrýmsýz, tam bir anlaþma olmalý.
Ýnsana sevgi kazandýran erdemden ayrýlmamalý. Ýnsanlarýn dostluða
elveriþli olup olmadýklarýna bir karar vermek için görünür
belirtileri yoktur. Onun için saðlam, deðiþmeyen, hep ayný kararda
olan dostlar seçelim. Bunun için de öncelikle dostluða giriþim gerekir.”






Bir babanýn evlenecek kýzýna öðüdü

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 25.05.2006 01:45 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Önce, dertdaþ olup dertlerinden arýndýrarak güçlendirecek boynu dik, alný açýk edecek, sade zihin ile kendinden emin bir þekilde yaþamasýný saðlayacaksýn. Senin yanýnda dertlerini, kederlerini unutacaktýr. Hep güler yüzle karþýlayacak, kendisinin gönül eðitimine katkýda bulunduðun erkeðine gene sonsuz bir saygý duyarak, deðerini hiç hafife almayacaksýn.

Sevgili kýzým;

Bizim aile yapýmýz herkesin hayran olduðu bir güzellikler bileþkesidir.

Dikkat edersen; nefesimizden, bindiðimiz asansörle gönül yurdumuza, can þehrimize inerken gördüðümüz her oluþum, aile nizamýndandýr. Saygýya dayalý sevgi, gönül bahçemizde uçsuz bucaksýz çiçek bahçeleri var etmiþtir.

Düþünelim ki, bahçe çiçeði beðenmese, çiçek bahçeyi eksik, kusurlu görse; bu bahçe ailesinde sevgi tamlýðý meydana gelir ve bu kadar güzel çiçekler olur muydu?

Demek ki kadýn erkeðini ne kadar eksiksiz ve tam görürse, erkek de benim eþim dünyanýn en güzel insaný derse o ailede sýkýntý ve keder kalmaz.

EVLÝLÝÐE HAZIRLIK

Evlilik denildiði zaman önce ne anlýyoruz ona bakalým...

Ýç dünyamýzýn sesine daha net kulak verelim. Merakýmýzý iyice artýran iç sesimiz tatlý bir nameyle bizlere neler tavsiye ediyor... Dikkat kesilip dinleyelim...

Evlenmek demek evine gelmek demek... Demek ki önce kendi evimizi yani mahlûk yapýmýzý tanýyarak evleneceðiz. Öyle ya kendimizi düzenlemeden, kendi evimizi kurmadan, elin oðlunu nereye alacaðýz, nereye koyacaðýz?

O zaman þu güzel evimizi iyice bir temizleyelim de elden önce kendi içimize sinsin. Gövde yapýmýzýn dýþ dünyaya açýlan penceresinden baþlayalým.

Herkes gözünden bakar kýzým. Sense baktýðýný göreceksin...

Herkes nefes alýr kýzým, sense dünyaya kâinatýn en büyük sýrrý, nefesi, anlayýp sýrlarýna vakýf olacaksýn...

Herkes tadar kýzým, sense yiyeni, yenileni, yedireni birleþtireceksin...

Herkes konuþur kýzým, sense sözlerin en güzelini içinden duyacak, lisanýna geleni en güzeliyle hayata vereceksin...

Herkes düþünür kýzým, sense düþüncelerine yön verecek, kendi emin yaþantýný oluþturacaksýn...

Herkes düþler kýzým, sense özünden duyarak, duyduðuna uyarak, ispatý vücuda getireceksin...

Herkes konuþur, herkes ben bunlarý zaten biliyorum der sana melek kýzým. Hatta üstten bakaný da görürsün. Sen de onlara dersin ki "Bilmenin ispatý yaþamaktýr..."

Evet, birden durakladýk. Baþtan söylemek istediklerim þimdi dökülüyor dudaklarýýndrn. Demek ki aile olmak için can-ý gönülden samimiyeti bulmak gerekirmiþ...

Tüm sýrlarýný açmak gerekiyormuþ, ben de þimdi daha iyi fark ettim aile kavramýný. Haydi bakalým kâþif sultan, daha yolumuz uzun; yaþayacak nice heyecanlar, nice mutluluk keþifleri var...

Yiðit kýzým, can kýzým;

Çocukluðumuzdan beri bizler çok eziyetler çektik. Sýkýntýlarýmýzýn temelinde kendimizi tanýyamamak vardý. Aile yaþantýmýzý oluþturamadýk. Her diyenin dediðine kandýk da iç dünyamýz ne diyor diye dönüp bakmadýk. Yýllarýmýzý kulaðýmýzdan yönetenler çaldý da bu çalýnan hayatlar kimin diye dönüp bakmadýk. Ne zaman ki iç dünyamýzý duyduk, iþte o zaman hayatýmýzý baþkalarýnýn ellerinden aldýk.

Kendimizi tanýdýkça gördük ki istediðimiz takdirde bizler kendi hayatýmýzý kendimiz kontrol edebilmiþiz. Anladýk ki hayatýmýz aslýnda bizimmiþ. Ne zaman ki gönül yurdumuza uðradýk, iþte o zaman iþlerin çok baþka olduðunu anladýk. Asýl kâinatý var eden gücün bizdeki amacýný öðrendik. Artýk sorumluluðumuzu biliyoruz, neyin adýna yaþadýðýmýzý anlýyoruz ve bu gönül keþfimize çýkýþýmýzýn amacýný daha da iyi idrak ediyoruz...

ÇEYÝZ

Gövde yapýmýz ne kadar 60 kilo görünse de içimizden baktýðýmýzda uçsuz bucaksýz bir varlýðýz dikkat ettin mi? Ýþte burayý daha net görmeden öteler açýlmýyor melek kýzým...

Çeyiz denildiðinde de oya-iþlengi akla gelmesin. O zaten sosyal hayatýn gerekleri. Bize lâzým olan iç dünyamýzýn çeyizleri...

Ýþte gönül sandýðýný bulduðun güzel gönül yurdundan aðýr aðýr kapaðý açýlan gönül çeyizlerin.

Kâinatýn sana armaðan olarak hazýrladýðý bu insanlýk çeyizlerini, tertemiz yaþantýna kattýkça hayatýnýn ne kadar mutlu ve ne kadar huzurlu olduðunu göreceksin... Çeyiz sandýðýndan parlayan ýþýk, gönül keþfinin saðlam temelleri üzerine daha güçlü durman için bir kapý aralýyor, iþte hayatýnýn ciddiyetine açýlan kapý:

GÜDÜMLER ÞEHRÎ

Sana tüm insanlýðýn ilk çeyizini göstermek istiyorum. Gönül adýmlanmý iyi takip et. Ýþte insanlýðýn en özelindeki sýr:

"Ýlk insan bu kâinata geldiðinde" ifadesi, aslýnda ilk insanýn kendine geldiðinde olmalýdýr. Kendinde olmayan insan hayalde, zandadýr. Böylesi bir insan da hiç bir þeyi anlayamaz, yapamaz.

Demek ki ilk insan kendine geldiðinde, önce kendinden yansýyan bu coðrafyayý anlamýþ, tanýmýþ. Ve kendi beden elbisesinin, yani maddi gövdesinin keþfine çýkmýþtýr. Beden evinin içine girdiðinde, içsel bir yalnýzlýk hissetmiþ; gönül yârini, sevenini bulmak dürtüsüyle kendi gönül keþfine çýkmýþ ve bulduðu ilk gönüi çeyizinin aþký ve sevgisi olduðunu görmüþtür.

Onun için tüm insanlýðýn ilk çeyiz sandýðýndan çýkan yitiði; SEVGÝSÎDÎR...

Sevgili kýzým,

Sevgi her þeydir, hayatýn tadý, tuzudur: sevgisiz hiçbir hareket olmaz. Sevgisiz hiçbir iþ yapýlmaz. Ama insanlann kendi sevgilerine açýlan kapýda gene aracý, insana yardýmcý sensin kýzým. Çünkü sen sevdireceksin her þeyi. Sen aracý olacaksýn sevenle sevilene.

Ýþte güdümler þehrinde kulaklanna fýsýldanan, kâinatýn tertemiz sözleridir bunlar. Sen cansýn, canýndan canlar var edilmesine sebep olan. Sen tertemiz kansýn, kanýndan tertemiz milletler var olmasýna sebep olan. Sen hayatsýn, tertemiz yaþantýndan kâinata bir mana, bir amaç, bir hedef veren. Senin için türküler yakýlacak, senin için ulaþýlmazlara gidilecek, senin için daðlar delinecektir.

Kendi gönül keþfinde bulduðun bu çeyiz sandýðýndan güdümler þehrine açýlan geçiþ kapýsýnda durup, senden önce gelip geçen asil soylu yiðit kadýnlarý anlayacak ve "Þanlý insanlýk tarihimden geldim... Tekrar tertemiz insanlýk tarihine, bir kilometre taþý olacaðým..." diyeceksin.

Her genç kýzýn bu yitik çeyizlerini bulmasýna vesile olacak; tüm genç kýzlarýn tekrar onurlarýný keþfetmelerini, tekrar kendi öz kimliklerini bulmalanný saðlayarak

(Ýhsan Aðýr'ýn Yedi Harf kitapevinden yayýnlanmýþ olan Iþýðýný Bul adlý eserinden alýnmýþ bir metindir...)

Bu kitap tüm insanlýðýn sorunlarýna kökten çözüm için yazýldý. Çünkü tüm sorunlarýn çözüm kavþaðýnda duran sýr insan: Kadýn.

Bu kitap insanlýðýn incisi, kadýný tanýmak için yazýldý. Çünkü hayat verene sebep sýr varlýk: Kadýn

Bu kitap ana için, yar için, kadýn için yazýldý. Çünkü canýndan can katan ana, sinesinde saklayan yar: Kadýn.

Bu kitap sevenle sevilenin ortaya çýkmasý için yazýldý. Çünkü Ferhat’a daðlarý deldiren, Kerem’i mecnun eden: Kadýn.

Bu kitap herkesin içindeki ýþýðý bulmasý için yazýldý.

Bu kitap, bir genç kýzýn kendini tanýdýðýnda neler yapabileceðini ispat için yazýldý.



BABA OLMAK KOLAYMI???

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 17.05.2006 11:12 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Sabah sabah kýzmýþtým okula gitmek üzere giyinirken seni azarladým, çünkü yüzünü ýslak havluyla öylesine silivermiþtin. Ayakkabýlarýnýn kirli olduðunu görünce sana onlarý temizlettim.
Bazý eþyalarýný yere attýðýnda sana öfkeyle baðýrdým. Kahvaltý ederken bir sürü kusurunu buldum. Yiyecekleri etrafýna saçýyordun, lokmalarýný çiðnemeden yutuyordun,
ekmeðine çok fazla tereyaðý sürmüþtün. Sen oyun oynamaya gidiyordun, bense trenime yetiþmek zorundaydýmBana baktýn elini salladýn ve "Güle güle babacýðým" dedin.
Ben ise kaþlarýmý çattým ve "Dik dur!" dedim sanaAkþam üzeri de durum farksýzdý. Eve gelirken seni yere çömelmiþ arkadaþlarýnla bilye oynarken buldum. Çoraplarýn yýrtýlmýþtý.
Arkadaþlarýnýn önünde seni küçük düþürdüm ve kolundan tutup eve götürdüm. Bu çoraplar çok pahalýydý ve giymek istiyorsan dikkatli olmalýydýn. Düþün oðlum bunlarý sana baban söylüyordu
Hatýrlýyor musun? Sonra çalýþma odama girdin. Gözlerinde incinmiþ bir ifade vardý. Kaðýtlarýmýn üzerinden sana baktýðýmda bir an için çýkmaya yeltendin. "Ne istiyorsun?" diye baðýrdým sana.
Hiçbir þey söylemeden koþup boynuma sarýldýn ve beni öptün. Hem de büyük bir sevgiyle. Sonra koþarak dýþarý çýktýn. Kaðýdým elimden düþtü. Bana neler oluyordu?
Sürekli senin hatalarýný Buluyordum. Seni böyle ödüllendiriyordum. Seni sevmediðim için deðil bu, senden çok þey beklediðim için.
Seni kendi çaðýmýn deðer yargýlarýna göre deðerlendiriyorum çünkü. Oysa ki senin pek çok güzel özelliðin var. Kalbin öylesine yüce ki!
Bu gece gelip beni öpüþün de bunu kanýtlýyor. Bu gece baþka hiçbir þeyin önemi yok oðlum. Karanlýkta, yataðýnýn yanýnda diz çöktüm ve çok utanýyorum.
Bunlarý sana uyanýkken anlatsam da anlamazsýn biliyorum. Ama yarýn gerçek bir baba olacaðým. Seninle oynayacaðým.
Sen acý çektiðinde acý çekecek, sen güldüðünde güleceðim. Dilimin ucuna kötü þeyler geldiðinde dilimi ýsýracaðým. Kendi kendime sürekli, O bir çocuk! diyeceðim.
Ben seni büyük bir adam gibi gördüm. Oysa ki sen daha küçük bir çocuksunDaha dün annenin kollarý arasýndaydýn, baþýný onun omzuna dayamýþtýn.
Ah, senden çok þey bekledim oðlum, çok þey bekledim. Ýnsanlarý eleþtirmek yerine onlarý anlamaya çalýþalým. Ne yapmak istediklerini anlayalým.
Sempati, hoþgörü ve nezaket eleþtiriden çok daha yararlýdýr. "Bilmek affetmektir" Dr. Johnson'ýn da söylediði gibi
"Tanrý bile insaný son gününe kadar yargýlamaz" O halde neden biz yargýlayalým
Eleþtirmeyin, kýnamayýn ve þikayet etmeyin

ÝÞTE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN HÝKAYE BU

DALE CARNEGÝE

Zamanýn bin yýlda bir görüntüsü

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Geschrieben von admin am 03.05.2006 20:08 Uhr

Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Ýnsan beyninin özel olan zaman dilimleri ile özel mekanlarda daha çok
çalýþtýðýný belirten Coþkun, bu durumun beynin verimliliðinin artmasýný
saðladýðýný ifade etti.

Ýnsanlarýn bu gece uykularýndan fedakarlýk ederek bu aný yaþamasý
gerektiðini anlatan Coþkun, ''Ýnsan beyni bir tek þeye odaklandýðýnda
5 kat daha fazla çalýþtýðý için bu aný yaþamalý, yeni düþünce ve
hayallerin bu saatte gerçekleþtirilmesi saðlanmalýdýr. Kiþi, sevdikleriyle
birlikte olabilir, hiç unutmak istemediði olaylarý bu ana yayabilir.
Ayrýca, bir üniversite öðrencisinin gelecek planý, bir giriþimcinin karar
aný ya da hayata dair önemli þeyle bu zaman dilimine odaklanýldýðý an
gerçekleþtirilebilir. Tam güneþ tutulmasý nasýl insanlar için unutulmaz
hale geldiyse bu gece de öyle olmalýdýr'' dedi.