? PHP-Nuke Retro Portal

Nostalgischer PHP-Nuke Core auf moderner und sicherer MVC-Architektur.

BREAKING +++ PHP-Nuke Retro Engine ist offiziell gestartet! +++ Sichere Passwrter ber password_hash() +++ CSRF-Schutz aktiv +++ Foren-System komplett modular +++ God-Rolle voll einsatzbereit +++

MAMAÞ NASIL MAMAÞ OLDU-2

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Von admin am 10.02.2007 01:45 Uhr

Gelesen: 164 mal
Rating: 5/10 (1 Stimmen)

Can suyu olur sana, can verir. Can verir de can olursun ömür boyunca. Can yaratýrsýn, kulak verip dinlediðin, candan öte can olanlar sohbetinden aldýðýn hayat dersinden. Dersler çýkarýp yönlendirdiðin hayat felsefesi olur. Yaþamýn boyunca yol kýlavuzundur, iki kiþinin dost sohbetinde dökülen sözcükler. Bir ömür boyu seninledir, sencedir...

Ýþte yine MAMAÞtayýz.

Sohbetlerinden, saygý ve sevgiyi, adam gibi adam olmayý öðrendiðimiz büyüklerimizden ikisi sohbet ederken, biz, onbeþ yaþýn býçkýn delikanlýlarý aðzýmýz bir karýþ açýk, ABBAS ÇAVUÞ ile YUSUF YILDIZ ýn konuþmalarýný pür dikkat dinliyoruz. Bunca yýl sonra da sohbetin nedenini hala bilmiyoruz. Galiba; YUSUF amcamýzý birileri fena kýzdýrmiþ; asacaðým, keseceðim diyor da baþka bir þey söylemiyor. Abbas Çavuþ da onu sakinleþtirmeye çalýþýyor.

Belli ki Yusuf amca fena kýzmýþ, bir türlü ikna olmuyor. En sonunda Abbas Çavuþ konuþmasýna þöyle devam etti.
- Oðlum YUSUF, sen de ben de bu köylüyüz öylemi?
- Evet Abbas Çavuþ öyleyiz.
- Oðlum Yusuf, aramýzda fazla bir yaþ farký yok. Seninle ben eþeklerimize binip daða keven etmeye (toplamaya) çok gittik beraber öylemi?
- Evet. Güzel günlerimiz oldu o daðlarda, yaylalarda, soðuk sularýn baþýnda az mý ekmeðimizi aþýmýzý birlikte yedik? Sen, askerde uzatmalý çavuþ kaldýn, iyi de ettin. Bak; çocuklarýn þehir yerinde olduðu için hepsi okudu mühendis oldular. Bizler de, yeðenlerimizle gurur duyuyoruz. Biz de köyde kaldýk ne uzadýk ne de kýsaldýk.
- Sað olasýn var olasýn Yusuf’um, onlar senin de çocuklarýndýr. Hepimizin gururu olurlar inþallah. Yalnýz, gel biz eski günlerimizi bir yad edelim. Ne dersin?
- Nasýl yani?
- Diyelim ki, biz þimdi yirmi yaþýnda iki genciz, eskisi gibi. Senle ben eþeklerimize bindik daða gittik. Genciz ya; daðlar dayanmaz kazmamýzýn aðzýna, bileðimizin gücüne. Daðda keven býrakmadýk hepsini kýrdýk (topladýk). Ama; diyelim ki sen aç gözlük ettin, eþeðinin gücünü düþünmedin, götüreceðinden fazla yük yükledin.
- Eeeee..
- Ben de, eþeðimin götürebileceði kadar yükledim. Döndük köye geliyoruz. Önümüze yokuþ çýktý. Benim eþeðin yükü gücüne denk. Seninki ise düz yolda bile zor götürüyor. Çünkü sen eþeðinin gücünün üstünde yük yükledin. Hayvan zorlanýyor.
- Eeeee...
- Yokuþ yukarý zorlanan hayvaný birde sen zorluyorsun arkadan. Tam o sýrada, senin eþek baþladý osurmaya. Tam da senin burnuna denk geliyor.
- Eeeeee...
- Eeeesi; sen de  eþeðe inat edip osurur musun Yusuf ?
- Eþeðe inat olur mu Abbas Çavuþ? Eþek, eþekliðini yapar. Ben niye ona inat edip onunla bir olayým ki...
- Peki; ne diye, iki saattir inatla, deðersiz bir adamýn sözüne kýzýp da yüreðini darlandýrýyorsun?
- Haklýsýn Abbas Çavuþ, haklýsýn... Yanlýþ adama kýzmak yerine, o adamý yanlýþýyla baþ baþa býrakmak daha doðru olur. Sen haklýsýn.
Diesen Artikel bewerten:
Kommentare (0)

Noch keine Kommentare vorhanden. Schreibe den ersten!

? Eigenen Kommentar verfassen