? PHP-Nuke Retro Portal

Nostalgischer PHP-Nuke Core auf moderner und sicherer MVC-Architektur.

BREAKING +++ PHP-Nuke Retro Engine ist offiziell gestartet! +++ Sichere Passwrter ber password_hash() +++ CSRF-Schutz aktiv +++ Foren-System komplett modular +++ God-Rolle voll einsatzbereit +++

Atatürk'ün tabutunun açýldýðý an...

Kategorie: Sizlerden Gelenler | Von admin am 12.06.2006 02:19 Uhr

Gelesen: 979 mal
Rating: 5/10 (1 Stimmen)

"Baþlayýn" talimatýný verdi.
Bunun üzerine tabutun vidalarý sokuldu. Tahta tabutun içinde
madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiþ olma ihtimali düþünülerek önce bir burgu ile delik acildi. Gaz ya da koku
çýkmadý. Sanduka Talas doluydu. Sandukanýn içi, muhafaza solüsyonu ile ýslatýlmýþ tahta talaþý doluydu. Bu Talas, naasin ayak yönüne doðru toplandý. Talaþýn arasýnda, aðzý kapalý ve içi sývý dolu bir sise bulundu. Bu, cesedi muhafaza için kullanýlan
solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yazýlýydý. Ata’nýn
naaþý beyaz kefene sarýlmýþ, sonra kahverengi bir muþambayla
kaplanmýþtý. Sargilari acmaya baþladýlar. Herkes nefesini
tutmuþtu.
Çünkü "Naaþ çürüyüp bozulmuþ, çýkan gazlar tabutu patlatmýþ, nöbetçi er, kokudan bayýlmýþ" diye bir suru söylenti geziniyordu. Ve 15 yýl sonra ilk kez Ata’nýn yüzünü  göreceklerdi. Kefenin sargýlarý aralanýnca Prof. Kamile Sevki Mutlu, orada bulunanlarýn yardýmýyla katafalka cýktý ve Atatürk’ün yüzüne baktý. Ata’nýn derisi kahverengi bir hal almýþ, ama yüz hatlarý bozulmamýþtý. Menderes sapsarý olmuþtu Prof. Mutlu, gördüðü tabloyu daha sonra söyle anlatacaktý:"Yüzünü örten ýslak pamuk kitlesi kaldýrýlýnca Ata’nýn heykel gibi duran yüzü ile
karsýlaþtým. Uzun sâri saclarýndan ince bir tutam, sol göz
kapaðýnýn üzerine düþmüþtü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayý’ndaki yataðýnda uyuyor gibiydi." Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun basýna çaðýrdý. Onlar da tek tabutun içine baktýlar. En basta Baþbakan Adnan Menderes vardý. Koyu renk takim elbisesi içindeki Menderes de yanýndakilerin yardýmýyla katafalka cýktý, ürkek bir þekilde aþaðý, tabuta doðru baktý. O an ne olduðunu Prof. Kamile Mutlumdan aktaralým: "Menderes
çok heyecanlandý. Rengi sapsarý oldu. Bir de baktým ki, müzenin
kapýsýna doðru gidiyor. Atatürk’ün yüzüne bakmadý.
Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadý. En sona Abdulhalim Randa kalmýþtý. O da Ata'yla karsý karsýya gelir gelmez tabutun yanýna yýðýlýverdi. Salondaki herkes Atatürk’ü tek gördükten sonra naaþ, tekrar solüsyonla ýslatýldý. Ata’nýn basý pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarýldý. Bu sýrada bir komiser, orada görevli adli tip doçenti Dr. Cahit Özen’in yanýna yaklaþýp avucunda taþýdýðý bir Kâgidi gösterdi ve söyle dedi:"Bu Kâgidi, Atatürk’ün hemþiresi Makbule Hanim gönderdi. Kefenin içine Atatürk’ün göðsü üstüne konmasýný istiyor."Doç. Özen,
Kâgýda bir göz attý. Eski Türkçe bir þeyler yazýlýydý. "Böyle bir kâðýdý Atatürk kabul etmez. Bize kýzar, darýlýr" dedi. Komiser
Kâgidi katlayýp cebine koydu ve uzaklaþtý. Bütün iþlemler
bittikten sonra salonda bulunanlar naaþýn iki yanýndan geçip hep bir aðýzdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleþtirdiler. Bu tabut da 15 yýl içinde yattýðý büyük gül aðacý tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapaðý kapatýldý.
Ve 10 Kasým sabahý, Ata’nýn naaþçý 15 yýl önce onu
Dolmabahçe’den Ankara'ya taþýyan top arabasýna yerleþtirilip son
duraðý olacak Anýtkabir’e tasýndý. Artik ebediyen orada
kalacaktý...
Atatürk’ün tabutu, Menderes'in huzurunda açýlmýþtý Ata’nýn 15
yýl Etnografya Müzesi’nde bekletilen naaþçý,12 askerin
omuzlarý üzerinde oradan alýnmýþ ve 136 asteðmenin çektiði
bir top arabasý ve matem marsý esliðinde Anýtkabir’e taþýnmýþtý. Radyodan naklen yayýmlanan o görkemli tören, en az 15 yýl önceki kadar hüzünlüdür. Ancak o törenden hemen önce yaþananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemiþtir.
Bilindiði gibi, Anýtkabir yapýlana dek, Atatürk’ün naaþýnýn korunabilmesi için "tahnit" denilen bir iþlem yapýlmýþtý. Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafýndan
gerçekleþtirilen bu iþlem sýrasýnda naaþsa, þýrýngayla özel
bir formül enjekte edilmiþ ve üzerine formüllerin yapýþtýrýldýðý iki
küçük ilaç þiþesi, Ata’nýn koltuk altlarýna yerleþtirilmiþti. Bu iþlem sayesinde Ata’nýn naaþçý da, diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduðu gibi olduðu günkü haliyle korunabilirdi. Ancak Ýslam dini, olunun defnini Þart koþtuðundan, geçici tahnitin bozulmasý þarttý. Nakilden önce, bu iþlem için bir komite kuruldu. O komite, törenden bir gün önce, Baþbakan Adnan Menderes'in huzurunda
Atatürk’ün tabutunun açýlmasýný kararlaþtýrdý. Tabut
acýlýnca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye baþlayacaktý. Bir baþka deyiþle Atatürk’ün (mumyalanmýþ gibi) korunmuþ naaþ’ýný son görenler, o törene katýlanlar olacaktý. Atatürk’le ilgili belgesel çalýþmalarý sýrasýnda o törene katýlanlarýn bir kýsmýyla konuþmuþtuk. Bu yazýda yer alan bilgilerin bir kýsmi o tanýklýklara, önemli bir bolumu ise deðerli Atatürk araþtýrmacýsý Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof Dr. Kamile Sevki Mutlu ile yaptýðý sohbetten aktardýklarýna dayanýyor. Ata’nýn yarým asýr önceki son yolculuðu, sanýrým bu ayrýntýlarla daha da ilginç bir boyut kazanýyor.

 


Atatürk’ü son görenler anlatýyor:
'Yüzünde iki günlük sakal vardý' Osman Ersoy ve Halide Ýntepe, 10 Kasým 1953'te Etnografya Müzesi’nde asistan olarak çalýþýyorlardý. O yüzden 50 yýl önceki o töreni ve tabutun içindeki
Atatürk’ü son kez görme fýrsatý buldular.
Ýzlenimlerini söyle anlattýlar:



OSMAN ERSOY: "Saðlýðýnda görmemiþtim Atatürk’ü...
Korkunç heyecanlýydým. Biz çalýþanlar, asistanlar, memurlar sýra ile katafalka cýktýk. Oldukça sararmýþ ve küçülmüþ bir cehre... 1 – 2 günlük sakalý vardý. Kaslarý fevkalade iyi þekilde fark ediliyordu." ' Gözleri aralýktý'



HALIDE INTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktým. Basý
yana doðru eðikti. Yüzü hiç bozulmamýþtý. Azýcýk sakallarý
çýkmýþtý. Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralýk kalýrmýþ ya, öyle aralýktý gözleri... Ama bir olu yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi." *



*Nefeslerin tutulduðu an...
Tarih: 10 Kasým 1953. Mermer lahit sokulmuþ, betonlar
kirilmiþ, tabutu kaldýracak zincirli makaralar lahit salonunun tavanýna yerleþtirilmiþti. Cumhurbaþkaný Celal Bayar, Meclis Baþkaný Refik Körelten, Baþbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi, tabutun çevresindeler...



Kýz kardeþinin gözyaþlarý Atatürk’ün kýzkardeþi Makbule Atadan, basýný tabuta dayýyor ve dakikalarca öyle kalýyordu. Belki çok uzaklarda, Selanik'te kalan günleri yâd ediyor; belki de aðabeyinin ruhuna dualar gönderiyordu.
 
Tabut ortaya çýkýyor lehtin üzeri tamamen acilmiþ, Atatürk’ün cenazesini 15 yýldan beri muhafaza eden kursun tabut ortaya çýkmýþtý
 
Dinler, Anýtkabir yolunda...
Türkiye’deki bütün dini cemaatlerin temsilcileri cenaze
arabasýný takip ediyorlar. Ermeni, Yahudi, Katolik ve Rum temsilcilerle beraber zamanýn Diyanet Ýsleri Baþkaný kortejle yürüyor.
 

Atatürk’ün tabutu birazdan salona çýkartýlmýþ olacak.
Cumhurbaþkaný Celal Bayar, Meclis Baþkaný Refik Körelten,
Baþbakan Adnan Menderes ve devletin en üst düzeyi tabutun çevresindeler...



Tabut salonun zeminine yerleþtiriliyor.
Adnan Menderes birazdan 'Hanýmefendi, buyurunuz' diyecek ve
Atatürk’ün kýzkardeþi Makbule Atadan'ý tabutun yanýna götürecek...
 
Mermer lahit sokuluyor. Sonra betonlar kýrýlýyor ve tabutu kaldýracak olan makaralar lahit salonunun tavanýna yerleþtiriliyor



Makbule Haným hýçkýrýklar içinde takip ediyor.
Etnografya Müzesi’nden Anýtkabir’e doðru yol alan korteji, Makbule Haným
Hýçkýrýklar içinde takip ediyor.



Son saygý durusu
Üniversite gençliði, Atatürk’ün Etnografya Müzesi’nde son
saygý durusunu yapýyor.*




Diesen Artikel bewerten:
Kommentare (0)

Noch keine Kommentare vorhanden. Schreibe den ersten!

? Eigenen Kommentar verfassen