?? Foren-bersicht
Dostluk, Arkadaþlýk
?? Ataturkun yazdýðý mektuplar
Dieses Thema hat bisher 48 Aufrufe erhalten.
a
admin
Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
09.07.2026
Ataturkun yazýðý mektuplar
--------------------------------------------------------------------------------
ZÜBEYDE HANIMA MEKTUBU
1 Aðustos 1920
Muhterem valideciðim,
Ýstanbul'dan ayrýlýþýmdan beri sizlere ancak birkaç telgraftan baþka bir þey yazamadým. Bu sebeple büyük merak içinde kaldýðýnýzý tahmin ediyorum. Bilhassa, hakkýmda ötekinden berikinden ve gerek gazetelerden iþittiðiniz tamam olmayan haberler þüphesiz merakýnýzý artýrmýþtýr. Þimdi vereceðim bilgilerle tahmin olacaðýnýz için endiþe duyacak hiçbir þey yoktur.
Biliyorsunuz ki Ýstanbul'da iken yabancý devletler, devleti ve ulusu fevkalade sýkýþtýrmakta ve millete hizmet edebilecek ne kadar adamýmýz varsa hepsini hapis ve tevkifle, bir kýsmýný da Malta'ya sürerek herkesi sýkýntýya sokmakta pek ileri gidiyorlardý. Bana nasýlsa iliþmemiþlerdi. Fakat 3. Ordu Müfettiþi olarak Samsun'a ayak basar basmaz Ýngilizler benden þüphelendiler, Hükümete benim gidiþ nedenimi sordular.
Nihayet Ýstanbul'a çaðýrýlmamý istediler, bunda ýsrar ettiler. Hükümette beni kandýrarak Ýstanbul'a gelmemi ve Ýngilizlere teslim olmamý saðlamak istedi. Bunun derhal farkýna vardým. Tabiatýyla kendi ayaðýmla gidip esir olmam doðru deðildi. Padiþahýmýza gerçek durumu yazdým ve gelemeyeceðimi bildirdim. Zatý þahanede önce uygun buldu. Fakat daha sonra Ýngilizlerin baskýsý artmýþtý. Sonunda O'da Ýstanbul'a dönmemi emretti.
Bu suretle artýk resmi görevimde kalmaya imkan görmediðim gibi askerliðimi sürdürdükçe de Ýngilizlerin ve hükümetin hakkýmdaki ýsrarýna karþý duyulamayacaktý. Bir taraftan da bütün Anadolu halký, tüm ulus, hakkýmda büyük bir sevgi ve güven gösterdi, "seni býrakmayýz" dediler. Gerçekte vatan ve milletimizi kurtarabilmek için tek çare, askerliði býrakýp serbest olarak milletin baþýna geçmek ve milleti tek vücut bir hale getirmekle doðacak kudret ve ulusal gücü kullanmaktan baþka çare yoktu. Bende öyle yaptým. Elhamdülillah baþarýlý oluyorum. Pek yakýnda elle tutulur sonucu bütün dünya görecektir. Ben bu suretle hareket edince Ýngilizler derhal yalvarmaya baþladý. Ve beni kazanmaya çalýþtý. Ve bütün suçu bizim hükümete attýlar. Gerçekten hükümette benimle uðraþmak istedi. Fakat gücü buna yetmedi ve yetemez.
1-Daha bir zaman bu þekilde Anadolu içinde çalýþmakla her þey hallolacaktýr. Yakýnda Millet Meclisi toplanacak ve meþru bir hükümet iktidara gelecektir. Bende ihtimal o zaman Ýstanbul'a geleceðim. Sýhhat ve afiyetteyim, katiyen hiç merak etmeyiniz.
2-Salih Bey (Salih Fansa) Fuat Beyden alacaðýný aldý mý? Bunu bilgi almak bakýmýndan soruyorum. Yoksa her ne olursa olsun, elhamdülillah hiç önemi yoktur. Siz müsterih olunuz ve bir sýkýntýnýz olursa derhal bana bildiriniz.
3-Bu mektubu getirecek olan "...." size benim hakkýmda istediðiniz kadar bilgi verecektir. Kendisiyle bana bazý elbiselerimi gönderiniz.
4-Hemþiremin sýhhati nasýldýr. Eve herhangi bir taraftan saldýrýda bulunuldu mu? Hala orada mýsýnýz? Çocuklar ne yapýyor, büyüdüler mi?
5- Salih(Fansa) Beyle Madam Salih Bey inþallah sýhhat ve afiyettedirler. Ben kendilerini daima yad ediyorum. Madamýn benim hakkýmda bir rüyasý vardý. Galiba o çýkacaktýr. Ýnþallah yakýnda sevinç içinde görüþeceðiz.
6-Ben, birkaç güne kadar bir kongre için Sivas'a gideceðim. Tekrar Erzurum'a döneceðim. Tekrar ediyorum: Her iþittiðinize önem vermeyiniz. Pekala bilirsiniz ki ben, yaptýðýmý bilirim. Netice görmeseydim baþlamazdým.
Saygý ile ellerinizden, hemþiremin gözlerinden öperim.
M. Kemal
ÝSMET ÝNÖNÜ'YE MEKTUBU
12 Haziran 1937
Baþvekil Ýsmet Ýnönü'ye,
Hatýrlarsýnýz, Türk köylüsünün, Türk'ün efendisi olduðunu söylediðim zamaný. Ben o efendinin arzu ve iradesi altýnda senelerden beri çalýþmýþ olan bir hadimim (hizmetkarým). Þimdi beni çok heyecana getiren hadise, Türk köylüsüne nacizane de olsa ufak bir vazife yapmýþ olduðumdur. Milletin yüksek mümessiller heyeti bunu iyi görmüþ ve kabul etmiþlerse benim için ne unutulmaz bir saadet hatýrasýný bana vermiþlerdir. Bundan dolayý çok yüksek zevkle millet, memleket ve Cumhuriyet Hükümetine yapmaya mecbur olduðum vazifelerden en basiti karþýsýnda gösterilmiþ olan teveccühten, takdirden ne kadar mütehassis olduðumu ifadeye muktedir deðilim.
Ben icap ettiði zaman en büyük hediyem olmak üzere Türk Milletine canýmý vereceðim.
Kemal Atatürk
SALÝH BOZOK'A MEKTUPLARI
Trablusgarp muharebesi sýrasýnda Sofya dan yazdýðý mektup
Urla tahaffuzhanesinden Rus vapurundan 4 Ekim 1911
"Bilirsin ki Trablusgarp meselesinin ortaya çýktýðýndan beri oraya gitmek teþebbüsünden geri durulmadý. Bir defa Þam vapurunda üç gece kalýndýktan sonra döndürüldük. Ondan sonra Mýsýr ve Tunus yolu ile gitmeye teþebbüs ettik.
Harbiye Nazýrý, ümit kestiði için vazgeçirtildi. Bir defa Ömer Naci ve daha iki kiþi ile Mýsýr üzerinden hedefe yürümek üzere (2 Ekim 1911) Ýstanbul'dan hareket olundu. Harbiye Nazýrý da ister istemez muvafakat etti. Lüzum ve fayda görürsem bazý arkadaþlarý isteyeceðim. Þimdilik temin edilecek noktalar var. Benim nerede olduðumu duyurmayýn. Daha bir müddet için validemi dahi haberdar etmeyin. Ara sýra benim tarafýmdan Ýstanbul'dan mektup gönderin.
Eyüp Sabri sizi görecek. Ona ilmühaberlerim ve borçlarým hakkýnda malumat verdim. Ruþen ve Necati beylere gizlice söyleyin, ilmühaberlerimin Beþinci Kolordu idaresinde kalmasý ve maaþ tahsisatýmdan borçlarým ödenmekle beraber kalanýn valideme verilmesi lazýmdýr. Bunu Harbiye Nazýrý da yazacak, unutmazsa!
Senin vasýtanla valideme verilmek üzere Kerim Beye (Abdülkerim Paþa) kýrk lira býraktým.
Mýsýr'a vardýktan sonra sana malumat ve adres vereceðim. Sen de bana yazarsýn. Þayet sen bir tarafa gidersen senin namýna mektuplarý alacak ve açacak bir arkadaþ tayin edersin.
Arkadaþlar ne alemdedir? Vataný kurtarmak için þimdiye kadar olduðundan ziyade gayret ve fedakarlýk elzemdir. Endülüs tarihinin son sayfalarýný okuyunuz.
Faydalý sohbetlerinizde bulunamadýðýma üzgünüm. Beni unutmayýn. Alaydaki arkadaþlara çok selam. Beraber yaptýðýmýz talim programýný takipten çok güzel neticeler alýnýr. Yorulmasýnlar, eski tembellikle hiçbir þey olmaz. Baþka kaðýdým yok, Nuri'ye ayrýca mektup yazamayacaðým. Ýstersen bu mektubu aynen gönder veyahut bahisle bir mektup yaz ve o kýymetli kardeþimize de ki "Benim için hatýrasý kalp ve vicdanýmdan bir an çýkamayan bir öz kardeþ varsa Nuri'dir." Bu müzlim seferi onunla beraber yapmak isterdim. Allah nasip ederse mücadele sahasýnda birleþiriz. Eðer mukadderse ahirette kavuþuruz.
Salih, senin de gözlerinden öperim. Kalbinin vefasýna vicdanýnýn saffet ve nezaketine þükran borçluyum. Ýstanbul'da kalan kerim Bey'e mektup yazýn. O zavallý oradaki mücadelede yalnýz kaldý. Mektuplarýnýz ona kalp kuvveti verir. Allahaýsmarladýk.
M. Kemal
Ayýn-ý Mansur Karargahýndan 25-26 Nisan 1912 gece saat 6
"Mektuplarýnýz da, gazetelerde bize ait hislerinizi tasvir eden satýrlarý okuduðum zamanlar kalbimin pek derin hislerle çarptýðýný duyuyorum. Birkaç kardeþinizin Akdeniz'i aþarak, çöllerde uzun mesafeler alarak donanmasýna dayanan düþmanýn karþýsýna çýkmasý ve buradaki vatandaþlarý kucaklayarak, düþmaný sahile hapsetmesi þüphesiz sizi memnun eder. Fakat biz vatana borçlu olduðumuz fedakarlýk derecesini düþündükçe bugüne kadar yapýlan, hizmeti pek küçük buluyoruz.
Bilirsin ben, askerliðin her þeyden ziyade sanatkarlýðýný severim. Burada sanatýn tüm icraatýný tatbik edecek kadar zamana ve bu zamanýn doðuracaðý vesait ve vesilelere malik olunursa, iþte o zaman milletin arzusuna uygun bir hizmet yapmýþ olacaðýz.
Ah Salih, Allah bilir, hayatýmýn bugüne kadar orduya faydalý bir uzuv olabilmekten baþka vicdani bir emel edinmedim. Çünkü vatanýn muhafazasý, milletin saadeti için her þeyden evvel ordumuzun, eski Türk ordusu olduðunu dünyaya bir daha ispat lüzumuna çoktan kani idim. Bu kanaate ait emellerimin þiddeti ihtimal beni pek ziyade ifratperver göstermiþti. Fakat zaman, saf ve nezih dimaðlardan doðan fikri hakikatleri-kabulünden çekinilse dahi-tatbik ettirir.
Bu gece Derne kuvvetlerimizin bütün kumandanlarý ve zabitleriyle bir müsamere yapmýþtýk. Bu satýrlarý çadýrýma dönüþümde yazýyorum. Bu güzel kalbi, kahraman bakýþlý arkadaþlarýmýn, bu küçük rütbeli fakat düþmaný titreten büyük kumandanlarýn samimi nazarlarýnda vatan için ölmek iþtiyakýný okuyordum.
Bu okuyuþ, dimaðýmda sizin, bütün Makedonya muhitinde tanýdýðým arkadaþlarýn, bütün ordumuzun kahraman evlatlarýnýn hatýrasýný canlandýrdý. Kalbimde büyük bir sevinç ve gurur hasýl oldu. Arkadaþlarýma dedim ki: "Vatan mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mesut olacaktýr." Çünkü kendi selametini, kendi saadetini, memleketin ve milletin saadet ve selameti için feda edebilen vatan evlatlarý çoktur.
Cümlenize selam ederim kardeþim.
M. Kemal
Derne Osmanlý Kuvvetleri Kumandaný
MÝRALAY FAHRETTÝN (ALTAY) BEY'E MEKTUBU
Sivas 8 Aralýk 1919
Muhterem kardeþim,
Þemsettin Beyden sonra Hüseyin Beyin de Sivas'a gönderilmesi suretiyle kardeþlik baðlarýný kuvvetlendirmek hususunda ishar buyurulan samimiyete teþekkürlerimi arz eylerim, Þemseddin Bey son günlerin geciktirdiði müzakere ve kararlar hakkýnda siz biraderlerine malümat arz eylemiþtir.
Hüseyin Beyde Suriye ve Ermenistan Fevkalade Komiseri iken Ýstanbul yolu ile Paris sulh konferansýna giden François George Piqueau'nun Heyet-i Temsiliye'ye katýlmak üzere Sivas'a gelmesindeki sebebi izah edecektir. Bu buluþmaya ait bir hülasa þifre ile takdim edildiði gibi bir sureti de Hüseyin Beyle takdim edilmiþtir. Ýtalya'nýn Ýstanbul Fevkalade Komiseri Mösyö Malis evvelce bazý mütalaalarýný mektupla bildirdiði gibi bu defa da Sivas'a hususi bir memur göndererek iki taraf için bir anlaþma zemini araþtýrmaya baþlamýþtýr. Ýngilizlerin Erzurum Kars havalisindeyken tanýþtýðýmýz ve sonradan Harbiye Nazýrlarýnýn daveti üzerine Londra'ya giden Kaymakam Rovlson bu defa Ýstanbul'a dönmüþ ve görüþmek üzere Sivas'a gelmek istediðini Trabzon'daki mümessilleri vasýtasýyla bildirmiþtir. Rovlson Londra'ya hareket edeceði sýrada Erzurum'da veda etmek üzere görüþmüþ ve "avdetimde daha müsait þartlar dahilinde görüþebileceðimizi ümit ederim." demiþti. Ýstanbul umumiyetle Þarkta Ýngiliz siyasi memurlarýnýn Türkleri tanýmakta ve Trakya hakkýnda takip ettikleri siyasette yanlýþ yola gittiklerini ve bunda Ýstanbul muhiti ile Osmanlý Hükümet merkezinin zararlý amil olduklarýný ilave etmiþti.
Amerika Tahkikat Heyeti Reisi General Harbord ile Sivas'ta uzun uzadýya vuku bulmuþ olan görüþmemizde müþarünileyhin ve Þarkta bulunan bütün Amerikalýlarýn lehimizde olduðu anlaþýlmýþ ve sonradan alýnan mevsuk malümattan Harbord raporunun lehimizde yazýldýðý anlaþýlmýþtýr. Yalnýz, Amerika ahalisi senelerden beri aleyhimizde iþittikleri propagandanýn tesirinden kolaylýkla kurtulamayacaklarý itiraf olunmuþtur.
Avrupalýlarýn Türkiye hakkýndaki niyetleri memleketimiz üzerinde azami derecede ve daimi emin bir surette menfaatlerinin temini merkezindedir. Menfaatlerine uygun zemini hazýrlamak ve temin etmek için dayanmak istedikleri sebep ve bahaneler: Osmanlý Hükümetinin aczi ve azýnlýklarýn korunmasý için teminat.
Toplanacak olan Meclisi Mebusan, millete dayanýr, vakur ve azimli bir vaziyet alýrsa, millet ve vekillerine cidden mesnet olabilecek tam birlik gösterirse, mahvolmaktan kurtulabileceðimize emniyetim vardýr.
Milletimizi mevcut ters ve zararlý cereyanlar arasýnda kuvvetli bir bütün halinde tutabilmek her þeyden evvel zat-ý biraderleri gibi kýymetli hamiyetli kumandan arkadaþlarýmýzýn himmet ve fedakarlýklarýna baðlýdýr.
Mülkiye memurlarýnýn baþýnda bulunanlarýnýn ekseriya mütelevvin olduklarýný tecrübe göstermiþtir. Ýþlerinde en hamiyetli olanlar bile daima askeri kumandanlara uymaktan baþka bir þey yapmamýþlardýr.
Teþekküre ve hamde þayandýr ki bugün istisnasýz tekmil kolordu kumandanlarý arkadaþlarýmýz büyük bir iyi niyetle kurtuluþu noktasýnda fikirlerini birleþtirmiþ ve milleti müþekkel bir hale getirmek için alicenabane ve azimkarane bir surette çalýþmaktadýrlar.
Benim ve elyevm beraber bulunan Rauf Bey, Bekir Sami Bey gibi arkadaþlarýmýzýn pek dikkatli olarak çalýþtýðýmýz esaslý nokta, bütün mesaimizin, arkadaþlarýmýzýn düþüncelerine mutabýk ve milli umumi efrarýn muhassalasýna uygun olmasýdýr.
Buna raðmen Hüseyin Beyin, yolda bazý kimselerden bizim hiçbir vakit hatýr ve hayalimizden geçmemiþ ve geçmeyecek olan zararlý fikirler propaganda edildiðini söylemesi cidden teessürümüzü mucip oldu.
Mesela, diktatörlük gibi... Bu fikrin ne kadar manasýz olduðu izan erbabýnca kolaylýkla takdir olunur. Bir de bu hususta zerre kadar þüphe ve tereddüte düþen namus ve hasiyet erbabý için Heyet-i Temsiliyeye fiilen dahil olarak iþbirliði etmek ve davranýþlarý kontrol etmek daima mümkündür.
Ýstanbul'da bulunan yüksek zevatýn serbest olanlarý, Ahmet Ýzzet Paþa vesaireyi devam ettim. Fakat bu gibiler hayatýný tehlikeye koymak istemez, huzur ve rahatýný feda edemezse ne yapýlýr?
Memleket ve milletin içinde bulunduðu elim þartlar, sonumuz hakkýndaki karanlýk ihtimaller bir an vicdan huzuru ile dönüþülecek olursa milli vahdeti, çalýþmamýzdaki ahengi bozacak ve kýl-ü kale sebebiyet verenler hakkýnda ne hüküm verilmek lazým geleceði kendi kendine anlaþýlýr
Heyeti temsiliye yakýnda Kayseri, Kýrþehir üzerinden Ankara'ya ve oradan da Eskiþehir yakýnýnda Seydigazi'ye gidecektir. Bu intikali henüz mahrem tutmaktayýz. Maksat, Eskiþehir'den temin olunacak mebuslarýn toplanmasýna temas edebilmektir. Oraya intikal edecek Heyeti Temsiliye'ye, yeniden her liva mebuslarýndan Heyeti Temsiliye azasý olarak davet olunacak birer mümessil ile takviye olunacaktýr. Muvakkat bir toplantý ve kýsa bir fikir danýþmasýndan sonra Heyeti Temsiliye bir kýsým azasýyla orada kalacak, geri kalanlar Ýstanbul'a gidecektir. Oralara geldiðimizde yakýnlýðý hasebiyle zat-ý ali-i biraderleriyle de müþerref olmayý temenni ederim.
Refet kendiliðinden Ýstanbul'a gidivermiþ. Cephenin bir an evvel deruhtesi hakkýndaki bildirileri üzerine kendisine yazdým, hatta habersiz Ýstanbul'a gidiþini biraz da tenkit ettim.
Hürmetle gözlerinizden öper ve diðer arkadaþlarýn selam ve muhabbetlerini takdim ederim kardeþim."
M . Kemal
AFET ÝNAN'A MEKTUBU
Saravona yatý 14.6.1938
Afet,
H. R. Soyak ile, benden mektup beklediðini bildirmiþtin. Arzun her gün hatýrýmdadýr. Þifahen Celal'e (Üner) telefonla bildirmek üzere söylemekteyim. Ancak henüz kendim bir þey tespit edemedim.
Vazifem þudur: Bence doktorlarýn yanlýþ görüþ ve hükümleri sebebiyle hastalýk durmamýþ, ilerlemiþtir. Vakitsiz ayaða kalkmak, yürümek hususiyetiyle burunda yapýlan atuþman üzerine gelen kusma neticesi, yapýlan istirahatleri hiçe indirmiþtir. Ýstanbul'a gelince, Hükümet reyimi almaya lüzum görmeksizin Fissenger'yi getirtti. Yeniden tetkik, muayene yapýldýk. Karaciðeri eski halinden farksýz ve karný birkaç kiloluk birikmiþ su ve gaz dolayýsýyla þiþkin ve defigüre bir halde buldular. Þimdilik Temmuz on beþe kadar yeni tiretman ve yeni rejim altýnda repo apsolüyü (Kesin istirahati) zaruri buldular. Bunun esasý da yatak ve þezlong istirahatidir. Bu müddet sonunda Fissenger tekrar gelecektir. Umumi ahvalim iyidir. Tamamen iadeli afiyet ümit ve va'di kuvvetlidir. Senin için asla meraký ve endiþeyi mucip olmamalýdýr. Serinkanlýlýkla imtihanlarýný vererek muvaffakiyetle dönmeni bekler ve muhabbetle gözlerinden öperim.
Ýkamet için Savarona'yý tercih ettiler. Yat þimdilik saray karþýsýnda demirlidir.
Malümun olan devlet iþleri için Baþbakan ve diðer bakanlar sýk sýk gelip yatta misafir olmaktadýrlar.
Nutuk'unu Þükrü Kaya Türkçeye çevirmektedir. Matbuata verilecektir.
K. Atatürk
SABÝHA GÖKÇEN'E MEKTUBU
Ankara 29.6.1929
Sabiha'ya
Sanatoryumdan mektubu da aldým. Oradaki hayat ve bakýmdan hoþnut olduðundan ve doktorlarýn tavsiyelerini çok itina ile takip ettiðinden pek memnun oldum. Aldýðýmýz raporlardan anladýðýmýza göre esasen hastalýðýn o kadar mühim deðildir. Sýhhat ve rahatýna bildiðin gibi itinada devam edersen az zamanda tamamýyla iyileþeceðin þüphesizdir.
Vücudunda her gün topluluða doðru olacaðýna þüphe olmayan deðiþikliði anlamak üzere ara sýra kilonu bildirmekle beraber fotoðraflarýný da gönder.
Gözlerinden öperim.
Gazi M. Kemal
***
Dolmabahçe15.8.1929
Kýzým Sabiha'ya,
Sýhhatiniz hakkýndaki mektubuna memnun oldum. "Zemering"ten istifade etmeni temenni ederim.
Gözlerinden öperim.
Gazi M. Kemal
KURTDERELÝYE MEKTUBU
12 Kasým 1931 Salý
Kurtdereli Mehmet Pehlivan,
Seni, cihanda büyük ün almýþ bir Türk pehlivaný tanýdým. Parlak muvaffakiyetlerinin sýrrýný þu sözlerle izah ettiðini de öðrendim:
"Ben her güreþte arkamda Türk Milletinin bulunduðunu ve millet þerefini düþünürüm."
Ben, dediðini en az yaptýklarýn kadar beðendim. Onun için senin bu deðerli sözünü, Türk sporcularýna bir meslek düsturu olarak kaydediyorum. Bununla, senden ve sözlerinden ne kadar çok memnun olduðunu anlarsýn.
Gazi M. Kemal
BEHÝÇ ERKÝN'E GÖNDERÝLEN MEKTUP
Ayný-ý Mansur Karargahýndan 30 Mart (1912)
"Ýzzetli Beyefendi, günlük ciddi çalýþmalarýnýz arasýnda elinize geçmek bahtiyarlýðýna eriþeceðine ümit ettiðim iþbu varakpare, Cebel-i Ahzar'ýn hayatýna ait hisleri aksettireceði için meþgalelerinizden birkaç dakika terk et-meye deðer zannederim.
Selanik'ten Ýstanbul ve oradan Akdeniz'i geçerek Mýsýr'a ve Mýsýr'dan da 700 küsur kilometrelik boþ çölleri geçerek þimdiki mevkiimize geliþimiz öyle bir tarihtir ki ancak Selanik'in "paþa gýdasý" ile anlatýlabilir Buna muvaffakiyet þimdilik bir hayal ise de hakikat olmasý da uzak deðildir.
19 Þubat Muharebesinde Niþancý Taburu Kumandaný iken Sedes civarýnda Pertev Beyin idare ettiði karþýlýklý hareketimiz münasebetiyle zatý alinizi hatýrladým. Muharebenin, manevramýzýn bazý safhalarýyla benzerliði vardýr. Esasen 70 kiþilik bir pusu kurulmuþtu. Ýtalyanlar sabahleyin bu kuvvetle muharebeye tutuþtu. Bizde taarruz fikri yoktu. Kuvvetlerimizin hepsi örtülü hazýrlýk mevziinde bulunuyordu. Saat 6 oldu, gündüz. Ýtalyanlar pusu kuvvetini taredemedi. Bütün kuvvetini muharebeye hazýrladý ve taarruza geçti. Pusu yeri Derne'nin 4 kilometre batýsýndaydý. Biz, bu umum kuvvetle taarruza geçtik. Þark kolunu da getirttik. Seyitabdullah noktasýnda (pusu yeri) "...." muharebesinde olduðu gibi 8-9 defa düþmanýn taarruzu kýrýldýktan sonra saat 11'de bütün Ýtalyan saflarý avcý hattý, ihtiyat, istinat, hepsi birbirine müvazi olarak kaçmaya baþladýlar. Biz bu hattýn sol tarafýnda, topçu mevziinde manzarayý tamamen görüyorduk. Gecenin gelmesi muharebeyi sona erdirdi. O gün Derne'ye gelmiþ bulunan iki Alman, bir Ýngiliz subayý harbin cereyanýný anlayamýyorlardý. Netice meseleyi halletti. Bizde onlara oldukça yüksek perdeden attýk. Benzerlik cenah hücumlarýmýzdadýr.
Arzý hürmet ederim efendim"
Derne Kumandaný M.Kemal
Ayný Mansur Karargahýndan 16 Temmuz 1912
"Muhterem kardeþim Behiç Bey,
Pek ziyade teselli veren mektubunuzu aldým. Selanik'in Olimpos'unda iadesi vaad buyurulan geçmiþ tatlý günlerin hülyalarýna daldým. O ciddi kardeþlik hayatýna örnek olan günlerin tekrar yaþanmasý ne kadar büyük saadet olur.
Buradaki hayat tarzýmýz ve çalýþmamýz artýk cümlece anlaþýlmýþ bir hale geldiðinden bahsini bile lüzumsuz buluyorum. Ancak þurasýný arz edeyim ki bizde buradaki vaziyet ve mukavemetimizle milletin þanýna uygun bir netice alýnmasý ümidi pek kuvvetli iken, son zamanlarda memleket içinde çýkan elem verici levhalar bizi üzdü. Bizim ahlaksýzlýðýmýzýn, menfaatperestliðimizin derecesi malum idi. Fakat bunun hýyanet ve katibeten tasavvur etmiyorduk.
Ýhtiraslar, cehalet ve mantýksýzlýk yüzünden koca Osmanlý Devletini mahvedeceðiz. Kuvvetli bir Osmanlý Ýmparatorluðu vücuda getirmeyi düþünürken vaktinden evvel esir, sefil ve rezil olacaðýz.
Askeri, siyasetle uðraþmaktan men için kanun maddeleri yapmýþlar. Ben iki sene evvel tesadüfen bulunduðum bir kongrede "askeri býrakýnýz" dediðim için mürteci oldum, idama mahkum edildim. Zaman ve hadiseler her türlü hakikatleri ispat ve izhar eder, fakat bazen böyle helak eden bir darbe indirerek.
Harbiye Nazýrýnýn mevkiini terk ediþini garip buluyorum. Hamiyetli ve fedakar idiyse ötede beride savurduðu gibi kellesini koltuðuna almýþ idi ise asýl hamiyet ve fedakarlýk göstermek ve sebat etmek zamaný þimdi idi.
Kalp yumuþaklýðý göstermeye ne lüzum vardý. Daha on ay evvel benim gibi naciz bir kolaðasýný sükuta mecbur ve atalete duçar etmeye ve gizli maksatlarýný temin için etrafýný saran bir sürü beyinsizlere kafa sallamakla vakit geçirmeye ve budala gibi, bir alýk gibi kukla vaziyetinde entrika cereyanlarýna nefsini teslim etmeye rýza göstermektense, daha o zaman makamýný ehline terk etmek elbette daha doðru olurdu. Meslek hareketi doðru idiyse, þimdi göstereceði vaziyet, sebat ve fedakarlýk olacaktý. Devlet iþlerini çocuk oyuncaðý mý zannediyordu?
Bizim askeri vaziyetimizde bir deðiþiklik yoktur. Siyasetimiz müsait ise biz, istenildiði kadar sebat ve mukavemete muktediriz.
Yalnýz siyaset erbabýnýn memleketi büsbütün tarumar olmaktan korumak için gözlerini dört açmasý lazýmdýr.
Bilcümle dostlara selam ve hürmetlerimi takdim eyler ve sizin gözlerinizden öperim. Enver Bey mahsus selam eder."
Derne Kuvvetleri Kumandaný M. Kemal
ÝKBAL GAZETESÝNE MEKTUBU
Mustafa Kemal'in Bingazi'de bulunduðu dönemde Hanya'da çýkan Ýstikbal adýndaki gazetede mektup yayýnlanmýþtýr. 29 Ekim 1909 Bingazi
Muazzez vatandaþ;
Bir müddetten beri Bingazi ahvali Bingazi memurininden bazýsý hakkýnda gazetenize derceylemekte olduðunuz malumatýn, pek basit nazar ve fikirli müstenit olduðuna þüphe edilemez. Gazetenizin böyle araz-ý þahsiye (kiþisel garaz) ye müsteniden vaki olan ihbaratýn vasýta-i neþr ü tamimi olmasý, Bingazide birçok erbab-ý hamiyetin yekdiðerine þüpheli nazarlarla bakmasýný, tesis ve takviyesi selamet-i millet ve saadet-i namýna elzem olan uhuvvet-i umumiyeye iras-ý halel edebilir.
BÖLÜCÜLÜÐÜ DEÐÝL BÝRLÝÐÝ SAVUNUNUZ
Efrad-ý millet beyninde nifaký deðil, ittihat ve ittifaký temine, yekdiðerden ahz-ý intikam hissiyatýný tevlide deðil, devr-i istibdat ve zulmetin tadiðar-ý levsiyatý olan fena hislerin kalplerden tebidine medar olacak makalat-ý hakimane ve akýlane dercine sa'yedilse gazetenizin þerefli teali eder, hizmeti müfit olur. Hükümet-i sabýkanýn perver-þeyyap eylediði zulüm malumdur. Yanlýþ malumata müsteniden bazý erbab-ý namus ve hamiyetin de o güruh-i müstebideye karýþtýrýlmasý pek büyük hatadýr.
GAZETELER VE BASIN HALK YASASI
Bir ayý mütecaviz bir müddet beridir vatanýmýzýn Afrikasýnda seyahat ve ahval-i mahalliye, efkarý umumiye hissiyat-ý mütekabileyi tahkik ediyorum. Buna binaen gazetenizle dercine tavassut edilen hususatýn hakikate mukarin olmamakla beraber pek muzir olduðunu dermeyan edebilirim.
Gazetelerimizin ahlakiyatýmýza ulviyet, hissiyatýmýza nezahet ve necabet ve maneviyatýmýza kuvvet verecek makalata tecellisiz olduðunu görmek isteriz.
Hulus-i vicdanýma emin olunuz kardeþim.
Erkanýharbiye Kolaðasý M. Kemal
MADAM CORÝNNE'E MEKTUBU
28 Þubat 1913,Sofya
"Aziz Corrine,
Kaymakamlýða (yarbaylýða) terfiim münasebetiyle yolladýðýnýz çok sevimli tebrikler beni çok derinden derine mütehassis etti ve bu vesile ile bana yazdýðýnýz güzel sözler dosdoðru kalbimde yer aldý. Kendi kendime izah edemediðim sükutumun birkaç amilleri vardý. Son zamanlarda Sofya, Belgrad ve Petinya ateþemiliterliklerine tayinim üzerine son derece meþguldüm. Bana o kadar iþ yükledi ki o iki þehre de gidemedim. Beni bilhassa Sofya ile ilgilendiren bazý meseleleri tetkik etmek lüzumunu duyuyorum. Bundan baþka büyük meþgalelerimden biride, bana bir çok sýkýntý ve rahatlýk veren bu otellerdeki hayatýmdan kurtulmak için bir ev aramaktýr. Nihayet mevsim ortasýnda burada bulunduðumuz için modern hayata ait vazifeler zamanýmýn büyük bir kýsmýný alýyor.
Ýþte, maalesef beni sana uzun uzun yazmaktan men eden sebeplerden bazýlarýnýn hülasasý bu. Birkaç kelimelik kartpostal yollamak, seni yalnýz tatmin etmemekle kalmaz, ayný zamanda hayrete düþürürdü. Hem de bu vasýtayý ancak beni az ilgilendiren ve kendilerine birkaç nezaket kelimesi göndermek mecburiyetini hissettiðim kimselere karþý kullanýrým.
Küçük ve sevimli Edith'in, benim uzun ve irademin dýþýnda kalan sükutumun üzerine sana bazý þeyler söylemeyi vazife bilmesi beni hayrete düþürmekten hali kalmadý. Hakkýmda beslediði iyi fikirden dolayý ona teþekkür ederim. Küçük nasihatleri evvela sana karþý büyük bir dost olduðu ve benim samimiyetime de pek az itimadý olduðunu ve nihayet hayat, hayat iþleri hakkýnda pek az tecrübesi olduðunu ispat ediyor. Rica ederim ona söyle, en çok konuþan ve sayfalar dolusu yazan kimseler mi bu dünyada en halis ve samimi dostlardýr? Çok hisseden, fakat uzun lakýrdýlarýn sevilen insaný nihayet yormasýndan korktuðu için hislerini gizlemeyi tercih eden bir insana kayýtsýzlýk ve tasasýzlýk isnadý lazým mýdýr?
Her halde küçük Edith emin olabilir ki ben onun Avusturyalý dostu kadar halis ve fedakar olmaya muktedirim. Yine küçük Edith emin olsun ki bazý insanlarýn tabiatlarý iktizasý mecbur olduklarý cemileleri yapmaya, eðer zahmeti göze alýrsam, ben de muktedirim. Hem þunu da bilsin: Senin benim nazarýmda çok büyük bir mevkiin var. Öyle bir mizaca sahipsin ki müdahaleci bir aðzýn sözlerine kulak asmazsýn ve benden kalbimin dikte etmediði kelimeler almayý elbette ki istemezsin.
Tatlý ve sevimli hemþirene bu satýrlarý okuduktan baþka, ona kendisinin kolay kolay silinmeyecek bir hatýrasý olduðunu söylemeni rica ederim. Ayný zamanda annene ve babana saygýlarýmý sunmama delalet etmek lütfunda bulun.
"Samimi ve halis dost"
M. Kemal
Maydos Karargahý (Çanakkale) 17 Mart 1915
Aziz dostum,
Son kartýnýz Maydos'a Fethinin bir zarfý içinde geldi. Siz ki her þeyden haberiniz olduðunu iddia edersiniz. Siz ki benim hayatýmý takip etmekten memnun olmak istersiniz. Nasýl oluyor da benim muharebe meydanýnda bulunduðumu öðrenemediniz? Bunun, benim hatam olduðunu mu söylemek istiyorsunuz? Tabii, deðil mi, cidden hayret ettiniz sanýrým. Ben Maydos'ta bulunur, gece gündüz düþmanla savaþýrýmda aziz dostum Corinne bunu bilmez ve kartlarýyla mektuplarýný bermutat Sofya'ya gönderir, bunlarý da benim yerime hep Fethi Bey alýr.
Vaziyet Çanakkale Boðazýnda biraz buhranlý bir hal kastedince, aziz dostunuz Nuri'nin eski mevkii olan Tekirdað'a gidip orada bulunan bir fýrkamýzýn kumandasýný üzerime almamý isteyen gayet müstacel bir telgraf aldým. Yeni dostlarýma veda bile edemeden Sofya'dan ayrýldým. Biliyordum ki bu benim tarafýmdan bir nezaketsizlikti. Mýsýr'a gitmeden ve Kudüs'te ýstýrahate karar vermeden evvel sizde bir akþam yemeði yiyen ve size hararetle veda eden Nuri hiçbir zaman benim gibi hareket etmek istemez.
Neyse, 24 saatte Tekirdað'ýnda hazýrdým ve bir fýrka teþkili ile meþgul oldum. Sonra teþkil ettiðim fýrka ile Maydos'a gitmek ve orada bulunan bütün kuvvetlerin kumandasýný deruhte etmek emrini aldým. Bu kuvvetler Çanakkale Boðazýný müdafaa eden, takriben iki topçu fýrkasýydý.
Ýki aydýr buradayým ve Çanakkale Boðazý'ný müttefiklerin ihraç teþebbüsünde bulunan donanmalarýna ve kuvvetlerine karþý müdafaa ediyorum. Bu ana kadar aziz Corrine, hep muvaffak oldum ve ayný yerde kalýrsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima da muvaffak olacaðým.
Burada benim ismimin duyulmasýna hayret etmemeli, çünkü ben mühim bir muharebenin kahramaný olarak Mehmet Çavuþa þeref kazandýrmayý tercih ettim. Tabii þüphe etmezsiniz ki muharebeyi idare eden sizin dostunuzdu ve savaþ gecesi muharebelerin saflarýnda Mehmet Çavuþu bulanda o idi.
Corrine, Sofya'dan ayrýldýðýmý ve burada bulunduðumu size niçin haber veremediðimi bana sormayýnýz. Anlayamazsýnýz ki çok ciddi bir þekilde meþgulüm ve þüphe etmemelisiniz ki hafýzalarýmýzda silinmez çizgilerini çizdiðimiz güzel anlarý asla unutamam.
Zaman geçer, fakat dostlar arasýndaki baðlarý daima kuvvetlendirir. Mektubumu elinize vermesi için size fýrkamdan bir zabit gönderiyorum. Çünkü posta ile ancak manasýz birkaç kelime göndermek mümkün. Siyasi ve askeri, umumi vaziyeti nasýl gördüðünüzü bana açýkça söyleyiniz Corrine. Ben bu mevzuda size izahat veremem.
Cevat Bey hiç deðilse Pazar günleri sizi ziyaret ediyor mu? Etmiyorsa ona, sizi görmesi için yazýnýz ve söyleyiniz ki her türlü yanlýþ anlaþmalara raðmen, ben onun samimi dostuyum ve bana mektup yazmasýný arzu ediyorum.
Siz bana kýsa, basit kartlar yollayabilirsiniz.
Size, istenilen zamanda cevap veremezsem ümit ederim ki beni mazur görürsünüz.
Matmazel Edith'e samimi dostluklarýmý arz ederim. Valideniz hanýma ve pederinize lütfen hürmetlerimi bildiriniz.
Geçmiþ zaman ve geçmiþ zamanýn hatýralarý ebedi bir hayata maliktir.
Beni unutmayýnýz Corrine, hatta bu harpte ölsem bile."
19.Fýrka Kumandaný M.Kemal
***
"Aziz dost,
Ýþte Arýburnu'nda Ýngilizlerle savaþtayým. Düþmanýn esaslý kuvvetini ezdim, bakiyesi de cesur kýtalarým tarafýmdan sahilde donanma tarafýndan himaye edilen bir noktaya sürüldü.
Pek ziyade ümit ederim ki düþmanýn tam imhasý haberini yakýnda alacaksýnýz.
Matmazel Edith'e Türk dilinde ilerlediði için tebrikler ve cümlenize hürmetler.
(Ýmza yok)
LENÝN'E MEKTUBU
1-Emperyalist Hükümetler aleyhine 26 Nisan 1920 harekatý ve bunlarýn tahakküm ve esareti hakkýnda bulunan mazlum insanlarýn kurtulmasý amacýný güden Bolþevik Ruslarla iþbirliði ve harekatý kabul ediyoruz.
2-Bolþevik kuvvetleri Gürcistan üzerine askeri harekat yapar veyahut takip edeceði siyaset ve göstereceði tesir ve nüfusla Gürcistan'ýn da Bolþevik ittifakýna dahil olmasýný ve içlerindeki Ýngiliz kuvvetlerini çýkarmak üzere, bunlar aleyhine harekata baþlamasýný temin ederse Türkiye Hükümeti de emperyalist Ermeni Hükümeti üzerine askeri harekat icrasýný ve Azerbaycan Hükümetini de Bolþevik devletler zümresine ithal etmeyi taahhüt eyler.
3-Evvela, milli topraklarýmýzý iþgal altýnda bulunduran emperyalist kuvvetleri tart ve ileride emperyalizm aleyhine vuku bulacak müþterek mücadelemiz için dahili kuvvetlerimizi organize ettirmek üzere þimdilik ilk taksit olarak beþ milyon altýnýn ve kararlaþtýrýlacak miktarda cephane vesaire harp vesaiti ve sýhhiye malzemesinin ve yalnýz doðuda harekat icra edecek kuvvetler için erzakýn Rus Sovyet Cumhuriyetince temini rica olunur.
Yüksek hürmetlerimin ve samimi duygularýmýn kabulünü rica eylerim.
T.B.M.M. Reisi
Mustafa Kemal
ROOSVELT'E MEKTUBU
Aziz Bay Cumhurbaþkaný,
Son günlerde Bay Julien Briyan tarafýndan alýnmýþ olan filmi seyretmekten duyduðunuz memnuniyeti bildiren 6 Nisan 1937 tarihli lütufkar mektubunuzu hakiki bir sevinç ile aldým. Mektubunuzda ahval ve þerait müsaade eder etmez birbirimize bir gün mülaki olacaðýmýz ümidini de izhar buyuruyorsunuz. Samimi duygularýnýzdan ve Türkiye'de elde edilen terakki hakkýnda takdirkar telakkilerinizden dolayý size fevkalade müteþekkir olduðuma inanmanýzý rica ederim.
Bay Cumhurbaþkaný.
Bu fýrsattan istifade ederek Amerika Birleþik Devletleri hakkýndaki hayranlýðýmý tekrar bildirmek isterim. Bilhassa ki bizim iki memleketimiz, umumi sulh ve insanlýðýn saadetini hedef tutan ayný ideali gütmektedirler.
Size bir an evvel mülaki olmak benim de samimi arzum olduðundan harikulade iþler yapmýþ olan sevimli ve kuvvetli þahsiyetinizi Türkiye'de selamlayabileceðim günü sabýrsýzlýkla intizar ediyorum.
Samimi saygýlar ve bilhassa temennilerimle.
Vafakarýnýz
K. Atatürk
MÜÞÝR VON FALKENHEIN'A MEKTUBU
Yýldýrým Ordularý Grubu Kumandanlýðýna
2.10.1917 tarihli tahriratýn arýza-i cevabýdýr:
Sina Cephesinde her türlü selahiyet mahfuz bir ordu kumandaný olarak istihdam edilmekte tereddütü gösterir bir þeyi kimseye söyleyemediðimi arz ederim. Hatýrladýðýma göre Miralay Von Dommez lütfen ziyaret için teþrif ettiði vakit benden "bizi terk etmek istediðinize pek müteessirim" demiþlerdi. "Böyle bir þey düþünmedim" cevabýnda bulunmuþtum. Söz arasýnda Grup'tan gelen emirle 7. ordunun laðvedilmiþ olduðunu söyledim. Görüþme esnasýnda ordunun hakikaten þimdilik mülga olup bir vazife bulmak müþkül olduðu ve cephedeki kýtalara ve gideceklere kamilen Kres Paþanýn kumanda edeceði ve acizlerine þimdilik 19. ve 20. fýrkalardan ibaret iki fýrka kaldýðý bahis konusu edilmiþtir.
Ýki fýrkanýn bir ordu deðil bir kolordu olabileceðini nazarý dikkati çekince Von Dommez bunu dahi tasdik etmiþlerdir. Bir kolorduya kumanda etmekliðim teklif olunamayacaðý kanaatinde bulunmuþtum.
-Bu görüþmemizi Müþir Paþa Hazretlerine (Mareþal Falkenhayn'e) nakledebilir miyim?
Sualine karþý da tarafýmdan: "Müþir Paþa Hazretlerince bu ahval malumdur" cevabý verilmiþtir. Esas itibariyle görüþme bundan ibarettir.
Þimdiye kadar tayin olunduðum vazifelerde ve Harbi Umumide geçirdiðim hayatta vazife ifasýnda hevessizlik göstermiþ ve bahusus yanlýþ karar ve icraatla vatanýma zarar vermiþ bir zabit deðilim. Bütün kabiliyetimi sarf için hakiki bir orduya kumanda etmeye hazýr ve böyle bir ordunun gösterilmesine muntazýr bulunduðumu arz ederim.
7. nci Ordu Kumandaný Miriliva M. Kemal
Yýldýrým Ordularý Grubu Kumandanlýðýna
4.10.1917 tarihli emr-i devletleri ariza-i cevabiyesidir:
Pek mühim olan yüksek meþgaleleriniz arasýnda benim hiçbir sun'um olmaksýzýn ve ne suretle zuhur ettiðini anlamaksýzýn çakirleri için mümkün olmayan iþbu muharebatýn devamýndan dolayý yüksek aflarýný istirham ederim.
Kayýtsýz ve þartsýz vazife ifasý her askerin tabii borcu olup madundan (aþaðý rütbelerdekilerden) her vazife için ayrýca bir tekeffül beklemek mutat olmadýðý kanaati arzetmekliðime müsaade buyurmalarý kemal-i hürmetle rica olunur.
Bu hususta bilhassa acizlerine karþý talep izharýna bir vesile geçmediðine ve þimdiye kadar telakki ettiðim emr-i devletlerinden hiçbirinin gecikmesini göstermem mümkün olmadýðý için, Sina Cephesi hazýrlýklarýnýn geciktirilmeksizin baþlamasý hakkýndaki düþüncelerin acizlerine taalluku olmadýðýnýn lütfen kabul buyurulacaðýna inanýyorum. Ýþar buyurduklarý tabiye mülahaza ve ihtimallerine nüfuz-i kumanda vaziyetini en iyi bir surette hal için zatý devletlerine imkan býrakmak suretiyle olsun, arz-ý hizmet edebilmek maksadýyla acizleri ordu kumandanlýðýndan kat-ý surette istifa ediyorum. Devam eden muharebeler ve daha evvel ki günlerin icraatý ile ve bil vasýta vuku bulan imalarla çekilmekliðim lüzumunu lütfen daha evvel irade buyurulmuþ olduðuna ancak þimdi intikal edebilmekteyim. Ýdrakimdeki gecikmeden dolayý kusurumun affýný ve daimi olan hürmet ve itaat hislerimin lütfen kabulünü rica ederim Müþir Paþa Hazretleri.
Mirlivalýðý M. Kemal
PÝERRE LOTÝ'YE MEKTUBU
3 Kasým 1921
"Türkiye Büyük Millet Meclisi, Paris Mümessilinin hareketinden istifade ederek Türklerin büyük ve asil dostuna karþý perverde ettiði hissiyat, minnet ve þükraný tekrar beyan etmeyi kendine bir borç bilmiþtir.
Tarihin en karanlýk günlerinde sihrengiz kalemiyle daima Türk Milletinin hakkýný teyit ve müdafaa etmiþ olan büyük üstad için Türk Milletinin beslediði derin ve sarsýlmaz muhabbet hislerini, Ýstikbal Mücadelesinde þehit düþen erkeklerimizin yetim býraktýðý kýzlarýmýz tarafýndan gözyaþlarý arasýnda dokunan bu halý þehadet edecektir.
Naçiz kýymeti, delalet ettiði manadan ibaret olan bu hediyemizi haksever ve civanmert büyük Fransýz'a beslediðimiz þükran hissine delalet olarak telakki ve kabul buyurmanýzý rica ederiz."
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Reisi Baþkumandan
Gazi Mustafa Kemal
FRANSIZ MAREÞALÝ LYATEY'E MEKTUBU
Ankara 13. Aralýk 1921
"Sayýn Mareþal,
Madam Berthe Georges-Gaulis, ricam üzerine birkaç satýr yazýnýn size ulaþtýrýlmasýný kabul etmekle þimdiye kadar gösterdiði sayýsýz dostluk delillerine yeni bir tanesini ilave etmek nezaketinde bulundu.
Ýstiklalimiz için giriþtiðimiz savaþta bize karþý göstermek lütfunda bulunduðunuz sempatiden dolayý en derin minnet hislerimi ifade etmek için iþte bu fýrsattan faydalanýyorum.
Fransa, kendisinden umduklarýmýzda bizi hayal kýrýklýðýna uðratmadý ve en yetkili þereflerinin muhabbet sözleriyle yaþadýðýmýz o müþkül anlarda bizi teselli etmeyi, maneviyatýmýzý yükseltmeyi bildi. Fransa'nýn yüksek menfaatlerini ve Akdeniz de iþgal ettiði hususi mevkii idrak etmek basiretini gösteren Fransa'nýn yakýn Þark'ta ananelere dayanan politikasýný devam ettirmeye taraftar olan kimseller arasýnda Ekselansýnýz birinci planda yer almýþ ve hiç þüphe yok ki yüksek müdahaleniz, terazinin bizden yana meyletmesine amil olmuþtur.
Her iki tarafýn karþýlýklý olarak sarf ettiði gayretlerin Ankara Antlaþmasýnýn akdi suretiyle meyvelerini vermiþ olduðunu görmekle bahtiyarýz. Ve iki millet arasýnda en geniþ anlayýþ ve samimiyetle yeniden kurulan yüzlerce yýllýk maziye sahip dostluk münasebetleri üzerine, en mutlu tesirleri yaratmaktan geri kalmayacak olan bu vesikaya büyük ümitler baðlamaktayýz.
Yüksek deðerini takdir ettiðimiz bu kýymetli sempatiyi, sayýn Mareþal bizden esirgememekte devam edeceðinizi ümit ederim.
En derin hürmetlerimin kabulünü rica ederim, sayýn Mareþal.
M. Kemal
CURTÝS LAFRANCE'YE MEKTUBU
On yaþýndaki Amerikan çocuðu Curtis Lafrance'a 27 Ekim 1923 tarihinde yazmýþ olduðu mektup
Mr. Curtis Lafrance'a
Mektubunuzu aldým. Türk vataný hakkýndaki alaka ve temenniyatýnýza teþekkür ederim. Arzunuz veçhile bir adet fotoðrafýmý leffen gönderiyorum. Amerikanýn zeki ve çalýþkan çocuklarýna yegane tavsiyem: Türkler hakkýnda her iþittiklerine hakikat nazariyle bakmayýp kanaatlerini mutlaka ilmi ve esaslý tahkikata istinat ettirmeye bilhassa atf-ý ehemmiyet eylemelidir. Hayatta nail-i muvaffakiyet ve saadet olmanýzý temenni ederim.
Türkiye Reisicumhuru
Gazi Mustafa Kemal
ERNEST JACKH'A
Çanakkale 2 Eylül 1915
Gelibolu yarýmadasýnda yaralanan ve sakatlanan Osmanlý askerleri için topladýðýnýz ianeye benim ve Mareþal Liman Von Sanders'in teþekkürlerini sunarým. Yolladýðýnýz bir milyon marka "Jackh Fundu" ismini verdik. Kaderin savurduðu her haþin darbeye bizimle katlanmakla kalmayýp bundan doðan ýstýraplarý da hafifletmek için akla gelen her yardýmý esirgemeyen siz sadýk dosta Fevzi Bey de (Çakmak) selamlarýný ve teþekkürlerini yollar.
M. Kemal
ALINTIDIR
--------------------------------------------------------------------------------
ZÜBEYDE HANIMA MEKTUBU
1 Aðustos 1920
Muhterem valideciðim,
Ýstanbul'dan ayrýlýþýmdan beri sizlere ancak birkaç telgraftan baþka bir þey yazamadým. Bu sebeple büyük merak içinde kaldýðýnýzý tahmin ediyorum. Bilhassa, hakkýmda ötekinden berikinden ve gerek gazetelerden iþittiðiniz tamam olmayan haberler þüphesiz merakýnýzý artýrmýþtýr. Þimdi vereceðim bilgilerle tahmin olacaðýnýz için endiþe duyacak hiçbir þey yoktur.
Biliyorsunuz ki Ýstanbul'da iken yabancý devletler, devleti ve ulusu fevkalade sýkýþtýrmakta ve millete hizmet edebilecek ne kadar adamýmýz varsa hepsini hapis ve tevkifle, bir kýsmýný da Malta'ya sürerek herkesi sýkýntýya sokmakta pek ileri gidiyorlardý. Bana nasýlsa iliþmemiþlerdi. Fakat 3. Ordu Müfettiþi olarak Samsun'a ayak basar basmaz Ýngilizler benden þüphelendiler, Hükümete benim gidiþ nedenimi sordular.
Nihayet Ýstanbul'a çaðýrýlmamý istediler, bunda ýsrar ettiler. Hükümette beni kandýrarak Ýstanbul'a gelmemi ve Ýngilizlere teslim olmamý saðlamak istedi. Bunun derhal farkýna vardým. Tabiatýyla kendi ayaðýmla gidip esir olmam doðru deðildi. Padiþahýmýza gerçek durumu yazdým ve gelemeyeceðimi bildirdim. Zatý þahanede önce uygun buldu. Fakat daha sonra Ýngilizlerin baskýsý artmýþtý. Sonunda O'da Ýstanbul'a dönmemi emretti.
Bu suretle artýk resmi görevimde kalmaya imkan görmediðim gibi askerliðimi sürdürdükçe de Ýngilizlerin ve hükümetin hakkýmdaki ýsrarýna karþý duyulamayacaktý. Bir taraftan da bütün Anadolu halký, tüm ulus, hakkýmda büyük bir sevgi ve güven gösterdi, "seni býrakmayýz" dediler. Gerçekte vatan ve milletimizi kurtarabilmek için tek çare, askerliði býrakýp serbest olarak milletin baþýna geçmek ve milleti tek vücut bir hale getirmekle doðacak kudret ve ulusal gücü kullanmaktan baþka çare yoktu. Bende öyle yaptým. Elhamdülillah baþarýlý oluyorum. Pek yakýnda elle tutulur sonucu bütün dünya görecektir. Ben bu suretle hareket edince Ýngilizler derhal yalvarmaya baþladý. Ve beni kazanmaya çalýþtý. Ve bütün suçu bizim hükümete attýlar. Gerçekten hükümette benimle uðraþmak istedi. Fakat gücü buna yetmedi ve yetemez.
1-Daha bir zaman bu þekilde Anadolu içinde çalýþmakla her þey hallolacaktýr. Yakýnda Millet Meclisi toplanacak ve meþru bir hükümet iktidara gelecektir. Bende ihtimal o zaman Ýstanbul'a geleceðim. Sýhhat ve afiyetteyim, katiyen hiç merak etmeyiniz.
2-Salih Bey (Salih Fansa) Fuat Beyden alacaðýný aldý mý? Bunu bilgi almak bakýmýndan soruyorum. Yoksa her ne olursa olsun, elhamdülillah hiç önemi yoktur. Siz müsterih olunuz ve bir sýkýntýnýz olursa derhal bana bildiriniz.
3-Bu mektubu getirecek olan "...." size benim hakkýmda istediðiniz kadar bilgi verecektir. Kendisiyle bana bazý elbiselerimi gönderiniz.
4-Hemþiremin sýhhati nasýldýr. Eve herhangi bir taraftan saldýrýda bulunuldu mu? Hala orada mýsýnýz? Çocuklar ne yapýyor, büyüdüler mi?
5- Salih(Fansa) Beyle Madam Salih Bey inþallah sýhhat ve afiyettedirler. Ben kendilerini daima yad ediyorum. Madamýn benim hakkýmda bir rüyasý vardý. Galiba o çýkacaktýr. Ýnþallah yakýnda sevinç içinde görüþeceðiz.
6-Ben, birkaç güne kadar bir kongre için Sivas'a gideceðim. Tekrar Erzurum'a döneceðim. Tekrar ediyorum: Her iþittiðinize önem vermeyiniz. Pekala bilirsiniz ki ben, yaptýðýmý bilirim. Netice görmeseydim baþlamazdým.
Saygý ile ellerinizden, hemþiremin gözlerinden öperim.
M. Kemal
ÝSMET ÝNÖNÜ'YE MEKTUBU
12 Haziran 1937
Baþvekil Ýsmet Ýnönü'ye,
Hatýrlarsýnýz, Türk köylüsünün, Türk'ün efendisi olduðunu söylediðim zamaný. Ben o efendinin arzu ve iradesi altýnda senelerden beri çalýþmýþ olan bir hadimim (hizmetkarým). Þimdi beni çok heyecana getiren hadise, Türk köylüsüne nacizane de olsa ufak bir vazife yapmýþ olduðumdur. Milletin yüksek mümessiller heyeti bunu iyi görmüþ ve kabul etmiþlerse benim için ne unutulmaz bir saadet hatýrasýný bana vermiþlerdir. Bundan dolayý çok yüksek zevkle millet, memleket ve Cumhuriyet Hükümetine yapmaya mecbur olduðum vazifelerden en basiti karþýsýnda gösterilmiþ olan teveccühten, takdirden ne kadar mütehassis olduðumu ifadeye muktedir deðilim.
Ben icap ettiði zaman en büyük hediyem olmak üzere Türk Milletine canýmý vereceðim.
Kemal Atatürk
SALÝH BOZOK'A MEKTUPLARI
Trablusgarp muharebesi sýrasýnda Sofya dan yazdýðý mektup
Urla tahaffuzhanesinden Rus vapurundan 4 Ekim 1911
"Bilirsin ki Trablusgarp meselesinin ortaya çýktýðýndan beri oraya gitmek teþebbüsünden geri durulmadý. Bir defa Þam vapurunda üç gece kalýndýktan sonra döndürüldük. Ondan sonra Mýsýr ve Tunus yolu ile gitmeye teþebbüs ettik.
Harbiye Nazýrý, ümit kestiði için vazgeçirtildi. Bir defa Ömer Naci ve daha iki kiþi ile Mýsýr üzerinden hedefe yürümek üzere (2 Ekim 1911) Ýstanbul'dan hareket olundu. Harbiye Nazýrý da ister istemez muvafakat etti. Lüzum ve fayda görürsem bazý arkadaþlarý isteyeceðim. Þimdilik temin edilecek noktalar var. Benim nerede olduðumu duyurmayýn. Daha bir müddet için validemi dahi haberdar etmeyin. Ara sýra benim tarafýmdan Ýstanbul'dan mektup gönderin.
Eyüp Sabri sizi görecek. Ona ilmühaberlerim ve borçlarým hakkýnda malumat verdim. Ruþen ve Necati beylere gizlice söyleyin, ilmühaberlerimin Beþinci Kolordu idaresinde kalmasý ve maaþ tahsisatýmdan borçlarým ödenmekle beraber kalanýn valideme verilmesi lazýmdýr. Bunu Harbiye Nazýrý da yazacak, unutmazsa!
Senin vasýtanla valideme verilmek üzere Kerim Beye (Abdülkerim Paþa) kýrk lira býraktým.
Mýsýr'a vardýktan sonra sana malumat ve adres vereceðim. Sen de bana yazarsýn. Þayet sen bir tarafa gidersen senin namýna mektuplarý alacak ve açacak bir arkadaþ tayin edersin.
Arkadaþlar ne alemdedir? Vataný kurtarmak için þimdiye kadar olduðundan ziyade gayret ve fedakarlýk elzemdir. Endülüs tarihinin son sayfalarýný okuyunuz.
Faydalý sohbetlerinizde bulunamadýðýma üzgünüm. Beni unutmayýn. Alaydaki arkadaþlara çok selam. Beraber yaptýðýmýz talim programýný takipten çok güzel neticeler alýnýr. Yorulmasýnlar, eski tembellikle hiçbir þey olmaz. Baþka kaðýdým yok, Nuri'ye ayrýca mektup yazamayacaðým. Ýstersen bu mektubu aynen gönder veyahut bahisle bir mektup yaz ve o kýymetli kardeþimize de ki "Benim için hatýrasý kalp ve vicdanýmdan bir an çýkamayan bir öz kardeþ varsa Nuri'dir." Bu müzlim seferi onunla beraber yapmak isterdim. Allah nasip ederse mücadele sahasýnda birleþiriz. Eðer mukadderse ahirette kavuþuruz.
Salih, senin de gözlerinden öperim. Kalbinin vefasýna vicdanýnýn saffet ve nezaketine þükran borçluyum. Ýstanbul'da kalan kerim Bey'e mektup yazýn. O zavallý oradaki mücadelede yalnýz kaldý. Mektuplarýnýz ona kalp kuvveti verir. Allahaýsmarladýk.
M. Kemal
Ayýn-ý Mansur Karargahýndan 25-26 Nisan 1912 gece saat 6
"Mektuplarýnýz da, gazetelerde bize ait hislerinizi tasvir eden satýrlarý okuduðum zamanlar kalbimin pek derin hislerle çarptýðýný duyuyorum. Birkaç kardeþinizin Akdeniz'i aþarak, çöllerde uzun mesafeler alarak donanmasýna dayanan düþmanýn karþýsýna çýkmasý ve buradaki vatandaþlarý kucaklayarak, düþmaný sahile hapsetmesi þüphesiz sizi memnun eder. Fakat biz vatana borçlu olduðumuz fedakarlýk derecesini düþündükçe bugüne kadar yapýlan, hizmeti pek küçük buluyoruz.
Bilirsin ben, askerliðin her þeyden ziyade sanatkarlýðýný severim. Burada sanatýn tüm icraatýný tatbik edecek kadar zamana ve bu zamanýn doðuracaðý vesait ve vesilelere malik olunursa, iþte o zaman milletin arzusuna uygun bir hizmet yapmýþ olacaðýz.
Ah Salih, Allah bilir, hayatýmýn bugüne kadar orduya faydalý bir uzuv olabilmekten baþka vicdani bir emel edinmedim. Çünkü vatanýn muhafazasý, milletin saadeti için her þeyden evvel ordumuzun, eski Türk ordusu olduðunu dünyaya bir daha ispat lüzumuna çoktan kani idim. Bu kanaate ait emellerimin þiddeti ihtimal beni pek ziyade ifratperver göstermiþti. Fakat zaman, saf ve nezih dimaðlardan doðan fikri hakikatleri-kabulünden çekinilse dahi-tatbik ettirir.
Bu gece Derne kuvvetlerimizin bütün kumandanlarý ve zabitleriyle bir müsamere yapmýþtýk. Bu satýrlarý çadýrýma dönüþümde yazýyorum. Bu güzel kalbi, kahraman bakýþlý arkadaþlarýmýn, bu küçük rütbeli fakat düþmaný titreten büyük kumandanlarýn samimi nazarlarýnda vatan için ölmek iþtiyakýný okuyordum.
Bu okuyuþ, dimaðýmda sizin, bütün Makedonya muhitinde tanýdýðým arkadaþlarýn, bütün ordumuzun kahraman evlatlarýnýn hatýrasýný canlandýrdý. Kalbimde büyük bir sevinç ve gurur hasýl oldu. Arkadaþlarýma dedim ki: "Vatan mutlaka selamet bulacak, millet mutlaka mesut olacaktýr." Çünkü kendi selametini, kendi saadetini, memleketin ve milletin saadet ve selameti için feda edebilen vatan evlatlarý çoktur.
Cümlenize selam ederim kardeþim.
M. Kemal
Derne Osmanlý Kuvvetleri Kumandaný
MÝRALAY FAHRETTÝN (ALTAY) BEY'E MEKTUBU
Sivas 8 Aralýk 1919
Muhterem kardeþim,
Þemsettin Beyden sonra Hüseyin Beyin de Sivas'a gönderilmesi suretiyle kardeþlik baðlarýný kuvvetlendirmek hususunda ishar buyurulan samimiyete teþekkürlerimi arz eylerim, Þemseddin Bey son günlerin geciktirdiði müzakere ve kararlar hakkýnda siz biraderlerine malümat arz eylemiþtir.
Hüseyin Beyde Suriye ve Ermenistan Fevkalade Komiseri iken Ýstanbul yolu ile Paris sulh konferansýna giden François George Piqueau'nun Heyet-i Temsiliye'ye katýlmak üzere Sivas'a gelmesindeki sebebi izah edecektir. Bu buluþmaya ait bir hülasa þifre ile takdim edildiði gibi bir sureti de Hüseyin Beyle takdim edilmiþtir. Ýtalya'nýn Ýstanbul Fevkalade Komiseri Mösyö Malis evvelce bazý mütalaalarýný mektupla bildirdiði gibi bu defa da Sivas'a hususi bir memur göndererek iki taraf için bir anlaþma zemini araþtýrmaya baþlamýþtýr. Ýngilizlerin Erzurum Kars havalisindeyken tanýþtýðýmýz ve sonradan Harbiye Nazýrlarýnýn daveti üzerine Londra'ya giden Kaymakam Rovlson bu defa Ýstanbul'a dönmüþ ve görüþmek üzere Sivas'a gelmek istediðini Trabzon'daki mümessilleri vasýtasýyla bildirmiþtir. Rovlson Londra'ya hareket edeceði sýrada Erzurum'da veda etmek üzere görüþmüþ ve "avdetimde daha müsait þartlar dahilinde görüþebileceðimizi ümit ederim." demiþti. Ýstanbul umumiyetle Þarkta Ýngiliz siyasi memurlarýnýn Türkleri tanýmakta ve Trakya hakkýnda takip ettikleri siyasette yanlýþ yola gittiklerini ve bunda Ýstanbul muhiti ile Osmanlý Hükümet merkezinin zararlý amil olduklarýný ilave etmiþti.
Amerika Tahkikat Heyeti Reisi General Harbord ile Sivas'ta uzun uzadýya vuku bulmuþ olan görüþmemizde müþarünileyhin ve Þarkta bulunan bütün Amerikalýlarýn lehimizde olduðu anlaþýlmýþ ve sonradan alýnan mevsuk malümattan Harbord raporunun lehimizde yazýldýðý anlaþýlmýþtýr. Yalnýz, Amerika ahalisi senelerden beri aleyhimizde iþittikleri propagandanýn tesirinden kolaylýkla kurtulamayacaklarý itiraf olunmuþtur.
Avrupalýlarýn Türkiye hakkýndaki niyetleri memleketimiz üzerinde azami derecede ve daimi emin bir surette menfaatlerinin temini merkezindedir. Menfaatlerine uygun zemini hazýrlamak ve temin etmek için dayanmak istedikleri sebep ve bahaneler: Osmanlý Hükümetinin aczi ve azýnlýklarýn korunmasý için teminat.
Toplanacak olan Meclisi Mebusan, millete dayanýr, vakur ve azimli bir vaziyet alýrsa, millet ve vekillerine cidden mesnet olabilecek tam birlik gösterirse, mahvolmaktan kurtulabileceðimize emniyetim vardýr.
Milletimizi mevcut ters ve zararlý cereyanlar arasýnda kuvvetli bir bütün halinde tutabilmek her þeyden evvel zat-ý biraderleri gibi kýymetli hamiyetli kumandan arkadaþlarýmýzýn himmet ve fedakarlýklarýna baðlýdýr.
Mülkiye memurlarýnýn baþýnda bulunanlarýnýn ekseriya mütelevvin olduklarýný tecrübe göstermiþtir. Ýþlerinde en hamiyetli olanlar bile daima askeri kumandanlara uymaktan baþka bir þey yapmamýþlardýr.
Teþekküre ve hamde þayandýr ki bugün istisnasýz tekmil kolordu kumandanlarý arkadaþlarýmýz büyük bir iyi niyetle kurtuluþu noktasýnda fikirlerini birleþtirmiþ ve milleti müþekkel bir hale getirmek için alicenabane ve azimkarane bir surette çalýþmaktadýrlar.
Benim ve elyevm beraber bulunan Rauf Bey, Bekir Sami Bey gibi arkadaþlarýmýzýn pek dikkatli olarak çalýþtýðýmýz esaslý nokta, bütün mesaimizin, arkadaþlarýmýzýn düþüncelerine mutabýk ve milli umumi efrarýn muhassalasýna uygun olmasýdýr.
Buna raðmen Hüseyin Beyin, yolda bazý kimselerden bizim hiçbir vakit hatýr ve hayalimizden geçmemiþ ve geçmeyecek olan zararlý fikirler propaganda edildiðini söylemesi cidden teessürümüzü mucip oldu.
Mesela, diktatörlük gibi... Bu fikrin ne kadar manasýz olduðu izan erbabýnca kolaylýkla takdir olunur. Bir de bu hususta zerre kadar þüphe ve tereddüte düþen namus ve hasiyet erbabý için Heyet-i Temsiliyeye fiilen dahil olarak iþbirliði etmek ve davranýþlarý kontrol etmek daima mümkündür.
Ýstanbul'da bulunan yüksek zevatýn serbest olanlarý, Ahmet Ýzzet Paþa vesaireyi devam ettim. Fakat bu gibiler hayatýný tehlikeye koymak istemez, huzur ve rahatýný feda edemezse ne yapýlýr?
Memleket ve milletin içinde bulunduðu elim þartlar, sonumuz hakkýndaki karanlýk ihtimaller bir an vicdan huzuru ile dönüþülecek olursa milli vahdeti, çalýþmamýzdaki ahengi bozacak ve kýl-ü kale sebebiyet verenler hakkýnda ne hüküm verilmek lazým geleceði kendi kendine anlaþýlýr
Heyeti temsiliye yakýnda Kayseri, Kýrþehir üzerinden Ankara'ya ve oradan da Eskiþehir yakýnýnda Seydigazi'ye gidecektir. Bu intikali henüz mahrem tutmaktayýz. Maksat, Eskiþehir'den temin olunacak mebuslarýn toplanmasýna temas edebilmektir. Oraya intikal edecek Heyeti Temsiliye'ye, yeniden her liva mebuslarýndan Heyeti Temsiliye azasý olarak davet olunacak birer mümessil ile takviye olunacaktýr. Muvakkat bir toplantý ve kýsa bir fikir danýþmasýndan sonra Heyeti Temsiliye bir kýsým azasýyla orada kalacak, geri kalanlar Ýstanbul'a gidecektir. Oralara geldiðimizde yakýnlýðý hasebiyle zat-ý ali-i biraderleriyle de müþerref olmayý temenni ederim.
Refet kendiliðinden Ýstanbul'a gidivermiþ. Cephenin bir an evvel deruhtesi hakkýndaki bildirileri üzerine kendisine yazdým, hatta habersiz Ýstanbul'a gidiþini biraz da tenkit ettim.
Hürmetle gözlerinizden öper ve diðer arkadaþlarýn selam ve muhabbetlerini takdim ederim kardeþim."
M . Kemal
AFET ÝNAN'A MEKTUBU
Saravona yatý 14.6.1938
Afet,
H. R. Soyak ile, benden mektup beklediðini bildirmiþtin. Arzun her gün hatýrýmdadýr. Þifahen Celal'e (Üner) telefonla bildirmek üzere söylemekteyim. Ancak henüz kendim bir þey tespit edemedim.
Vazifem þudur: Bence doktorlarýn yanlýþ görüþ ve hükümleri sebebiyle hastalýk durmamýþ, ilerlemiþtir. Vakitsiz ayaða kalkmak, yürümek hususiyetiyle burunda yapýlan atuþman üzerine gelen kusma neticesi, yapýlan istirahatleri hiçe indirmiþtir. Ýstanbul'a gelince, Hükümet reyimi almaya lüzum görmeksizin Fissenger'yi getirtti. Yeniden tetkik, muayene yapýldýk. Karaciðeri eski halinden farksýz ve karný birkaç kiloluk birikmiþ su ve gaz dolayýsýyla þiþkin ve defigüre bir halde buldular. Þimdilik Temmuz on beþe kadar yeni tiretman ve yeni rejim altýnda repo apsolüyü (Kesin istirahati) zaruri buldular. Bunun esasý da yatak ve þezlong istirahatidir. Bu müddet sonunda Fissenger tekrar gelecektir. Umumi ahvalim iyidir. Tamamen iadeli afiyet ümit ve va'di kuvvetlidir. Senin için asla meraký ve endiþeyi mucip olmamalýdýr. Serinkanlýlýkla imtihanlarýný vererek muvaffakiyetle dönmeni bekler ve muhabbetle gözlerinden öperim.
Ýkamet için Savarona'yý tercih ettiler. Yat þimdilik saray karþýsýnda demirlidir.
Malümun olan devlet iþleri için Baþbakan ve diðer bakanlar sýk sýk gelip yatta misafir olmaktadýrlar.
Nutuk'unu Þükrü Kaya Türkçeye çevirmektedir. Matbuata verilecektir.
K. Atatürk
SABÝHA GÖKÇEN'E MEKTUBU
Ankara 29.6.1929
Sabiha'ya
Sanatoryumdan mektubu da aldým. Oradaki hayat ve bakýmdan hoþnut olduðundan ve doktorlarýn tavsiyelerini çok itina ile takip ettiðinden pek memnun oldum. Aldýðýmýz raporlardan anladýðýmýza göre esasen hastalýðýn o kadar mühim deðildir. Sýhhat ve rahatýna bildiðin gibi itinada devam edersen az zamanda tamamýyla iyileþeceðin þüphesizdir.
Vücudunda her gün topluluða doðru olacaðýna þüphe olmayan deðiþikliði anlamak üzere ara sýra kilonu bildirmekle beraber fotoðraflarýný da gönder.
Gözlerinden öperim.
Gazi M. Kemal
***
Dolmabahçe15.8.1929
Kýzým Sabiha'ya,
Sýhhatiniz hakkýndaki mektubuna memnun oldum. "Zemering"ten istifade etmeni temenni ederim.
Gözlerinden öperim.
Gazi M. Kemal
KURTDERELÝYE MEKTUBU
12 Kasým 1931 Salý
Kurtdereli Mehmet Pehlivan,
Seni, cihanda büyük ün almýþ bir Türk pehlivaný tanýdým. Parlak muvaffakiyetlerinin sýrrýný þu sözlerle izah ettiðini de öðrendim:
"Ben her güreþte arkamda Türk Milletinin bulunduðunu ve millet þerefini düþünürüm."
Ben, dediðini en az yaptýklarýn kadar beðendim. Onun için senin bu deðerli sözünü, Türk sporcularýna bir meslek düsturu olarak kaydediyorum. Bununla, senden ve sözlerinden ne kadar çok memnun olduðunu anlarsýn.
Gazi M. Kemal
BEHÝÇ ERKÝN'E GÖNDERÝLEN MEKTUP
Ayný-ý Mansur Karargahýndan 30 Mart (1912)
"Ýzzetli Beyefendi, günlük ciddi çalýþmalarýnýz arasýnda elinize geçmek bahtiyarlýðýna eriþeceðine ümit ettiðim iþbu varakpare, Cebel-i Ahzar'ýn hayatýna ait hisleri aksettireceði için meþgalelerinizden birkaç dakika terk et-meye deðer zannederim.
Selanik'ten Ýstanbul ve oradan Akdeniz'i geçerek Mýsýr'a ve Mýsýr'dan da 700 küsur kilometrelik boþ çölleri geçerek þimdiki mevkiimize geliþimiz öyle bir tarihtir ki ancak Selanik'in "paþa gýdasý" ile anlatýlabilir Buna muvaffakiyet þimdilik bir hayal ise de hakikat olmasý da uzak deðildir.
19 Þubat Muharebesinde Niþancý Taburu Kumandaný iken Sedes civarýnda Pertev Beyin idare ettiði karþýlýklý hareketimiz münasebetiyle zatý alinizi hatýrladým. Muharebenin, manevramýzýn bazý safhalarýyla benzerliði vardýr. Esasen 70 kiþilik bir pusu kurulmuþtu. Ýtalyanlar sabahleyin bu kuvvetle muharebeye tutuþtu. Bizde taarruz fikri yoktu. Kuvvetlerimizin hepsi örtülü hazýrlýk mevziinde bulunuyordu. Saat 6 oldu, gündüz. Ýtalyanlar pusu kuvvetini taredemedi. Bütün kuvvetini muharebeye hazýrladý ve taarruza geçti. Pusu yeri Derne'nin 4 kilometre batýsýndaydý. Biz, bu umum kuvvetle taarruza geçtik. Þark kolunu da getirttik. Seyitabdullah noktasýnda (pusu yeri) "...." muharebesinde olduðu gibi 8-9 defa düþmanýn taarruzu kýrýldýktan sonra saat 11'de bütün Ýtalyan saflarý avcý hattý, ihtiyat, istinat, hepsi birbirine müvazi olarak kaçmaya baþladýlar. Biz bu hattýn sol tarafýnda, topçu mevziinde manzarayý tamamen görüyorduk. Gecenin gelmesi muharebeyi sona erdirdi. O gün Derne'ye gelmiþ bulunan iki Alman, bir Ýngiliz subayý harbin cereyanýný anlayamýyorlardý. Netice meseleyi halletti. Bizde onlara oldukça yüksek perdeden attýk. Benzerlik cenah hücumlarýmýzdadýr.
Arzý hürmet ederim efendim"
Derne Kumandaný M.Kemal
Ayný Mansur Karargahýndan 16 Temmuz 1912
"Muhterem kardeþim Behiç Bey,
Pek ziyade teselli veren mektubunuzu aldým. Selanik'in Olimpos'unda iadesi vaad buyurulan geçmiþ tatlý günlerin hülyalarýna daldým. O ciddi kardeþlik hayatýna örnek olan günlerin tekrar yaþanmasý ne kadar büyük saadet olur.
Buradaki hayat tarzýmýz ve çalýþmamýz artýk cümlece anlaþýlmýþ bir hale geldiðinden bahsini bile lüzumsuz buluyorum. Ancak þurasýný arz edeyim ki bizde buradaki vaziyet ve mukavemetimizle milletin þanýna uygun bir netice alýnmasý ümidi pek kuvvetli iken, son zamanlarda memleket içinde çýkan elem verici levhalar bizi üzdü. Bizim ahlaksýzlýðýmýzýn, menfaatperestliðimizin derecesi malum idi. Fakat bunun hýyanet ve katibeten tasavvur etmiyorduk.
Ýhtiraslar, cehalet ve mantýksýzlýk yüzünden koca Osmanlý Devletini mahvedeceðiz. Kuvvetli bir Osmanlý Ýmparatorluðu vücuda getirmeyi düþünürken vaktinden evvel esir, sefil ve rezil olacaðýz.
Askeri, siyasetle uðraþmaktan men için kanun maddeleri yapmýþlar. Ben iki sene evvel tesadüfen bulunduðum bir kongrede "askeri býrakýnýz" dediðim için mürteci oldum, idama mahkum edildim. Zaman ve hadiseler her türlü hakikatleri ispat ve izhar eder, fakat bazen böyle helak eden bir darbe indirerek.
Harbiye Nazýrýnýn mevkiini terk ediþini garip buluyorum. Hamiyetli ve fedakar idiyse ötede beride savurduðu gibi kellesini koltuðuna almýþ idi ise asýl hamiyet ve fedakarlýk göstermek ve sebat etmek zamaný þimdi idi.
Kalp yumuþaklýðý göstermeye ne lüzum vardý. Daha on ay evvel benim gibi naciz bir kolaðasýný sükuta mecbur ve atalete duçar etmeye ve gizli maksatlarýný temin için etrafýný saran bir sürü beyinsizlere kafa sallamakla vakit geçirmeye ve budala gibi, bir alýk gibi kukla vaziyetinde entrika cereyanlarýna nefsini teslim etmeye rýza göstermektense, daha o zaman makamýný ehline terk etmek elbette daha doðru olurdu. Meslek hareketi doðru idiyse, þimdi göstereceði vaziyet, sebat ve fedakarlýk olacaktý. Devlet iþlerini çocuk oyuncaðý mý zannediyordu?
Bizim askeri vaziyetimizde bir deðiþiklik yoktur. Siyasetimiz müsait ise biz, istenildiði kadar sebat ve mukavemete muktediriz.
Yalnýz siyaset erbabýnýn memleketi büsbütün tarumar olmaktan korumak için gözlerini dört açmasý lazýmdýr.
Bilcümle dostlara selam ve hürmetlerimi takdim eyler ve sizin gözlerinizden öperim. Enver Bey mahsus selam eder."
Derne Kuvvetleri Kumandaný M. Kemal
ÝKBAL GAZETESÝNE MEKTUBU
Mustafa Kemal'in Bingazi'de bulunduðu dönemde Hanya'da çýkan Ýstikbal adýndaki gazetede mektup yayýnlanmýþtýr. 29 Ekim 1909 Bingazi
Muazzez vatandaþ;
Bir müddetten beri Bingazi ahvali Bingazi memurininden bazýsý hakkýnda gazetenize derceylemekte olduðunuz malumatýn, pek basit nazar ve fikirli müstenit olduðuna þüphe edilemez. Gazetenizin böyle araz-ý þahsiye (kiþisel garaz) ye müsteniden vaki olan ihbaratýn vasýta-i neþr ü tamimi olmasý, Bingazide birçok erbab-ý hamiyetin yekdiðerine þüpheli nazarlarla bakmasýný, tesis ve takviyesi selamet-i millet ve saadet-i namýna elzem olan uhuvvet-i umumiyeye iras-ý halel edebilir.
BÖLÜCÜLÜÐÜ DEÐÝL BÝRLÝÐÝ SAVUNUNUZ
Efrad-ý millet beyninde nifaký deðil, ittihat ve ittifaký temine, yekdiðerden ahz-ý intikam hissiyatýný tevlide deðil, devr-i istibdat ve zulmetin tadiðar-ý levsiyatý olan fena hislerin kalplerden tebidine medar olacak makalat-ý hakimane ve akýlane dercine sa'yedilse gazetenizin þerefli teali eder, hizmeti müfit olur. Hükümet-i sabýkanýn perver-þeyyap eylediði zulüm malumdur. Yanlýþ malumata müsteniden bazý erbab-ý namus ve hamiyetin de o güruh-i müstebideye karýþtýrýlmasý pek büyük hatadýr.
GAZETELER VE BASIN HALK YASASI
Bir ayý mütecaviz bir müddet beridir vatanýmýzýn Afrikasýnda seyahat ve ahval-i mahalliye, efkarý umumiye hissiyat-ý mütekabileyi tahkik ediyorum. Buna binaen gazetenizle dercine tavassut edilen hususatýn hakikate mukarin olmamakla beraber pek muzir olduðunu dermeyan edebilirim.
Gazetelerimizin ahlakiyatýmýza ulviyet, hissiyatýmýza nezahet ve necabet ve maneviyatýmýza kuvvet verecek makalata tecellisiz olduðunu görmek isteriz.
Hulus-i vicdanýma emin olunuz kardeþim.
Erkanýharbiye Kolaðasý M. Kemal
MADAM CORÝNNE'E MEKTUBU
28 Þubat 1913,Sofya
"Aziz Corrine,
Kaymakamlýða (yarbaylýða) terfiim münasebetiyle yolladýðýnýz çok sevimli tebrikler beni çok derinden derine mütehassis etti ve bu vesile ile bana yazdýðýnýz güzel sözler dosdoðru kalbimde yer aldý. Kendi kendime izah edemediðim sükutumun birkaç amilleri vardý. Son zamanlarda Sofya, Belgrad ve Petinya ateþemiliterliklerine tayinim üzerine son derece meþguldüm. Bana o kadar iþ yükledi ki o iki þehre de gidemedim. Beni bilhassa Sofya ile ilgilendiren bazý meseleleri tetkik etmek lüzumunu duyuyorum. Bundan baþka büyük meþgalelerimden biride, bana bir çok sýkýntý ve rahatlýk veren bu otellerdeki hayatýmdan kurtulmak için bir ev aramaktýr. Nihayet mevsim ortasýnda burada bulunduðumuz için modern hayata ait vazifeler zamanýmýn büyük bir kýsmýný alýyor.
Ýþte, maalesef beni sana uzun uzun yazmaktan men eden sebeplerden bazýlarýnýn hülasasý bu. Birkaç kelimelik kartpostal yollamak, seni yalnýz tatmin etmemekle kalmaz, ayný zamanda hayrete düþürürdü. Hem de bu vasýtayý ancak beni az ilgilendiren ve kendilerine birkaç nezaket kelimesi göndermek mecburiyetini hissettiðim kimselere karþý kullanýrým.
Küçük ve sevimli Edith'in, benim uzun ve irademin dýþýnda kalan sükutumun üzerine sana bazý þeyler söylemeyi vazife bilmesi beni hayrete düþürmekten hali kalmadý. Hakkýmda beslediði iyi fikirden dolayý ona teþekkür ederim. Küçük nasihatleri evvela sana karþý büyük bir dost olduðu ve benim samimiyetime de pek az itimadý olduðunu ve nihayet hayat, hayat iþleri hakkýnda pek az tecrübesi olduðunu ispat ediyor. Rica ederim ona söyle, en çok konuþan ve sayfalar dolusu yazan kimseler mi bu dünyada en halis ve samimi dostlardýr? Çok hisseden, fakat uzun lakýrdýlarýn sevilen insaný nihayet yormasýndan korktuðu için hislerini gizlemeyi tercih eden bir insana kayýtsýzlýk ve tasasýzlýk isnadý lazým mýdýr?
Her halde küçük Edith emin olabilir ki ben onun Avusturyalý dostu kadar halis ve fedakar olmaya muktedirim. Yine küçük Edith emin olsun ki bazý insanlarýn tabiatlarý iktizasý mecbur olduklarý cemileleri yapmaya, eðer zahmeti göze alýrsam, ben de muktedirim. Hem þunu da bilsin: Senin benim nazarýmda çok büyük bir mevkiin var. Öyle bir mizaca sahipsin ki müdahaleci bir aðzýn sözlerine kulak asmazsýn ve benden kalbimin dikte etmediði kelimeler almayý elbette ki istemezsin.
Tatlý ve sevimli hemþirene bu satýrlarý okuduktan baþka, ona kendisinin kolay kolay silinmeyecek bir hatýrasý olduðunu söylemeni rica ederim. Ayný zamanda annene ve babana saygýlarýmý sunmama delalet etmek lütfunda bulun.
"Samimi ve halis dost"
M. Kemal
Maydos Karargahý (Çanakkale) 17 Mart 1915
Aziz dostum,
Son kartýnýz Maydos'a Fethinin bir zarfý içinde geldi. Siz ki her þeyden haberiniz olduðunu iddia edersiniz. Siz ki benim hayatýmý takip etmekten memnun olmak istersiniz. Nasýl oluyor da benim muharebe meydanýnda bulunduðumu öðrenemediniz? Bunun, benim hatam olduðunu mu söylemek istiyorsunuz? Tabii, deðil mi, cidden hayret ettiniz sanýrým. Ben Maydos'ta bulunur, gece gündüz düþmanla savaþýrýmda aziz dostum Corinne bunu bilmez ve kartlarýyla mektuplarýný bermutat Sofya'ya gönderir, bunlarý da benim yerime hep Fethi Bey alýr.
Vaziyet Çanakkale Boðazýnda biraz buhranlý bir hal kastedince, aziz dostunuz Nuri'nin eski mevkii olan Tekirdað'a gidip orada bulunan bir fýrkamýzýn kumandasýný üzerime almamý isteyen gayet müstacel bir telgraf aldým. Yeni dostlarýma veda bile edemeden Sofya'dan ayrýldým. Biliyordum ki bu benim tarafýmdan bir nezaketsizlikti. Mýsýr'a gitmeden ve Kudüs'te ýstýrahate karar vermeden evvel sizde bir akþam yemeði yiyen ve size hararetle veda eden Nuri hiçbir zaman benim gibi hareket etmek istemez.
Neyse, 24 saatte Tekirdað'ýnda hazýrdým ve bir fýrka teþkili ile meþgul oldum. Sonra teþkil ettiðim fýrka ile Maydos'a gitmek ve orada bulunan bütün kuvvetlerin kumandasýný deruhte etmek emrini aldým. Bu kuvvetler Çanakkale Boðazýný müdafaa eden, takriben iki topçu fýrkasýydý.
Ýki aydýr buradayým ve Çanakkale Boðazý'ný müttefiklerin ihraç teþebbüsünde bulunan donanmalarýna ve kuvvetlerine karþý müdafaa ediyorum. Bu ana kadar aziz Corrine, hep muvaffak oldum ve ayný yerde kalýrsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima da muvaffak olacaðým.
Burada benim ismimin duyulmasýna hayret etmemeli, çünkü ben mühim bir muharebenin kahramaný olarak Mehmet Çavuþa þeref kazandýrmayý tercih ettim. Tabii þüphe etmezsiniz ki muharebeyi idare eden sizin dostunuzdu ve savaþ gecesi muharebelerin saflarýnda Mehmet Çavuþu bulanda o idi.
Corrine, Sofya'dan ayrýldýðýmý ve burada bulunduðumu size niçin haber veremediðimi bana sormayýnýz. Anlayamazsýnýz ki çok ciddi bir þekilde meþgulüm ve þüphe etmemelisiniz ki hafýzalarýmýzda silinmez çizgilerini çizdiðimiz güzel anlarý asla unutamam.
Zaman geçer, fakat dostlar arasýndaki baðlarý daima kuvvetlendirir. Mektubumu elinize vermesi için size fýrkamdan bir zabit gönderiyorum. Çünkü posta ile ancak manasýz birkaç kelime göndermek mümkün. Siyasi ve askeri, umumi vaziyeti nasýl gördüðünüzü bana açýkça söyleyiniz Corrine. Ben bu mevzuda size izahat veremem.
Cevat Bey hiç deðilse Pazar günleri sizi ziyaret ediyor mu? Etmiyorsa ona, sizi görmesi için yazýnýz ve söyleyiniz ki her türlü yanlýþ anlaþmalara raðmen, ben onun samimi dostuyum ve bana mektup yazmasýný arzu ediyorum.
Siz bana kýsa, basit kartlar yollayabilirsiniz.
Size, istenilen zamanda cevap veremezsem ümit ederim ki beni mazur görürsünüz.
Matmazel Edith'e samimi dostluklarýmý arz ederim. Valideniz hanýma ve pederinize lütfen hürmetlerimi bildiriniz.
Geçmiþ zaman ve geçmiþ zamanýn hatýralarý ebedi bir hayata maliktir.
Beni unutmayýnýz Corrine, hatta bu harpte ölsem bile."
19.Fýrka Kumandaný M.Kemal
***
"Aziz dost,
Ýþte Arýburnu'nda Ýngilizlerle savaþtayým. Düþmanýn esaslý kuvvetini ezdim, bakiyesi de cesur kýtalarým tarafýmdan sahilde donanma tarafýndan himaye edilen bir noktaya sürüldü.
Pek ziyade ümit ederim ki düþmanýn tam imhasý haberini yakýnda alacaksýnýz.
Matmazel Edith'e Türk dilinde ilerlediði için tebrikler ve cümlenize hürmetler.
(Ýmza yok)
LENÝN'E MEKTUBU
1-Emperyalist Hükümetler aleyhine 26 Nisan 1920 harekatý ve bunlarýn tahakküm ve esareti hakkýnda bulunan mazlum insanlarýn kurtulmasý amacýný güden Bolþevik Ruslarla iþbirliði ve harekatý kabul ediyoruz.
2-Bolþevik kuvvetleri Gürcistan üzerine askeri harekat yapar veyahut takip edeceði siyaset ve göstereceði tesir ve nüfusla Gürcistan'ýn da Bolþevik ittifakýna dahil olmasýný ve içlerindeki Ýngiliz kuvvetlerini çýkarmak üzere, bunlar aleyhine harekata baþlamasýný temin ederse Türkiye Hükümeti de emperyalist Ermeni Hükümeti üzerine askeri harekat icrasýný ve Azerbaycan Hükümetini de Bolþevik devletler zümresine ithal etmeyi taahhüt eyler.
3-Evvela, milli topraklarýmýzý iþgal altýnda bulunduran emperyalist kuvvetleri tart ve ileride emperyalizm aleyhine vuku bulacak müþterek mücadelemiz için dahili kuvvetlerimizi organize ettirmek üzere þimdilik ilk taksit olarak beþ milyon altýnýn ve kararlaþtýrýlacak miktarda cephane vesaire harp vesaiti ve sýhhiye malzemesinin ve yalnýz doðuda harekat icra edecek kuvvetler için erzakýn Rus Sovyet Cumhuriyetince temini rica olunur.
Yüksek hürmetlerimin ve samimi duygularýmýn kabulünü rica eylerim.
T.B.M.M. Reisi
Mustafa Kemal
ROOSVELT'E MEKTUBU
Aziz Bay Cumhurbaþkaný,
Son günlerde Bay Julien Briyan tarafýndan alýnmýþ olan filmi seyretmekten duyduðunuz memnuniyeti bildiren 6 Nisan 1937 tarihli lütufkar mektubunuzu hakiki bir sevinç ile aldým. Mektubunuzda ahval ve þerait müsaade eder etmez birbirimize bir gün mülaki olacaðýmýz ümidini de izhar buyuruyorsunuz. Samimi duygularýnýzdan ve Türkiye'de elde edilen terakki hakkýnda takdirkar telakkilerinizden dolayý size fevkalade müteþekkir olduðuma inanmanýzý rica ederim.
Bay Cumhurbaþkaný.
Bu fýrsattan istifade ederek Amerika Birleþik Devletleri hakkýndaki hayranlýðýmý tekrar bildirmek isterim. Bilhassa ki bizim iki memleketimiz, umumi sulh ve insanlýðýn saadetini hedef tutan ayný ideali gütmektedirler.
Size bir an evvel mülaki olmak benim de samimi arzum olduðundan harikulade iþler yapmýþ olan sevimli ve kuvvetli þahsiyetinizi Türkiye'de selamlayabileceðim günü sabýrsýzlýkla intizar ediyorum.
Samimi saygýlar ve bilhassa temennilerimle.
Vafakarýnýz
K. Atatürk
MÜÞÝR VON FALKENHEIN'A MEKTUBU
Yýldýrým Ordularý Grubu Kumandanlýðýna
2.10.1917 tarihli tahriratýn arýza-i cevabýdýr:
Sina Cephesinde her türlü selahiyet mahfuz bir ordu kumandaný olarak istihdam edilmekte tereddütü gösterir bir þeyi kimseye söyleyemediðimi arz ederim. Hatýrladýðýma göre Miralay Von Dommez lütfen ziyaret için teþrif ettiði vakit benden "bizi terk etmek istediðinize pek müteessirim" demiþlerdi. "Böyle bir þey düþünmedim" cevabýnda bulunmuþtum. Söz arasýnda Grup'tan gelen emirle 7. ordunun laðvedilmiþ olduðunu söyledim. Görüþme esnasýnda ordunun hakikaten þimdilik mülga olup bir vazife bulmak müþkül olduðu ve cephedeki kýtalara ve gideceklere kamilen Kres Paþanýn kumanda edeceði ve acizlerine þimdilik 19. ve 20. fýrkalardan ibaret iki fýrka kaldýðý bahis konusu edilmiþtir.
Ýki fýrkanýn bir ordu deðil bir kolordu olabileceðini nazarý dikkati çekince Von Dommez bunu dahi tasdik etmiþlerdir. Bir kolorduya kumanda etmekliðim teklif olunamayacaðý kanaatinde bulunmuþtum.
-Bu görüþmemizi Müþir Paþa Hazretlerine (Mareþal Falkenhayn'e) nakledebilir miyim?
Sualine karþý da tarafýmdan: "Müþir Paþa Hazretlerince bu ahval malumdur" cevabý verilmiþtir. Esas itibariyle görüþme bundan ibarettir.
Þimdiye kadar tayin olunduðum vazifelerde ve Harbi Umumide geçirdiðim hayatta vazife ifasýnda hevessizlik göstermiþ ve bahusus yanlýþ karar ve icraatla vatanýma zarar vermiþ bir zabit deðilim. Bütün kabiliyetimi sarf için hakiki bir orduya kumanda etmeye hazýr ve böyle bir ordunun gösterilmesine muntazýr bulunduðumu arz ederim.
7. nci Ordu Kumandaný Miriliva M. Kemal
Yýldýrým Ordularý Grubu Kumandanlýðýna
4.10.1917 tarihli emr-i devletleri ariza-i cevabiyesidir:
Pek mühim olan yüksek meþgaleleriniz arasýnda benim hiçbir sun'um olmaksýzýn ve ne suretle zuhur ettiðini anlamaksýzýn çakirleri için mümkün olmayan iþbu muharebatýn devamýndan dolayý yüksek aflarýný istirham ederim.
Kayýtsýz ve þartsýz vazife ifasý her askerin tabii borcu olup madundan (aþaðý rütbelerdekilerden) her vazife için ayrýca bir tekeffül beklemek mutat olmadýðý kanaati arzetmekliðime müsaade buyurmalarý kemal-i hürmetle rica olunur.
Bu hususta bilhassa acizlerine karþý talep izharýna bir vesile geçmediðine ve þimdiye kadar telakki ettiðim emr-i devletlerinden hiçbirinin gecikmesini göstermem mümkün olmadýðý için, Sina Cephesi hazýrlýklarýnýn geciktirilmeksizin baþlamasý hakkýndaki düþüncelerin acizlerine taalluku olmadýðýnýn lütfen kabul buyurulacaðýna inanýyorum. Ýþar buyurduklarý tabiye mülahaza ve ihtimallerine nüfuz-i kumanda vaziyetini en iyi bir surette hal için zatý devletlerine imkan býrakmak suretiyle olsun, arz-ý hizmet edebilmek maksadýyla acizleri ordu kumandanlýðýndan kat-ý surette istifa ediyorum. Devam eden muharebeler ve daha evvel ki günlerin icraatý ile ve bil vasýta vuku bulan imalarla çekilmekliðim lüzumunu lütfen daha evvel irade buyurulmuþ olduðuna ancak þimdi intikal edebilmekteyim. Ýdrakimdeki gecikmeden dolayý kusurumun affýný ve daimi olan hürmet ve itaat hislerimin lütfen kabulünü rica ederim Müþir Paþa Hazretleri.
Mirlivalýðý M. Kemal
PÝERRE LOTÝ'YE MEKTUBU
3 Kasým 1921
"Türkiye Büyük Millet Meclisi, Paris Mümessilinin hareketinden istifade ederek Türklerin büyük ve asil dostuna karþý perverde ettiði hissiyat, minnet ve þükraný tekrar beyan etmeyi kendine bir borç bilmiþtir.
Tarihin en karanlýk günlerinde sihrengiz kalemiyle daima Türk Milletinin hakkýný teyit ve müdafaa etmiþ olan büyük üstad için Türk Milletinin beslediði derin ve sarsýlmaz muhabbet hislerini, Ýstikbal Mücadelesinde þehit düþen erkeklerimizin yetim býraktýðý kýzlarýmýz tarafýndan gözyaþlarý arasýnda dokunan bu halý þehadet edecektir.
Naçiz kýymeti, delalet ettiði manadan ibaret olan bu hediyemizi haksever ve civanmert büyük Fransýz'a beslediðimiz þükran hissine delalet olarak telakki ve kabul buyurmanýzý rica ederiz."
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Reisi Baþkumandan
Gazi Mustafa Kemal
FRANSIZ MAREÞALÝ LYATEY'E MEKTUBU
Ankara 13. Aralýk 1921
"Sayýn Mareþal,
Madam Berthe Georges-Gaulis, ricam üzerine birkaç satýr yazýnýn size ulaþtýrýlmasýný kabul etmekle þimdiye kadar gösterdiði sayýsýz dostluk delillerine yeni bir tanesini ilave etmek nezaketinde bulundu.
Ýstiklalimiz için giriþtiðimiz savaþta bize karþý göstermek lütfunda bulunduðunuz sempatiden dolayý en derin minnet hislerimi ifade etmek için iþte bu fýrsattan faydalanýyorum.
Fransa, kendisinden umduklarýmýzda bizi hayal kýrýklýðýna uðratmadý ve en yetkili þereflerinin muhabbet sözleriyle yaþadýðýmýz o müþkül anlarda bizi teselli etmeyi, maneviyatýmýzý yükseltmeyi bildi. Fransa'nýn yüksek menfaatlerini ve Akdeniz de iþgal ettiði hususi mevkii idrak etmek basiretini gösteren Fransa'nýn yakýn Þark'ta ananelere dayanan politikasýný devam ettirmeye taraftar olan kimseller arasýnda Ekselansýnýz birinci planda yer almýþ ve hiç þüphe yok ki yüksek müdahaleniz, terazinin bizden yana meyletmesine amil olmuþtur.
Her iki tarafýn karþýlýklý olarak sarf ettiði gayretlerin Ankara Antlaþmasýnýn akdi suretiyle meyvelerini vermiþ olduðunu görmekle bahtiyarýz. Ve iki millet arasýnda en geniþ anlayýþ ve samimiyetle yeniden kurulan yüzlerce yýllýk maziye sahip dostluk münasebetleri üzerine, en mutlu tesirleri yaratmaktan geri kalmayacak olan bu vesikaya büyük ümitler baðlamaktayýz.
Yüksek deðerini takdir ettiðimiz bu kýymetli sempatiyi, sayýn Mareþal bizden esirgememekte devam edeceðinizi ümit ederim.
En derin hürmetlerimin kabulünü rica ederim, sayýn Mareþal.
M. Kemal
CURTÝS LAFRANCE'YE MEKTUBU
On yaþýndaki Amerikan çocuðu Curtis Lafrance'a 27 Ekim 1923 tarihinde yazmýþ olduðu mektup
Mr. Curtis Lafrance'a
Mektubunuzu aldým. Türk vataný hakkýndaki alaka ve temenniyatýnýza teþekkür ederim. Arzunuz veçhile bir adet fotoðrafýmý leffen gönderiyorum. Amerikanýn zeki ve çalýþkan çocuklarýna yegane tavsiyem: Türkler hakkýnda her iþittiklerine hakikat nazariyle bakmayýp kanaatlerini mutlaka ilmi ve esaslý tahkikata istinat ettirmeye bilhassa atf-ý ehemmiyet eylemelidir. Hayatta nail-i muvaffakiyet ve saadet olmanýzý temenni ederim.
Türkiye Reisicumhuru
Gazi Mustafa Kemal
ERNEST JACKH'A
Çanakkale 2 Eylül 1915
Gelibolu yarýmadasýnda yaralanan ve sakatlanan Osmanlý askerleri için topladýðýnýz ianeye benim ve Mareþal Liman Von Sanders'in teþekkürlerini sunarým. Yolladýðýnýz bir milyon marka "Jackh Fundu" ismini verdik. Kaderin savurduðu her haþin darbeye bizimle katlanmakla kalmayýp bundan doðan ýstýraplarý da hafifletmek için akla gelen her yardýmý esirgemeyen siz sadýk dosta Fevzi Bey de (Çakmak) selamlarýný ve teþekkürlerini yollar.
M. Kemal
ALINTIDIR
Geschrieben am 16.05.2007 13:56 Uhr
? Auf dieses Thema antworten
? Du bist zurzeit nicht angemeldet. Bitte logge dich ein, um Antworten auf Forenthemen zu verfassen.