? PHP-Nuke Retro Portal

Nostalgischer PHP-Nuke Core auf moderner und sicherer MVC-Architektur.

BREAKING +++ PHP-Nuke Retro Engine ist offiziell gestartet! +++ Sichere Passwrter ber password_hash() +++ CSRF-Schutz aktiv +++ Foren-System komplett modular +++ God-Rolle voll einsatzbereit +++
?? Foren-bersicht Dostluk, Arkadaþlýk

?? Size Kimse Yalan Söyleyemez

Dieses Thema hat bisher 48 Aufrufe erhalten.

a
admin Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
Size Kimse Yalan Söyleyemez

Klinik psikoloji alanýnda dünyaca tanýnan ve kýsa süreli terapide devrim niteliði taþýyan "Nöro Dinamik Analiz"in yaratýcýsý David J. Lieberman'ýn ilginç bilgiler içeren kitabý, Kuraldýþý Yayýncýlýktan piyasaya çýktý. "Size Kimse Yalan Söyleyemez" adlý kitabýnda insanoðlunun günümüzde kandýrmaca dolu bir dünyada yaþadýðýna dikkati çeken Lieberman, "Birilerinin bize yalan söylemesine engel olamayýz ama bizi inandýrmalarýna engel olabiliriz" görüþüne yer veriyor.

Kitabýn her bölümünde yalanýn farklý bir yüzünün ortaya konulduðunu belirten Lieberman, kitaptaki yeni teknikler sayesinde herkesin kendilerine yalan söylenip söylenmediðini anlayabileceðini kaydediyor.

YALAN SÖYLÜYORSA Lieberman'ýn araþtýrmalarýna göre, birinin yalan söyleyip söylemediðini aþaðýdaki ipuçlarýyla anlayabilirsiniz:
Yalan söyleyen kiþi göz temasýndan kaçýnýr, göz göze gelmemek için elinden geleni yapar.
Yalan söyleyen ya da bir gerçeði saklayan kiþi, ellerini ve kollarýný daha az kullanýr.
Kendisine soru sorulduðunda elleri sýmsýký kapanýyorsa ya da avuçlarý aþaðý dönükse bu yalanýn ya da kandýrmanýn sinyalidir.
Ellerini yüzüne ya da boynuna doðru götürüyor olabilir ama bedeniyle temasý sadece bu kýsýmlarla sýnýrlý kalýr.
Verdiði cevap nedeniyle içinin rahat olduðunu göstermeye çalýþan kiþi belli belirsiz kaçamak bir þekilde omzunu silker.
Kiþinin el kol hareketleri ile söylediði sözler arasýnda zamanlama hatasý vardýr. Baþ hareketleri mekaniktir.
Þaþýrmýþ, korkmuþ ya da mutluymuþ rolü yapýyorsa, yüzünde beliren ifade, aðýz bölgesiyle sýnýrlý kalacaktýr.
"KAMBUR DURUR, KAPIYA BAKAR" Yalan söyleyen kiþi ayakta dururken ya da otururken konuþma sýrasýnda sýrtýný dik tutmaz.
Kendisini itham eden insandan uzaklaþmak isteðiyle muhtemelen bakýþlarýný kapýya doðru çevirir.
Konuþtuðu insanla ya çok az fiziksel temas kurar ya da hiç kurmaz.
Ýþaret parmaðýný ikna etmek istediði kiþiye yöneltmez. 
Kendisini itham eden kiþiyle arasýna bir takým nesneler koyar.
Bilinçaltýndan sýzan gerçek duygular, düþünceler ve niyetler dil sürçmesi þeklinde ortaya çýkar.
Karþýsýndaki kiþi anlattýðý hikayeye inanana kadar fazladan bilgi vermeye devam eder.
—Sorulara asla doðrudan cevap vermez, dolaylý olarak ima eder.
Yalan söyleyen kiþi, 'ben, biz ve bizim' gibi zamirleri ya çok az kullanýr ya da hiç kullanmaz.
Kullandýðý kelimeler açýk ve net olmayabilir. Sorulan soruya oranla aþýrý bir tepki gösterir.
 Yalan söyleyen kiþi, bütün sorularýnýza cevap verebilir ama kendisi size soru sormaz"      
"HAKSIZ YERE SUÇLANDIÐINA SÝNÝRLENMEZ" David J. Liberman'ýn araþtýrmasýna göre, yalan söyleyen kiþi, konu deðiþtirildiðinde rahatlar ve gerginliði azalýr.
Yalancýlarý tanýmanýn diðer yollarý da þöyle: 
Haksýz yere suçlandýðýna sinirlenmez.
'Gerçeði söylemek gerekirse', 'Dürüst olmak gerekirse' ve 'Neden yalan söyleyeyim ki' gibi cümleler kullanýr. Soruyu önceden düþünmüþ ve cevabý hazýrlamýþtýr.
Sorunuzu tekrar etmenizi ister ya da soruya soruyla karþýlýk verir.
Konuþmasýna, 'Yanlýþ anlamaný istemem ama' gibi bir cümleyle baþlar.
Ýlginizi daðýtmak için þaka yapar ya da dalga geçer.
Daha ayrýntýlý açýklama gerektiren konularý sýradan bir þeymiþ gibi aktarýr.  
Hikâyesi o kadar inanýlmazdýr ki, sýrf bu yüzden inanýrsýnýz.

NOT: Yalan asla baki kalmaz er ya da geç bir þekilde ortaya çýkar. Ya kiþinin duyduðu aþýrý vicdan azabý sonucu itirafla ortaya çýkar ya da yalan kendini kýrýlan potlarla ortaya çýkarýr. Genellikle vicdan sorgulamasý sonucu kiþinin duyduðu þiddetli rahatsýzlýk nedeniyle yalanlar ortaya çýkmýþ ve öz olan gerçekler gün yüzüne çýkmýþtýr.


NARSÝSÝZM
Günümüzde narsisizmi herkesin kabul edeceði bir biçimde tanýmlamak çok kolay deðildir. Bu konuda birçok akademik tartýþma sürmektedir. Narsisizm, kiþinin kendisini beðenmesi, sevmesi, deðerli, önemli hissetmesi, kendisinden memnun olmasý ile yakýndan iliþkili bir kavramdýr. Özsaygý, özdeðer, benlik saygýsý ya da kendilik deðeri olarak tanýmlanan  bu duygular insanýn kendi deðeri ve deðerliliði konusunda hissettikleridir. Doðal olarak en çok diðer insanlarla iliþkilerde ortaya çýkar.
Günlük kullanýmda narsisizm çoðu zaman olumsuz çaðrýþýmlar uyandýrýr. Muhtemelen bu önyargýlarýn temelinde narsisizmin, narsisistik kiþilik bozukluðu olan kiþilerin özellikleri ile eþ anlamlý tutulmasý bulunmaktadýr. Narsisizm hiçbir zaman bir iltifat olarak kullanýlmaz. Hatta narsisist olarak nitelenme bir yana, kendini seven ya da beðenen bir insan olarak nitelenme bile çoðu zaman bir hakaret gibi algýlanýr.

Psikiyatri literatürün de narsisizm, libidonun kendiliðe yatýrýlmasý olarak tanýmlanmaktadýr. Bu taným ruh içindeki yapýlarýn kiþinin kendisini sevmesi yönünde örgütlenmiþ olduðunu ifade etmektedir. Bu ruhsal yapýlar  insanýn kendisini, diðer insanlarý ve  dünyayý algýlayýþ ve deðerlendiriþ biçimini etkilemektedir. Kendisinden bilinçli ya da bilinçdýþý beklentileri, amaçlarý, hedefleri insanýn kendisini nasýl deðerlendirdiðini belirleyen önemli ögelerdir. Beklentilerini gerçekleþtiremediðini düþünen kiþi en azýndan o an için kendisinden hoþnut olmayacaktýr. Ýnsanýn diðer insanlarý nasýl algýladýðý da kendisi ile ilgili deðerlendirmelerini etkileyebilmektedir. Örneðin karþýsýndakileri sürekli kendisini olumsuz deðerlendirebilecek  insanlar olarak gören bir kiþi, en ufak eleþtiride bile kendisini herkesten aþaðý bir insan olarak deðerlendirebilmektedir. Ýnsanýn kendisini yargýlayan, eleþtiren ruhsal yapýlarý da kendisini deðerlendirmesini etkilemektedir. Bazý insanlar kendilerini acýmasýz biçimde eleþtirme eðilimi taþýrlar, bu insanlarýn kendilerini rahat biçimde sevmeleri çok zordur. Temel içgüdüsel gereksinimlerinin karþýlanmýþ olup olmamasý da insanýn deðerlilik duygusunu yakýndan etkiler. Bu gereksinimlerin yaþamýn ilk yýllarýnda nasýl karþýlandýðý daha da önemlidir. Örneðin gereksindiði zaman doyurulmayan bir bebekte kendisini deðersiz birisi olarak hissetmeye neden olan bir yapý yerleþir. Yalnýz içgüdüsel gereksinimlerin deðil, insanýn her türlü gereksiniminin uygun biçimde karþýlanmasý insanýn kendisini deðerlendirmesini olumlu yönde etkiler.

Narsisizm "özsevi", kiþinin kendisini sevmesidir. Baþka bir deyiþle, narsisizm, kiþinin kendisi ile ilgili hissettiði deðerlilik, beðeni, benzersizlik, üstünlük duygularýdýr. Kiþinin kendisini deðerli, benzersiz, önemli, üstün, farklý bir kiþi olarak hissetmesi, psikolojik doyum yaratan yaþantýlardýr. Ýnsanýn kendini sevmesi bütün insanlara yabancý olmayan bir duygudur. Ancak kiþiden kiþiye kendini sevme biçiminin büyük farklýlýklar gösterdiði günlük yaþamda kolayca fark edilebilen bir durumdur. Kendini seven bazý insanlarla (kendilerini, baþkalarýný, yaþamý seven kiþiler) birlikte olmak istenen-aranan bir durum iken, bazýlarý ("burnundan kýl aldýrmayan" kiþiler) ile birlikte olmak itici bir durumdur. Baþka bir deyiþle bir uçta diðer insanlarla iliþkileri besleyen ve psikolojik bir gereksinim olarak bütün insanlarda var olan kendini sevme, diðer uçta ise diðer insanlarla iliþkileri baltalayan kendini sevme bulunmaktadýr. Bir uçta normal narsisizm, diðer uçta patolojik narsisizm. Fakat narsisizmin bu iki tipini ayýrt etmek çoðu zaman oldukça zordur. Sorunu karmaþýklaþtýran konulardan birisi de kimi için normal olan narsisistik bir davranýþ, bir baþkasý için patolojik narsisizmin bir belirtisi olabilmektedir. Örneðin, bir ergenin ayna karþýsýnda saçýnýn þeklini en yakýþan haline getirmek için dakikalarca kalmasýnýn anlamý ile 30 yaþýndaki bir kiþinin ayný amaçla dakikalarca kalmasý arasýnda çok fark vardýr. Ayýrt etmeyi zorlaþtýran konulardan birisi de narsisizmi besleyen bir çaðda yaþýyor olmamýz. Günümüzde özellikle reklâmlar aracýlýðýyla yaratýlan imajlar; insanlarý güzel, kusursuz, baþarýlý, birinci, yarýþmacý olmaya itmektedir. Vücudunun görünümü günümüzde birçok insanýn önemli bir derdi. Yaþlanmak, þiþmanlamak, yüzdeki kýrýþýklýklar birçok insanýn önemli bir  korkusu. Tüketim kýþkýrtýlýyor; mutluluðun yolunun en güzeli tüketmekten geçtiði insanlarýn beyinlerine birçok kez yazýlýyor. Birincilik ve acýmasýz rekabet teþvik ediliyor. Böyle bir kültürel ortamda hangi davranýþýn patolojik narsisizmden kaynaklandýðýný ayýrt etmek giderek zorlaþmaktadýr.

Bununla birlikte kiþilerarasý iliþkilerin niteliðine bakýldýðýnda narsisizmin patolojik boyutlarýný ayýrt etmek biraz daha kolay olmaktadýr. Diðer insanlarla birlikteyken karþýdaki/diðeri için ne yaptýðý ve ne hissettiði önemli ipuçlarýdýr. Patolojik narsisizmi olan kiþilerin baþkalarýný sevebilme yetenekleri yoktur. Karþýsýndaki insanýn istek, gereksinim ve duygularý onlar için hiç önemli deðildir. Kendisini daha deðerli hissetmek için karþýdakini deðersizleþtirmek, onu yoksamak, onu hiç önemsememek gereksinimi içindedirler. Kendini sevebilmesi için diðer insanlarý aþaðýlama ya da küçümseme zorunluluðu duyarlar.
Normal narsisizm
Genel olarak anlaþýldýðýnýn tam tersine kiþinin kendisi hakkýndaki olumlu duygu ve düþünceleri (kendini sevmesi), onun baþkalarý ile olan iliþkilerini olumlu etkiler. Kendisiyle barýþýk, kendisini seven, kendisinden memnun bir kiþi, baþkalarýný da (kuþku, haset ya da kýskançlýk duymadan) sever. Bunun oluþabilmesi kiþinin kendi olumlu yönlerini görmesi yanýnda olumsuz yönlerini de rahatsýzlýk duymadan kendisinin bir parçasý olarak kabullenmesi gerekmektedir.

Kiþinin hiçbir kuþku duymadan özdeðerine güvenmesi ve özdeðerlilik duygusunun dýþarýdan beslenmeye gereksinimi bulunmamasý normal narsisizmin önemli bir özelliðidir.

Ýnsanýn kendisini sevmesi, beðenmesi ya da deðerli hissetmesi çoðu zaman diðer insanlarla iliþkilerde ortaya çýkar ve onlar tarafýndan sevilmesi, beðenilmesi ya da deðer verilmesi ile mümkün olmaktadýr. Bu sevilme, beðenilme ya da deðer verilme istekleri narsisistik gereksinimlerdir. Herkes için tanýdýk olan bu narsisistik gereksinimler, insanýn temel psikolojik gereksinimleri arasýnda bulunmaktadýr.

Narsisistik gereksinimlerin ifade edilmesi çoðu zaman olumsuz düþünce ve duygu yaratýr. Oysa narsisistik gereksinimler olarak adlandýrýlan bu isteklerin günlük yaþamýmýzý ne kadar etkilediðini görmek için çok fazla bir çaba harcamaya gerek yoktur. Neler yapýlmaz bunlar için. Dakikalarca ayna karþýsýnda kalýnýr, kendisine yakýþaný bulmak için dükkân dükkân dolaþýlýr. Açýk açýk kabul edilmese de adam yerine konulmak, önemsenmek, deðer verilmek, sevilmek beklenir.

Bu istekler ya da beklentiler gerçekleþmediðinde narsisistik incinme ortaya çýkar. Kýrýlma, darýlma, gücenme, küsme, alýnma ve geri çekilme narsisistik incinmenin göstergeleridir. Hak edildiði düþünülen bir þey verilmediði, adam yerine konulmadýðý, önemsenmediði düþünüldüðünde yaþanýr bu duygular. "Gereksiniminin eþi tarafýndan anlaþýlmamasý", "iþ arkadaþýnýn günaydýn demeyiþi", "bankada kuyrukta bekletilmesi" , "isteðini arkadaþýnýn yerine getirmemesi" narsisistik incinme yaratabilen her gün karþýlaþtýðýmýz basit örneklerdir.
Patolojik narsisizm
Patolojik narsisizmi olan kiþiler dýþtan bakýldýðýnda kendini herkesten farklý, üstün gören ve kendisini beðenen, seven bir insan görünümü çiziyorlarsa da bu yalnýz görünümdedir. Bu kiþiler daha derinlerde kendilerini deðersiz hisseden kiþilerdir. Büyüklenmeci tavýrlarýnýn altýnda yatan da tam olarak budur. Patolojik narsisizmde þiþirilmiþ bir büyüklenmecilik vardýr. Bu büyüklenmecilik abartýlý, gerçekçi olmayan, içi boþ, kendine güvenden yoksun, içsel ve dýþsal destekten yoksun, biraz da tüm güçlüdür. Kiþi bilinçdýþý olarak özdeðerinden kuþku duyduðu için þiþirilmiþ bir özdeðere gereksinmektedir. Bu tür özdeðerlilik duygusu dýþarýdan beslenmeye gereksinim duyar. Kendisini deðersiz hisseden kiþi, baþkalarýný deðersizleþtirerek bundan kurtulmaya çalýþýr. Kendisini sevmesi, kendisini deðerli hissedebilmesi için karþýdakini deðersizleþtirme zorunluluðu hisseder. Bu tür narsisizm kiþiyi eleþtiriye aþýrý duyarlý hale getirir; kendi deðerlilik duygularýný etkileyen her türlü etkiye (eleþtirilme, küçük düþme, baþarýsýzlýk) duyarlýdýrlar ve bu tür etkilere öfke ve depresyon ile tepki verirler.


ALINTI
Geschrieben am 15.05.2007 13:49 Uhr

? Auf dieses Thema antworten

? Du bist zurzeit nicht angemeldet. Bitte logge dich ein, um Antworten auf Forenthemen zu verfassen.