? PHP-Nuke Retro Portal

Nostalgischer PHP-Nuke Core auf moderner und sicherer MVC-Architektur.

BREAKING +++ PHP-Nuke Retro Engine ist offiziell gestartet! +++ Sichere Passwrter ber password_hash() +++ CSRF-Schutz aktiv +++ Foren-System komplett modular +++ God-Rolle voll einsatzbereit +++
?? Foren-bersicht Dostluk, Arkadaþlýk

?? Olgunlaþmak

Dieses Thema hat bisher 55 Aufrufe erhalten.

a
admin Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
Olgunlaþmak


Artýk eskisi gibi her haftasonu birileri ile dýsarý çýkmak istemiyorum. Beni yoran iliskiler, yeni tanýsmalar, yeni yüzler aramýyorum. Eski dostluklarýn da özetini çýkarmaya basladým

Iliskilerde tasarrufa gidiyorsun her seyde oldugu gibi ve gereksiz insanlari hayatindan atmak istiyorsun.

Yapmacik, inanmadan konusmak istemiyorum artýk. Beni anlamayanlarla konusmak cümle kirliliði yaratýyor ve hak edenlere saklýyorum enerjimi.

Istedigime istedigimi deme özgürlügüne sahibim, elestirme hakkýný olusturan yasamislýk ve yeterli yas faktörü artik bende de var.

"Ben demistim" ,"ben bilirim","ben zaten anlamýstým", sendromunda olanlarla arkadasliklari bir kez daha sorguluyorsun.

Ýliskilerini sadelestirmeye baslayinca sýra iyi ve kötü gün dostlarýný ayýklamaya geliyor. Kötü gün dostlarýný belirliyor ve onlara daha çok önem veriyorsun. Iyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum. Dostlar ihtiyaç oldugunda göçmen kuslar gibi sicaga uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayri düsenler kalýyor.

Zamanýn ne kadar kýymetli oldugunu ögreniyorsun buralara kadar gelirken. Uzun düz otobanlardan oldugu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulasabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de ögrendim gide gele.

Bos geçen her saniye degerli artýk. Daha yapýlacak çok sey var ama, kendimi çok yormaktan çok hýrpalamaktan yana degilim.

Gerektiginde "HAYIR" demeyi ögrendim ve bu kelime basta karsýndakine kýrýcý gelse de senin için hayat kurtarýcý olabiliyor. Sevgiye önem vermek gerektigini, zamaný geldiginde elinde sadece sevginin kalacagýný biliyorum.

Sevgi paylasildýkça olusuyor, olgunlasýyor. Aileme ve seçtigim tüm dostlarýma daha önce göstermedigim sevgi,anlayis ve ilgiyi gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardýnda sadece iyilikler kalýyor, ne kadar sevgi dolu oldugu hatýrlanýp anýlýyor.

Bana çok genç olduklarýný hatýrlatýrcasýna nedense tecrübelerimi, fikirlerimi sormaya basladýlar. Verecegim cevaplar belki çok anlamsýz geliyor ama yine de dinliyorlar ama ben biliyorum ki yasamadan hiçbir sey ögrenilmiyor. Yasamýslýgýn olusturdugu bir alçakgönüllülükle gülüyorum içimden sadece.

Artýk daha þýk giyiniyorum, senelerle birikmis dolaplar dolusu kýyafet var ve bunlarý kendimle paylasmalýyým. Önce kendine güzel görünmelisin, kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum. Modaya uymak adýna popomun sýgmadýgý düsük bel pantolonlara sýgmýyorum diye kendimi üzme tercihini de kullanabilirim. Ayýp, günah ya da ne derler korkularý çoktan geride kaldý .

Dostlarýma, kendimize yemek yapmak hosuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm iken simdi zevk aldýgým mekanlar arasýna giriyor. Farklý lezzetler denemek güzel ve kendi lezzetimi kendimde yaratabilecegim belli bir damak zevkim ve mutfak kültürüm olustu.

Sonra Sezen'in sarkýsýndaki gibi anneni daha sýk düsünüyorsun ve hatta anlýyorsun. Iste bu yeni alýsmaya baslanan ve giderek hosa giden yeni duruma olgunluk deniyor.

Yasamýslýgýn, görmüslügün, geride kalmýs üflenmis dogum günü mumlarýnýn bir sonucu kendiliginden ortaya çýkýyor hayatýn bir dönemecinde bu olgunluk.

Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yasadýgýna göre degisiyor bu olgunluk çagýna ermek. Inanýn bana hayattaki düsüsler, zor alýnan virajlar bu zamaný hýzlandýrýyor.

Kendi dünyanýn küçüklügünü kesfetmek ve buna ragmen kendinin kýymetini bilmek çok ise yarýyor. Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunlugu bulmasýný diliyorum.



ALINTI
Geschrieben am 14.05.2007 13:58 Uhr
a
admin Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
Ev Ödevi- Nurdan Gürbilek



Metis Yayýnlarý, Þubat 1999





Ev



Geceye, sararmýþ dörtgenler halinde gülümseyen bir huzur yuvasýdýr, masalda ev... Yaþlý ormancýnýn bacasýna þöminenin dumaný, camýna alevinin harý vurur.

Gaston Bachelard'ýn "Geceye açýlmýþ bir çift göz" diye tanýmladýðý ýþýklý pencereler, ebedi saadet mekanlarýný çaðrýþtýrýr çoðumuza; içimizi ýsýtýr.

Geçen Pazar Hýncal Uluç da "Evin yanan ýþýklarý" baþlýklý yazýsýnda bu sýcaklýðý anlatýyordu duygusal bir dille... Akþamlarý yalnýz baþýna pencereleri kapkara bir eve dönmenin hüznünden söz ederken, "Kapýsý anahtarla açýlmayýp, zili çalýnan evler"e özenen Savaþ Ay'ýn mýsralarýna katýlýyordu.

Yalnýzlýðýn kilidini açan anahtara karþý zil, paylaþýlan bir ýþýðýn sesiydi sanki...



* * *



Nurdan Gürbilek, "Ev Ödevi" baþlýklý nefis denemesinde tam da bu duyguyu deþiyor (Metis, 1999). Bir tren yolculuðunda, akþam herhangi bir istasyonda gördüðümüz ýþýklý evleri örnek veriyor. Trende "yalnýz ve karanlýkta olan için evden yayýlan ýþýk, o anda kendisinin yoksun olduðunu düþündüðü her þeyin timsali gibi parýldar. 'Uyanýk kalan evde biri var' diyordur ýþýk, 'Sen orada boþ düþler kurarken, burada devam eden bir hayat var.'".

Sonra, aniden, usta iþi bir yer deðiþtirme ile, bu kez ýþýklý eve girip, istasyondaki trene bakýyor Gürbilek... Cýlýz lamba ýþýðýný arkalarýna alýp, her gün ayný saatte evlerinin önünde duran treni gözleyenler de acaba "Ev ne kadar karanlýk, dýþarýda trenin ýþýðý ne kadar güçlü" diye düþünüyorlar mýdýr?

Trenin vaat ettiði aydýnlýk, evdeki ýþýktan parlak mýdýr? "Ev, dýþarýya karþý sadece bir sýðýnak deðil, ayný zamanda bir engel midir?"



* * *



Elbet evden eve, mukimden mukime cevabý deðiþen bir soru bu...

Lakin ülkenin kahir çoðunluðu için ev, Tezer Özlü'nün "Çocukluðun Soðuk Geceleri"nde öfkeyle söz ettiði mekana benzer.

Özlü, "Orta sýnýf evlerinin aðýr ve bunaltýcý havasýndan yakýnýr" kitabýnda... "Eski anýlarla dolu, küf kokan, nemli, soðuk ve yalnýz taþra evleri"nden söz eder. Nurdan Gürbilek'in, kendi çocukluðundan imgelerle zenginleþtirerek tasvir ettiði bu evlere yakýndan bakýnca her birinde kendi hayatýmýzdan birer ayrýntý bulabiliriz:

"Evlerin çoðunda baba devlet memurudur. Aile yoksul deðildir, ama yokluðun yabancýsý da deðildir. Para zor, ama su idareli harcanýr. Odadan çýkar çýkmaz söndürülür ýþýklar... Odalar dar, pencereler küçüktür.

Musluklar sürekli damlatýr bu evlerde... Musluklarýn altýna madeni kaplar konur, su kaba damladýkça tekdüze bir ses çýkarýr, kaplar dolar, su taþar, taþtýðý yerde inatçý sarý bir pas izi býrakýr. Eski eþyalar atýlmaz, saklanýr bu evlerde; delinmiþ tencereler, kulpu kýrýk fincanlar, küçülmüþ elbiseler, eski düðmeler...

Bu eþya yýðýnýnýn içinde çocuklardan kaçýrýlmýþ birkaç nadide eþya her zaman vardýr: doðru misafire ikram edilmek üzere bekletilen, doðru misafir gelmediði için evin gizli bir köþesinde öylece bekleyen, ikram edilmeye bir türlü kýyalamayan bir iki þiþe viski, birkaç paket yabancý sigara... Tüketim çaðýnýn baþladýðýný bir türlü anlayamayacak, anlasa bile kabullenemeyecek bu evlerde yýðýnla naylon torba, boþalmýþ deterjan kabý, içki þiþesi, ambalaj kaðýdý, gazý bitmiþ çakmak da birikir. Ayný zamanda, miyadýný doldurmuþ, toplu iðnelerle tutturulmuþ, sararmýþ, uçlarý kývrýlmýþ, gerekli gereksiz yýðýnla evrak, 20 yýl önce taþýnýlan evin elektrik ve vergi makbuzlarý, bir gün lazým olur diye saklanmýþ karneler, yazýþmalar, notlar, gazete kupürleri, köþe yazýlarý, yemek tarifleri, þifalý otlarla ilgili bilgiler..."



Tanýdýk geliyor mu?
Devam edelim:
"Kapýsý ancak misafir geldiðinde açýlan soðuk misafir odalarý, kapaðý hep kapalý duran þekerlikler, þehirde daha yerleþik bir hayata geçilince edinilmiþ, yerinden kýpýrdatýlamayacak kadar aðýr, tozdan asla arýndýrýlamayan vitrinler, fazla elektrik yakmasýn diye birkaç ampulü gevþetilmiþ kristal taklidi avizeler. Beyaz bomboþ bir duvara koca bir çiviyle asýlmýþ, nedense hep eðri duran Saatli Maarif Takvimleri, bir köþede öylece bekleyen Hayat ansiklopedileri, çocuðun zamanla keþfedeceði, gözden uzak bir yere kaldýrýlmýþ seksoloji dergileri...

"... ortasý çökmüþ demir karyolalar, tüten soba, akýtan termosifon, bir yana yatmýþ, iyice incelmiþ tokyo terlikler, bir yaný yeþil, ötekisi beyaz 'Yeþil Bursa' yazýlý, uçlarý püsküllü havlular, ortasý balýk iþlemeli hamam tasý. Banyo günü..."

"... cýzýrtýlý radyolar, tavandan sarkan çýplak ampuller, gölgesi ýþýðýndan büyük lambalar, gecenin soðuðunu kapmýþ kara okul giysileri... Aðzýna kadar eþyalarla dolu odalar, kapýlarýnýn arkasýnda giysilerin asýlý olduðu askýlar, bir ayaðý sallanan masa, gýcýrdayan sandalyeler..."



* * *



Evlerin "arka bahçe"sine vuran "ters ýþýk"ta bazen farklý görünür hayat...

Tezer Özlü, böyle bir evin penceresinden bakarak, içerde yanan ýþýklara özenen Hýncal Uluç'a göz kýrpar adeta: "Sokak aralarýndan geçerken, gözüme pijamalý aile babalarý iliþirse, kýþýn yaðmurlu gri günlerde tüten soba bacalarýna iliþirse gözlerim, evlerin pencere camlarý buharlaþmýþsa, odalarýn içine asýlmýþ çamaþýr görürsem... gitmek, gitmek, gitmek isterim hep."

Çünkü Özlü'ye göre "Güzel olan, gerçek olan dýþ dünya ve o dünyanýn insanýn kulaklarýna varan uðultusudur. Ve yaþam, yalnýzca sokaklardadýr".

Ýçeridekilerin özlemle dýþarýyý gözlediði, dýþarýdakilerin imrenerek içeriyi özlediði bir garip mabettir ev...

Evin içindekiler dýþarýda, dýþarýdakiler içeride arasa da, herkes ayný ýþýðýn peþindedir.

... ve ola ki bizdedir, içeride ya da dýþarýda arayýp durduðumuz o ýþýðýn kaynaðý...

... içimizdedir.





CAN DÜNDAR IN KÜTÜPHANE SINDEN ALDIGI YAZI


ALINTIDIR
Geschrieben am 18.05.2007 20:33 Uhr

? Auf dieses Thema antworten

? Du bist zurzeit nicht angemeldet. Bitte logge dich ein, um Antworten auf Forenthemen zu verfassen.