?? Foren-bersicht
Dostluk, Arkadaþlýk
?? YAPMAYIN ARTIK SUNU
Dieses Thema hat bisher 87 Aufrufe erhalten.
a
admin
Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
09.07.2026
Çocuklar var annesine hiç doyamadan ayrýlmak zorunda kalan. Çocuðunu kaybeden anneler… Annesini tanýyamayýp, acý çekenler… Annesini özleyenler ama bir telefon veya iki adýmda ulaþamayanlar.. Her “anne” lafý duyduðunda baðrý yananlar…”anneler günü ” ok gibi kalbine saplananlar.
Ýþte onlardan çok var… Biri benim annem biri de diðeri kuzenim. Ýkisi de annesiz.
Özellikle iki kuruþluk mal satmak için reklam çekip , duygu sömürüsünün en aðýrýný yapanlarý en çok fark edenler.. Hiçbir ürünle yeri doldurulamayacak acýsý deþilenler… Yýllardýr piyasada olup da, durduk yere “anne faktörü” promosyonuyla hatýrlatýlan bisküvilerin , durup dururken anne tiplemesiyle daha bir tatlý olan çikolatalarýn, anneli ütülerin, anne eli gibi piþiren tencerelerin reklamý çýkar çýkmaz kumandanýn üzerine atýveriyorlar yýl boyu…
Sonra bahar geliyor… Mayýsýn birinden ikinci pazarýna kadar durmadan “anneler günü” eziyetini dinlemek zorunda kalýyorlar. Çok hain bir kutlama bu duygularý istismar eden, kazanç uðruna insanlarý üzen bir gün…
Benim anneme bugün lazým deðil ben kutluyorum ama onun içi buruk olduktan sonra… Keþke kimse annesini o güne muhtaç býrakmasa da, böyle saçma, empoze edilmiþ kutlamalar bahar olup uçsa.
ALINTI
Ýþte onlardan çok var… Biri benim annem biri de diðeri kuzenim. Ýkisi de annesiz.
Özellikle iki kuruþluk mal satmak için reklam çekip , duygu sömürüsünün en aðýrýný yapanlarý en çok fark edenler.. Hiçbir ürünle yeri doldurulamayacak acýsý deþilenler… Yýllardýr piyasada olup da, durduk yere “anne faktörü” promosyonuyla hatýrlatýlan bisküvilerin , durup dururken anne tiplemesiyle daha bir tatlý olan çikolatalarýn, anneli ütülerin, anne eli gibi piþiren tencerelerin reklamý çýkar çýkmaz kumandanýn üzerine atýveriyorlar yýl boyu…
Sonra bahar geliyor… Mayýsýn birinden ikinci pazarýna kadar durmadan “anneler günü” eziyetini dinlemek zorunda kalýyorlar. Çok hain bir kutlama bu duygularý istismar eden, kazanç uðruna insanlarý üzen bir gün…
Benim anneme bugün lazým deðil ben kutluyorum ama onun içi buruk olduktan sonra… Keþke kimse annesini o güne muhtaç býrakmasa da, böyle saçma, empoze edilmiþ kutlamalar bahar olup uçsa.
ALINTI
Geschrieben am 13.05.2007 18:21 Uhr
a
admin
Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
09.07.2026
ANNE’lerimiz için 365 günden bir gün Ýþde ANNELER günü
Ama ANNELER günü bugünde deðil her günümüzde olmalý, ANNE’lerimizi sadece bugün de hatýrlamamalýyýz öyle deðilmi? Soruyorum Öyle deðilmi?
ANNE’ANNE’lerimiz Bu dünyadaki en güvenli sýðýnabilecegim tek kucaktýr.
Sevgili Anneciðim,
Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki,
çocuklarý anne olunca çocuklaþýyor anneler
ve insan, zamanýn nasýl insafsýz
bir öðütücü olduðunu bu rol deðiþiminde anlýyor.
Eminim karnýndaki ilk tekmemden, hatta doktorlarýn
Bundan sonra aðýr kaldýrmak yok’ müjdesinden
beridir iki kiþilik yaþýyorsun yaþamý…
Doðum odasýnda bir küçük el saçlarýna tutununca
deðiþti herþey ve o el, o saçtan hiç eksik olmasýn istedin.
Kimbilir kaç geceyi karyola baþuçlarýnda derin
iç çekiþler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin,
kaç emzirme seansýnda bitkin uyuyakaldýn.
O gün bugündür hayatý, bir toprakla çiçeði kadar
ortak üretiyor, tüketiyoruz.
Yolboyu, kusurlarýný hiç görmedik birbirimizin,
yeteneklerimizi abarttýk karþýlýklý; toz
kondurmadýk üzerimize, kol kanat gerdik…
Ben dünyanýn en iyi evladýydým, sense; tarihin
en iyi annesi… Her çýðlýkta
baþucumda biteceðini bilmenin güveniyle büyüdüm.
Her derdimde benden çok dertleneceðini bilmenin
o bencil alýþkanlýðýylaayakta kaldým.
Sevginle donandým…
Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi
ve yaþamýn acýmasýz kuralý iþledi ;
Büyüdüm… Senin kollarýnda ’sen’den habersiz,
bambaþka bir ‘ben’ çýktý ortaya. Bazen o eski ‘ben’e
hiç benzemeyen bir ‘ben’… Çünkü farkettim ki,
anlattýðýn masallarýn yaþamda karþýlýðý yokmuþ.
Kýzlar bir prens umuduyla kurbaðalarý öpedursun,
ben her yalanda burnumu yokladým.
Þaþýrdým. Bostandaki lahanalarýn,
ýsýrýlmýþ lahanalarýn ve benzeri pastoral ninnilerin
modasýnýn geçtiðini gördüm sokakta…
Söyleyemedim sana…
Yaþamýn deðiþtiðini, eski tecrübelerin artýk
eskisi kadar geçerli olmadýðýný’ anlatan kitaplarý
salonun ortasýnda açýk býraktým, açýp okuyasýn diye…
Her kuþaðýn o vazgeçilmez ikilemi depreþti yeniden;
Devir de amma deðiþti’ diye yakýnýrken sen;
ben ilginle boðulduðumdan dertlendim.
Bir yerim yaralandýðýnda ‘Anam görürse
ne kadar üzülür’ diye gizlemeye çalýþmak
küçük bir çocuk için nasýl bir yüktür bilir misin?
Acýndan çok onda yaratacaðýn acý, acýtýr canýný…
Oysa ne çok acýlar paylaþtýk seninle…
Ve ne çok sevinçler yaþadýk beraber…
Nasýl dar günlerde yardýma koþup,
kaç þenliðine ortak olduk birbirimizin?
Lakin artýk kafesten uçma vaktiydi.
Danalarýn girdiði bostan’da ayakta kalabilmenin yolu,
tek baþýna kanat çýrpmayý öðrenmekten geçiyordu.
Yargýladýk birbirimizi bir dönem…Sorguladýk…
Sen bana eþ dost çocuklarýný örnek gösterdikçe,
ben seni eþ dost ebeveynleriyle kýyaslar oldum.
Sen her sohbete ‘Bizim çocukluðumuzda…’
diye baþladýkça ben, deðiþen
takvim yapraklarýný koydum önüne…
Nasýl da zalim bir çark bu deðil mi?
Doðuyor, doðuruyor ve günün birinde
yuvadan uçacaðýný bile bile
koca bir ömrü karþýlýksýz veriyorsun…
Ve hayat birden ýssýz bir adaya dönüþüveriyor.
Sonrasý kâh bir kapý zili beklentisi,
kâh bir mektup, kâh bir telefon sesi…
Gizliden gizliye özlenen bir torun müjdesi…
Fotoðraflar sarardýkça solan bir yaþam ve uzaklaþtýkça
yakýnlaþtýðýmýz bir mazinin geri dönmez anýlarý…
Yazýlarla konuþtuk öyle zamanlarda…Bakýþlarla anlaþtýk.
Aðlaþtýk birbirimizden gizleyerek acýlarýmýzý…
Bir mimikle özleþtik, bir gülüþle kavuþtuk.
Ben büyürken seni de büyüttüm.
Þimdi çok daha iyi anlýyoruz birbirimizi…
Çünkü küçücük bir el saçlarýmý kavrýyor geceleri…
Karyola baþlarýnda uykusuz geceler geçiriyorum.
Pastoral ninnilerle büyütüyoruz oðlumu;
yalancý çocuklarýn burunlarý uzuyor masallarda,
öpülen kurbaðalar prens oluyor.
Ve yaþamýn deðiþtiðini, eski tecrübelerin
geçersizleþtiðini anlatan kitaplarý
kaldýrýyoruz salondan gizli gizli…
O korkunç çark, acýmasýz bir hýzla dönmeye
devam ediyor. Zaman, öðütüyor kuþaklarý…
Ýnsan ancak mahrum kalýnca anlýyor
sevginin deðerini…
Bense sevginden mahrum kalmaya
fazla dayanamayacaðýmý biliyorum.
O yüzden bu Anneler Günü’nde
sana upuzun bir ömür diliyorum.
Hem biliyor musun?
‘SENÝ ÇOK SEVÝYORUM’
Can Dündar
ALINTI
Ama ANNELER günü bugünde deðil her günümüzde olmalý, ANNE’lerimizi sadece bugün de hatýrlamamalýyýz öyle deðilmi? Soruyorum Öyle deðilmi?
ANNE’ANNE’lerimiz Bu dünyadaki en güvenli sýðýnabilecegim tek kucaktýr.
Sevgili Anneciðim,
Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki,
çocuklarý anne olunca çocuklaþýyor anneler
ve insan, zamanýn nasýl insafsýz
bir öðütücü olduðunu bu rol deðiþiminde anlýyor.
Eminim karnýndaki ilk tekmemden, hatta doktorlarýn
Bundan sonra aðýr kaldýrmak yok’ müjdesinden
beridir iki kiþilik yaþýyorsun yaþamý…
Doðum odasýnda bir küçük el saçlarýna tutununca
deðiþti herþey ve o el, o saçtan hiç eksik olmasýn istedin.
Kimbilir kaç geceyi karyola baþuçlarýnda derin
iç çekiþler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin,
kaç emzirme seansýnda bitkin uyuyakaldýn.
O gün bugündür hayatý, bir toprakla çiçeði kadar
ortak üretiyor, tüketiyoruz.
Yolboyu, kusurlarýný hiç görmedik birbirimizin,
yeteneklerimizi abarttýk karþýlýklý; toz
kondurmadýk üzerimize, kol kanat gerdik…
Ben dünyanýn en iyi evladýydým, sense; tarihin
en iyi annesi… Her çýðlýkta
baþucumda biteceðini bilmenin güveniyle büyüdüm.
Her derdimde benden çok dertleneceðini bilmenin
o bencil alýþkanlýðýylaayakta kaldým.
Sevginle donandým…
Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi
ve yaþamýn acýmasýz kuralý iþledi ;
Büyüdüm… Senin kollarýnda ’sen’den habersiz,
bambaþka bir ‘ben’ çýktý ortaya. Bazen o eski ‘ben’e
hiç benzemeyen bir ‘ben’… Çünkü farkettim ki,
anlattýðýn masallarýn yaþamda karþýlýðý yokmuþ.
Kýzlar bir prens umuduyla kurbaðalarý öpedursun,
ben her yalanda burnumu yokladým.
Þaþýrdým. Bostandaki lahanalarýn,
ýsýrýlmýþ lahanalarýn ve benzeri pastoral ninnilerin
modasýnýn geçtiðini gördüm sokakta…
Söyleyemedim sana…
Yaþamýn deðiþtiðini, eski tecrübelerin artýk
eskisi kadar geçerli olmadýðýný’ anlatan kitaplarý
salonun ortasýnda açýk býraktým, açýp okuyasýn diye…
Her kuþaðýn o vazgeçilmez ikilemi depreþti yeniden;
Devir de amma deðiþti’ diye yakýnýrken sen;
ben ilginle boðulduðumdan dertlendim.
Bir yerim yaralandýðýnda ‘Anam görürse
ne kadar üzülür’ diye gizlemeye çalýþmak
küçük bir çocuk için nasýl bir yüktür bilir misin?
Acýndan çok onda yaratacaðýn acý, acýtýr canýný…
Oysa ne çok acýlar paylaþtýk seninle…
Ve ne çok sevinçler yaþadýk beraber…
Nasýl dar günlerde yardýma koþup,
kaç þenliðine ortak olduk birbirimizin?
Lakin artýk kafesten uçma vaktiydi.
Danalarýn girdiði bostan’da ayakta kalabilmenin yolu,
tek baþýna kanat çýrpmayý öðrenmekten geçiyordu.
Yargýladýk birbirimizi bir dönem…Sorguladýk…
Sen bana eþ dost çocuklarýný örnek gösterdikçe,
ben seni eþ dost ebeveynleriyle kýyaslar oldum.
Sen her sohbete ‘Bizim çocukluðumuzda…’
diye baþladýkça ben, deðiþen
takvim yapraklarýný koydum önüne…
Nasýl da zalim bir çark bu deðil mi?
Doðuyor, doðuruyor ve günün birinde
yuvadan uçacaðýný bile bile
koca bir ömrü karþýlýksýz veriyorsun…
Ve hayat birden ýssýz bir adaya dönüþüveriyor.
Sonrasý kâh bir kapý zili beklentisi,
kâh bir mektup, kâh bir telefon sesi…
Gizliden gizliye özlenen bir torun müjdesi…
Fotoðraflar sarardýkça solan bir yaþam ve uzaklaþtýkça
yakýnlaþtýðýmýz bir mazinin geri dönmez anýlarý…
Yazýlarla konuþtuk öyle zamanlarda…Bakýþlarla anlaþtýk.
Aðlaþtýk birbirimizden gizleyerek acýlarýmýzý…
Bir mimikle özleþtik, bir gülüþle kavuþtuk.
Ben büyürken seni de büyüttüm.
Þimdi çok daha iyi anlýyoruz birbirimizi…
Çünkü küçücük bir el saçlarýmý kavrýyor geceleri…
Karyola baþlarýnda uykusuz geceler geçiriyorum.
Pastoral ninnilerle büyütüyoruz oðlumu;
yalancý çocuklarýn burunlarý uzuyor masallarda,
öpülen kurbaðalar prens oluyor.
Ve yaþamýn deðiþtiðini, eski tecrübelerin
geçersizleþtiðini anlatan kitaplarý
kaldýrýyoruz salondan gizli gizli…
O korkunç çark, acýmasýz bir hýzla dönmeye
devam ediyor. Zaman, öðütüyor kuþaklarý…
Ýnsan ancak mahrum kalýnca anlýyor
sevginin deðerini…
Bense sevginden mahrum kalmaya
fazla dayanamayacaðýmý biliyorum.
O yüzden bu Anneler Günü’nde
sana upuzun bir ömür diliyorum.
Hem biliyor musun?
‘SENÝ ÇOK SEVÝYORUM’
Can Dündar
ALINTI
Geschrieben am 13.05.2007 18:25 Uhr
? Auf dieses Thema antworten
? Du bist zurzeit nicht angemeldet. Bitte logge dich ein, um Antworten auf Forenthemen zu verfassen.