? PHP-Nuke Retro Portal

Nostalgischer PHP-Nuke Core auf moderner und sicherer MVC-Architektur.

BREAKING +++ PHP-Nuke Retro Engine ist offiziell gestartet! +++ Sichere Passwrter ber password_hash() +++ CSRF-Schutz aktiv +++ Foren-System komplett modular +++ God-Rolle voll einsatzbereit +++
?? Foren-bersicht Site Hakkýnda

?? Ruh ve Ýnsan

Dieses Thema hat bisher 132 Aufrufe erhalten.

a
admin Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
Sufilere göre ruhlar yemez içmez latif (Gören) cevherlerdir. Yatmaz, uyumaz, lezzet almaz, yemez, içmez ölmez, ruha latifliðinden dolayý ruh denmiþtir. Ruh yaratýlmýþtýr ama cisimden önce yaratýlmýþtýr.
Ruhlar bazen olaylarý rüya yolu ile önceden haber verir. Bazen rüyalarda bazý olaylar daha olmadan önce o olayý görürüz. Daha sonra o olay vuku bulunca ya ben bu olayý görmüþtüm deriz. Rüyalarda insanlarýn aðzý kapalý olduklarý halde yemek yer ve lezzetini alýrlar. Gözleri kapalý olduðu halde renkleri seçerler .
Ruh hakkýnda çeþitli görüþler vardýr. Ýlk sufiler ruhun yaratýldýðý hakkýnda ittifak halinde idiler. Ancak daha sonra ruhun kýdemini iddia edenlarde olmuþtur. Vahdeti vücutçu görüþ farklý görüþlere ayrýlmýþtýr. Bu ayrýlýþta iki görüþ vardýr.1:Allahýn ruhu.2:Ademin ruhu
1: Allahýn ruhu kadimdir ancak bu ruh Allahtan Adem e üflenince yaratýlmýþ sayýlýr. Bu itibarla Ademin ruhu yaratýlmýþ ise de mahluk sayýlmaz.
2: Allahýn Ademi üflemesi ile ruhun bizzat Allahýn zatýndan Ademe geçtiði görüþü olup ancak daha sonra þu sebebten bu görüþ çürümüþtür. Allahtan gelen bir ruh asla insanlarý yanlýþ yola götürüpte Allah tarafýndan cezalandýrýlamaz. Bu durum Allahýn yaratýþ kanununa ters düþer.
Bazý Ýslam alimleri de ruhun bedenden bedene geçeceðini. Bazý kafirin bir ruhu olduðunu, müminin üç ruhu olduðunu, peygamberlerin ve sýddýklarýn beþ ruhu olduðunu söylemiþlerdir.
Ruhun mahluk olduðu ilk büyük sufilerin görüþü ise de ruhun bedenle beraber öldüðü doðru deðildir. Ruhun ölmesi beþeri naslara ve modern ilme aykýrý düþmektedir. Ruhun ölmediði týbben ve ilmen de isbat edilmiþtir. Þu hadiseyle de din bakýmýndan da ruhun ölümsüz olduðu anlaþýlmaktadýr.
Hz.Muhammed Bedir savaþýnda bir çukura doldurulan müþrik ulularýna Ben Rabbimin bize verdiðini gerçek buldum sizde Tanrýnýn size verdiðini gerçek buldunuzmu? diye seslenmiþ ashabý: Bunlar ölmüþ iþitirlermi? deyince Hz.Muhammed bunlar sizden daha iyi iþitirler fakat bize cevap veremezler demiþtir. Yine Peyðamber kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarýndan bir çukurdur? hadisi ile ruhun ölmediðini söylemiþtir. Ayrýyeten Kuranda Vakýa Suresinin 83/95 inci ayetlerinde ölen bir insanýn ruhunun Allaha gideceði, ameli iyi olanýn cennete, kötü olanýn ise cehenneme gideceði açýklanmýþtýr. En doðru ve gerçek olan görüþlerde ruh Allahýn latif bir yaratýðýdýr. Beden ölünce o ölmez yaþar, kýyamette yeniden bir bedene girerek haþrolunur.
Ömer Hayyam ýn þu beyitleri tasavvufi olarak biraz açýklýk getiriyor
Ezelin sýrlarýný ne sen bilirsin ne de ben
Bu muamma harfini ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perdenin bu yüzünde senin benim dedikodularýmýz var
Perde kalkarsa ne sen kalýrsýn ne de ben..
(Ömer Hayyam tasavvufun en can alýcý noktasýna iþaret ederek öteden beri üzerinde durulup ta bir türlü izah edilemeyen konuya girmiþtir. Tasavvufta Allahýn nuru bütün eþyayý kaplamýþ nur aþikar olunca ne eþya kalýr ne sen ve ne de ben kalýr her þeyin sýrrý hakkýn nurundadýr demiþ oluyor)

ÝNSAN MUAMMASI

Tasavvuf konu olarak insaný ve yaratýlýþý ele almýþtýr. Dolayýsýyla ruh olarak tam insan ruhu incelemeye alýnmýþtýr. Ýnsan ruhunun tekamülünü, mahiyetini, bilgisini, bilgisinin mahiyetini ve insanýn en son akibetini anlamaya çalýþmýþtýr.
..........
Galib dede bu konudaki inancýný þu coþkulu ve akýcý beyitleri ile anlatýyor:
Ey dil Ey dil neye bu rütbede pür gamsýn sen
Gerçi virane isen genci mutalsamsýn sen
Secde fermayý melek zatý mükerremsin sen
Bildiðin gibi deðil cümleden efdal ademsin sen
Ruhsun nefha-i Cibril ile tev-emsin sen
Sýrrý Haksýn Mesel-i Ýsý-i Meryemsin sen

Hoþca bak zatýna kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan Ademsin sen

Merteben ayn-ý musammada dýr esma sanma
Merciin Halik-i eþyadadýr eþya sanma
Gördüðün emr i muhakkaklarý rüya sanma
Baþkasýn kendini suretle heyula sanma
Keþf ile sabit olan maniyi da va sanma
Hakkýna söylenen evsafý müdara sanma

Hoþca bak zatýna kim zübde-i alemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan Ademsin sen

Ýnleyip sýrrýný farþ eyleme aðyara sakýn
Düþme bitmezlik ile varta-ý inkara sakýn
Deðmesin ahlarýn kakül-i dil dare sakýn
Arz-ý acz etmeyesin yareden ol yara sakýn
Bulduðun cevheri alileri biçare sakýn

Hoþça bak zatýna kim zübde-i alemsin sen,
Merdüm-i dide-i ekvan olan Ademsin sen

Sendedir mahzen-i esrar-ý muhabbet sende
Sendedeir ma deden-i envar-ý fütüvvet sende
Gizli gizli dahi vardýr nice halet sende
Marifet sende hüner sende hakikat sende
Nazar etsen yer-i gök duzah-u cennet sende
Arþ-u kürsiyy-ü melek sendedir elbet sende

ÝZAHI

Ey gönül neden bu kadar gamla dolusun? 0ysa sen týlsýmlý bir definesin. Meleklerin secde etmeleri emredilen deðeri yüceltilmiþ bir varlýksýn sen. Bildiðin gibi deðil sen her varlýktan daha olgun daha ilerisin Ruhsun Cebrailin üflemesiyle ikizsin, Tanrýnýn sýrrýsýn, Meryemin oðlu Ýsa gibisin. Kendine güzelce bir bak sen alemin özüsün, varlýklarýn gözbebeði olan insansýn.
Senin merteben adlarla deðil, adlarýn sahibinin kendisidir. Sen eþyaya deðil eþyayý yaratan Allaha döneceksin. Gördüðün gerçekleri rüya sanma, sen baþka bir varlýksýn, kendini her sureti kabul eden heyule yahut heyulenin büründüðü suret sanma (Her þekle giren ilk temel maddeye heyüle denir)
Keþifle anlaþýlan gerçeði kuru sav sanma. Hakkýnda söylenen vasýflarýda höþ geçinmek, kompliman olmak için söylenmiþ sözler sanma.
Sýrrýný inleyip aðlayarak sakýn yabancýlara açma, bilmezlik edip inkar çukuruna düþmekten sakýn. Ahlarýn sakýn sevgilinin kâhkülüne deðmesin, sonra Mansur gibi dar aðacýna çýkarsýn.
Sakýn yarandan incinipte sevgiliye acizliðini bildirmeye kalkma. Çaresiz insan bulduðun deðerli incileri koru ( Aþýkýn vücutundaki yaralar inciler gibi düþünülmüþ)
Kendine bir güzelce bak. Sen alemin özüsün varlýklarýn gözbebegi olan insan.
Sevgi sýrlarýnýn mahzeni sendedir. Erlik yiðitlik nurlarýnýn kaynaðý sendedir. Gizli gizli daha nice ruh halleri var sende. Hüner ve gerçek sende. Baksan apaçýk görürsün ki, yerde gökte, cehennemde cennette sende. Arþ kürsi ve melek hep sendedir sende.
Yazýktýr, padiþah iken dünyada yoksul olmamalýsýn. Baþkalarýndan umarak duruma düþüp üzüntü çekmemelisin. Umutsuzluk vadisine bir hiç olarak yok olmamalýsýn. Yolunu þaþýrýp bela girdabýna düþmemelisin.
Galib dedenin bu anlamlý tecridi gibi, alevi ozanlarýndan bir çok deyiþler ve izahlar mevcuttur.
Örnegin Malatyalý Sadýk baba ruhlarýn ölümsüz olduðunu ve ruhlarýn önce madene. Madenden topraða. Topraktan ota. Ottan da insana geçtiðini beyan ederek devriye nazariyesini benimsediði anlaþýlýyor.

Hamdülillah erdi hakkýn ihsaný
Deryayý ummana gark etti bizi
Daim eksik deðil hakkýn ihsaný
Dahi münkür olan terk etti bizi
Üç feriþtah çýktý Horasan pirden
Ýkisi zahirden birisi sýrdan,
Sekiz beþten çýktý beþ oldu birden (1)
Ehli arif olan fark etti bizi
Yel havayý gezdi su hakký buldu
Toprak ile ateþ Cibrile geldi
Hazreti Ademi Harana saldý
Atamýz çift koþtu herk etti bizi
Evvel insan idim hayvandan geldim
Koyun oldum sürülerde yayýldým
Sadýk der þükrolsun kalýbým buldum
Deryayý ummana gark etti bizi

(1) izah: Matematiksel olarak hesaplarsanýz sekiz beþten çýkmaz fakat Sadýk babanýn sekiz dediði ruhun dört aþamasý( Nefsi emmare. Nefsi levvame. Nefsi mülhüme ve Nefsi mutmainnedir) diðer dördüde üçüncü dörtlükte yel, su, toprak ve ateþ olarak açýklýyor. Sadýk babanýn dediði gibi toprak, su, hava ve ateþ olmasa hiç bir canlý yaþayamaz. Bu kainat hesap edilerek yaratýlmýþtýr. Örnek güneþ dünyaya biraz uzak olsa dünya donardý, eðer güneþ dünyaya biraz yakýn olsaydý her þey yanar kül olurdu. Her yaratýlan þeylerde bir hikmet vardýr. Dolayýsýyla bu iþleri yapan çatan ve yaratan zekanýn kendisidir. Maddeyi de canlandýran ve hayat veren zekadýr.
Zaten ruh olmasa madde bir þeye yaramaz madde de olmasa ruh bir þeye yaramaz. Çünku beden olmazsa aðýz da olmaz, aðýz olmayýnca da insan konuþup meramýný anlatamaz. Kuranda secde su.9.ayette göz verdik ki göresiniz, akýl verdik ki düþünesiniz, ne kadar az düþünüyor ve ne kadar az þükrediyorsunuz buyuruyor.

Seyid Nizamoðlu þöyle der:

Senden iste sendedir künhü cihan
Arþ-ý kürs-i levh-i kalem kün ve mekan
Her ne istersen sen sana bak
Alemin aynasý sensin heman
Bu cihan ten gibidir sen cihanýn canýsýn
Emri hak oldu senin canýnda mehman
Sil gönül aynasýnýn pasýný
Görüne didarý hak senin canýnda ayan
Bunda bilmeðe geldin sen seni
Çamura batmadan bu gafletten uyan

Baþka bir beyitinde ise:

Bilmez niçin mirayi
Secde etmez Ademe
Terkeder emri hakký
Þeytana uyar her dem
Ademdedir keramet
Ademden iste hakký
Ben Ademi yarattým
Dedi Huda mükerrem
Kâbe yerinden aldý
Hak ademin topraðýn (2)
Budur kadimi kâbe
Gel secde et Ademe
Esmasýný fiil cümle
Ýnsana talim etti
Meðerki insan imiþ
Ben bildim gerçek kâbe

(2) Alevi felsefesinde 2 adet kâbe vardýr.
1:Ýbrahim peygamberin yaptýðý ve Arabistanda bulunan taþtan ve topraktan olan kâbe.
2:Cenab-ý Allahýn öz eli ile yarattýðý ve insanýn içerisine yerleþtirdiði kâbedir. Zaten insanýn topraðý kâbeden alýndýðý için temiz, dürüst ve ahlaký düzgün olan insan kâbedir.

Beyazýt-ý Bestami yürüyerek hacca gidiyordu. Tren ve araba olmadýðý için yaya gidiyordu. Ama her akþam bir alimin evinde akþamlýyordu. Suriye de bir alimin evine misafir oldu. Alim onun hacca gittiðini anlayýnca Beyazýt-ý Bestami ye kalk etrafýmda yedi defa dön ve kemerindeki paralarý bana ver. Yemin ederim ki Ýbrahim peygamberin yaptýðý o taþtan ve topraktan olan kâbeye, daha Allah girmedi ama benim kalbimden hiç çýkmadý diyor. Bu itibarla insanlarýn kalbi gerçek kabedir. Bu sebeple gönül kazanmak, küskünleri barýþtýrmak, canlýlarý sevmekle insan hac görevini yapmýþ olur.
Yine kâbe ile ilgili bir beyit te Þem-i Mudam söylemiþtir. Ancak beyitin içerisinde bazý osmanlý kelimeler var, anlayacaðýnýzý ümit ederek yazýyorum:

Nakþ-i dünyaya muhabbet eyleyen divanedir
Kim muhabbet eyler ise hak ile biganedir
Dünya devletine meyil baðlayan belin kiþi
Özün ateþe atmýþ sanki bir pervanedir
Cihana zindan dedi hak habib-i Mustafa
Bu safa meydaný sanma bu bir mehman hanedir
Kim içerse þerbetinden akibet bulmaz felah
Aklýný sermesti beyhuþ eyleyen peymanedir
Dünyalýk için yýkarsýn nicelerin hatýrýn
Þöyle bilki hak katýnda her biri bir kâbedir
Gafil olma ey birader iþ bu dünya dediðin
Sencileyin nice baykuþ uçuran veranedir
Kem tamah etme karýndaþ suvd-i yoktur akibet
Ademi cennetten kovan sadece bir danedir
Kýrk yýlýn havfýn çekersin ey ölümden bi haber
Bu beka mülkümü sandýn beþ günlük keþ hanedir
Vakýt hacý müstakbel karunda geçti ibn-i velet
Ey aþýðý onlarýn kim arzusu bir çenedir
Kimse hakka vasýl olmaz cümleden dur olmadan
Her gönülde kenz açýlmaz taki bir nur olmadan
Sil süpür pak eyle gönül evini
Padiþah girmez saraya ( Allah girmez gönüle) hane mamur olmadan
Muvti kalbi ente muvti sýrrýnamazhar olan
Gördü onlar haþrý neþri nefhayý sur olmadan
Mest olanlarýn kelamý gayrýdan gelmez veli
Ya enelhak nice söyler kiþi Mansur olmadan
Hak cemalýn kabesini aþýklar kýldý tavaf
Yerde kabe gök yüzünde beyti mamur olmadan
Bir acaib derde düþmüþ tutuþur Þem-i Mudam
Halka makbul olmak ister hakka maðful olmadan

Yunus Emre de iç temizliðinin þart olmasý ile insanlarýn insani vasýflara ulaþacaðýný þu beyitlerle dile getiriyor:
Sofuyum halk içinde
Tesbih elimden gitmez
Dilim Marifet söyler
Gönlüm hiç kabul etmez
Boynumda icazetim
Riya ile taatým
Endiþem ayruk yerde
Gözüm yolum gözetmez
Hoþ derviþim sabrým yok
Ýçimde inkarým çok
Kulaðýmdan gireni
Hergiz içim eþitmez
Görenler elim öper
Tacý hýrkama bakar
Þöyle sanýrlar beni
Hiç bir günah iþlemez
Dýþýmda ibadetim
Sohbetim hoþ taatým
Ýç pazara gelince
Bin yýllýk ayar eymez
Dýþým derviþ içim boþ
Dilim tatlý sözüm hoþ
Ýlla ben ettiðimi
Hiç bir din kabul etmez
Yunus eksikliðini
Allahýna arz eyle
Anýn keremi çoktur
Sen ettiðin ol etmez

4.Ýmam Zeynel Abidin þöyle der:
Sakýnýrým ilim mücevherlerini cahilden
Cahil anlayýpta fitne koparmasýn birden
Rabbim bir tek inciyi açsam bildiðimden
Derlerki söyle yoksa putperestmisin sen
Nice müslümanlar çýkar da kanýmý helal sayar
En güzelden sunulur da çirkin sayar onlar

Zeynel Abidin de o çaðda gerçekleri söyliyememiþtir. Týpký bu çaðda olduðu gibi. Eðer gerçekleri söylerseniz kör taassup fitne kopararak bir çok suçsuz insanýn kanýna girer.
Bu güzel besteden sonra biz yine ruha dönelim. Ruha akýl diyenlerde olmuþtur. Ancak Tasavvufta akýlýn aslý ilham ve merak olduðu kanýsý vardýr. Akýla dýþtan gelen bir uyarý ile akýl geliþir, idrak eder. Yoksa durduðu yerde akýl hiç bir þeydir ve hiç bir iþ yapamaz. Akýl yaratandýr yaratýlmýþ deðildir, görüþüde vardýr. Akýl berzah aleminden beslenir. Bu da ilahi bir gücün vergisidir. Akýl muhabbetle geliþir, beslenir ve olgunlaþýr. Akýl kendisine has bir muhabbet bulamazsa bedenin isteklerine boyun eðer. Oysa akýl bedeni yönetirken bu durumda beden akýlý yönetir. Akýl beþ duyu üzerine bedene hükmeder bunlar sýra ile
1:Ýdrak (düþünmek)
2:Görme ( Tanýma)
3:Duyma ( Niceliðini anlama)
4:Konuþma (bilði alýp verme)
5:Sevme
Bu beþ duyuyu kavrayamayan insanlar bedenin esiri olurlar.

[b:58a08d2c63]Kemal Eraslan[/b:58a08d2c63]
Geschrieben am 11.09.2010 14:35 Uhr

? Auf dieses Thema antworten

? Du bist zurzeit nicht angemeldet. Bitte logge dich ein, um Antworten auf Forenthemen zu verfassen.