? PHP-Nuke Retro Portal

Nostalgischer PHP-Nuke Core auf moderner und sicherer MVC-Architektur.

BREAKING +++ PHP-Nuke Retro Engine ist offiziell gestartet! +++ Sichere Passwrter ber password_hash() +++ CSRF-Schutz aktiv +++ Foren-System komplett modular +++ God-Rolle voll einsatzbereit +++
?? Foren-bersicht Site Hakkýnda

?? "BILMIYORUM" Diyebilmek

Dieses Thema hat bisher 184 Aufrufe erhalten.

a
admin Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
Sahi niye bir türlü "bilmiyorum" diyemiyoruz þu hayatta hemen hemen hiçbir konuda? En bilmediðimiz zamanlarda bile bilirmiþ gibi yapmalarýmýz neden? Basit bir adres de sorsalar, kapsamlý siyasi ya da felsefi analizler yapmamýzý da isteseler verdiðimiz tepki ayný: Bilirmiþ gibi yapmak.

Geçenlerde Ankara'da bir sokakta gençten bir adama yakýnlardaki bir yerin adresini sordum. Dakikalarca düþündü, kem küm etti, bir o tarafý gösterdi, bir bu tarafý. Sonunda sorduðum adresle ilgisi olmayan bir yönü geliþigüzel iþaret ediverdi. Kafadan attýðý o kadar barizdi ki, dayanamadým soruverdim. "Tarif ediyorsun ama aslýnda sorduðum yerin neresi olduðunu bilmiyorsun, deðil mi?" Önce boþ boþ baktý. Sonra yarý mahcup gülümsedi, çocukça bir tebessümle durumu kabul etti. "Doðrudur abla," dedi. "Peki öyleyse niye garip garip tarifler uydurmak yerine açýkça 'Bilmiyorum' demiyorsun?" diye sordum. Bu seçenek hiç aklýna gelmemiþ gibi þaþkýn baktý yüzüme. Söyleyecek laf kalmadý. Sustuk karþýlýklý.
Sahi niye bir türlü "bilmiyorum" diyemiyoruz þu hayatta hemen hemen hiçbir konuda? En bilmediðimiz zamanlarda bile bilirmiþ gibi yapmalarýmýz neden? Basit bir adres de sorsalar, kapsamlý siyasi ya da felsefi analizler yapmamýzý da isteseler verdiðimiz tepki ayný: Bilirmiþ gibi yapmak. Gözümüzü yumup baþlýyoruz konuþmaya. Kelimeler köþeli bir uçurtma gibi çýkýyor boðazýmýzdan. Kuyruðu uzun mu uzun bir uçurtma, git git bitmiyor. Her konuda habire bir þeyler söylüyor, tanýmadýðýmýz þahýslar hakkýnda gayet iyi tanýrmýþ gibi ileri geri konuþuyoruz. Bazen konuþmakla kalmayýp yazýyoruz da. Bilmeden ama bildiðimizi zannederek. Bildiðimiz izlenimini vererek.
Bilgi çaðýnda yaþýyoruz. Yarým yamalak bilgiler çaðýnda. Kitap okumak veya derinlemesine sabýrla araþtýrmak yerine, internetten üstünkörü bir þeyler öðreniveriyoruz. Yetiyor. Televizyon kanallarýnda her akþam habire tartýþma üstüne tartýþma izliyoruz. Sanki her konuda zýt fikirlerde olmak ve çatýr çatýr tartýþmak durumundayýz. Bu 'mevzilenme arayýþý' beraberinde 'düþünsel sabitlenmeyi' getiriyor. Kendimizi hep bir öteki üzerinden tanýmladýðýmýz için adeta çivi çakýyoruz bulunduðumuz yere. Ýþte o zaman 'fikir sahibi' olmaktan çýkýp 'sabit fikir sahibi' olmaya doðru yol alýyoruz, pupa yelken. Þu basit hakikati bile söyleyemiyoruz kendi kendimize: "Bugün, þu anda filanca konuda böyle düþünüyorum. Ama yarýn fikirlerim deðiþebilir. Ben deðiþebilirim. Baþka bir açýdan bakabilirim. Bir ihtimaldir. Ýhtimal güzel þeydir. Belki deðiþirim."
Cahilin cehaleti kötüdür. Hamdýr. Koftur. Ýçi boþtur. Ama daha da kötüsü 'bilen'in gafletidir aslýnda. Bilgiyle gelen cesaret ve cehalet karýþýmýdýr. Bazen bilgi sadece bir perdedir. Ýner gözümüzün üstüne, kapatýr gönlümüzü. Çok bilenin çok daha iyi anladýðýný sanmak hata olur. "Bildiklerini unut," diyor Dost. "Gel al eline bir silgi, þu yeni baþlayan güne bilgilerini silmekle baþla. Zihnimin tahtasýnda kargacýk burgacýk harfler, ne çok kelimeler var. Alýyorum kumaþ silgiyi. Tahtayý siliyorum boydan boya. Bir temizlik, bir hafiflik, bir ferahlýk hali ki deðmeyin gitsin.
"Zanlarýný, yargýlarýný, ön yargýlarýný ve dahi tüm genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et. Gýybet etme sakýn, bil ki dedikodu denilen þey mýknatýs gibi kötü enerji çeker. Kimsenin aleyhine konuþma, uzaktan atýp tutma, insanlarý kem dille yargýlama, bil ki yanýlýrsýn. Birini ne kadar çok aþaðýlar yahut dýþlarsan, onun durumuna düþme ihtimalin o kadar artar. Kâinatýn matematiðidir. Bir koyar bir alýr insan. Bilmeden kendi hesabýný dürer."
Dinliyorum sessizce. "Hiçbir konuda yüzde yüz emin olma," diyor Dost. "Kendini ayrýcalýklý sayma. Konumuna ya da mevkine, ismine veya þöhretine güvenme. Þu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüðünden ibarettir. Nazlý nazlý yükselir köpük, derken pat diye sönüverir. Her zaman baþkalarýndan öðrenmeye açýk ol. En iyi bildiðin konularda bile köþeli düþünme, büyük konuþma. Cümlelerinin sonuna nokta deðil, ünlem deðil, virgül yahut üç nokta koy. Açýk bir kapý býrak daima. Ne kadar bilsen de hiçbir zaman yeterince bilemeyeceðini unutma. Tevazudan þaþma. Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden..." Bu yüzden Tebrizli Þems nam bir güzel insanýn tutup da Hazreti Mevlânâ'nýn tüm kitaplarýný tek tek suya atmasý. Bu yüzden kendinden "Ümmi" diye bahsetmesi Yunus Emre'nin. Bu yüzden tasavvuf tarihi boyunca pek çok hakikat ehlinin "Cahilim, bilgisizim, ben bilemem" demesi. Yoksa hakikaten okur yazar olmadýklarýndan deðil. Dün de zordu ama içinde yaþadýðýmýz "enformasyon çaðý"nda artýk daha da zor "Bilmiyorum" kelimesini telaffuz edebilmek. Halbuki bir söyleyebilsek þunu hafifleyeceðiz. Berraklaþacaðýz. Duru ve yalýn. Bir kelimenin idraký deðiþtirecek bakýþýmýzý, duruþumuzu. Güzel þey, "Bilmiyorum, bilmiyorum, bilmiyorum..." diyebilmek.

E.Safak
Geschrieben am 02.12.2009 20:07 Uhr

? Auf dieses Thema antworten

? Du bist zurzeit nicht angemeldet. Bitte logge dich ein, um Antworten auf Forenthemen zu verfassen.