?? Foren-bersicht
Site Hakkýnda
?? Rektörden Ata’ya Mektup
Dieses Thema hat bisher 198 Aufrufe erhalten.
a
admin
Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
09.07.2026
Rektörden Ata’ya ilginç mektup
10-11-2009 13:51
Pamukkale Üniversitesi Rektörü Ardýç: Seni dansöz gibi pastadan çýkarýyorlar.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof.Dr. Fazýl Necdet Ardýç’ýn, Atatürk’e ölümünün 71’inci yýldönümü dolayýsýyla yazdýðý mektupta ilginç ifadeler yer aldý.
Tersname þeklindeki mektubuyla önce þaþýrtan, ardýndan eleþtirilerini sýralayan Prof. Dr. Ardýç, öðrencileri tarafýndan uzun süre ayakta alkýþlandý.
Pamukkale Üniversitesi’ndeki Atatürk’ü anma törenlerine Rektör Prof. Dr. Fazýl Necdet Ardýç’ýn yazýp öðrencilerine okuduðu mektup damgasýný vurdu. "Deðerli büyüðümüz, liderimiz, sevgili atamýz; bugün sen doðalý 128, Cumhuriyet kurulalý 86, seni kaybedeli 71 sene oldu" diye baþlayan mektupta, þu ifadeler yer aldý:
"Geçen senelerde çok çalýþtýk, hiç durmadýk. Vatanýmýz güllük gülistanlýk. Her köþesini demir aðlarla ördük. Çevremizdeki komþularýmýzla oluþturduðumuz barýþ çemberi devam ediyor. Emperyalist güçler hala bize diþ geçiremediler. Madenlerimizin hepsini bulduk, ekonomimize kazandýrdýk. Osmanlý Bankasýndan aldýðýmýz dersle milli bankalarýmýzý koruyoruz. Türk sermaye birikimi zorlukla oluþtu, fabrikalar kurdu, onlarýn yüzyýllýk fýrsatçý uluslararasý sermaye önünde ezilmemesine dikkat ediyoruz. Bilim adamlarýmýzýn geliþtirdiði yeni ürünlerle dünyanýn her yerinde aranan mamülleri üretiyoruz. Bu yüzden iþçilerimiz refah içinde ve mutlu. O çok önem verdiðin eðitim sistemimiz süper, býrak okuma-yazma bilmeyen kalmamasýný herkese fýrsat eþitliði, kaliteli eðitim, uzmanlaþma en üst düzeyde. Toplumun eðitim düzeyi yüksek, boþ zamanlarýnda herkesin elinde bir kitap! Güzel sanatlar ve spor hayatýmýzýn içinde, herkesin ilgilendiði bir uðraþýsý var. Her þehirde tiyatrolarýmýz, sanat gruplarýmýz hem halkýmýzý devamlý eðitiyor, hem de sosyal ortamlar saðlýyorlar. Hele kütüphanelerimizi görmeni isterdik. Çiftçimiz her zamanki gibi baþtacýmýz, köyde olmak eðitimsiz olmak anlamýna gelmiyor. Kendi tarlalarýmýzda kendimize yeterli olmak için çok çalýþýyoruz. Milletimizin birliði, ortak dilimiz sayesinde pekiþti. Devletin parasý hepimizin ortak varlýðý, yokluk günlerini unutmadýk, çok titiz bir þekilde harcanýyor. Borçlarýmýzýn hepsinden kurtulduk, hatta bazý ülkelere boyunduruk altýna girmesin özgür kalabilsin diye borç bile verebiliyoruz. Halkýmýzýn maneviyatý saðlam, istediði gibi ibadetini yapýyor, kimsenin kulu deðil, çünkü dininin kurallarýný Türkçe öðreniyor, ibadetini Türkçe yapýyor. Bu konuda fýrsat olmayýnca, onlarý kandýracak ruhban sýnýfý da kalmadý. Kurduðun tarih kurumlarý sayesinde, kendi tarihimizi hem materyalist çýkarcý batý bakýþýndan, hem Ýslamik Arap emperyalizminden, hem tek yanlý kindar Çin söylemlerinden kurtardýk."
"SENÝ DANSÖZ GÝBÝ PASTADAN ÇIKARIYORLAR"
Bu ifadeler törendeki öðrencilerde þaþkýnlýk yaratýrken, Rektör Ardýç, mektubuna þöyle devam etti:
"Deðerli Atam, Lütfen kýzma, seninle eðlendiðimizi düþünme. Senin zaten gerçekleri bildiðini biliyoruz. Bütün bunlarý; 71 yýldýr atýlan o gösteriþli, aðlak nutuklardan, samimiyetsiz törenlerden sýkýlmýþsýndýr, mektubun giriþinde seni birazcýk gülümsetebilir miyiz diye yazdýk. Çünkü senden hatýra kalan resimlerdeki o içten tebessüm sana çok yakýþýyor. Doðrusunu istersen, senin gibi liderler artýk bu günlerde pek muteber sayýlmýyor. Seni bekarlýk partilerindeki dansözler gibi pastadan çýkarýyorlar. Açýk konuþmak, düþünmek, yorulmadan çalýþmak deðer kaybetti. Artýk fikir tartýþmalarý bile farklýlaþtý, halkýn kimin ne demek istediðini anlamasýna imkan yok. Toplum mühendisliði öyle geliþti ki, artýk tutarlýlýða bile gerek kalmadý. Öyleki fikrin baþlýðý, sloganý ve içeriði tamamen farklý olabiliyor. Barýþ isteyerek savaþ, birlik isteyerek ayrýlýk, eþitlik isteyerek sömürü, demokrasi isteyerek baský kolayca yapýlandýrýlabiliyor. Ama sen bunlarýn olacaðýný zaten biliyordun. Bize nelerle karþýlabileceðimizi açýkça söylemiþtin. `Ey Türk Gençliði’ diyen sesin hala kulaklarýmýzda. Gençken bu hitabeyi her okuyuþumuzda hepimiz içimizden `üzerimize düþeni yaparýz elbet’ demiþtik. Þu anda kaçýmýzýn hala ayný fikirde olduðunu tahmin etmek biraz zor. Neyse! Senin ideallerine inanan, seni putlaþtýrmamýþ, her olayý bilimin penceresinden deðerlendiren bizler buradayýz. Eskisi kadar çok deðiliz. Senin gösterdiðin yolun deðil de senin yarattýðýn gücün etrafýnda toplananlarýn hepsi yolda döküldü. Kimisi paranýn gücüne, kimisi iktidar nimetlerine dayanamadý. Kimisi dünyada popüler olmayý, ülkesinde onuruyla yaþamaya yeð tuttu. Kimisi korktu. Anlýk rüþvetleri, çocuklarýnýn geleceðine tercih etti. Kimisi hümanist kesildi. Tarihin neden tekerrür ettiðini unutup, ülkesine baþkasýnýn gözlükleriyle bakmaya baþladý. Kimisi sivil toplum örgütçüsü oldu. Parayla fikir ithalatçýlýðý yaptý. Kimisi kendine iktidar alaný açmak için, bugüne kadar bu ülkeyi yüzlerce kere dolandýrmýþ kiþilerle iþbirliði yapýp, onlarý idare edebileceðini sandý.
"ÞÝKAYET EDÝYORUZ DÝYE DÜÞÜNME"
Ama hepsinin vicdaný, 128 yýl önce doðan senin görüþlerinin, günümüzde de hala geçerli olmasýný kaldýramadýðýndan, bütün yapýlanlarýn senin görüþlerine uygun olduðunu anlatmak için neler uyduruyorlar neler, yaratýcýlýkta sýnýr yok, keþke görebilseydin. Artýk yolumuza onlarsýz devam ediyoruz. Bu anlattýklarýmý sakýn bir þikayet veya bir çaresizlik ifadesi olarak düþünme. Sadece bize gerçekleri görmeyi, ona göre politikalar üretmeyi, kendine ve milletine güvenerek onurlu davranmayý sen öðrettin. Sen aramýzdan ayrýldýktan sonra ulusal hedeflerimize konsantrasyonumuzu kaybettik, birbirimizle uðraþtýk, küçük kurnazlýklarla vakit kaybettik, düþmanlarýmýzýn ülkemizin planlarýna müdahil olmasýna izin verdik. Kiþisel çýkarlarýný siyaset diye yutturanlarla, milleti için fedakarca çalýþanlarý birbirinden iyi ayýramadýk. Aðalarý, þeyhleri, savaþ zenginlerini, saltanat meraklýlarýný, din bezirganlarýný yeniden hortlattýk. Senin yönetimine diktatörlük diyenlerin, demokrasi diye diye nasýl kendi krallýklarýný kurduklarýný zamanýnda farkedemedik. Ama artýk daha tecrübeliyiz. Kolay kolay, gazete haberlerinin, kimin çektiði belli olmayan filmlerin, yalancý kahramanlarýn tuzaklarýna düþmüyoruz. Bütün hatalarýmýza raðmen uðraþýyoruz, didiniyoruz, anlatýyoruz, uyandýrmaya çalýþýyoruz.
"NE MUTLU TÜRKÜM DÝYENE DEYÝÞÝNÝ ÖZLEDÝK"
Bizimle dalga geçiyorlar: Emperyalizm çaðýnýn bittiðini, dünyada bütün ülkelerin barýþ içinde, uygarlýk yolunda yürüdüðünü artýk bizi millet yapan, bu vatanda birarada tutan bu fikirleri býrakmamýz gerektiðini söylüyorlar. Üzülmüyoruz, yýlmýyoruz, tekrar uðraþýyoruz, tekrar anlatýyoruz. Biz, daima burada olacaðýz. Ama, seni özledik. Senin ufkunu özledik. Yol göstericiliðini, milletine her zaman güvenmeni, senin onurunu özledik. Senin sarý saçýný, mavi gözünü, dostluðunu özledik. Vatanýn için verdiðin emeði, yaptýðýn fedakarlýðý, bizleri hep biraraya getirmeye çalýþmaný özledik. Her kelimeni dikkatle seçiþini, kim olursa olsun karþýndakine gösterdiðin saygýyý, sözlere yüklediðin anlamýn derinliðini özledik. Baðýmsýz karakterini, barýþa hasretini, gerektiðinde çizmelerini çekip savaþa hazýr olma kararlýlýðýný özledik. Kendi kendini eðitmeni, okumadan bilenlerle tartýþmadan karar vermeyiþini özledik. `En hakiki mürþit ilimdir’ diyen sesini, bilim adamlarýna verdiðin desteði özledik. Davet edilmeden hiçbir uluslararasý kuruluþa yüz vermeyiþini, dýþ seyahatlere gitmeden bütün krallarýn seni ziyarete geliþini, milletine uþak dedirtmeyen özgüvenini özledik. Uzak görüþlülüðünü, çocuklara olan sevgini, gençliðe güvenini, geleceðe olan inancýný özledik. `Ne mutlu Türküm diyene’ deyiþini özledik. Seni Özledik.
"SEN RAHAT UYU"
Senin inançlarýný, yaptýklarýný, herþeye raðmen, üniversitemizde yaþatýyoruz. Hedeflerimizi hiç deðiþtirmedik, Halkýmýzýn refahý, Vatanýmýzýn bütünlüðü, Vicdanýmýzýn özgürlüðü, Birey olmanýn özgüveni, Bilimin ýþýðý. Atam, hepimiz, öðrettiklerini, seni, unutmadýk. Sen rahat uyu. En derin saygýlarýmýzla ve en içten sevgilerimizle."
PAÜ Rektörü Prof.Dr. Fazýl Necdet Ardýç’ýn, öðretim elemanlarý, memurlar ve öðrenciler adýna okuduðu mektup
10-11-2009 13:51
Pamukkale Üniversitesi Rektörü Ardýç: Seni dansöz gibi pastadan çýkarýyorlar.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof.Dr. Fazýl Necdet Ardýç’ýn, Atatürk’e ölümünün 71’inci yýldönümü dolayýsýyla yazdýðý mektupta ilginç ifadeler yer aldý.
Tersname þeklindeki mektubuyla önce þaþýrtan, ardýndan eleþtirilerini sýralayan Prof. Dr. Ardýç, öðrencileri tarafýndan uzun süre ayakta alkýþlandý.
Pamukkale Üniversitesi’ndeki Atatürk’ü anma törenlerine Rektör Prof. Dr. Fazýl Necdet Ardýç’ýn yazýp öðrencilerine okuduðu mektup damgasýný vurdu. "Deðerli büyüðümüz, liderimiz, sevgili atamýz; bugün sen doðalý 128, Cumhuriyet kurulalý 86, seni kaybedeli 71 sene oldu" diye baþlayan mektupta, þu ifadeler yer aldý:
"Geçen senelerde çok çalýþtýk, hiç durmadýk. Vatanýmýz güllük gülistanlýk. Her köþesini demir aðlarla ördük. Çevremizdeki komþularýmýzla oluþturduðumuz barýþ çemberi devam ediyor. Emperyalist güçler hala bize diþ geçiremediler. Madenlerimizin hepsini bulduk, ekonomimize kazandýrdýk. Osmanlý Bankasýndan aldýðýmýz dersle milli bankalarýmýzý koruyoruz. Türk sermaye birikimi zorlukla oluþtu, fabrikalar kurdu, onlarýn yüzyýllýk fýrsatçý uluslararasý sermaye önünde ezilmemesine dikkat ediyoruz. Bilim adamlarýmýzýn geliþtirdiði yeni ürünlerle dünyanýn her yerinde aranan mamülleri üretiyoruz. Bu yüzden iþçilerimiz refah içinde ve mutlu. O çok önem verdiðin eðitim sistemimiz süper, býrak okuma-yazma bilmeyen kalmamasýný herkese fýrsat eþitliði, kaliteli eðitim, uzmanlaþma en üst düzeyde. Toplumun eðitim düzeyi yüksek, boþ zamanlarýnda herkesin elinde bir kitap! Güzel sanatlar ve spor hayatýmýzýn içinde, herkesin ilgilendiði bir uðraþýsý var. Her þehirde tiyatrolarýmýz, sanat gruplarýmýz hem halkýmýzý devamlý eðitiyor, hem de sosyal ortamlar saðlýyorlar. Hele kütüphanelerimizi görmeni isterdik. Çiftçimiz her zamanki gibi baþtacýmýz, köyde olmak eðitimsiz olmak anlamýna gelmiyor. Kendi tarlalarýmýzda kendimize yeterli olmak için çok çalýþýyoruz. Milletimizin birliði, ortak dilimiz sayesinde pekiþti. Devletin parasý hepimizin ortak varlýðý, yokluk günlerini unutmadýk, çok titiz bir þekilde harcanýyor. Borçlarýmýzýn hepsinden kurtulduk, hatta bazý ülkelere boyunduruk altýna girmesin özgür kalabilsin diye borç bile verebiliyoruz. Halkýmýzýn maneviyatý saðlam, istediði gibi ibadetini yapýyor, kimsenin kulu deðil, çünkü dininin kurallarýný Türkçe öðreniyor, ibadetini Türkçe yapýyor. Bu konuda fýrsat olmayýnca, onlarý kandýracak ruhban sýnýfý da kalmadý. Kurduðun tarih kurumlarý sayesinde, kendi tarihimizi hem materyalist çýkarcý batý bakýþýndan, hem Ýslamik Arap emperyalizminden, hem tek yanlý kindar Çin söylemlerinden kurtardýk."
"SENÝ DANSÖZ GÝBÝ PASTADAN ÇIKARIYORLAR"
Bu ifadeler törendeki öðrencilerde þaþkýnlýk yaratýrken, Rektör Ardýç, mektubuna þöyle devam etti:
"Deðerli Atam, Lütfen kýzma, seninle eðlendiðimizi düþünme. Senin zaten gerçekleri bildiðini biliyoruz. Bütün bunlarý; 71 yýldýr atýlan o gösteriþli, aðlak nutuklardan, samimiyetsiz törenlerden sýkýlmýþsýndýr, mektubun giriþinde seni birazcýk gülümsetebilir miyiz diye yazdýk. Çünkü senden hatýra kalan resimlerdeki o içten tebessüm sana çok yakýþýyor. Doðrusunu istersen, senin gibi liderler artýk bu günlerde pek muteber sayýlmýyor. Seni bekarlýk partilerindeki dansözler gibi pastadan çýkarýyorlar. Açýk konuþmak, düþünmek, yorulmadan çalýþmak deðer kaybetti. Artýk fikir tartýþmalarý bile farklýlaþtý, halkýn kimin ne demek istediðini anlamasýna imkan yok. Toplum mühendisliði öyle geliþti ki, artýk tutarlýlýða bile gerek kalmadý. Öyleki fikrin baþlýðý, sloganý ve içeriði tamamen farklý olabiliyor. Barýþ isteyerek savaþ, birlik isteyerek ayrýlýk, eþitlik isteyerek sömürü, demokrasi isteyerek baský kolayca yapýlandýrýlabiliyor. Ama sen bunlarýn olacaðýný zaten biliyordun. Bize nelerle karþýlabileceðimizi açýkça söylemiþtin. `Ey Türk Gençliði’ diyen sesin hala kulaklarýmýzda. Gençken bu hitabeyi her okuyuþumuzda hepimiz içimizden `üzerimize düþeni yaparýz elbet’ demiþtik. Þu anda kaçýmýzýn hala ayný fikirde olduðunu tahmin etmek biraz zor. Neyse! Senin ideallerine inanan, seni putlaþtýrmamýþ, her olayý bilimin penceresinden deðerlendiren bizler buradayýz. Eskisi kadar çok deðiliz. Senin gösterdiðin yolun deðil de senin yarattýðýn gücün etrafýnda toplananlarýn hepsi yolda döküldü. Kimisi paranýn gücüne, kimisi iktidar nimetlerine dayanamadý. Kimisi dünyada popüler olmayý, ülkesinde onuruyla yaþamaya yeð tuttu. Kimisi korktu. Anlýk rüþvetleri, çocuklarýnýn geleceðine tercih etti. Kimisi hümanist kesildi. Tarihin neden tekerrür ettiðini unutup, ülkesine baþkasýnýn gözlükleriyle bakmaya baþladý. Kimisi sivil toplum örgütçüsü oldu. Parayla fikir ithalatçýlýðý yaptý. Kimisi kendine iktidar alaný açmak için, bugüne kadar bu ülkeyi yüzlerce kere dolandýrmýþ kiþilerle iþbirliði yapýp, onlarý idare edebileceðini sandý.
"ÞÝKAYET EDÝYORUZ DÝYE DÜÞÜNME"
Ama hepsinin vicdaný, 128 yýl önce doðan senin görüþlerinin, günümüzde de hala geçerli olmasýný kaldýramadýðýndan, bütün yapýlanlarýn senin görüþlerine uygun olduðunu anlatmak için neler uyduruyorlar neler, yaratýcýlýkta sýnýr yok, keþke görebilseydin. Artýk yolumuza onlarsýz devam ediyoruz. Bu anlattýklarýmý sakýn bir þikayet veya bir çaresizlik ifadesi olarak düþünme. Sadece bize gerçekleri görmeyi, ona göre politikalar üretmeyi, kendine ve milletine güvenerek onurlu davranmayý sen öðrettin. Sen aramýzdan ayrýldýktan sonra ulusal hedeflerimize konsantrasyonumuzu kaybettik, birbirimizle uðraþtýk, küçük kurnazlýklarla vakit kaybettik, düþmanlarýmýzýn ülkemizin planlarýna müdahil olmasýna izin verdik. Kiþisel çýkarlarýný siyaset diye yutturanlarla, milleti için fedakarca çalýþanlarý birbirinden iyi ayýramadýk. Aðalarý, þeyhleri, savaþ zenginlerini, saltanat meraklýlarýný, din bezirganlarýný yeniden hortlattýk. Senin yönetimine diktatörlük diyenlerin, demokrasi diye diye nasýl kendi krallýklarýný kurduklarýný zamanýnda farkedemedik. Ama artýk daha tecrübeliyiz. Kolay kolay, gazete haberlerinin, kimin çektiði belli olmayan filmlerin, yalancý kahramanlarýn tuzaklarýna düþmüyoruz. Bütün hatalarýmýza raðmen uðraþýyoruz, didiniyoruz, anlatýyoruz, uyandýrmaya çalýþýyoruz.
"NE MUTLU TÜRKÜM DÝYENE DEYÝÞÝNÝ ÖZLEDÝK"
Bizimle dalga geçiyorlar: Emperyalizm çaðýnýn bittiðini, dünyada bütün ülkelerin barýþ içinde, uygarlýk yolunda yürüdüðünü artýk bizi millet yapan, bu vatanda birarada tutan bu fikirleri býrakmamýz gerektiðini söylüyorlar. Üzülmüyoruz, yýlmýyoruz, tekrar uðraþýyoruz, tekrar anlatýyoruz. Biz, daima burada olacaðýz. Ama, seni özledik. Senin ufkunu özledik. Yol göstericiliðini, milletine her zaman güvenmeni, senin onurunu özledik. Senin sarý saçýný, mavi gözünü, dostluðunu özledik. Vatanýn için verdiðin emeði, yaptýðýn fedakarlýðý, bizleri hep biraraya getirmeye çalýþmaný özledik. Her kelimeni dikkatle seçiþini, kim olursa olsun karþýndakine gösterdiðin saygýyý, sözlere yüklediðin anlamýn derinliðini özledik. Baðýmsýz karakterini, barýþa hasretini, gerektiðinde çizmelerini çekip savaþa hazýr olma kararlýlýðýný özledik. Kendi kendini eðitmeni, okumadan bilenlerle tartýþmadan karar vermeyiþini özledik. `En hakiki mürþit ilimdir’ diyen sesini, bilim adamlarýna verdiðin desteði özledik. Davet edilmeden hiçbir uluslararasý kuruluþa yüz vermeyiþini, dýþ seyahatlere gitmeden bütün krallarýn seni ziyarete geliþini, milletine uþak dedirtmeyen özgüvenini özledik. Uzak görüþlülüðünü, çocuklara olan sevgini, gençliðe güvenini, geleceðe olan inancýný özledik. `Ne mutlu Türküm diyene’ deyiþini özledik. Seni Özledik.
"SEN RAHAT UYU"
Senin inançlarýný, yaptýklarýný, herþeye raðmen, üniversitemizde yaþatýyoruz. Hedeflerimizi hiç deðiþtirmedik, Halkýmýzýn refahý, Vatanýmýzýn bütünlüðü, Vicdanýmýzýn özgürlüðü, Birey olmanýn özgüveni, Bilimin ýþýðý. Atam, hepimiz, öðrettiklerini, seni, unutmadýk. Sen rahat uyu. En derin saygýlarýmýzla ve en içten sevgilerimizle."
PAÜ Rektörü Prof.Dr. Fazýl Necdet Ardýç’ýn, öðretim elemanlarý, memurlar ve öðrenciler adýna okuduðu mektup
Geschrieben am 21.11.2009 23:48 Uhr
a
admin
Creator (God)
Dabei seit:
09.07.2026
09.07.2026
BU OLAY CUMHURÝYET tarihinin YÜZ KARASIDIR
Ankara Üniversitesi' nde büyük skandal ...
Üniversite Rektörü Prof.Dr. Cemal Taluð tarafýndan Atatürkçü öðrencilerin velilerine Cumhuriyet Tarihinde görülmemiþ bir belge gönderildi.
Belgede öðrencilerin zaman zaman üniversite içinde kurmuþ olduðu iliþkilerin olumsuz olabileceði anlatýlýyor. Bu nedenle Öðrencinin Üniversiteye uyum saðlama sorunlarýndan söz ediliyor. Öðrencilerin velilerine eðer bu belge kendilerine gönderildi ise himayelerinde bulunan Öðrencinin üniversite nezninde Sorunlu olduðu ifade ediliyor.
Bu sorunun çözümü için belgeyi ellerine aldýktan sonra (0312) 363 03 26 (0312) 363 03 26 numaralý telefonu Aramalarý isteniyor. Bu telefon arandýðýnda ise Týp Fakültesi Ruh Saðlýðý Anabilim Dalý "na baðlý Kriz Merkezi sizi karþýlýyor. Telefonu açan psikiyatrik Danýþman, Öðrencinin rehabilite ed ilmesi gerektiðini anlatýyor.
Odatv olarak konuyu ayrýntýlý olarak araþtýrdýk. Bu Rehabilitasyon belgesinin kimlere gönderildiðini bulmaya çalýþtýk. Inanýlmaz sonuçlara ulaþtýk. Rektör Cemal Taluð imzalý belge Atatürkçü Düþünce Topluluðu üyesi Öðrencilere gönderilmiþti. Topluluk üyesi konuþtuðumuz dört öðrenci de Atatürkçü Düþünce Topluluðu'nun üniversite bünyesinde resmi bir kurum olduðunu ancak üniversite yönetimi tarafýndan bu belge sayesinde sanki bir suç örgütüymüþ gibi gösterildiðini anlattý. Öðrenciler, bu mektup araciligiyla üniversitenin kendilerine Atatürkçü olmakla sanki psikolojik sorunlarý varmýþ muamelesi gösterdiðinden söz etti. Öðrenciler bu mektubun çeþitli cemaatlere mensup Öðrencilere neden gönderilmediðini de anlayamadýklarý ný sözlerine ekledi.
Üniversitenin aranmasýný istediði Ruh Saðlýðý Anabilim Dalý'ný arayarak mektubu sorduk. Merkezdeki psikiyatrik Danýþman rektörlüðün mektubu gönderdiðini, kendilerinin tasarrufunda olmadýgýný ve kendilerinden sadece mektubun gönderildiði Öðrencilere psikiyatrik yardým yapýlmasýnýn istendiðini söyledi.
Konu ile ilgili olarak görüþtüðümüz Rektörlük yetkilileri ise belge ile ilgili açýklama yapmak istemediklerini ifade etti.
Atatürkçülüðü sanki psikolojik rahatsýzlýkmýþ gibi gösteren inanýlmaz belgenin metni þöyle:
Sayýn ............ ......... ......... ......... ......... . .........,
Ankara Üniversitesi, Ülkemizin en Köklü ve en saygýn üniversitelerinden biri olarak, 38,000 öðrencisi ve 3.340 akademik personeli ile büyük bir ailedir.
Öðrencisine deðer ve sorumluluk vermeyi temel bir ilke olarak belirlemiþ olan Üniversitemiz, onlarýn ebeveynlerini de aile üyeleri olarak kabul etmektedir. Öðrencilerimize karþý sorumluluklarý mýzý yerine getirirken Sizlerden gelecek destek ve Katkýlar hem çabamýzýn etkin sonuçlara ulaþmasýný hem de olumlu Sonuçlarýn paylaþýlarak çoðalmasýný saðlayacaktýr.
Üniversit e Yaþamý hiç Kuþkusuz ortaöðretimden daha farklý ve karmaþýktýr. Gerek ortaöðretimin katý disipline Dayalý belirlenmiþ yapýsýndan gerekse alýþageldiði aile ortamýndan ayrýlan ve yaþamýnýn sorumluluðunu tümüyle üstlenen Öðrencilerimiz zaman zaman bu yükle baþa çýkmakta zorlanmaktadý rlar. Bu zorluðun üstesinden gelebilmek için benimsedikleri çözüm yollarý ve kurduklarý iþbirlikleri her zaman istendik, etkili ve olumlu sonuçlara ulaþtýrýcý olmamaktadýr. Üniversitemiz bu tür sorunlarla Karþý Karþýya Kalan öðrencilerimizi desteklemek için çaba harcamakla birlikte bu çabalarýn tam anlamýyla yeterli olduðunu ileri sürmek güçtür. Bu baðlamda sizlerin yardým ve katkilarinizin önemi büyüktür. Bu mektubu almýþ Olmanýz oðlunuz / kýzýnýz ya da Üniversitemiz nezdinde sorumluluðunuzda bulunan öðrencimizle ilgili bir sorunun bulunduðu anlamýna gelmektedir. Bu konuda daha ayrýntýlý bilgi almak için Mesai saatleri içinde (08:00-17:00) 363 03 26 nolu telefonu arayabilirsiniz.
Saygýlarýmla,
Prof.Dr. Cemal Taluð
Ankara Üniversitesi' nde büyük skandal ...
Üniversite Rektörü Prof.Dr. Cemal Taluð tarafýndan Atatürkçü öðrencilerin velilerine Cumhuriyet Tarihinde görülmemiþ bir belge gönderildi.
Belgede öðrencilerin zaman zaman üniversite içinde kurmuþ olduðu iliþkilerin olumsuz olabileceði anlatýlýyor. Bu nedenle Öðrencinin Üniversiteye uyum saðlama sorunlarýndan söz ediliyor. Öðrencilerin velilerine eðer bu belge kendilerine gönderildi ise himayelerinde bulunan Öðrencinin üniversite nezninde Sorunlu olduðu ifade ediliyor.
Bu sorunun çözümü için belgeyi ellerine aldýktan sonra (0312) 363 03 26 (0312) 363 03 26 numaralý telefonu Aramalarý isteniyor. Bu telefon arandýðýnda ise Týp Fakültesi Ruh Saðlýðý Anabilim Dalý "na baðlý Kriz Merkezi sizi karþýlýyor. Telefonu açan psikiyatrik Danýþman, Öðrencinin rehabilite ed ilmesi gerektiðini anlatýyor.
Odatv olarak konuyu ayrýntýlý olarak araþtýrdýk. Bu Rehabilitasyon belgesinin kimlere gönderildiðini bulmaya çalýþtýk. Inanýlmaz sonuçlara ulaþtýk. Rektör Cemal Taluð imzalý belge Atatürkçü Düþünce Topluluðu üyesi Öðrencilere gönderilmiþti. Topluluk üyesi konuþtuðumuz dört öðrenci de Atatürkçü Düþünce Topluluðu'nun üniversite bünyesinde resmi bir kurum olduðunu ancak üniversite yönetimi tarafýndan bu belge sayesinde sanki bir suç örgütüymüþ gibi gösterildiðini anlattý. Öðrenciler, bu mektup araciligiyla üniversitenin kendilerine Atatürkçü olmakla sanki psikolojik sorunlarý varmýþ muamelesi gösterdiðinden söz etti. Öðrenciler bu mektubun çeþitli cemaatlere mensup Öðrencilere neden gönderilmediðini de anlayamadýklarý ný sözlerine ekledi.
Üniversitenin aranmasýný istediði Ruh Saðlýðý Anabilim Dalý'ný arayarak mektubu sorduk. Merkezdeki psikiyatrik Danýþman rektörlüðün mektubu gönderdiðini, kendilerinin tasarrufunda olmadýgýný ve kendilerinden sadece mektubun gönderildiði Öðrencilere psikiyatrik yardým yapýlmasýnýn istendiðini söyledi.
Konu ile ilgili olarak görüþtüðümüz Rektörlük yetkilileri ise belge ile ilgili açýklama yapmak istemediklerini ifade etti.
Atatürkçülüðü sanki psikolojik rahatsýzlýkmýþ gibi gösteren inanýlmaz belgenin metni þöyle:
Sayýn ............ ......... ......... ......... ......... . .........,
Ankara Üniversitesi, Ülkemizin en Köklü ve en saygýn üniversitelerinden biri olarak, 38,000 öðrencisi ve 3.340 akademik personeli ile büyük bir ailedir.
Öðrencisine deðer ve sorumluluk vermeyi temel bir ilke olarak belirlemiþ olan Üniversitemiz, onlarýn ebeveynlerini de aile üyeleri olarak kabul etmektedir. Öðrencilerimize karþý sorumluluklarý mýzý yerine getirirken Sizlerden gelecek destek ve Katkýlar hem çabamýzýn etkin sonuçlara ulaþmasýný hem de olumlu Sonuçlarýn paylaþýlarak çoðalmasýný saðlayacaktýr.
Üniversit e Yaþamý hiç Kuþkusuz ortaöðretimden daha farklý ve karmaþýktýr. Gerek ortaöðretimin katý disipline Dayalý belirlenmiþ yapýsýndan gerekse alýþageldiði aile ortamýndan ayrýlan ve yaþamýnýn sorumluluðunu tümüyle üstlenen Öðrencilerimiz zaman zaman bu yükle baþa çýkmakta zorlanmaktadý rlar. Bu zorluðun üstesinden gelebilmek için benimsedikleri çözüm yollarý ve kurduklarý iþbirlikleri her zaman istendik, etkili ve olumlu sonuçlara ulaþtýrýcý olmamaktadýr. Üniversitemiz bu tür sorunlarla Karþý Karþýya Kalan öðrencilerimizi desteklemek için çaba harcamakla birlikte bu çabalarýn tam anlamýyla yeterli olduðunu ileri sürmek güçtür. Bu baðlamda sizlerin yardým ve katkilarinizin önemi büyüktür. Bu mektubu almýþ Olmanýz oðlunuz / kýzýnýz ya da Üniversitemiz nezdinde sorumluluðunuzda bulunan öðrencimizle ilgili bir sorunun bulunduðu anlamýna gelmektedir. Bu konuda daha ayrýntýlý bilgi almak için Mesai saatleri içinde (08:00-17:00) 363 03 26 nolu telefonu arayabilirsiniz.
Saygýlarýmla,
Prof.Dr. Cemal Taluð
Geschrieben am 21.11.2009 23:51 Uhr
? Auf dieses Thema antworten
? Du bist zurzeit nicht angemeldet. Bitte logge dich ein, um Antworten auf Forenthemen zu verfassen.